Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Röportajlar 31 Aralık 2012, Pazartesi 07:00
banner

CHP Milletvekili Faruk: "KKTC şamar oğlanı oldu"

image

Türkiye Cumhuriyeti Dışişlerinde Ortadoğu, Avrupa, Kıbrıs, Türk-Yunan ilişkileri konularında çalıştı. Osman Faruk Loğoğlu 18 Aralık 2010 tarihinden buyana CHP Parti Meclisi görevini de yürütüyor. 2011 genel seçimlerinde Adana milletvekili seçilen Loğoğlu aynı zamanda CHP Genel Başkan yardımcısı.



Osman Faruk Loğoğlu CHP’nin Ankara’daki merkez binasında Erçin Şahmaran’ın sorularını yanıtladı.

CHP olarak Kıbrıs’a bakışınız nasıl?

 “CHP Atatürk’ün kurduğu Atatürk’çü, laik bir partidir. Atatürk’ün Cumhuriyeti kurarken döşediği tüm altyapıyı o gün olduğu gibi bugün de sahipleniyoruz. Kıbrıs benim dokularıma kadar işlemiş bir konudur. Ben 1971 yılında dışişlerine girdim ve 2006 yılında çıktım. Kıbrıs konusunu iyi bildiğimi söyleyebilirim. Tabi ki son yıllarda biraz uzaktan takip ediyorum ama rahmetli Denktaş, Sayın Talat ve Sayın Eroğlu ile yakın temasımız oldu. Bugünde biz CHP olarak Kıbrıs meselesini yakından izliyoruz. Bir şey yapabiliyor muyuz? Hayır, bir şey yapamıyoruz”.

Kıbrıs konusunda neler yapılmalı?

 “Kıbrıs konusunda kamuoyu oluşturmalıyız, sıkıntıları TBMM’de daha fazla gündeme getirmeliyiz. Sıkıntıların özünde gümrük birliği anlaşması, uluslar arası spor örgütlerinin ambargosu var. Bu ambargolar Gazze’den daha acımasız. Bu konudan şuan ki Türkiye iktidarı yani AK parti sorumludur. Bu konularda yapılması gerekenleri yapmıyorlar. Bunu rahatlıkla söyleyebilirim. Neden söyleyebilirim? Çünkü diğer konulara gelince herkese akıl veriyorlar. Ama Kıbrıs konusunda güney Kıbrıs’ın doğu Akdeniz de araştırmalarına gelince gürlüyorlar ama arkasından bir şey çıkmıyor. Eğer söylendiği gibi güçlüysek Kıbrıs Türk Halkının sorunlarını çözelim. AB referandum sürecinde sözler verdi. Doğrudan ticaret konusu mesela. Bunların yerine getirilmesi için baskı uygulanmalı. Özellikle Türkiye-AB ilişkilerinde artık beklenti yok. Hiç olmazsa Kıbrıs konusunda baskı yapılabilir”.

2013 yılında Kıbrıs sorunu için beklentiniz var mı?

“Bir kere şunu söyleyeyim Filistin ve Suriye’ye gösterilen ilginin fazlasını hak ediyorsunuz. Kıbrıs konusu yıllardır sürüyor. Ve şimdi durağan. Bir tanınma için öncelikle altyapının sağlam döşenmesi gerek. Artık gerçekçi olmak lazım müzakere masasından kalkmak Kıbrıs Türk tarafına ne sağlayacak? Onun hesabı iyi yapılmalı. Daha önemlisi Ankara’nın Kuzey Kıbrıs’a yönelik daha farklı bir politika izlemesi gerek”.

Ankara hükümetinin Kıbrıs politikası size göre nasıl?

“Tek kelimeyle utanç verici. KKTC şamar oğlanı oldu. İşlerine gelince övüyorlar, işlerine gelmeyince sanki kuzey Kıbrıs Türkiye’nin kamburu. Kıbrıs’ın Türkiye için çok önemi var. Stratejik açıdan, doğu Akdeniz’in kontrolü açısından, psikolojik ve tarihi açıdan Kıbrıs’ın önemi var. Stratejik derinlik açısından Türkiye’nin elinde sadece kuzey Kıbrıs kaldı. Tek direnme noktası. Ama sahip çıkılmıyor”.

Kıbrıs’ta çözüm nasıl sağlanacak? 

“Kıbrıs meselesi kırk yıldır devam eden bir mesele. En çok özel temsilci değişmiştir Kıbrıs konusunda. Tüm temsilciler, BM sekreterleri bu sorunu çözmeyi denediler ama çözemediler. Bu meselenin çözülme şansı bana göre çok düşük. Neden? Kıbrıs Rum tarafı bu meselenin çözümünün kendi hâkim ve egemenliğinin, kendi sahiplendiği Kıbrıs Cumhuriyetinin paylaşılmasını istemiyor. Bundan dolayı da olmuyor. Bu ANNAN planında ortaya çıktı. Bu sebeple bugünkü haliyle devam edilmesi durumunda bir çözümün çıkması mümkün değil. Öncelikle çözümün bulunması için AB’nin Türkiye ve KKTC üzerinde uyguladığı baskıyı, aynı yoğunlukta güney Kıbrıs ve Yunanistan üzerinde de uygulaması gerek. Hatta diğer AB üyesi ülkelerde Kıbrıs Rum yönetimi ve Yunanistan’a baskı uygulaması şart. Söylemek istediğim şu AB, BM ve ABD istemediği sürece bu sorun çözülmeyecek. Masadan kalkmak çözüm mü? Bu iyice düşünülmeli. Mutlaka ki Kıbrıslı Türkler gelecekten endişeli. Belirsizlik var. Normal hayat bile yaşanamıyor. Bazı şeyler keşke kolay çözülebilse. İlk önce yapılaması gerekenlere bakmak lazım. Neler yapılabilir? Öncelikle Türkiye ile kuzey Kıbrıs arasında olan ilişkinin normalleşmesi, iki devlet arasında olması gereken şekilde bir yapının oluşturulması ve bu bağlamda birbirimize sahip çıkmalıyız. Önemli olan kuzey Kıbrıs’ın her açıdan ekonomik, sosyal, psikolojik rahatlama getirecek adımların atılması. Bunu yapabilecek olan ise Türkiye ile kurulan sağlıklı ilişkiler olacak”.

Olası bir CHP iktidarı Kıbrıs için neler değiştirebilir?

 “Biz en başta müzakere sürecinin devamından yanayız. KKTC’nin her açıdan güçlenmesini istiyoruz. AB’nin verdiği sözleri tutması için baskı yapacağız”.

Türkiye ekonomik açıdan ilerlerken neden KKTC geriliyor?  

“Türkiye de çok ciddi sorunlar var. Cari açık var, ödemeler dengesizliği ve işsizlik var. Tüketime dayanan üretimden kaynaklanmayan bir büyüme söz konusu. Türkiye büyüyor ama üretim artmıyor. İşsizlik azalmıyor. Türkiye büyüyor ama gelişmiyor. Üniversite mezunları işsiz, işçi, çiftçi perişan gelişme yok. İşte Göktürk-2 uydusu söyleniyor. Bu tamamen yabancı üretim yerli değil. Ama bunları söylerken asgari ücret unutuluyor. Söylediğim gibi Türkiye de söylendiği gibi değil”. 

Facebook yorum

Yorum Yaz     Paylaş Share/Bookmark    
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
increase font size decrease font size print this page tell a friend Yorum Yaz (0)

banner
AP Yeşiller Grubu Eşbaşkanı Harms: "Akkuyu delilik, aptallık!"
image Kıbrıs Postası’na konuşan AP Yeşiller GurubuEş Başkanı Rebecca Harms, gazetemizin gündeme getirdiği Akkuyu Nükleer Santrali ile ilgili “bu santralin kurulması bir deliliktir. Ekonomik açıdan aptalca bir bakış” diyerek...
Özersay Politis'e Kıbrıs konusundaki gelişmeleri değerlendirdi
image Soru: Ortak açıklamadan sonra müzakerelerin şu anki durumuna bakarsak, Kıbrıs sorununun çözümü konusunda her iki toplumda da bir momentum olduğu göze çarpmaktadır. 2004 yılında Annan Planını reddedenin Kıbrıslı Rumlar...
Barış Başel, ceza yasası ile ilgili değerlendirmelerde bulundu...
image Bilinçli medya okuryazarlığının çok önemli olduğunu ifade eden Başel, özellikle vatandaşlara, okudukları yayın organının kimlere tetikçilik yaptıklarının bilincinde olmaları gerektiğini anlattı. En son meclise sunulan...
banner