Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Röportajlar 17 Eylül 2012, Pazartesi 07:47
banner

"Ercan'da başka işler var"

image

“Geliyoruz” diyerek bazı düşünceleri ortaya koydunuz. Bu düşünceler için “her zaman ki vaatler” diye bir eleştiri var buna katılır mısınız?

“Tabi ki genç nesil geçmişi bilmiyor. Dolayısı ile kıyaslama yapma imkânı yok. Ama bu parti ilk seçimlere gireceği zamanlarda bu ülkenin köylerinin en büyük sorunu köy telefonlarının çalışmamasıydı. Köylerde tek bir telefon vardı. Ben her zaman söylerdim “insanlar telefonlarını artık ceplerinde taşıyor bizim ise köylerimizde ki tek telefon dahi çalışmıyor bu bizim ayıbımız” diye.  Nasıl olacak derken bugün çocuklarımızın elinde bile cep telefonu var. Bulunduğumuz hükümetlerde birçok olayı başardık küçük ortak olarak bulunmamıza rağmen. Bugün söylediklerimizi nasıl hayata geçireceğiz sorusunun cevapları da hazırdır. Artık yapılan detaylandırmadır. Ortaya koyduğumuz ana fikir herkes özveride bulunacak. Ve ne kadar özverili olunacak, sonucunda ne kazanılacak. Zaten en başta bunu kabul etmek gerek. Değişmek topluma bağlı. Bizim görevimiz alternatif sunmak. Halk şu an ki durumdan memnunsa ülkenin gitmekte olduğu noktayı görüyorsa ve bile bile devam edecekse yine bildiği yeri seçecek. Ama bu bizi alternatif sunmaktan engelleyemez”.

“Alevilik” felsefesinin seçmeli ders olarak okutulacağını söylüyorsunuz. Bu konuyu biraz açabilir misiniz?

 “Şu anda toplumun içerisinde bayağı bir kesim Alevi inancını taşıyor. Bir taraftan Kuran öğrenmek isteyen suni bir kitle var ise, diğer taraftan ben laik öğrenim sürecinin devamını isterim diyen çok daha büyük bir kitle var ise, Alevilik inancını devam ettirmek isteyen bir kesime de var. O zaman laik devlet dediğimiz bu devlet bütün bu istekleri göze alarak çözümler üretmek zorundadır. Yaz aylarında Kuran kursu olsun mu, olmasın mı tartışması yaparak biri birimizi kırmak yerine Milli eğitim süreci içerisine alıp lisanını da öğretip Kuran dersi almak isteyen gençlerimize bu imkânı sunmak lazım. Ama yani şekilde Alevi inanışı olan vatandaşlara da bu yönde hizmet vermek gerek. Bu ülkede bu yönde ihtiyaç var. Çıktığımız yol bireycilikten, ben merkezli düşünceden biz merkezli düşünceye ulaşmak içindir ve bunu başaracağımıza da inanıyoruz”.

Ercan Havaalanın özelleştirilmesi ile ilgili çekincelerinizin sebepleri nelerdir? 

“Küçük bir ülkeyiz. Ercan havaalanımız, elektrik kurumumuz monopol olabilecek tek olan kurumlarımızdır. Elimizde bu yönde başka kurumlarımız yok. Yani bu alanlarda rekabet şansımız yok. Ercan tek çıkış kapımız. Ercan’ı özelleştirmek istiyorlar. Neden? Çünkü Türkiye de havalimanları özelleştirildi ve güzel de neticeler alındı. Ama Türkiye de güzel, büyük havaalanları varken rekabette var. Türkiye’nin neredeyse her şehrinde en az bir havaalanı var. Ama bizim devletimizin tek bir tane havaalanı var. Koşullarımız ayni değil. Ercan mevcut kötü yönetime, yolcu ve uçak durumuna rağmen kazanıyor mu?  Evet kazanıyor. Peki, bu karı kara deliğe atmak yerine, Ercan iyileştirme fonu diye bir fona atıp biriktirmekle iki yıl içerisinde Ercan’ın tüm ihtiyaçlarını karşılayıp daha da yenileyebilir miyim? Evet, istersem yapabilirim. Peki, Ercan içerisinde daha iyi bir yönetimle 12 milyon diye bizzat ilgili Bakan’ın söylediği kar miktarını iki katına çıkarabilir miyim? Evet, buda mümkün. O zaman niye bunu devletin kontrolünden çıkarıp, başka bir kuruluşa veriyorum. Ve 25 yıl başka havaalanı açmayacağım diyerek kendi elimi bağlıyorum. Demek ki ortada başka bir şey var. Bu projeyle 8 milyon yolcu kapasitesine ulaşacağımız söyleniyor. 8 milyonu biz 4 milyona indirelim. Yarısının vatandaş, öğrenci olduğunu düşünelim. 4 milyonu da turist kabul edelim. 4 milyon turist yani yaklaşık on kişiye bir turist düşecek şekilde bir rakamdır. Uluslar arası standart bir kişiye 3 ile 4 turist arası idealdir kalkınma için yeterlidir, 5’in üstüne çıktığı anda sorun yaşanmaya başlar der çünkü gelen turistin harcama yapması düşer buda zaten turizm değildir. Kısacası Türkiye’nin koşullarına göre düşünülmüş hiçbir faydası olmayacak, vizyonsuz bir proje olmuş. Çukurova projesini alıp ben bunu yapacağım dediler. Alt geçit, üst geçit direk Ulaştırma bakanlığından Ercan’a ulaşacak bir yol. Ülkenin başka daha öncelikli sorunları var. Tabi ki Ercan iyileştirilmeli, yenilenmeli. Ama zaten bunu kendi geliriyle yapabilir. Bunların yanında yaklaşık olarak bir 400-500 kişide işsiz kalacak. Şartnameye baktık bir yerinde 150 kişi güvenlik için istihdam edebilirsiniz diyor. Bu zorunluluktur. Zorunlu olmayan istihdam edilecek kişilerin KKTC vatandaşı olması. Yeni iş alanı da yaratmayacak. Kısacası ortaya büyük bir bina çıkacak ama ne işe yarayacak belli değil. Söylenen açıkça bana 100 milyon ver 1,7 Milyarı kazan. Alınan parayla bir 13. Maaş ödenecek diye bu ülkenin 25 yılı feda edilecek. Başka partilerin, başka iktidarların da eli kolu bağlanacak. Kimsenin böyle bir hakkı yoktur. Önce halktan yani Meclisten yetki alınması gerek. İhaleye çıkılırken daha önceleri teminat mektupları istenirdi bu defa para nakit isteniyor. Yani paraya ihtiyaç var ve hemen bir yere kullanılacak”.

Ercan havaalanın özelleştirilmesi kamuoyunda pek konuşulmuyor. Sebep ne olabilir?             

“Bu konu hepsinden önemlidir. Fakat gerçekten çok ilginçtir resmen gözden kaçırılıyor. Belli ki bir el var ve bu konuyu bastırıyor. Özellikle basın da pek de yer almıyor. Ercan çok önemli bir noktadır ama sıradanlaştırılıyor. Akıncılar köyünün KKTC’nin bir parçası olduğunu hatırlatacak daha rahat ve kolay ulaşım hizmeti yaratacak yol bu sebeplerle iptal edildi. Ben sizin vasıtanızla bir çağrı yapmak istiyorum. Bu ülkenin yazarları, gazeteciler, aydınları gelsinler bu projeyi incelesinler. Bu satış ülkeye, devlete fayda sağlayacak mı? Bağımsız bir rapor hazırlasınlar. Hükümeti yanlış yapıyorsunuz diye ikna etsinler. Yada toplumu doğru yapılıyor diye ikna edilsin”.

Demokrat parti neden erken seçim istiyor ve hükümet ortağı iken petrol dolum tesisi yapılması için onay verdi mi?

“Öncelikle Demokrat parti olarak erken seçim istememizin nedeni UBP’in kurultayıyla hiç ilgili değildir. Kurultayla da, kullanılan yöntemlerle de ilgilenmiyoruz. Ama her geçen gün sorunlar büyüyor, sorunlar çözülmüyor, yeni gelecek hükümetin de sorunları çözme süresi uzuyor. Erken seçim istememiz bundan. CTP ve TDP ile erken seçimi zorlayacak ve halkı da bu noktaya getirebilecek eylemler yapılabilir mi diye görüşüyoruz. Seçim ilanı yapıldığı anda bütün partiler kendi yoluna gidecek. Özellikle sağ kesimden olan bazı gazeteler inanılmaz şekilde kötü yayınlar yapıyorlar. Bakıyoruz mesela; Volkan gazetesi tek liste üzerinde çalışıyorlar seçime girmek için diyor. Böyle bir şey yok. Hiçbir partinin böyle bir talebi de yok. Bu yayınları niye yapıyorlar. Kendi içlerindeki dağınıklığı bu tür suçlamalarla bertaraf etmek için. Ayni gazetede yine gidip CTP’nin koluna girdi diye bir yazı yazıldı. CTP de, YKP de, MAP de, UBP de bu ülkenin siyasi partileridir hepsinin cebinde taşıdığı kimlik KKTC kimliğidir. Benim için hepsi birdir ve diyalogda kurarım gerektiğin de işbirliği de yaparım. Seçim sürecinde kazık yemeyi göze alıp UBP ile işbirliği yaptık. Bu ilk ve tek seçim işbirliğimiz oldu. Petrol dolum tesisine gelince bu yanlıştır diyoruz. Ne söyleniyor? CTP döneminde de izin veridi. CTP’nin hatalarını düzeltmen için bu halk seni seçti. Ama bu alışkanlık oldu. O zaten cezasını çekti. Bazı gazete ve internet siteleri petrol dolum tesisi izni CTP-DP hükümeti sonrasında CTP-ÖRP hükümeti tarafından da verilmiş deniyor. Bakıyorum herhangi bir imza yok. 2007 yılında verilmiş bu izin o dönemde DP hükümette değildi. Peki, neden DP’nin adını veriyorsunuz? Şuan üç parti olarak yaptığımızı sekteye uğratmak için. Halkın güvenini kırmak maksat bu. Bir kez daha söyleyeyim petrol dolum tesisini becerip başlatsalar bile hükümete geldiğimiz ilk gün kapatılacaktır”.

Erken seçimin faydası olacak mı?  

 “Şuan ülkede hükümet yok. Eskiden kötü yönetiliyoruz diyordum ama artık yönetilmiyoruz. Uygulanan paketin süresi bitti uygulanan program yok. Ekonomi dibe doğru gidiyor. Sosyal hayatta patlama var dur diyen yok. Basit bir örnek, Gönyeli belediyesinde yaşanan su tartışması. Su ne kadar önemli günler sonra devlet açıklama yapıyor. Şimdi insanlar kime inanacak? Devlet hemen müdahale edecekti. Mecliste 27 parmakları, 3 de kapıda bekleyenleri var. Ama başbakan halk tarafından seçilmiş değil. Yapılması gereken halkın güvenine başvurmaktır. Şunun da sözü verilmeli. Başbakan olarak halk tarafından seçilen kişi süresi dolmadan bir başka makama geçmemeli. İşte bu sebeplerden dolayı erken seçim gereklidir”.

Facebook yorum

Yorum Yaz     Paylaş Share/Bookmark    
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
increase font size decrease font size print this page tell a friend Yorum Yaz (0)

banner
AP Yeşiller Grubu Eşbaşkanı Harms: "Akkuyu delilik, aptallık!"
image Kıbrıs Postası’na konuşan AP Yeşiller GurubuEş Başkanı Rebecca Harms, gazetemizin gündeme getirdiği Akkuyu Nükleer Santrali ile ilgili “bu santralin kurulması bir deliliktir. Ekonomik açıdan aptalca bir bakış” diyerek...
Özersay Politis'e Kıbrıs konusundaki gelişmeleri değerlendirdi
image Soru: Ortak açıklamadan sonra müzakerelerin şu anki durumuna bakarsak, Kıbrıs sorununun çözümü konusunda her iki toplumda da bir momentum olduğu göze çarpmaktadır. 2004 yılında Annan Planını reddedenin Kıbrıslı Rumlar...
Barış Başel, ceza yasası ile ilgili değerlendirmelerde bulundu...
image Bilinçli medya okuryazarlığının çok önemli olduğunu ifade eden Başel, özellikle vatandaşlara, okudukları yayın organının kimlere tetikçilik yaptıklarının bilincinde olmaları gerektiğini anlattı. En son meclise sunulan...
banner