Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Röportajlar 2 Ağustos 2012, Perşembe 07:23
banner

Erdim: "İş sağlığı ve güvenliği konusunda yeterli ilgi yok"

image

Kıbrıs Postası Özel

Kıbrıs Postası: Ülkemizde çok ciddi boyutlara ulaşan iş sağlığı ve güvenliği konusunda yeterli duyarlılık ve ilgi olduğunu düşünüyor musunuz?

Halil Erdim: İş Sağlığı ve Güvenliği konusuna maalesef yeterli ilgi gösterilmemektedir. Bunu şu şekilde açıklayabiliriz:

İş Sağlığı ve Güvenliği konusunda denetleyici makam olan Çalışma Dairesidir. 2008 yılında KKTC Meclisinden geçen  ve Mart 2009’da Yürürlüğe giren İş sağlığı ve Güvenliği Yasası maalesef henüz uygulamaya sokulmamıştır. Çünkü yasa meclisten geçeli 4 yıl olmasına rağmen Daire henüz denetleme yapabilecek kapasiteye ulaşmamıştır. Denetleme yapabilecek deneyimli müfettişler yoktur. Bu nedenle denetim yapılamamaktadır.

Çalışma Dairesi denetleme yapmadığı için işletmeler de yasayı uygulamak için özen göstermemektedir. Yasa devlet daireleri ve Belediyeleri de kapsadığı halde, devlet  daireleri ve belediyeler bile bu yasayı uygulamaya sokmamıştır. Örneğin Su  İşleri Dairesindeki bir torna atölyesinde İş sağlığı ve Güvenliği kuralları uygulanmıyorsa veya  Çalışma Dairesi bunu denetlemiyorsa, aynı  Çalışma Dairesi özel sektördeki bir torna atölyesini nasıl denetleyecektir.

K.P: İşletmeler, denetim yapılmadığı halde İş sağlığı ve Güvenliği Kurallarına uyarlar mı?

H.E: Evet, denetim yapılmadığı halde İş Sağlığı ve Güvenliği yasasını uygulayan işletmeler mevcuttur. Çünkü bir kaza durumunda, Çalışma dairesinin de, başka dairelerin de soruşturma için işletmeye geleceklerini bilmektedirler. Yahut, insan sağlığına ve hayatına önem vermektedirler.

Bu durumda bile işletme içinde sorunlarla sık sık karşılaşmaktayız. İş yeri veya patron İş sağlığı ve Güvenliği konusunda gerekli titizliği gösterdiği halde, çalışanların aynı hassasiyeti göstermediği durumlarla karşılaşabilmekteyiz.. Örneğin iş yeri tarafından verilen güvenlik ayakkabılarını işte giymeyen ve bu ayakkabıları bayramlık ayakkabısı olarak veya avda kullanan çalışanlar vardır.

Benzer şekilde gürültüye karşı korunmak veya kafa koruyucu şapka veya baretleri  kullanmamakta ısrar eden çalışanlar bulunmaktadır.  Personele verilen kişisel koruyucu donanımların kullanılmasından da  işveren sorumludur. Aslında bu gibi  durumlarda sendikalar önemli görev üstlenmektedir. Sendikalar,  iş yerlerinde toplu sözleşme düzeninde, işçi ve işveren arasındaki uyuşmazlıkları düzenlemelidir..

Bununla birlikte KKTC’de İş sağlığı ve Güvenliği kurallarına en az ilgi gösterenler maalesef sendikalardır. 

K.P: Elinizdeki verilere göre iş kazalarının ve bu kazalara bağlı olarak ölüm ve yaralanma ile sonuçlanan vakaları anlatırmısınız veya rakam verebilirmisinz? Buna bakarak artış yaşanıyor mu?

H.E: Aşağıda Sosyal Sigorta Dairesinden  alınmış bazı veriler  verilmiştir. Ülkemizde son yıllarda 

 

K.P: Bu konuda kimlerin ve neler yapılması gerektiği yönündeki görüşünüz nedir?

H.E: İş sağlığı ve Güvenliği uygulamalarının başarıya ulaşabilmesi için işverenin, çalışanların ve denetleyici makam olan çalışma dairesinin birlikte çalışmaları ve İş sağlığı ve Güvenliği kurallarını bir yaşam felsefesi haline getirmeleriyle mümkün olabilir. Burada çalışanlar derken hem işçiler hem de sendikalar kastedilmektedir. Özellikle toplu sözleşmeli iş yerlerinde sendikalar hem işveren hem de Çalışma Dairesi üzerinde bir baskı unsuru olabilmelidir. Çalışma Dairesi de, denetim yapmak için iş kazası gerçekleşmesini beklememelidir. Patronları cezalandırma mantığıyla da hareket edilmemelidir. Hedef, ,iş kazalarını azaltmak, insanların zarar görmesini engellemek, işletmelerin maddi kayıplar yaşamasını engellemek  olduğu zaman daha kolay başarılı olunabilir. İşverenler ise bir kaza olmasını beklemeden İş Sağlığı ve Güvenliği yasasını uygulamaya koymalıdır. Kazadan sonra tazminat ödeme yerine kaza olmasını önlemeye çalışmalı, gerekirse sertifikalı İş sağlığı ve Güvenliği uzmanlarından danışmanlık hizmeti almalıdırlar.

K.P: Sizin özel bir çalışmanız var mı bu konuda?

H.E: Ben 2002 yılından beri işletmelerde İş Sağlığı ve Güvenliği konularında danışmanlık yapmaktayım. Kurucusu ve yöneticisi  olarak bulunduğum TAŞOVA (Taş Ocakalrı Vakfı) olarak 2009 yılından beri işletmelere OHSAS 18001 (Uluslar arası İş sağlığı ve Güvenliği Satndartı) ve İşletmelerde İş Sağlığı ve Güvenliği konularında personel eğitimi vermekteyiz. 2008 yılında ABD’de İş Sağlığı ve Güvenliği  konusunda  kursa katılıp sertifika aldım. 2011 yılında Çalışma Dairesi tarafından düzenlenen “Sertifikalı İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanı Yetiştrime Kursu” nda eğitmen olarak  görev aldım. 68 Sertifikalı uzman yetiştirdik. İş sağlığı ve güvenliği konularında TAŞOVA  adına  kitaplar yayınladık. (Bakınız:  www.tasova.eu).

2012 yılında İş sağlığı v e Güvenliği Ajansı (isgA)’nı kurduk. Gazete ,Radyo,  TV ve İnternet ortamında toplumu bilinçlendirmeye çalışıyoruz.

Facebook yorum

Yorum Yaz     Paylaş Share/Bookmark    
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
increase font size decrease font size print this page tell a friend Yorum Yaz (0)

banner
AP Yeşiller Grubu Eşbaşkanı Harms: "Akkuyu delilik, aptallık!"
image Kıbrıs Postası’na konuşan AP Yeşiller GurubuEş Başkanı Rebecca Harms, gazetemizin gündeme getirdiği Akkuyu Nükleer Santrali ile ilgili “bu santralin kurulması bir deliliktir. Ekonomik açıdan aptalca bir bakış” diyerek...
Özersay Politis'e Kıbrıs konusundaki gelişmeleri değerlendirdi
image Soru: Ortak açıklamadan sonra müzakerelerin şu anki durumuna bakarsak, Kıbrıs sorununun çözümü konusunda her iki toplumda da bir momentum olduğu göze çarpmaktadır. 2004 yılında Annan Planını reddedenin Kıbrıslı Rumlar...
Barış Başel, ceza yasası ile ilgili değerlendirmelerde bulundu...
image Bilinçli medya okuryazarlığının çok önemli olduğunu ifade eden Başel, özellikle vatandaşlara, okudukları yayın organının kimlere tetikçilik yaptıklarının bilincinde olmaları gerektiğini anlattı. En son meclise sunulan...
banner