Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Ertanç HİDAYETTİN | 3 Şubat 2019, Pazar

Kitap, okumak, öğrenebilmek

Paylaş  
22
20
21

Bu yıl, ayda en az dört kitap okuma sözü verdim kendime. Ancak ilk aydan bu sözümü tutamadım.

Sadece bir kitap okuyabildim. Ama Orhan Pamuk’un yeni bitirdiğim kitabı “Kafamda Bir Tuhaflık” sayesinde 4 kitap okumuş gibi oldum.

Türk edebiyat tarihinin en usta yazarları arasında önde gelen bir isim olan Pamuk’un her kitabını büyük bir zevkle okurum.

The Independent gazetesi Orhan Pamuk için “Pamuk, en iyi kitaplarını Nobelden sonra yazan eşsiz bir yazar” diye yazmıştı. Ne kadar doğru.

Bu kitap da yazarın birçok kitabı gibi bir şehrin, bir ülkenin sosyal yaşantısını, tarihini ancak bu kadar ustalıklı, akıcı bir şekilde anlatabilir.

Şimdilerde her istediğiniz kitaba ulaşmak çok kolay. Amazon Web sitesinde bir gün siparişinizi veriyorsunuz, ertesi gün kitap ayağınıza geliyor.

O yüzden kitap okumamak için hiçbir bahane kalmadı.

Nankörlük gibi olmasın ama ben bir kitaba ulaşabilmek için verdiğim emeği, onu kitapçıların, kütüphanelerin tozlanmış raflarında bulunca tattığım zevki çok özlüyorum.

Kitap göz yoran ekranlardan değil, elinize alıp kokusunu içinize çekerek okunduğunda güzeldir bana sorarsanız. Benim kafama okuduğum bilgiler bu şekilde daha iyi yerleşir.

Şaşarım kitap okumayan, okumayı sevmeyen insanlara. Yaşamlarındaki büyük eksikliğin bilincinde değil mi bu kişiler? diye sorarım kendime.

Hele hele okumadan, araştırmadan fikir sahibi olma cüretini gösterip, iddia ettikleri şeyin doğruluğuna cahil bir kararlılıkla inanarak başkalarına da bu görüşleri empoze etmeye çalışan züppeler beni çok sinirlendirir.   

Okuduğunuz kitaptan azami zevk almanızı kolaylaştıran, kitabı içinize tamamen sindirmenizi sağlayan çok önemli bir yetenek geliştirmek gerekir. Hayal gücü.

Son okuduğum kitapta Mevlüt’ün İstanbul sokaklarında boza satarken, köpeklerden müthiş korkusunu gözlerinizde canlandırıp hissedebildiğiniz takdirde kitaptan bir o kadar daha zevk alırsınız.

Nelson Mandela hakkındaki “Özgürlüğe Uzun Yürüyüş” kitabını okurken kendinizi bu eşsiz adam ile birlikte 28 yıl yattığı hücrede bulabilirseniz onu daha iyi anlarsınız.

 Kitaplar, özellikle bizim gibi ezberciliğe alıştırılmış toplumların dört elle sarılması gereken şeyler olmalıdır. Özellikle son 20, 30 yılda ezberciliğimizi sorgulayan çok önemli kitaplar sayesinde biz Kıbrıslıtürkler tarihimiz konusunda nihayet bilinçlenmeye başladık.

Sevgili dostlarım Yaşar İsmailoğlu, Nazım Beratlı, Hasan Çakmak’ın kitapları bana bilmediğim çok şeyi öğretti yaşadığım kentler, tarihimiz hakkında.

Neriman Cahit, Sevgül Uludağ, Osman Balıkçıoğlu çok sevdiğim Lefkoşa’mın nostaljik yaşamını, insanını, uğraş ve mücadelesini anlattı değerli kitaplarında bizlere.

Neriman Cahit, Eralp Adanır ile yaptığı araştırmalar sonucunda yazdığı kitabında tarihimizin konuşulmayan karanlık bir sayfasını “Araplara Sayılan Kızlarımız” kitabında gözler önüne serdi.

Samtay Vakfı yayınları sayesinde merhum yazar ve araştırmacı Suna Atun ve Bülent Fevzioğlu bizlere tarihimiz hakkında çok şeyler öğrettiler.

Harid Fedai’nin, Hikmet Afif Mapolar’ın bu konudaki emekleri, değerli kitapları toplumsal belleğimiz için paha biçilmez değerdedirler.

Daha çok örnekler verebilirim. Çok şanslıyız ki eski ezberciliğimizi sorgulayan çok yazarımız, araştırmacımız var artık bizlerin de.   

Şimdi başlamak üzere olduğum iki kitap var. Evet, eş dönemde birden fazla kitap okumaya alışkınım.

Birincisi “Arap Ali’nin Oğlu – Bir Sendikacının Hikayesi”. Babası hakkında destan yazılan, şarkısı birçok ünlü tarafından seslendirilen Arap Ali’nin oğlu, Önder Konuloğlu ile tanışma zevkini tattım. O yüzden kitabı okumak için sabırsızlanıyorum.

Diğer kitap “Eğitimle Bir Ömür”. Kıbrıslıtürklerin eğitimine çok büyük emekleri geçmiş, ilk Maarif Müdürümüz Dr. Hüsnü Feridun hocamız benim öğrencilik dönemimde görevde olduğundan onu da yakından tanıyorum. Onun kitabını da elime alıp okumak için heyecanlanıyorum.

Geçen akşam İngiltere’de yaşayan toplumumuzun göç tarihi ile ilgili kitaplar yazan değerli dostum Semra Eren Nijhar’ın “Londra’daki Türkler” kitabının tanıtımına katıldım.

Nijhar aynı zamanda değerli şairimiz Osman Türkay’ı daha iyi tanımamıza da vesile olmuştu. Ayrıca Kıbrıs Türk Cemiyeti hakkındaki kitabı da tarihi bir değer taşıyor.

Yaşadığımız ülke İngiltere’deki varlığımızın arşivlenmesi konusundaki, heyecan verici gelişmeleri sizlere yakında duyuracağım.

Bir kitap, içimizdeki donmuş değerleri parçalayacak bir balta olmalıdır.

Franz Kafka

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
17 Şubat 2019, Pazar    Londra'da bardak nihayet taştı
10 Şubat 2019, Pazar    Emeklilik
27 Ocak 2019, Pazar    Başarının sırrı - Entegrasyon  
20 Ocak 2019, Pazar    İki toplantıdan notlar
13 Ocak 2019, Pazar    Nenelerimiz, dedelerimiz
6 Ocak 2019, Pazar    Günah keçileri
30 Aralık 2018, Pazar    Yeni yıl, eski yıl, aynı yıl
23 Aralık 2018, Pazar    Noel zamanı
16 Aralık 2018, Pazar    Liderlik mi, megalomani mi?
9 Aralık 2018, Pazar    Enfield'de komplolar başlarken

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Londra'da bardak nihayet taştı
Ertanç HİDAYETTİN | 17 Şubat 2019, Pazar
Londra’da nihayet bardağın taşmasına neden olan son damla bardağa düştü.
Hiç de fena olmadı aslında. Çünkü toplumların gelişebilmesi için bardağın taşması şarttır. Ancak ondan sonra bazı şeyler su yüzüne çıkar ve miy...
Emeklilik
Ertanç HİDAYETTİN | 10 Şubat 2019, Pazar
Nisan ayı hızla yaklaşırken içimi bir korkudur aldı. Emeklilik korkusu. Daha dogrusu aktif çalışma yaşamıma artık son verme korkusu.
Aranızda bunu korku olarak addetmeyi garipseyenler olabilir.
Soguk kış günleri erk...
Başarının sırrı - Entegrasyon  
Ertanç HİDAYETTİN | 27 Ocak 2019, Pazar
 
Eski yazılarıma göz atarken aşağıdaki 9 yıl önceki yazımın bugünkü durumumuzla ne kadar bağlantılı olduğunu düşünerek yeniden paylaşıyorum. Temsiliyet sayısında ilerleme kaydedildi ama daha aşacak çok engellerimiz ...