Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Ertanç HİDAYETTİN | 6 Ocak 2019, Pazar

Günah keçileri

Paylaş  
18
14
19

Bir arkadaşım sosyal medyada bir karikatür paylaştı.

Alt alta iki karikatür aslında. Üsttekinin başlığı ‘ihracat’, alttakinin ise ‘ithalat’.

Tank ve füzelerden oluşan ilk karikatürün üstündeki yazı şöyle diyor. “silah ihraç ediyorsan…”

İçeriği tank ve füzelerden kaçmaya çalışan insanlardan oluşan ikinci karikatürün üstündeki yazı ise “mülteci ithalatı için şikayet etmeye hakkın yoktur” diye yarım kalan cümleyi tamamlıyor.

Büyük güçlerin riyakarlığını, iki yüzlülüğünü, çifte standartlarını gayet güzel yansıtan bir karikatür.

Kendilerinin, çıkarları için neden oldukları savaşlardan kaçan insanlara karşı insanlığa sığmayan tavırlar takınan “büyük güçler”.

Geçenlerde hayatlarını tehlikeye sokarak Manş Denizini geçip İngiltere’ye sığınmaya çalışan 94 ilticacının haberi Birleşik Krallık Hükümeti tarafından “büyük olay” ilan edildi.

Bunu açıklayan İçişleri Bakanı Sacid Javid. Kendisi Birleşik Krallık’ta doğdu ama ailesi Pakistan’lı. Babası Londra Belediye Başkanı Sadıq Khan’ın babası gibi bir otobüs söferi idi.

Küçükken Hindistan’dan firar edip Pakistan’a kaçmışlar. Yani Sacid ilticacı bir ailenin çocuğu.

Haberi duyan da Birleşik Krallık’ta milyonlarca ilticacı olduğunu ve ülkeye daha fazla ilticacı sokmamak için acil önlemler alınması gerektiğini sanacak.

Son iki yılda Birleşik Krallık’ın kabul ettiği ilticacı sayısı 10 bini geçmiyor. İlticacıların birçoğu ülkenin en fakir Kuzey bölge şehirleri tarafından kabul edildi.

Londra gibi zengin şehirlerin belediyeleri hiç denecek kadar az ilticacı kabul ettiler.

Bu rakam 3.5 milyon ve 1 milyona yakın ilticacıya kapılarını açan Türkiye ve Almanya ile kıyaslandığında gülünç olduğu kadar utanç verici.

İlticacılar ve sonradan iltica başvuruları kabul olunan göçmenler, ve daha doğrusu tüm etnik azınlık mensupları bu ülkede her ekonomik sorun olduğunda günah keçileri oluyorlar.

Onlara (bize) karşı “yerli halk” cephe alıyor, aşırı gerici, faşist partilerin cesaretlendirmesiyle fiziki saldırılar düzenliyor.

Farketmişsinizdir. Bize kelmesini parantez içerisine aldım.

Nedeni, maalesef bizim Türkçe konuşan toplumlarımız arasında da Sacit Javid ve onun gibiler gibi kendilerinin veya ailelerinin geçmişlerini unutarak bu bedbaht insanları suçlayanlar çok var.

Bizim toplumlar arasında da Brexit’e sırf yabancı düşmanlığı yüzünden “evet” diyenler var. Bu müthiş ironinin farkında olmayanlar çok.

Yine sosyal medyada ve yine ismi İngiliz ismi olmayan birisi bu karikatürlerin altına yazdığı yorumda ilticacıların kaçının ekonomik göçmen olduğunu sorguluyor.

İsmi İngiliz ismi olan bir diğer yorumcu: “Ne farkeder? Onların buraya gelmek istemelerinin nedeni bizim dış siyasetimiz değil mi?” diye ismi İngiliz ismi olmayan yorumcuyu yanıtlıyor.

Zaman zaman Fransa’dan kaçıp çeşitli yolları deneyerek Birleşik Krallık’a kaçmaya çalışan göçmenleri yaşadıkları kamplarda ziyaret edip onlara acil gıda ve sıhhi eşyalar taşıyan duyarlı arkadaşlarımın çalışmalarını takdirle izliyorum.

Yine birçoklarımız bu arkadaşlarımın paylaşımlarında bu göçmenlerin yaşamaya zorlandıkları insanlık dışı koşullar hakkında bilgi edinip Fransız hükümetini lanetliyoruz.

İslington Belediyesinde çalışırken, sorumluluklarım arasında diğer iş arkadaşlarımla “Göçmenler Haftası” organize etmek vardı.

Aynı zamanda şimdi İşçi Partisi Lideri olan çok değerli insan, Jeremy Corbyn’in büyük desteği ile “Islington Göçmenler Forumu’nun başlatılmasına katkı yapanlar arasında olmaktan büyük gurur duymaktayım.

Bu güzide kuruluşun güçlenerek devam ettiğini görmek beni çok mutlu etmektedir.  

Ülkelerinden savaşlar, politik baskılar yüzünden firar edip bu ülkeye sığınan değişik ülkelerden  çok göçmenle tanıştım. Aralarında öğrenci, öğretmen, avukat, doktor olan yüzlerce güzel insanlar.

Ailesinin 30 ferdini devlet katliamları yüzünden kaybeden insanları gözlerimden yaşlar süzülerek dinledim. Onların yürekleri paralayan hikayelerinden etkilenmemek için insanın kalp yerine taş taşıması gerekir.

O yüzdendir ki medyada ailesi bir zaman göçmen olarak başka bir ülkeye kaçmaya zorlanan Javid gibi kişilerin açıklamalarını duymaktan tiksiniyorum, yüreğime tarif edilmesi imkansız bir hüzün çöreklenip oturuyor.

Kendi toplumumdan, yakın bildiğim sözde yüksek eğitimli kişilerin bu tür tavırlara sıcak baktıklarına tanık olmak, daha kötüsü bunlara karşı oldukları halde kıllarını kıpırdatmaları beni bir o kadar daha kahrediyor dostlar.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
24 Mart 2019, Pazar    Bu ne dünya kardeşim böyle
17 Mart 2019, Pazar    Uzlaşı, barış ve nefret
24 Şubat 2019, Pazar    Düşünmek
17 Şubat 2019, Pazar    Londra'da bardak nihayet taştı
10 Şubat 2019, Pazar    Emeklilik
3 Şubat 2019, Pazar    Kitap, okumak, öğrenebilmek
27 Ocak 2019, Pazar    Başarının sırrı - Entegrasyon  
20 Ocak 2019, Pazar    İki toplantıdan notlar
13 Ocak 2019, Pazar    Nenelerimiz, dedelerimiz
30 Aralık 2018, Pazar    Yeni yıl, eski yıl, aynı yıl

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Bu ne dünya kardeşim böyle
Ertanç HİDAYETTİN | 24 Mart 2019, Pazar
Yeliz’in güzel şarkısı dünyamızın şu an içinde bulunduğu durumu iyi özetliyor.
Devletler, toplumlar, gruplar ve bireyler olarak hepimizin yaptığı şeylerin çoğunda çıkarlar ön planda olduğundan dünyamızın karşılaştığı...
Uzlaşı, barış ve nefret
Ertanç HİDAYETTİN | 17 Mart 2019, Pazar
Uzlaşı, barış ve nefret. Birbirleri ile iç içe üç kavram.
Uzlaşı, veya anlaşmazlıkların çözümü, barış için atılan ilk adımdır çoğu zaman.
Anlaşmazlıklar çözülebilir, ama taraflar arasında barışa engel unsurların kal...
Düşünmek
Ertanç HİDAYETTİN | 24 Şubat 2019, Pazar
O kadar konu var ki yazacak, karar vermek güç.
22 Şubat “Dünya Düşünce Günü” imiş.
Daha önce değerli dostum Dr. Nazım Beratlı, her gün sosyal medya sayfasında hangi gün ne kutlanır bilgisi verirdi. Çoktan yapmıyor. ...