Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Ertanç HİDAYETTİN | 17 Haziran 2018, Pazar

Yoğun kültür, sanat, spor dönemi

Paylaş  
12
10
11

Birkaç haftalık bir aradan sonra yeniden merhaba.

Çok yoğun bir dönemdi bu son iki ay. Stresli olduğu kadar doyuruculuk oranı oldukça yüksek bir dönem geçirdik. Siyasi, kültürel ve sportif açılardan.

Yaşadığımız bu birkaç ayın İngiltere’de yaşayan toplumumuz için bir dönüm noktası olacak nitelikte olması gözlerden kaçabilir, veya kasıtlı olarak kaçırılmak istenebilir.

Bu haftaki yazımda Kıbrıslı Sanatçılar Platformu olarak organizesine faal olarak katıldığımız ve Kıbrıslırumlarla ortak yaptığımız etkinlikten ve Conifa Futbol Turnuvasından bahsedeceğim.

Ersoy ve Kafkaridis

1 Haziran tarihinde, Haringey Kıbrıslılar Merkezinde Yaşar Ersoy ve Kostas Kafkarides iki ayrı oyunla Kıbrıs’ımızın trajik öyküsünü gözler önüne serdiler. Ortak etkinliği yanyana izleyen Kıbrıslılar duygusal anlar yaşadı.

Kostas Kafkaridis’in oyununu salondan acilen ayrılmam gerektiğinden maalesef izleyemedim. Ama Yaşar Ersoyun “Kıbrıs- Rumca küstüm, Türkçe darıldım” isimli tek kişilik oyununu 45 dakikalık süreyle büyülenmiş bir şekilde tamamen dolu salonda büyük bir takdirle izledik.

Erhan Sururi’nin müziğini yazdığı ve sahnede sergilediği etkili, gizemli müzik, Ersoy’un Faize Özdemirciler’in şiirlerinden uyarladığı oyuna renk kattı. Bu muhteşem üçlüyü oyunun sonunda avuçlarımız patlarcasına, hayranlıkla alkışladık.

3 Haziran tarihinde ise Kafkaridis ve Ersoy birlikte yazdıkları “Tiyatronun Sınır İhlali” kitabını tanıttılar. 1987 yılında, henüz kapılar kapalı iken başlattıkları sanatsal kardeşliğin serüvenini anlattılar.

Kitabın 62 ve 63 üncü sayfalarında Türkçe ve Rumca şu cümle var:

“Sanat, yerleşik düzenin sınırlarını ihlal ettiği sürece insancıl ve barışçıl işlevini yerine getirir”.

Lefkoşa Belediye Tiyatrosu ve Satirigo Tiyatrosunun bu cesur ikilisi tiyatroyu kullanarak, tüm önleme çabalarına rağmen sınırları nasıl ihlal ettiklerini ve sanatın barışçıl ve insanı işlevini nasıl yerine getirdiklerini anlattılar bize.

Siyasilerin yapmayı beceremediği barışı inşa etme işlevine sanatlarını kullanarak nasıl katkıda bulunduklarını ibretle dinledik. Ve utandık.

Niye utandık? Çünkü özellikle Yaşar Ersoy, iki toplumun bir arada olduğu ortamda bazı gerçekleri bize hatırlattı. Bazılarının hiç duymayı istemediği gerçekleri.

Kendilerinin ve diğerlerinin Kıbrıs’taki tüm siyasi olumsuzluklara rağmen aktif bir şekilde barışa katkı koyarken bizim ne kadar pasif, aciz olduğumuzu tokat gibi suratımıza vurdu sayın Ersoy. Çok da iyi etti.

En azından belki şimdiye kadar barış adına çok cılız kalan ortak çalışmalarımız biraz ivme kazanıp hızlanır. Salonda bulunanlar buna kararlı olduklarını belirttiler. Sadece umut etmekle kalmayıp bunun için canla, başla çalışırsak bu ancak mümkün olabilir.

Conifa Dünya Kupası

Ne büyük ironidir ki yukarıda anlattığım güzel birlikteliği gerçekleştiğimiz günlerde CONIFA Futbol Turnuvası maçları oynanıyordu ve KKTC Milli Futbol Takımı Kuzey Kıbrıs adı altında maçlar yapıyordu.

Daha önemlisi birlikte bu güzel etkinliği gerçekleştirdiğimiz Kıbrıslırum arkadaşların da bağlı bulunduğu toplum kuruluşlarının EKA isimli şamsiye örgütü, KKTC takımının maçlarının oynandığı Enfield sahasında protesto gösterileri yapmayı planlıyorlardı.

Neyse iyice düşünmüş olacaklar ki herhangi bir protesto eylemi gerçekleşmeden turnuva sonuçlandı.

Rivayete göre uzun yıllar Enfield Belediyesi Lideri olarak görev yapan Doug Taylor’ün Liderlik yarışında hezimete uğramasının ve Liderliği genç Kıbrıslıtürk Nesil Çalışkan’a kaptırmasının nedeni Taylor’un Rum lobisine karşı tutunduğu destekleyici nitelikteki tavrı imiş. Ne derece doğru, bilmem.

15 Nisan tarihli “Yeter Artık” başlıklı yazımda bu konuya uzun uzun değindiğimden burada daha fazla bir şey yazmak istemiyorum.

Tüm çabalara rağmen, barış düşmanlara inat, Londra’da Kıbrıslılar olarak aramızdaki temasların artırılıp birlikte, barışa katkı çabaları yapmaya kararlıyız. Hatalarımızdan dersler çıkararak, birbirimizi teşvik ederek.

Siyasetçilerden umudu çoktan kestik. Kıbrıslılar olarak daha aktif bir rol üstlenmek boynumuzun borcu olmalı.

Son olarak Milli Takımımızı CONİFA Turnuvası esnasında gösterdiği üstün başarıdan dolayı kutlarım.

Gelen hafta konum Festivaller olacak.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
1
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
18 Kasım 2018, Pazar    Unutturulan bir medeniyetin izinden (1)
7 Ekim 2018, Pazar    Tarih ve gerçekler
30 Eylül 2018, Pazar    Zamane çocukları
23 Eylül 2018, Pazar    Biraz nostalji
16 Eylül 2018, Pazar    Moments / Anlar
9 Eylül 2018, Pazar    Londra'da bir gün
2 Eylül 2018, Pazar    Tatil şahane, yolculuk işkence
29 Temmuz 2018, Pazar    "Lansman" gerçekleşti. Projeler gerçekleşecek mi?
20 Temmuz 2018, Cuma    Şükran mı hüsran mı?
8 Temmuz 2018, Pazar    Futbol, kimlik, aidiyet

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Unutturulan bir medeniyetin izinden (1)
Ertanç HİDAYETTİN | 18 Kasım 2018, Pazar
Geçen haftalarda katıldığım, ve çok şeyler öğrendiğim bir seminerde değerli arkadaşım Profesör Doktor Niyazi Kızılyürek şöyle demişti: “Tanrı bizi tarihçilerin elinden korusun”. Sevgili Niyazi bir tarihçi!
Tarihin, d...
Tarih ve gerçekler
Ertanç HİDAYETTİN | 7 Ekim 2018, Pazar
Her yıl Ekim ayı ‘Black History Month’ (Siyah Irkın Tarih Ayı) olarak kutlanır. Okullar, üniversiteler, yerel belediyeler, sivil toplum kuruluşları Ekim ayı süresince çeşitli etkinlikler düzenlerler. Bu etkinliklerin ...
Zamane çocukları
Ertanç HİDAYETTİN | 30 Eylül 2018, Pazar
Geçen haftaki nostaljik yazımda çocukluk ve öğrencilik zamanlarımdan bahsettim. Küçücük şeylerin bizi ne denli mutlu ettiğini, tüm yokluklara rağmen ne kadar mutlu bir yaşamımız olduğunu anlatmaya çalıştım.
Bu hafta ...