Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Röportajlar 25 Temmuz 2013, Perşembe 08:11
banner

Orhon: "Kavgamız Ankara'ya karşı dik duruş kavgasıdır"

image2001 yılında Afrika Gazetesi’nde yayınlanan yazılarından ötürü belli kesimlerin hedef tahtası haline gelen Nilgün Orhon ; tarih öğretmeni olarak çalıştığı okulundan atılır.Dava gerekçesi olarak kendisine yöneltilen suçlamayı aynen yazmam konusunda bir ricada bulunuyor Nilgün Orhon.

“Devleti yıkmaya teşebbüs ve halkı isyana teşvik” suçlamasıyla 28 yıl hapislik istemiyle tam üç buçuk yıl yargılanıyor.Bir öğretmene yapılabilecek olan en etik dışı suçlamaya maruz bırakılan Orhon , üç kez öldürülme tehlikesi atlattığını anlatıyor.İki kez arabalarla yolunun kesilip zorla kaza yaptırılmak istendiğini bir kez de üzerine motosiklet sürüldüğünü söylüyor.Tüm bu olanlar karşısında oğlu Ecvet’in de geleceğini düşünerek İngiltere’ye iltica etme kararı aldığını söyleyen Orhon ; sayısız kez arabaya bineceğinde oğlunu arabayı çalıştırana kadar yüz metre uzakta beklettiğini söylüyor.Daha önceki yazılarımda sıklıkla değindiğim karanlık güçler , bir öğretmeni ve ailesini bu denli bir trajedi yaşamak zorunda bırakıyor.

2005 yılında yapılan seçimler sonrası Mehmet Ali Talat’ın cumhurbaşkanı seçilmesiyle birlikte bir gün Nilgün hanımın telefonu çalıyor ve adaya geri dönmesi konusunda CTP li yetkililerden bir istek yapılıyor.Nilgün hanım ise liseye giden oğlunun sene kaybının olmaması açısından Şubat ayında gelebileceğini ,daha fazla gecikme olursa oğlunun sınavları olacağını bundan dolayı da geri gelemeyeceğini söylemiş.Aylar geçmiş ve hiçbir CTP ‘li yetkiliden haber çıkmamış.Aranan telefonlar cevapsız kalınca Nilgün Orhon Mustafa Akıncı’ya durumu anlatmış ve Akıncı’nın da katkılarıyla adaya dönmesi için her şey hazırlanmış.Nilgün Hanım o dönemde mesleğe geri getirilmesiyle ilgili Mehmet Ali Talat ve CTP yönetiminin anlaşmazlığa düştüğünden bahsederek ; Talat’ın bu konuda iyi niyetle kendisini aradığını da sözlerine ekliyor.

Neden BKP-TVG diye sorduğumda ise şu cevabı alıyorum:

“Ben B.Başkanı adayı olduğumda Özker Hoca , İzzet İzcan beni desteklemek istediler.O zaman ,Yurtsever Birlik Hareketi(YBH) ‘nde bu isimlerin yanında bir de Alpay Durduran kanadı olduğunu ve Durduran kanadının kendisini desteklemek istememelerinden dolayı bir ayrılığa gitme kararı aldılar.YBH oluşumu dağılınca Birleşik Kıbrıs Partisi(BKP) kuruldu.O dönem işten atıldığımdan dolayı bir işim yoktu ve BKP’ nin ilk maaşlı çalışanı olarak orada çalışmaya başladım.Zaten Özker hocadan dolayı partiye büyük bir sempatim vardı.Orada çalıştığım süre boyunca da Özker hocadan çok şey öğrendiğimi düşünüyorum .Tam bir öğretmen gibi bana pek çok konuda ışık tuttu.Bunun yanı sıra , bildiğiniz gibi bu seçim döneminde Baraka aktivistleri de bizimle birlikte.Baraka Kültür Derneği gençlerini çok sağlam ve çalışkan bulduğumdan dolayı ve sevgili Yusuf Alkım’ın da orada olmasıyla bu dönem yine BKP-TVG içerisindeyim.”

Nilgün Orhon ve BKP-TVG , Kıbrıs’ın kuzeyindeTürkiye tarafından bir vesayet rejimi oluşturulduğunu düşünüyorlar ve aslında bu oluşturulan düzene , kontrolsüz nüfus aktarımına ve “emir al-uygula” pozisyonuna karşı ses çıkarmak için , bunun olmamasına yönelik halkla birlikte mücadele edip,halk iktidarı oluşturma amacındadırlar.Halkların kardeşliğine olan inançları ise bu noktada tam gibi gözüküyor.Orhon , insani değerleri ön planda tutarak , Kıbrıs’ın kuzeyinde ileride çok büyük felaketlere gebe olacağını söyledikleri bu rejime ve Ankara hükümetlerine karşı da dirayetli ve onurlu bir duruş içerisinde olacaklarına vurgu yapıyor.

Nilgün Orhon ile gerçekleştirdiğim ve pek çok konuda ayrıntılı bilgi alma şansını yakaladığıma inandığım bu röportajımızda benim kişisel bir tespitimi de sizlerle paylaşarak yazımı noktalayacağım.

Nilgün Orhon’u bir milletvekili adayı olmasından öte , bu toplum içerisinde bir dönem yazana , çizene ve fikir söyleyene karşı ne denli baskı uygulandığını ön plana çıkarmak için söyleşi yaptım.Bu adada zamanında birileri , bir öğretmeni , bir şehit çocuğunu vatana ihanet etmek gibi çok ağır bir biçimde yargılamış , onu mesleğinden etmiş ve iltica etmek zorunda bırakmıştır.Yanlış geç de olsa düzeltilmiştir ancak eminim kendisi o yaşadığı günleri hiçbir zaman unutmayacak.Üç yıldır yazılar yazıyorum , radyoda programlar yapıyorum.Tüm yaşadığımız olumsuzluklara rağmen en azından bugünlerde konuşuyor , söylüyor ve bir baskı ile karşı karşıya kalmıyoruz.En azından şimdilik…Ve bugün bu kadar rahatsak , bu uğurda canını vermiş olan Kutlu Adalı veya hayatını tehlikeye atan Nilgün Orhon ve onlar gibi yürekli insanlara çok şey borçluyuz diye düşünüyorum.

Facebook yorum

Yorum Yaz     Paylaş Share/Bookmark    
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
increase font size decrease font size print this page tell a friend Yorum Yaz (0)

banner
AP Yeşiller Grubu Eşbaşkanı Harms: "Akkuyu delilik, aptallık!"
image Kıbrıs Postası’na konuşan AP Yeşiller GurubuEş Başkanı Rebecca Harms, gazetemizin gündeme getirdiği Akkuyu Nükleer Santrali ile ilgili “bu santralin kurulması bir deliliktir. Ekonomik açıdan aptalca bir bakış” diyerek...
Özersay Politis'e Kıbrıs konusundaki gelişmeleri değerlendirdi
image Soru: Ortak açıklamadan sonra müzakerelerin şu anki durumuna bakarsak, Kıbrıs sorununun çözümü konusunda her iki toplumda da bir momentum olduğu göze çarpmaktadır. 2004 yılında Annan Planını reddedenin Kıbrıslı Rumlar...
Barış Başel, ceza yasası ile ilgili değerlendirmelerde bulundu...
image Bilinçli medya okuryazarlığının çok önemli olduğunu ifade eden Başel, özellikle vatandaşlara, okudukları yayın organının kimlere tetikçilik yaptıklarının bilincinde olmaları gerektiğini anlattı. En son meclise sunulan...
banner