Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Ertanç HİDAYETTİN | 1 Temmuz 2018, Pazar

Festivallerin yankıları devam ediyor

Paylaş  
18
11
17

Londra’da üstüste yapılan festivaller sayesinde toplum dinamikleri oldukça canlanmışa benziyor. Bu, festivallerin olumlu tarafı.

Birçoklarının gözlemlediği en olumsuz unsur, şüphesiz Türk dili ve kültürü okullarının toplumsal ayrışmaya direkt olarak taraf olmaları konusudur.

Okullarımız taraf olmaya kimin tarafından itildi? Siyasi bir kuruluş tarafından. Okulların çok küçük bir bölümü Birleşik Krallıkta yaşayan 300 bin Kıbrıslıtürkü temsil ettiğini iddia eden “Konsey”in üyesi.

Bu üye okullar aynı zamanda vakıf olarak kayıtlı bulunmaktadırlar. Birleşik Krallık’ta vakıflar direkt siyasi işlerle ancak amaçlarına hizmet edecekse ilgilenebilirler. Aksi takdirde siyasete taraf olamazlar ve siyasi kurumlarla bağları olamazlar.

Üzülerek görüyoruz ki bu okullarımız birçok defalar vakıf statülerine aykırı bir şekilde kendilerini direkt olarak siyasetin tam ortasında bulmaktadırlar.

Bir örnek. Geçen yıl Türkiye Dışişleri Bakanı Tuğrul Türkeş siyasi sistem değişiklikleri ile ilgili Referandum için dış ülkelerdeki seçmenlerin oyunu almak üzere buradaydı.

Okulların da hazır bulunduğu bir toplantıda bazı toplum kuruluşları ile buluştuğunu gazetelerden öğrendik. Arkasından bir okulumuz tarafından davet edildi.  Okul ziyareti esnasında yaptığı konuşma tamamen Türkiye’de yapılacak Referandumu konu alıyormuş.

Doğal olarak Bakan kendi partisinin görüşünü savunarak siyasi sistem değişikliklerinin Türkiye için ne kadar olumlu olacağına vurgu yapmış.

Burada konu üzerinde fikir yürütme niyetinde değilim. Konumuz bu değil. Yapmaya çalıştığım okulların kendilerini bilinçli veya bilinçsiz sıklıkla Kıbrıs veya Türkiye siyasetine alet etiklerini göstermektir.

Vakıf olarak kayıtlı kurumlar siyasetle, siyasi kampanyalarla ilgilenebilirler. Ancak yukarıda belirttiğim gibi bu kendi vakıflarının amaçlarına direkt olarak hizmet edecekse yasal olur.

İngiltere’deki Türk dili ve kültürü okullarının amacı yaşamlarını bu ülkede sürdüren okul çağındaki çocuklarımızın “ana dillerini” ve kültürlerini geliştirerek onları öz güvene sahip bireyler yapmak olmalıdır.

Dikkat ederseniz “ana dillerini” sözünü tırnak içerisinde yazdım. Çünkü artık Türk dili birçok çocuğumuzun ana dili olmaktan çıkıp ikinci dil, hatta yabancı dil konumuna girmiştir.

Bu amacı okullarımız yerine getirebiliyorlar mı? Bana sorarsanız hayır. Okulların birçok sorunları, karşılaştıkları birçok engeller bulunmaktadır. Bazıları çözümü ellerinde olmayan sorunlar, bazıları ise kendi yetersizlikleri, becerisizlikleri sonucu meydana gelen sorunlardır.

Kendilerini yenileme ve ortama ayak uydurmada gösterdikleri isteksizlik, beceriksizlik ve en önemlisi vizyon eksikliği okullarımızın diğer toplum okullarına nazaran kendilerini geliştirememesinde önemli etkenlerdir.

Okullarımız için bir ko-ordinasyon, destek grubu olmak amacıyla 2003 yılında kurduğumuz Eğitim Konsorsiyumu maalesef son 6 yıldır onlar için liderlik sağlamaktan aciz kalmıştır. Liderliğe en fazla ihtiyaçları bulunduğu bu zamanda Konsorsiyumun bu acizliği çok şanssız bir durumdur.

Konsorsiyumun kurulmasına Konsey üyesi olmayan okulların büyük katkısı oldu. Aksini kimse iddia edemez. O aşamada siyasi bir kuruluş olan Konseyden bağımsız olmak için büyük çabalar harcandı. Bu konuda başarılı olundu da.

Şimdi bakıyoruz festivaller konusunda, tüm hassasiyetlere rağmen okullarımız, Konsorsiyumun itmesiyle kendilerini toplumsal ayrışmanın ortasında buldular. Konseye kendilerini alet edip toplumun içerisinden gelen 6 köklü kuruluşa karşı cephe aldılar.

Sırf kendilerini eleştiriyorlar diye toplumsal gelişmeye büyük yarar sağlayabilecek kapasiteye sahip kişileri dışlayanlar toplumsal gelişmenin önünde duran büyük engellerdir. Toplumumuz bu tür fertlerden kurtulma becerisi göstermediği sürece de bu gelişme ertelenecektir.

Bu yazının yayınladığı 1 Temmuz Pazar günü Eğitim Konsorsiyumu Yıllık Genel Kurul toplantısı yapıyor. Yangından mal kaçırırcasına. Geçmiş uygulama olan tüm eğitimle uğraşan kişilerin katılımıyla şeffaf toplantı yapma geleneğini ortadan kaldırılarak.

Ama bu toplantıda büyük bir olasılıkla olumlu bir gelişme olacağından, arkadaşların bu olumsuz tavrına da şimdilik biz göz yumalım.

“Nasıl gördüğünü değiştir, nasıl değiştiğini gör” - Buddha

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
1
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
18 Kasım 2018, Pazar    Unutturulan bir medeniyetin izinden (1)
7 Ekim 2018, Pazar    Tarih ve gerçekler
30 Eylül 2018, Pazar    Zamane çocukları
23 Eylül 2018, Pazar    Biraz nostalji
16 Eylül 2018, Pazar    Moments / Anlar
9 Eylül 2018, Pazar    Londra'da bir gün
2 Eylül 2018, Pazar    Tatil şahane, yolculuk işkence
29 Temmuz 2018, Pazar    "Lansman" gerçekleşti. Projeler gerçekleşecek mi?
20 Temmuz 2018, Cuma    Şükran mı hüsran mı?
8 Temmuz 2018, Pazar    Futbol, kimlik, aidiyet

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Unutturulan bir medeniyetin izinden (1)
Ertanç HİDAYETTİN | 18 Kasım 2018, Pazar
Geçen haftalarda katıldığım, ve çok şeyler öğrendiğim bir seminerde değerli arkadaşım Profesör Doktor Niyazi Kızılyürek şöyle demişti: “Tanrı bizi tarihçilerin elinden korusun”. Sevgili Niyazi bir tarihçi!
Tarihin, d...
Tarih ve gerçekler
Ertanç HİDAYETTİN | 7 Ekim 2018, Pazar
Her yıl Ekim ayı ‘Black History Month’ (Siyah Irkın Tarih Ayı) olarak kutlanır. Okullar, üniversiteler, yerel belediyeler, sivil toplum kuruluşları Ekim ayı süresince çeşitli etkinlikler düzenlerler. Bu etkinliklerin ...
Zamane çocukları
Ertanç HİDAYETTİN | 30 Eylül 2018, Pazar
Geçen haftaki nostaljik yazımda çocukluk ve öğrencilik zamanlarımdan bahsettim. Küçücük şeylerin bizi ne denli mutlu ettiğini, tüm yokluklara rağmen ne kadar mutlu bir yaşamımız olduğunu anlatmaya çalıştım.
Bu hafta ...