Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Ertanç HİDAYETTİN | 29 Temmuz 2018, Pazar

"Lansman" gerçekleşti. Projeler gerçekleşecek mi?

Paylaş  
48
12
49

Kullanılması ansızın moda haline gelen “lansman” gibi sözlere çok gıcık olurum. Fransızca kökenli kelimenin anlamı sunum, tanıtım demekmiş. Öyle desenize be kardeşim. “Gıcık olurum” kelimesine de çok kızarım aslında! Neyse konumuza dönelim.

Mart ayında, Başbakan Tufan Erhürman ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay, yurt dışında yaşayan Kıbrıslı Türkleri geri Kıbrıs’a dönmeye teşvik etmek için bazı projeler üreteceklerini söylemişlerdi.

Bu açıklamalara birçokları gibi ben de tepki koymuştum (“Biz almayalım sayın Erhürman, Özersay”- Kıbrıs Postası, 18 Mart 2018).

Nihayet sayın Özersay 19 Temmuz tarihinde Londra’da konuya açıklık getiren bir konfeans verdi ve hükümetin teşvik projelerini detaylı olarak bizlere anlattı.

Öteden beri diasporada yaşayanlar olarak anavatanımız Kıbrıs ile olan ilişkilerimizin sağlıksız olduğuna inanırım.

Özellikle gelmiş geçmiş KKTC hükümetlerinin devamlı olarak bizlerle hiç de samimi olmayan, gerçek bir ortaklık anlayışından yoksun temaslarının, bulunduğumuz ülkeler ile entegre olma çabalarımıza büyük bir engel teşkil ettiğine inanırım.

KKTC hükümetlerinin olumsuz tavırlarına aracı olan ve İngiltere’de yaşayan sözde toplum liderleri de bulunmaktadır tabi. Toplumlarına hiç yararı olmayan tiplerdir bunlar. Ama sayılarının giderek azaldığını görmek sevindiricidir.

Bir taraftan da hükümetlerin diasporada yaşayan “vatandaşları”ndan yararlanıp ülkelerine ekonomik yarar sağlamaya çalışmalarının da doğal bir şey olduğunu kabul etmek gerekir.

Bu yüzden Kıbrıs’tan gelen “burasını mamur ettiniz de kaldı dışarıdakiler” eleştirisini saçma ve anlamsız bulurum. At gözlükleri giyerek yapılan eleştirilerdir bunlar.

Ancak hükümetlerin diaspora halklarından yararlanmaları için karşılıklı çıkarlar elde edilmesine özen göstermek önemlidir. Bunu çok iyi beceren İsrail, Yunanistan, Hindistan gibi ülkeler elbette vardır.

Maalesef bizim ülkemizin dispora vatandaşlarına yaklaşımı hiçbir zaman olumlu ve samimi olmamıştır. Hatta uzaktan komandalı bir tarzla bölme ve yönetme taktiği uygulanmıştır bizim için.

Gelelim “lansman”a. Sayın Özersay konuşmasına hiçbir siyasetçiden duymaya alışık olmadığımız bir şey söyleyerek başladı. “Size karşı mahcubuz. Özür diliyorum” dedi.

“Geçmişte KKTC siyasetçileri diaspora toplumlarını birleştirme değil ayrıştırma eğiliminde oldular”. Özerya’ın söylediği bu sözler hakikaten kayda değer.  Geçmişte bize bakış açısını güzel açıkladı.

Bakanın savaşa hazırlanan bir generalin ustaca taktiği niteleğindeki bu sözlerini kısa bir şoktan sonra alkışlamak zorunda kaldık!

Sayın Özersay’ın samimi olmadığını ima etmeye çalışmıyorum. Aksine, iyi niyetinden, samimiyetinden kuşku duymuyorum. Ancak iyi niyet verdiği sözleri yerine getirmek için yeterli değil, olamaz.

Sayın Özersay, hükümetin teşvik projelerini 13 başlık altında tek tek anlattı. Aslında planlanan projelerin bazıları hiç yabancımız değil. Çok duyduk bunları geçmişte. Bazıları ise yaratıcı, original şeyler.

Bakan, ne kadar da bu projelerin en önemli hedefinin “Kıbrıs Türk kimliğinin yeni nesil­lere aktarılması ve kimliğe yönelik aidiyetin güçlü tutulması” olduğunu söylese de esas amacın çok kötü bir durumda olan KKTC ekonomisinin ayakta durabilmesi için diaspora halkının yardımına ihtiyaç olduğu açık ve nettir.

Birkaç yıl önce Eğitim Bakanı Dürüst geldi, olmadık sözler verdi. Geri dönüşünden birkaç gün sonra hükümet istifa etti. Kendisi de yeni yönetimde Eğitim Bakanı olamadı. Olsa verdiği sözler yine tutulmayacaktı, o başka konu.

Dürüst’ün verdiği sözlerden birkaç tanesi Özersay’ın 13 projesi arasında bulunuyor. Ancak salondakiler Bakanı kibarca alkışlamalarına ragmen ortada ciddi bir güven, daha doğrusu güvensizlik krizi olduğu bal gibi ortadadır.

Koalisyon hükümeti adına Özersay’ın açıkladığı projler hiç de gerçekleşmesi güç şeyler değil. Ancak bunların mümkün olabilmesi için bu güvensizlik sorununun üzerine ciddi olarak gidilmesi gerekir.

Konferanstan henüz bir hafta geçmeden Pegasus uçuşları konusunda Özersay’ın sosyal medya üzerinden verdiği müjde bu konuda gayet iyi bir başlangıç. Ama bu, sorunların küçücük bir parçası.

Sayın Özersay’ın da belirttiği gibi Koalisyon Hükümetini sonlandırmak için büyük çabalar harcanıyor. Eğer ayakta kalmayı becerebilirse bu hükümet sanırım biz diaspora halkı için büyük bir şans olabilir. Temkinli bir umut içersinde olmamak için bir sebeb yok.

Bekleyip göreceğiz.


Yazılarıma Eylül ayına kadar ara vereceğim. Hepinize huzurlu bir tatil dilerim.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
2
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
17 Şubat 2019, Pazar    Londra'da bardak nihayet taştı
10 Şubat 2019, Pazar    Emeklilik
3 Şubat 2019, Pazar    Kitap, okumak, öğrenebilmek
27 Ocak 2019, Pazar    Başarının sırrı - Entegrasyon  
20 Ocak 2019, Pazar    İki toplantıdan notlar
13 Ocak 2019, Pazar    Nenelerimiz, dedelerimiz
6 Ocak 2019, Pazar    Günah keçileri
30 Aralık 2018, Pazar    Yeni yıl, eski yıl, aynı yıl
23 Aralık 2018, Pazar    Noel zamanı
16 Aralık 2018, Pazar    Liderlik mi, megalomani mi?

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Londra'da bardak nihayet taştı
Ertanç HİDAYETTİN | 17 Şubat 2019, Pazar
Londra’da nihayet bardağın taşmasına neden olan son damla bardağa düştü.
Hiç de fena olmadı aslında. Çünkü toplumların gelişebilmesi için bardağın taşması şarttır. Ancak ondan sonra bazı şeyler su yüzüne çıkar ve miy...
Emeklilik
Ertanç HİDAYETTİN | 10 Şubat 2019, Pazar
Nisan ayı hızla yaklaşırken içimi bir korkudur aldı. Emeklilik korkusu. Daha dogrusu aktif çalışma yaşamıma artık son verme korkusu.
Aranızda bunu korku olarak addetmeyi garipseyenler olabilir.
Soguk kış günleri erk...
Kitap, okumak, öğrenebilmek
Ertanç HİDAYETTİN | 3 Şubat 2019, Pazar
Bu yıl, ayda en az dört kitap okuma sözü verdim kendime. Ancak ilk aydan bu sözümü tutamadım.
Sadece bir kitap okuyabildim. Ama Orhan Pamuk’un yeni bitirdiğim kitabı “Kafamda Bir Tuhaflık” sayesinde 4 kitap okumuş gi...