Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Ertanç HİDAYETTİN | 3 Şubat 2019, Pazar

Kitap, okumak, öğrenebilmek

Paylaş  
24
20
23

Bu yıl, ayda en az dört kitap okuma sözü verdim kendime. Ancak ilk aydan bu sözümü tutamadım.

Sadece bir kitap okuyabildim. Ama Orhan Pamuk’un yeni bitirdiğim kitabı “Kafamda Bir Tuhaflık” sayesinde 4 kitap okumuş gibi oldum.

Türk edebiyat tarihinin en usta yazarları arasında önde gelen bir isim olan Pamuk’un her kitabını büyük bir zevkle okurum.

The Independent gazetesi Orhan Pamuk için “Pamuk, en iyi kitaplarını Nobelden sonra yazan eşsiz bir yazar” diye yazmıştı. Ne kadar doğru.

Bu kitap da yazarın birçok kitabı gibi bir şehrin, bir ülkenin sosyal yaşantısını, tarihini ancak bu kadar ustalıklı, akıcı bir şekilde anlatabilir.

Şimdilerde her istediğiniz kitaba ulaşmak çok kolay. Amazon Web sitesinde bir gün siparişinizi veriyorsunuz, ertesi gün kitap ayağınıza geliyor.

O yüzden kitap okumamak için hiçbir bahane kalmadı.

Nankörlük gibi olmasın ama ben bir kitaba ulaşabilmek için verdiğim emeği, onu kitapçıların, kütüphanelerin tozlanmış raflarında bulunca tattığım zevki çok özlüyorum.

Kitap göz yoran ekranlardan değil, elinize alıp kokusunu içinize çekerek okunduğunda güzeldir bana sorarsanız. Benim kafama okuduğum bilgiler bu şekilde daha iyi yerleşir.

Şaşarım kitap okumayan, okumayı sevmeyen insanlara. Yaşamlarındaki büyük eksikliğin bilincinde değil mi bu kişiler? diye sorarım kendime.

Hele hele okumadan, araştırmadan fikir sahibi olma cüretini gösterip, iddia ettikleri şeyin doğruluğuna cahil bir kararlılıkla inanarak başkalarına da bu görüşleri empoze etmeye çalışan züppeler beni çok sinirlendirir.   

Okuduğunuz kitaptan azami zevk almanızı kolaylaştıran, kitabı içinize tamamen sindirmenizi sağlayan çok önemli bir yetenek geliştirmek gerekir. Hayal gücü.

Son okuduğum kitapta Mevlüt’ün İstanbul sokaklarında boza satarken, köpeklerden müthiş korkusunu gözlerinizde canlandırıp hissedebildiğiniz takdirde kitaptan bir o kadar daha zevk alırsınız.

Nelson Mandela hakkındaki “Özgürlüğe Uzun Yürüyüş” kitabını okurken kendinizi bu eşsiz adam ile birlikte 28 yıl yattığı hücrede bulabilirseniz onu daha iyi anlarsınız.

 Kitaplar, özellikle bizim gibi ezberciliğe alıştırılmış toplumların dört elle sarılması gereken şeyler olmalıdır. Özellikle son 20, 30 yılda ezberciliğimizi sorgulayan çok önemli kitaplar sayesinde biz Kıbrıslıtürkler tarihimiz konusunda nihayet bilinçlenmeye başladık.

Sevgili dostlarım Yaşar İsmailoğlu, Nazım Beratlı, Hasan Çakmak’ın kitapları bana bilmediğim çok şeyi öğretti yaşadığım kentler, tarihimiz hakkında.

Neriman Cahit, Sevgül Uludağ, Osman Balıkçıoğlu çok sevdiğim Lefkoşa’mın nostaljik yaşamını, insanını, uğraş ve mücadelesini anlattı değerli kitaplarında bizlere.

Neriman Cahit, Eralp Adanır ile yaptığı araştırmalar sonucunda yazdığı kitabında tarihimizin konuşulmayan karanlık bir sayfasını “Araplara Sayılan Kızlarımız” kitabında gözler önüne serdi.

Samtay Vakfı yayınları sayesinde merhum yazar ve araştırmacı Suna Atun ve Bülent Fevzioğlu bizlere tarihimiz hakkında çok şeyler öğrettiler.

Harid Fedai’nin, Hikmet Afif Mapolar’ın bu konudaki emekleri, değerli kitapları toplumsal belleğimiz için paha biçilmez değerdedirler.

Daha çok örnekler verebilirim. Çok şanslıyız ki eski ezberciliğimizi sorgulayan çok yazarımız, araştırmacımız var artık bizlerin de.   

Şimdi başlamak üzere olduğum iki kitap var. Evet, eş dönemde birden fazla kitap okumaya alışkınım.

Birincisi “Arap Ali’nin Oğlu – Bir Sendikacının Hikayesi”. Babası hakkında destan yazılan, şarkısı birçok ünlü tarafından seslendirilen Arap Ali’nin oğlu, Önder Konuloğlu ile tanışma zevkini tattım. O yüzden kitabı okumak için sabırsızlanıyorum.

Diğer kitap “Eğitimle Bir Ömür”. Kıbrıslıtürklerin eğitimine çok büyük emekleri geçmiş, ilk Maarif Müdürümüz Dr. Hüsnü Feridun hocamız benim öğrencilik dönemimde görevde olduğundan onu da yakından tanıyorum. Onun kitabını da elime alıp okumak için heyecanlanıyorum.

Geçen akşam İngiltere’de yaşayan toplumumuzun göç tarihi ile ilgili kitaplar yazan değerli dostum Semra Eren Nijhar’ın “Londra’daki Türkler” kitabının tanıtımına katıldım.

Nijhar aynı zamanda değerli şairimiz Osman Türkay’ı daha iyi tanımamıza da vesile olmuştu. Ayrıca Kıbrıs Türk Cemiyeti hakkındaki kitabı da tarihi bir değer taşıyor.

Yaşadığımız ülke İngiltere’deki varlığımızın arşivlenmesi konusundaki, heyecan verici gelişmeleri sizlere yakında duyuracağım.

Bir kitap, içimizdeki donmuş değerleri parçalayacak bir balta olmalıdır.

Franz Kafka

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
28 Nisan 2019, Pazar    Dinazorların son çırpınışı
24 Mart 2019, Pazar    Bu ne dünya kardeşim böyle
17 Mart 2019, Pazar    Uzlaşı, barış ve nefret
24 Şubat 2019, Pazar    Düşünmek
17 Şubat 2019, Pazar    Londra'da bardak nihayet taştı
10 Şubat 2019, Pazar    Emeklilik
27 Ocak 2019, Pazar    Başarının sırrı - Entegrasyon  
20 Ocak 2019, Pazar    İki toplantıdan notlar
13 Ocak 2019, Pazar    Nenelerimiz, dedelerimiz
6 Ocak 2019, Pazar    Günah keçileri

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Dinazorların son çırpınışı
Ertanç HİDAYETTİN | 28 Nisan 2019, Pazar
Dinazorlar 165 milyon yıl yaşadıktan sonra 65 milyon yıl önce nesilleri tükendi.
Bunlar hayvan cinsinden olan dinazorlar. Bir de insan olarak henüz aramızda yaşayan dinazorlar var ki, onlar da son zamanlarını yaşamak...
Bu ne dünya kardeşim böyle
Ertanç HİDAYETTİN | 24 Mart 2019, Pazar
Yeliz’in güzel şarkısı dünyamızın şu an içinde bulunduğu durumu iyi özetliyor.
Devletler, toplumlar, gruplar ve bireyler olarak hepimizin yaptığı şeylerin çoğunda çıkarlar ön planda olduğundan dünyamızın karşılaştığı...
Uzlaşı, barış ve nefret
Ertanç HİDAYETTİN | 17 Mart 2019, Pazar
Uzlaşı, barış ve nefret. Birbirleri ile iç içe üç kavram.
Uzlaşı, veya anlaşmazlıkların çözümü, barış için atılan ilk adımdır çoğu zaman.
Anlaşmazlıklar çözülebilir, ama taraflar arasında barışa engel unsurların kal...