Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Röportajlar 10 Nisan 2013, Çarşamba 11:27
banner

Gündüz: "Ülkemizde çevre eğitimi ne yazık ki eksiktir"

image

Karpaz bölgesinde son zamanlarda artan kaçak yapılaşmayı nasıl yorumlayacaksınız?

Kaçak yapılaşmaya 2005 yılından itibaren hızlanan kaçak yapılar neden olmaktadır. Şu anda birçok girişim sonuç vermekte ve bu yapılaşma kimsenin zarar görmeyeceği bir şekilde çözümlenecek gibi görünmektedir. Çevre ve insan ikilisinin dengesini iyi bulmak gerekiyor. Biz çevreciler en fazla ‘siz sadece çevreyi düşünüyorsunuz, insanları düşünmüyorsunuz’ eleştirisiyle karşılaşıyoruz. İnsanoğlu öz de bencil dir. Ortak yolu bulmak gerekiyor. 1960’lı yılların sonunda çevre sorunlarının arkasında yatan esas nedenin insan olduğunu bizler farketmişiz, ama yıl 2013’de bir sürü deklerasyonların ardından yine Özgür Çevre Koruma Bölgelerinin ne demek olduğunu kavrayamamışız. Strict zone dediğimiz sıkı koruma bölgelerinde böyle tahta yapılaşmalarda yer yoktur. Potansiyel Natura 2000 projesi yönetim planlarında bu net bir şekilde belirtiliyor.

Diğer yandan KKTC sahillerine kurulmak istenen Petrol Dolum Tesisi konusunda neler söyleyeceksiniz? Petrol Dolum Tesisi nedir tam tanımını yapabilir misiniz? Ve çevreye vereceği zararlar nelerdir?

Gelelim Ülkemizin sürekli karşı karşıya kaldığı diğer bir yatırım örneği Petrol Dolum Tesisi’ne. Lefke’den başlayıp Yedikonuk sahillerine, şimdi de Kalecik’te kurulması gereken tesisle ilgili insiyatifin hazırlamış olduğu bir kaç önemli bilgiye dikkat çekmek istiyorum. Bu tesis de İskele Kalecik'de oluşturulacak mega petrol depoları ile başka ülkelerdeki işletmelerin petrol isteklerinin karşılanması düşünülmektedir. Ayrıca, petrolün ise başka ülkelerden getirileceğini ve İskele'de depolanacağını ve yine buradan alınarak başka ülkelere götürüleceği bilinmektedir. Yani bu ülkemiz için gelecek bir petrol değildir. Ülkemizin yıllık akaryakıt ihtiyacı 291 bin m3’dür ve şu andaki Petrol Dolum Tesisleri bu rakamı karşılıyor. Kurulması istenen dolum tesisleri ise 1.2 milyon m3’dür ve kurulması istenen tesisi mevcut tesisin 25 katı daha büyük devasa niteliktedir. Bu da bize gösteriyor ki bizim ülkemizde kurulması gereken tesis bizim için değildir.Bu kadar büyük riski bizim almamız anlamsızdır. Ve ısrarın nedeninde de ister istemez ard niyetler düşünüyorum. Geçen haftalarda Kalecik’teki tekneden sızıntıda bile neredeyse elimiz kolumuz bağlı deterjanla bir temizleme işlemi yapıldı. Profesyonelce olmayan işlemler bunlar. Bizde ki en büyük sıkıntılardan birisi de denetim eksikliğidir, yasaların uygulanma eksikliğidir. Böyle bir sistem de biz bu kadar büyük tehdit oluşturacak yatırımlarla başa çıkamayız, bu mümkün değildir.

Ülkemizde çevre bilinci yeterli düzeye ulaştı mı? 

Ülkemizde çevre eğitimi ne yazık ki eksiktir. Okul öncesinden itibaren çevre eğitiminin müfredatlara girmesi gerekmektedir. Şu anda çeşitli kitapların bölümlerinde okutulmaya çalışılıyor ama bu yeterli olmuyor. Bu çğretmenin duyarlılığına kalmış oluyor. 1930’lu yılların başında çevre eğitimi ile müfredat ilkokullarda mevcuttu, sonra kaldırıldı ve şu anda da müfredatta böyle bir ders yok. Ülkemizin içinde bulunduğu en büyük sıkıntılardan biri ben yaptım oldu düşüncesidir. Bu düşüncede, herşeyi bildiklerine inanan yöneticilerle çalışmaktayız. Ülkede denetim eksikliği mevcuttur. Kurumlar arasında iletişim eksikliği ve tabii ki bilgi eksiklikleri de var. Örneğin Karayolları’nın Karpaz’da yapılan yol çalışmalarının Özgür Çevre Koruma Bölgesi’ne girdiğini kabullenmemesi ama Çevre Dairesi’nin raporunda 300 metre girildiği ile ilgili bilgiler mevcut olması gibi. Ama ilgili Bakanlık da çevre platformuna ÖÇKB’nin sınırını bile bilmiyorsunuz yazısı gönderebiliyor örgütlere. Bu bilime ve insana yapılan saygısızlıktır.

Facebook yorum

Yorum Yaz     Paylaş Share/Bookmark    
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
increase font size decrease font size print this page tell a friend Yorum Yaz (0)

banner
AP Yeşiller Grubu Eşbaşkanı Harms: "Akkuyu delilik, aptallık!"
image Kıbrıs Postası’na konuşan AP Yeşiller GurubuEş Başkanı Rebecca Harms, gazetemizin gündeme getirdiği Akkuyu Nükleer Santrali ile ilgili “bu santralin kurulması bir deliliktir. Ekonomik açıdan aptalca bir bakış” diyerek...
Özersay Politis'e Kıbrıs konusundaki gelişmeleri değerlendirdi
image Soru: Ortak açıklamadan sonra müzakerelerin şu anki durumuna bakarsak, Kıbrıs sorununun çözümü konusunda her iki toplumda da bir momentum olduğu göze çarpmaktadır. 2004 yılında Annan Planını reddedenin Kıbrıslı Rumlar...
Barış Başel, ceza yasası ile ilgili değerlendirmelerde bulundu...
image Bilinçli medya okuryazarlığının çok önemli olduğunu ifade eden Başel, özellikle vatandaşlara, okudukları yayın organının kimlere tetikçilik yaptıklarının bilincinde olmaları gerektiğini anlattı. En son meclise sunulan...
banner