Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Ertanç HİDAYETTİN | 1 Temmuz 2018, Pazar

Festivallerin yankıları devam ediyor

Paylaş  
28
20
27

Londra’da üstüste yapılan festivaller sayesinde toplum dinamikleri oldukça canlanmışa benziyor. Bu, festivallerin olumlu tarafı.

Birçoklarının gözlemlediği en olumsuz unsur, şüphesiz Türk dili ve kültürü okullarının toplumsal ayrışmaya direkt olarak taraf olmaları konusudur.

Okullarımız taraf olmaya kimin tarafından itildi? Siyasi bir kuruluş tarafından. Okulların çok küçük bir bölümü Birleşik Krallıkta yaşayan 300 bin Kıbrıslıtürkü temsil ettiğini iddia eden “Konsey”in üyesi.

Bu üye okullar aynı zamanda vakıf olarak kayıtlı bulunmaktadırlar. Birleşik Krallık’ta vakıflar direkt siyasi işlerle ancak amaçlarına hizmet edecekse ilgilenebilirler. Aksi takdirde siyasete taraf olamazlar ve siyasi kurumlarla bağları olamazlar.

Üzülerek görüyoruz ki bu okullarımız birçok defalar vakıf statülerine aykırı bir şekilde kendilerini direkt olarak siyasetin tam ortasında bulmaktadırlar.

Bir örnek. Geçen yıl Türkiye Dışişleri Bakanı Tuğrul Türkeş siyasi sistem değişiklikleri ile ilgili Referandum için dış ülkelerdeki seçmenlerin oyunu almak üzere buradaydı.

Okulların da hazır bulunduğu bir toplantıda bazı toplum kuruluşları ile buluştuğunu gazetelerden öğrendik. Arkasından bir okulumuz tarafından davet edildi.  Okul ziyareti esnasında yaptığı konuşma tamamen Türkiye’de yapılacak Referandumu konu alıyormuş.

Doğal olarak Bakan kendi partisinin görüşünü savunarak siyasi sistem değişikliklerinin Türkiye için ne kadar olumlu olacağına vurgu yapmış.

Burada konu üzerinde fikir yürütme niyetinde değilim. Konumuz bu değil. Yapmaya çalıştığım okulların kendilerini bilinçli veya bilinçsiz sıklıkla Kıbrıs veya Türkiye siyasetine alet etiklerini göstermektir.

Vakıf olarak kayıtlı kurumlar siyasetle, siyasi kampanyalarla ilgilenebilirler. Ancak yukarıda belirttiğim gibi bu kendi vakıflarının amaçlarına direkt olarak hizmet edecekse yasal olur.

İngiltere’deki Türk dili ve kültürü okullarının amacı yaşamlarını bu ülkede sürdüren okul çağındaki çocuklarımızın “ana dillerini” ve kültürlerini geliştirerek onları öz güvene sahip bireyler yapmak olmalıdır.

Dikkat ederseniz “ana dillerini” sözünü tırnak içerisinde yazdım. Çünkü artık Türk dili birçok çocuğumuzun ana dili olmaktan çıkıp ikinci dil, hatta yabancı dil konumuna girmiştir.

Bu amacı okullarımız yerine getirebiliyorlar mı? Bana sorarsanız hayır. Okulların birçok sorunları, karşılaştıkları birçok engeller bulunmaktadır. Bazıları çözümü ellerinde olmayan sorunlar, bazıları ise kendi yetersizlikleri, becerisizlikleri sonucu meydana gelen sorunlardır.

Kendilerini yenileme ve ortama ayak uydurmada gösterdikleri isteksizlik, beceriksizlik ve en önemlisi vizyon eksikliği okullarımızın diğer toplum okullarına nazaran kendilerini geliştirememesinde önemli etkenlerdir.

Okullarımız için bir ko-ordinasyon, destek grubu olmak amacıyla 2003 yılında kurduğumuz Eğitim Konsorsiyumu maalesef son 6 yıldır onlar için liderlik sağlamaktan aciz kalmıştır. Liderliğe en fazla ihtiyaçları bulunduğu bu zamanda Konsorsiyumun bu acizliği çok şanssız bir durumdur.

Konsorsiyumun kurulmasına Konsey üyesi olmayan okulların büyük katkısı oldu. Aksini kimse iddia edemez. O aşamada siyasi bir kuruluş olan Konseyden bağımsız olmak için büyük çabalar harcandı. Bu konuda başarılı olundu da.

Şimdi bakıyoruz festivaller konusunda, tüm hassasiyetlere rağmen okullarımız, Konsorsiyumun itmesiyle kendilerini toplumsal ayrışmanın ortasında buldular. Konseye kendilerini alet edip toplumun içerisinden gelen 6 köklü kuruluşa karşı cephe aldılar.

Sırf kendilerini eleştiriyorlar diye toplumsal gelişmeye büyük yarar sağlayabilecek kapasiteye sahip kişileri dışlayanlar toplumsal gelişmenin önünde duran büyük engellerdir. Toplumumuz bu tür fertlerden kurtulma becerisi göstermediği sürece de bu gelişme ertelenecektir.

Bu yazının yayınladığı 1 Temmuz Pazar günü Eğitim Konsorsiyumu Yıllık Genel Kurul toplantısı yapıyor. Yangından mal kaçırırcasına. Geçmiş uygulama olan tüm eğitimle uğraşan kişilerin katılımıyla şeffaf toplantı yapma geleneğini ortadan kaldırılarak.

Ama bu toplantıda büyük bir olasılıkla olumlu bir gelişme olacağından, arkadaşların bu olumsuz tavrına da şimdilik biz göz yumalım.

“Nasıl gördüğünü değiştir, nasıl değiştiğini gör” - Buddha

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
1
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
17 Şubat 2019, Pazar    Londra'da bardak nihayet taştı
10 Şubat 2019, Pazar    Emeklilik
3 Şubat 2019, Pazar    Kitap, okumak, öğrenebilmek
27 Ocak 2019, Pazar    Başarının sırrı - Entegrasyon  
20 Ocak 2019, Pazar    İki toplantıdan notlar
13 Ocak 2019, Pazar    Nenelerimiz, dedelerimiz
6 Ocak 2019, Pazar    Günah keçileri
30 Aralık 2018, Pazar    Yeni yıl, eski yıl, aynı yıl
23 Aralık 2018, Pazar    Noel zamanı
16 Aralık 2018, Pazar    Liderlik mi, megalomani mi?

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Londra'da bardak nihayet taştı
Ertanç HİDAYETTİN | 17 Şubat 2019, Pazar
Londra’da nihayet bardağın taşmasına neden olan son damla bardağa düştü.
Hiç de fena olmadı aslında. Çünkü toplumların gelişebilmesi için bardağın taşması şarttır. Ancak ondan sonra bazı şeyler su yüzüne çıkar ve miy...
Emeklilik
Ertanç HİDAYETTİN | 10 Şubat 2019, Pazar
Nisan ayı hızla yaklaşırken içimi bir korkudur aldı. Emeklilik korkusu. Daha dogrusu aktif çalışma yaşamıma artık son verme korkusu.
Aranızda bunu korku olarak addetmeyi garipseyenler olabilir.
Soguk kış günleri erk...
Kitap, okumak, öğrenebilmek
Ertanç HİDAYETTİN | 3 Şubat 2019, Pazar
Bu yıl, ayda en az dört kitap okuma sözü verdim kendime. Ancak ilk aydan bu sözümü tutamadım.
Sadece bir kitap okuyabildim. Ama Orhan Pamuk’un yeni bitirdiğim kitabı “Kafamda Bir Tuhaflık” sayesinde 4 kitap okumuş gi...