Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Ertanç HİDAYETTİN | 17 Haziran 2018, Pazar

Yoğun kültür, sanat, spor dönemi

Paylaş  
22
19
21

Birkaç haftalık bir aradan sonra yeniden merhaba.

Çok yoğun bir dönemdi bu son iki ay. Stresli olduğu kadar doyuruculuk oranı oldukça yüksek bir dönem geçirdik. Siyasi, kültürel ve sportif açılardan.

Yaşadığımız bu birkaç ayın İngiltere’de yaşayan toplumumuz için bir dönüm noktası olacak nitelikte olması gözlerden kaçabilir, veya kasıtlı olarak kaçırılmak istenebilir.

Bu haftaki yazımda Kıbrıslı Sanatçılar Platformu olarak organizesine faal olarak katıldığımız ve Kıbrıslırumlarla ortak yaptığımız etkinlikten ve Conifa Futbol Turnuvasından bahsedeceğim.

Ersoy ve Kafkaridis

1 Haziran tarihinde, Haringey Kıbrıslılar Merkezinde Yaşar Ersoy ve Kostas Kafkarides iki ayrı oyunla Kıbrıs’ımızın trajik öyküsünü gözler önüne serdiler. Ortak etkinliği yanyana izleyen Kıbrıslılar duygusal anlar yaşadı.

Kostas Kafkaridis’in oyununu salondan acilen ayrılmam gerektiğinden maalesef izleyemedim. Ama Yaşar Ersoyun “Kıbrıs- Rumca küstüm, Türkçe darıldım” isimli tek kişilik oyununu 45 dakikalık süreyle büyülenmiş bir şekilde tamamen dolu salonda büyük bir takdirle izledik.

Erhan Sururi’nin müziğini yazdığı ve sahnede sergilediği etkili, gizemli müzik, Ersoy’un Faize Özdemirciler’in şiirlerinden uyarladığı oyuna renk kattı. Bu muhteşem üçlüyü oyunun sonunda avuçlarımız patlarcasına, hayranlıkla alkışladık.

3 Haziran tarihinde ise Kafkaridis ve Ersoy birlikte yazdıkları “Tiyatronun Sınır İhlali” kitabını tanıttılar. 1987 yılında, henüz kapılar kapalı iken başlattıkları sanatsal kardeşliğin serüvenini anlattılar.

Kitabın 62 ve 63 üncü sayfalarında Türkçe ve Rumca şu cümle var:

“Sanat, yerleşik düzenin sınırlarını ihlal ettiği sürece insancıl ve barışçıl işlevini yerine getirir”.

Lefkoşa Belediye Tiyatrosu ve Satirigo Tiyatrosunun bu cesur ikilisi tiyatroyu kullanarak, tüm önleme çabalarına rağmen sınırları nasıl ihlal ettiklerini ve sanatın barışçıl ve insanı işlevini nasıl yerine getirdiklerini anlattılar bize.

Siyasilerin yapmayı beceremediği barışı inşa etme işlevine sanatlarını kullanarak nasıl katkıda bulunduklarını ibretle dinledik. Ve utandık.

Niye utandık? Çünkü özellikle Yaşar Ersoy, iki toplumun bir arada olduğu ortamda bazı gerçekleri bize hatırlattı. Bazılarının hiç duymayı istemediği gerçekleri.

Kendilerinin ve diğerlerinin Kıbrıs’taki tüm siyasi olumsuzluklara rağmen aktif bir şekilde barışa katkı koyarken bizim ne kadar pasif, aciz olduğumuzu tokat gibi suratımıza vurdu sayın Ersoy. Çok da iyi etti.

En azından belki şimdiye kadar barış adına çok cılız kalan ortak çalışmalarımız biraz ivme kazanıp hızlanır. Salonda bulunanlar buna kararlı olduklarını belirttiler. Sadece umut etmekle kalmayıp bunun için canla, başla çalışırsak bu ancak mümkün olabilir.

Conifa Dünya Kupası

Ne büyük ironidir ki yukarıda anlattığım güzel birlikteliği gerçekleştiğimiz günlerde CONIFA Futbol Turnuvası maçları oynanıyordu ve KKTC Milli Futbol Takımı Kuzey Kıbrıs adı altında maçlar yapıyordu.

Daha önemlisi birlikte bu güzel etkinliği gerçekleştirdiğimiz Kıbrıslırum arkadaşların da bağlı bulunduğu toplum kuruluşlarının EKA isimli şamsiye örgütü, KKTC takımının maçlarının oynandığı Enfield sahasında protesto gösterileri yapmayı planlıyorlardı.

Neyse iyice düşünmüş olacaklar ki herhangi bir protesto eylemi gerçekleşmeden turnuva sonuçlandı.

Rivayete göre uzun yıllar Enfield Belediyesi Lideri olarak görev yapan Doug Taylor’ün Liderlik yarışında hezimete uğramasının ve Liderliği genç Kıbrıslıtürk Nesil Çalışkan’a kaptırmasının nedeni Taylor’un Rum lobisine karşı tutunduğu destekleyici nitelikteki tavrı imiş. Ne derece doğru, bilmem.

15 Nisan tarihli “Yeter Artık” başlıklı yazımda bu konuya uzun uzun değindiğimden burada daha fazla bir şey yazmak istemiyorum.

Tüm çabalara rağmen, barış düşmanlara inat, Londra’da Kıbrıslılar olarak aramızdaki temasların artırılıp birlikte, barışa katkı çabaları yapmaya kararlıyız. Hatalarımızdan dersler çıkararak, birbirimizi teşvik ederek.

Siyasetçilerden umudu çoktan kestik. Kıbrıslılar olarak daha aktif bir rol üstlenmek boynumuzun borcu olmalı.

Son olarak Milli Takımımızı CONİFA Turnuvası esnasında gösterdiği üstün başarıdan dolayı kutlarım.

Gelen hafta konum Festivaller olacak.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
1
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
28 Nisan 2019, Pazar    Dinazorların son çırpınışı
24 Mart 2019, Pazar    Bu ne dünya kardeşim böyle
17 Mart 2019, Pazar    Uzlaşı, barış ve nefret
24 Şubat 2019, Pazar    Düşünmek
17 Şubat 2019, Pazar    Londra'da bardak nihayet taştı
10 Şubat 2019, Pazar    Emeklilik
3 Şubat 2019, Pazar    Kitap, okumak, öğrenebilmek
27 Ocak 2019, Pazar    Başarının sırrı - Entegrasyon  
20 Ocak 2019, Pazar    İki toplantıdan notlar
13 Ocak 2019, Pazar    Nenelerimiz, dedelerimiz

banner
banner
banner
banner
banner
banner

Dinazorların son çırpınışı
Ertanç HİDAYETTİN | 28 Nisan 2019, Pazar
Dinazorlar 165 milyon yıl yaşadıktan sonra 65 milyon yıl önce nesilleri tükendi.
Bunlar hayvan cinsinden olan dinazorlar. Bir de insan olarak henüz aramızda yaşayan dinazorlar var ki, onlar da son zamanlarını yaşamak...
Bu ne dünya kardeşim böyle
Ertanç HİDAYETTİN | 24 Mart 2019, Pazar
Yeliz’in güzel şarkısı dünyamızın şu an içinde bulunduğu durumu iyi özetliyor.
Devletler, toplumlar, gruplar ve bireyler olarak hepimizin yaptığı şeylerin çoğunda çıkarlar ön planda olduğundan dünyamızın karşılaştığı...
Uzlaşı, barış ve nefret
Ertanç HİDAYETTİN | 17 Mart 2019, Pazar
Uzlaşı, barış ve nefret. Birbirleri ile iç içe üç kavram.
Uzlaşı, veya anlaşmazlıkların çözümü, barış için atılan ilk adımdır çoğu zaman.
Anlaşmazlıklar çözülebilir, ama taraflar arasında barışa engel unsurların kal...