Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Röportajlar 20 Eylül 2012, Perşembe 10:00
banner

Çakıcı: "Mehmet Çakıcı ve TDP gerçeği kabul edilecek"

image

TDP’nin erken seçim için gerekçesi nedir?

“TDP açısından bu istek yeni bir olay değil. Son seçimlerden sonra üç yıldır hep ayni konuyu konuştuk. Hep ayni tercihi söyledik. Ve özellikle toplumsal varoluş mitinglerinden sonra da diğer mitingleri ayni proje üzerine kurduk. Beraber eylemlerle, sivil itaatsizlikle, genel grevlerle ve hatta meclisten çekilmekle beraber bir büyük eylemle UBP hükümetine son darbeyi vuralım ve bitirelim dedik. Önce bazı sendikalar ve sivil toplum örgütleri bizim gibi düşündü. Mesela; TÜRK-SEN bunlardan biridir. Yine bizim gibi düşünen HAVA-SEN, EL-SEN kim mağdur olduysa bizim projemizi düşündü, destek oldu. İstenen kuzey Kıbrıs’ta bir “Tahrir” meydanı yaratılmasıydı. Önce bazı sendikalar buna sıcak bakmadı. Kimisi liderlik etme düşüncesinde oldu. Bir süre sonra ki çok dikkat çekicidir CTP’ de hazır değildi. Söyledikleri uzun vadede yıpransınlar ondan sonra başlatırız. Bu şekilde bir yaklaşımları vardı. Demokrat Parti de ortadaydı. Bize yakın bir tutumu vardı. Biz bunları dinlemedik yine bu düşüncelerle siyah bayraklı eylemler başlattık. Bu noktada DP ile hareket eder gibi olduk ama daha sonra DP çekildi. CTP’li arkadaşlar TDP’nin başlattığı bir harekete girmeyiz dediler. Daha sonra biz eylemleri başlattık. Sonra dedik ki hareketin ismi “Toplumsal ve Varoluş hareketi” olsun. Bu isimi “Toplumsal Varoluş ve Dayanışma hareketi” olarak değiştirdik. Ve CTP de geldi. Üç parti bir manifesto hazırladık. Bu manifestoyu sendikal platformun önüne koyduk. Sendikal platform iki noktada değişiklik istedi. Birincisi özelleştirmelerin tümüne karşı olacağız. İkincisi bugüne kadar paketle ilgili geçirilen tüm yasaları geri alacaksınız. CTP ve DP bunları kabul etmediler. Biz TDP olarak kabul ettik. Dolayısı ile o günkü şartlarda bir birliktelik oluşturulamadı.

İçinde bulunduğumuz süreçte üç siyasi partinin birlikte hareket edebilmesi için uygun ortam var mı?         

“Biz hala daha bu hükümetin durdurulması gerektiğine inanıyoruz. Daha önce hem siyasi partiler hem de sendikalar ayrı telden çalıyordu. Bu gün içinde biz Tahrir istiyoruz. Genel grevler, eylemler, sivil itaatsizlik, meclisten çekilme hepsine varız. Ama bakıyorum meclisten çekilmede CTP yok. Genel grev konusunda bazı sendikaların da isteği yok. Ama üç bir parti meclisten çekilemiyorsa, mecliste nasıl bir birliktelik oluşturup beraber hareket edecek. Biz diyoruz toptan bir karşı duruş gösterelim. Özellikle CTP bize diyor ki bazı yasalarda beraber olalım bazı yasalarda beraber olmayalım. Bu güne kadar zaten böyle oldu. Bugün değişen nedir? Açıkçası çok anlamış değilim. Seçime normal süre olarak bir buçuk yıl kaldı. Yani bir şey yapılacaksa hemen yapılmalı. Meclisten çekilerek sivil toplum örgütlerini de yanımıza alarak hareket etmek gerek. Eğer zamana yayalım denirse zaten seçimlerin normal süresi gelecek. Birlikteliği önemsiyorum. Zaten bunu daha öncede gösterdik. Ama birileri imajını düzeltecek diye bizi kullanmayı düşünüyorsa bu düşüncelere de karnımız tok”.

Yani CTP ve DP’yi samimi bulmuyorsunuz?     

“Samimiyetlerini görmek istiyorum. Çekincelerim var. Daha önce önerilerimizi sunduk şimdi de beraber hareket edelim diyoruz. Ama açıkçası biz nerelerde beraberiz göremiyorum. Mecliste beraber değiliz. Yolda, sokakta beraber değiliz. Peki, TDP’den istenen nedir? Yalnızca beraber çekilecek bir fotoğraf mı? Bu samimiyet değil. Genel sekreterler şuanda çalışıyor. Göreceğiz biz yolda mı, mecliste mi beraberiz? Sistemi eleştiriyorlar, biz tek, çarşaf liste öneriyoruz. Peki, diğer partiler farklı mı düşünecek? Bir bakıyorum TDP yalnız, diğer siyasi partiler UBP, CTP, DP, ÖRP, DGP meclis iç tüzüğünde beraber hem fikir. Mecliste bir milletvekili nasıl aşağıya indirilir, konuşma süreleri nasıl kısıtlanır, bunlara bir tek TDP muhalefet. Daha sonrada fotoğraf karelerinde birliktelik. Kimse kusura bakmasın, gerçek anlamda berabersek beraberiz. Topyekûn mücadele. Meclisten çekilme gerekiyorsa TDP hazırdır. Buyurun gelin hep beraber çekilelim. Eğer gerçek amaç erken seçimse sendikacı olan kendi partililerinizi yönlendirin eylemler, grevler yapsınlar. Ve hep beraber erken seçime gidelim. Bizim geriye dönük dosyamız yok, şaibemiz yok denenmemiş tertemiz bir partiyiz. Kısacası bizim aradığımız sadece samimiyet ve bununla beraber bu halkı bu hükümetten bir an önce kurtarmak. Kesinlikle önyargılı da değilim. Deneyeceğiz ama birlikteyiz kelimesinin de altı mutlaka doldurulmalı.

Genel düşünceden yola çıkarsak erken seçim neyi değiştirecek?    

“Bu genel bir “Aydın” hastalığıdır. Allah aşkına Vamık Volkan’ın söylediği gibi biz pislik içinde yaşıyoruz ve bunu bile temizlemekten aciz durumdayız. Bana kimse sistem değişikliğinden bahsetmesin. Önce ben çöpümü sokağımı temizleyeyim. Önce yasalarımı uygulayayım. Daha sonra gerekirse sistemi değiştiririz. Bunlar insanlıkla ilgilidir. Mesela; Başkanlık veya parlamenter sistem kimi yerde birisi daha iyidir kimi yerde diğeri daha uygundur. Ama doğru şekilde uygulayabildikten sonra ne fark eder ki? İdealist, doğru düzgün siyasetçilerin gelmesiyle toplum da değişecek. Birçok iş yapılabilir ve sistemin değişmesine de gerek yoktur. Sağlık sisteminin gelişmesi için tam gün eğitimin gelmesi için sistemin değişmesine ne gerek var. Biz hükümete gelirsek sağlıkta alınan parayı kaldıracağız. Açıkça söylüyoruz bizimle insanların hayatı değişecek. Bunları yapmam için kimsenin düğününe, cenazesine gitmeme gerek yok. Kimsenin beni tanımasına gerek yok. Solcu olmak için Lenin’i tanımaya gerek var mı? Atatürkçü olmak için Atatürk’ün düğününüze gelmesine gerek yok. Bir ideoloji için iddianız olması lazım ve TDP bu noktada taraftır. Söylüyorum işte birleşik faizleri kaldıracağım. Düğününüze, cenazenize geldikleri için daha fazla para ödemek mi, mazbata almak mı istiyorsunuz?

UBP ile koalisyon görüşmeleri yaptınız anlaşma olsaydı TDP yine ayni çizgide olur muydu?

“TDP en başta Kıbrıslı paket dedi. Biz gelişi güzel vatandaşlık verilmemesini talep ettik. KTHY çalışanlarının mağdur edilmemesini istedik. Emeklilerden kesinti yapılmamasını anlattık. Bunu Sayın elçinin kendisine ilettik. 27 Ocak 2011 tarihinde uygulanacak ekonomik paketin alternatifini sundu bu parti. Miting ten bir gün önce. Adını da “Umut projesi” koyduk. Bizzat ben hem Başbakana, hem sivil toplum örgütlerine hem de Sayın Elçiye verdim. Şimdiki paketin içinde doğru taraflar vardır. Ama yerelliği yok. Mesela; Bafra turizm tesisleri yatırımları artsın deniyor. Fakat ihalelerin burada olmasını yazmıyor. Biz bu alternatif programa on üç madde koyduk. Büyük otellerde KKTC vatandaşlarından %50 çalışan olması bir başka önerimizdi. Bunun yanında batık bankalarda ve Kalkınma bankasında ödeme gücü olmayanları demiyorum, ödeme gücü olanların üzerine gitmeyi bana bırakın dedim. Bu tür önerileri ortaya koyduğumda İrsen bey bunları yapmak yerine bizimle uğraşmak istemedi işin kolayına kaçtı üç transfer yaptı ve devam etti. Çünkü birinin oğlunu Cumhurbaşkanlığında işe aldırdı, diğerine “Dış Türkler Birimi” kurdu, bir diğerinin eşine müdürlük verdi bu İrsen beye daha ucuza mal oldu. TDP’nin hükümette olması sigortaydı. TDP’nin hükümette olmamasından dolayı bu halk çok bedel ödedi. Bu gün yaşananlar örneğin petrol dolum tesisi olayı hükümette olsak yaşanmayacaktı. Engelleyemesek bile hükümetten ayrılacaktık. Bana o gücü verecek olan halktı. Beğenmiyorsa halk beni oradan alacaktı. Sayın Turgay Avcı benim yerimde olsaydı bir buçuk bakanlığa razı olacaktı. Ben Bakan olmak için hükümetlik istemedim. Halk için istedim. Sonuçta biz bir dernek değiliz. Ortada bir hasta vardı ve müdahale etmek için hükümete girmek istedik. Bu düşünceler arkadaşlarımın bir kısmı taraf oldu bir kısmı istemedi. Tartıştık, konuştuk değerlendirdik. Bugün bakıyorum da TDP’nin hükümette olmaması ortada.  Umarım keşke TDP orada olsaydı demez bu halk. Benim yol haritam ne ben, ne de partimdir. Tek yolumuz halktır. CTP daha çok yıpranmayalım diyerek ekonomik paket için son anda kaçmıştır. Partisel çıkarları düşünmüştür. Bu bizim tarzımız değil. Bizim hükümette olmamız gerekirdi. Bunun doğrusu budur”.

Ülkedeki günlük yaşamı nasıl görüyorsunuz?

“ Biz de ilk zamanlar umutsuzduk. Parti olarak yılgınlık vardı. Ama bugün ilk parti olma yolunda ilerliyoruz. İddiamız var ilk seçimde sandıktan birinci parti çıkacağız. Bu memleketten hiçbir şey olmaz mahvolduk, bittik düşüncesinde olan bir parti değiliz. İleriye bakıyoruz. Bugün AB başkanı Kıbrıs Rum tarafıdır. Bir sonraki sıra on üç yıl sonradır. İki bin yirmi altı yılında. Demek ki çözümden sonra bir Kıbrıslı Türk Genel Başkan olabilir. Ben tanınmayan bir ülkenin vizyonunu değil, AB Başkanı olmuş bir Kıbrıslı Türkü hayal ediyorum. Hayallerimiz umutlarımız olmazsa toplumu bir yere götüremeyiz. Bunun içinde güçlü liderlik gerek bunu da yapacak olan TDP’dir. Yeni sloganımız var. İlk defa size vurguluyorum “Zamanı Geldi”. Nedir zamanı gelen? Demokrasi, adalet, ülkedeki düzenin değişmesi, bu ülkede ki en basit çöplerin kaldırılmasının zamanı geldi. O zaman bugündür. Çok ciddi oranda bir halk kitlesi bize inanç belirtiyor. Bu beni gerçekten çok mutlu ve umutlu ediyor. Seçmenim beni gördüğünde inşallah bana iş verirsiniz demiyor. Bana seçmenim helal olsun sana diyor, bu şekilde devam et diyor. Benim seçmenim budur.

Mehmet Çakıcı için siyasette zaman sınır var mı?    

“Kesinlikle. İlk seçimlerde partim geriye giderse siyaseti bırakacağım. Şu anda tüm kamuoyu araştırmalarında en çok büyüyen partiyiz. %6.8 almıştık son seçim. Yine ayni oranda oy alırsak, olduğumuz yerde sayarsak genel başkanlığı bırakacağım. Şua anda %13 ve %16 oranında görülüyoruz. Demek ki iki kat bir büyüme var. Seçime doğru bu oran daha da artacaktır. Bu durumu yaşayan başka bir parti lideri veya parti olsaydı herhalde günlerce davul zurna çalardı. Buna CTP de, ÖRP de, DP de, DGP de, UBP de dâhildir. Bu ne demektir? Her gün on beş yirmi kişi artıyoruz. Karasızlar içinde alternatif bir tercih olacağız. Mehmet Çakıcı ve TDP gerçeği kabul edilecek. 

Facebook yorum

Yorum Yaz     Paylaş Share/Bookmark    
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
increase font size decrease font size print this page tell a friend Yorum Yaz (0)

banner
AP Yeşiller Grubu Eşbaşkanı Harms: "Akkuyu delilik, aptallık!"
image Kıbrıs Postası’na konuşan AP Yeşiller GurubuEş Başkanı Rebecca Harms, gazetemizin gündeme getirdiği Akkuyu Nükleer Santrali ile ilgili “bu santralin kurulması bir deliliktir. Ekonomik açıdan aptalca bir bakış” diyerek...
Özersay Politis'e Kıbrıs konusundaki gelişmeleri değerlendirdi
image Soru: Ortak açıklamadan sonra müzakerelerin şu anki durumuna bakarsak, Kıbrıs sorununun çözümü konusunda her iki toplumda da bir momentum olduğu göze çarpmaktadır. 2004 yılında Annan Planını reddedenin Kıbrıslı Rumlar...
Barış Başel, ceza yasası ile ilgili değerlendirmelerde bulundu...
image Bilinçli medya okuryazarlığının çok önemli olduğunu ifade eden Başel, özellikle vatandaşlara, okudukları yayın organının kimlere tetikçilik yaptıklarının bilincinde olmaları gerektiğini anlattı. En son meclise sunulan...
banner