Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar İsmet KOTAK | 11 Ağustos 2011, Perşembe

Markulli korku sahnesinde yeniden rol aldı!

Paylaş  
58
167
68

Bir zamanlar Türkiye’ye ve  KKTC’ye tehditler sallayan Bayan Markulli geri geldi.

Hristofyas’ın en sıkışık gününde yeniden Bakan yapıldı.

Göreve başlar başlamaz tehditlerine de başladı.Markulli,geçmişte de yaptığı açıklamalarla hanyli çam devirmişti.

Bir yandan ortaklık lafazanlığı yaparken öte yandan Kıbrıs Türk halkı ile yetki paylaşımına ya da eşitliği kabule yanaşmamaıştı.

Şimdi de  denizlerdeki kaynakların “Rum” olduğunu söyleyecek kadar kendini kaybetti.

Rum Dışişleri Bakanı Erato Kozaku Markulli,”Kıbrıs(Rum)Cumhuriyeti’nin” ,görüşmelerde sonuç alınmasını BM’nin bile beklediği  Ekim ayında, gerilimi arttıracak petrol ve doğal gaz arama operasyonlarının  başlayacağını ilân ederek Türk tehditlerine  aldırmayacaklarına dikkat çekti.

Rum haber kaynaklarına göre Markulli şimdi de AB’de ülkelerinin dışişleri Bakanlarına ve  Avrupa Komisyonu Komiserlerine ve BM Güvenlik Konseyi üyelerine yazılı başvuracağını açıkladı ve  “Türk tehditlerinin”,  yeraltı kaynaklarının araştırılmasına ilişkin planlarını değiştirmeyeceğini söyledi.

Markulli,Rum-Yunan Plânlarının Türkiye’yi,ABD ve Israil ile karşı karşıya bırakmak ve bunun için AB’yi kullanmak niyetine dayandığını itiraf edercesine,  araştırmayı yapacak olan şirketin Amerikan şirketi olduğunu, yani Türkiye’nin, Amerikan çıkarları ve şirketleriyle ve Amerikan hükümetiyle karşı karşıya geleceğini ve Türkiye’nin, herhangi bir faaliyeti için ciddi bir şekilde düşünmesi gerekeceğini ileri sürdü.

Markulli’nin ikinci silâhı da AB.Bunu da şu şekilde kullanıyor:

Bu tür araştırma yapılmasının, “Kıbrıs(rum) Cumhuriyeti”nin egemenlik hakkı olduğunu söyleyen Markulli, kendilerinin AB üyesi olduğunu, bugün kendilerine savrulan tehditlerin aynı zamanda AB’ye yönelik de olduğunu savundu.

Dimitri Hristofyas’ın yeni Dışişleri Bakanı,belli ki patronundan aldığı emirle dikkatleri Terazi-Tatlısu yöresindeki patlamadan yeniden, dış politikaya  çevirmek için bu role bürünmüştür.

Amaç Türkiye ile bir çatışma göstererek içte birliği sağlamaktır.

Bu oyun tutar mı?

Bana göre tutmaz.

Çünkü Atina Hristofyas’ı ve AKEL’i gözden çıkardı.

Bu yolu başkaları ile yürümek istemektedir.

Yani seçime kadar bir istifa olmazsa seçimde Hristofyas al aşağı edilecektir.Hristofyas’a biçilen role artık Yunanistan’ın gereksinimi, kalmadı.

Bana göre Hristofyas’ı,Markulli’nin bu korku filmi yaratma rolü de  de kurtaramayacaktır.

***

SURİYE OLAYLARI VE TÜRKİYE

Batılı güçler, Israil’i rahatlatmak ve petrol bölgesindeki  Arap ülkelerine egemen olmak için ortaya  koydukları  senaryo’nun son safhasını Suriye’de uyguluyorlar.

Sanki Irak halkının “Demokratlaşması” kendilerini çok ilgilendirdi de Irak’ı yerle bir ederek bu amaca ulaşmaya kalkmışlardı!

Orada 5 milyon göçmen, iki milyon ölüm vardır.

Afrika sahilleri ülkelerini yalaya yalaya Suriye’ye uzanan bu uygulamada, Libya’da olduğu gibi Türkiye de vardır.

ABD’nin Suriye üzerindeki plânı Başkan Bush döneminden  kalmadır.Irak’ın ardından Suriye’ye girmeye kalkan Bush’un ömrü yetmedi.

Görevi devretti.

Savaş yanlısı olmayan görünümü içinde göreve gelen Başkan Obama, bugüne kadar kara harekâtı hariç savaşın her şekline uygun emir verdi. Şimdi sıra Libya’dan sonra Suriye’ye geldi.

ABD’nin amacı, Türkiye’ye en uzun sınırı olan ve genelde ekonomisi Türkiye’ye dayanan Suriye’ye karşı yürütülecek  harekâtı Türk Ordusu ile birlikte yapmaktır.

Daha düne kadar Türkiye ve Suriye aradaki vize engelini kaldırarak,iki halkın kucaklaşmasına olanak tanımıştı.

Suriye’de Türkmenler,Türk Halkı ile aile bağı olan Araplar ve Türkler vardır.

Arada evlilik bağı da sürmektedir.

Türkiye,Suriye,Lübnan,Ürdün ve yakın gelecekte Irak’la Ortadoğu pazarı oluşturmayı hedeflemekte idi.

Mübarek’siz Mısır’ın da bu halkaya dahil olması olasılığı yüksek.

Son yılda bu ülkelerle ticaret hacmi arttı.

İşte bu ortamda önce Libya, şimdi de Suriye ile iplerin kopması Türkiye ile ticarete ve öteki çıkarlara da zarar verecektir.

Ancak her durumda Suriye yönetimi  halka karşı sert tutumunu indirmezse ufukta öyle veya böyle savaş görünmektedir.

Bu,Irak’tan sonraki en büyük askeri müdahale demektir.

Türkiye, sınırının hemen ötesinde yer alacak bir savaştan yakasını kurtaramayacaktır.

Suriye artık Rusya gibi dostlara da sahip değildir.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
20 Ağustos 2011, Cumartesi    Şu Afrika olayı
19 Ağustos 2011, Cuma    KKTC nihayet petrol konusunu konuşabildi
18 Ağustos 2011, Perşembe    Yatırım kredilerinde yeni dönem
17 Ağustos 2011, Çarşamba    Yurttaşlık,kimlik kartının renkleri
16 Ağustos 2011, Salı    Erato Kozaku Markulli
15 Ağustos 2011, Pazartesi    Sayın Tibuk bütçemize yıllık 700 milyon dolar gelir bekliyoruz
14 Ağustos 2011, Pazar    Büyükelçi, Sayıştay Başkanı ve Ombutsman Nail Atalay aramızdan ayrıldı
13 Ağustos 2011, Cumartesi    Çalmadan oynayan bir toplum olduk
12 Ağustos 2011, Cuma    Kıbrıs raporu BM Güvenlik Konseyi'nde
10 Ağustos 2011, Çarşamba    Okullarda tem gün yeni buluş mu?

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Şu Afrika olayı
İsmet KOTAK | 20 Ağustos 2011, Cumartesi
Tanzania başkenti Dar-ül Salam’da yapılan “Dünya Basın Konseyleri Birliği” toplantısı dolayısıyla bir tutam Afrika’yı ellediğimi sık sık yinelerim.
Çünkü Afrika beni çok etkiledi. Niye etkilem...
KKTC nihayet petrol konusunu konuşabildi
İsmet KOTAK | 19 Ağustos 2011, Cuma
Aylardan beri yazılıp çizilmekte,Kıbrıs(Rum)Cumhuriyeti ciddi adımlar atmakta,komşu ülkelerle anlaşma yaptığını iddia etmekte,sonuçta kendi ekonomik bölgesi kabul ettiği denizlerde petrol ve doğal gaz arama anlaşması ...
Yatırım kredilerinde yeni dönem
İsmet KOTAK | 18 Ağustos 2011, Perşembe
Banka sayısının artması,dıştan Finansman sağlayan şirketlerin çoğalmasını hep olumlu karşıladım.
Sigorta şirketlerinde de durum aynıdır.KKTC yetkilileri “Serbest Bölge” uygulamasını tepdikleri sürece R...