Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Ertanç HİDAYETTİN | 17 Şubat 2019, Pazar

Londra'da bardak nihayet taştı

Paylaş  
21
26
19

Londra’da nihayet bardağın taşmasına neden olan son damla bardağa düştü.

Hiç de fena olmadı aslında. Çünkü toplumların gelişebilmesi için bardağın taşması şarttır. Ancak ondan sonra bazı şeyler su yüzüne çıkar ve miyadını çoktan dolduranlar sahneyi terketmeye zorlanırlar.

Işte o mutlu sona bizi ulaştıracak damla bardağı taşırdı.

Uzun yıllardan beri Londra’da yaşayan Kıbrıslıtürk toplumu liderlik yeteneğinden yoksun kişiler tarafından sözde temsil edilmekteydi.

En önemlisi de kendilerinden “çatı kuruluşu”, “üst kuruluş” diye söz eden Konsey, son yazdıkları akılları sıra haklılıklarını kanıtlayan bildiride herkesin bildiği şeyi kabul ettiler ve halkın gereksinmelerini gidermek için değil, direktif aldıkları için kurulduklarını açıkladılar.

“KKTC’nin aldığı kararla kurulan ve remen tanınan bu üst kuruluş…….” Diyor Konsey bildirisinin ikinci cümlesi.

İngiltere’de yaşayan 300 bin Kıbrıslıtürkü temsil eden Konsey övünerek KKTC’nin direktifi ile kurulduklarını söylüyor.

Konseyin Web Sitesinde 20 üyeleri olduğu görülüyor. Bunlardan en fazla 4 üye dernek aktif çalışma yapıyor.

Geçen yıl kurulan ve Turkish Cypriot Trust UK (Kıbrıs Türk Vakfı) olarak bilinen birliktelik bazıları İngiltere’de yaşayan Kıbrıslıtürklerin en köklü derneklerinden oluşuyor. Yani temsiliyet konusunda daha yetkili konumdadırlar.  

Konsey bildirisinde verilen ima KKTC devletinin sadece kendilerini tanıdığıdır. KKTC Devlet yetkilileri buna acil olarak açıklık getirmelidirler. Konseyin iddiası doğru mu?

Doğru değil tabi de artık gerçeği Konseye açık bir dille anlatmaları ve Kaf Dağından inmelerini sağlamaları gerekir.

Konseyin megalomanik bir yaklaşım sergilediğini 16 Aralık tarihindeki ‘Liderlik mi, megalomani mi?” başlıklı yazımda belirtmiştim.

Bildirinin konusu olan Festival konusunda ise Konsey Projeksiyon (yansıtma) uyguluyor.

Psikolojik Projeksiyon, ilk kez psikanalizin kurucusu Sigmund Freud tarafından kullanılan bir kavramdır.

Kişilerin istenmeyen düşünce ve davranışlarını başka kişilere yansıtmaları, bu şeylerden onları suçlamaları olarak tanımlanır.   

Geçen yıl ve bu yıl iki ayrı festivalin yapılmasına neden olan Konsey yaklaşımı bu yıl daha belirgin bir şekilde kendini gösterdi. Bu sefer de iki ayrı festival yapılıyor. Büyük fark iki festivalin aynı güne denk gelmesidir.

Geçen yıldan bir diğer büyük farklılık artık nüfuzlu iş çevrelerinin Konseyin tavrını açıkça eleştirmeleridir. Geçen yıl Konsey festivalinin en büyük destekçileri bu yıl Konseye arkalarını çevirmiş durumdalar.

Uzlaşma sağlamak için en az taraflarla 4 toplantı yapan çoğunluğu Konseye yakın iş çevreleri artık Konseyin olumsuz tavırlarından bıktıklarını açıkça dillendirmeye başladılar.

Bu çok olumlu bir gelişme. Konsey bunun üzerine her zamanki saldırgan tutumunu sergileyerek atağa geçti ve kendilerini gülünç, aciz ve uzlaşmaz taraf olarak gösteren bildiriler dağıtmaya başladı. Kasıtlı olarak yanlış bilgiler içeren bildiriler.

Sosyal medyada kişilere üç, beş kişiden oluşan bilinçsiz bir grup sürekli saldırmaya başladı. Karşı tarafta olanlar hainlikle, bayrak düşmanlığı ile, AKEL kuklası olmakla suçlanıyor.

Bu ilkel taktiklere toplumumuz geçmişte çok şahit oldu. Ama artık halkımız bunları yutmaz. Çırpınmaları boşuna. 

 Geçmiş KKTC hükümetlerinin, Londra Temsilcilerinin Konseyi önemseyip onları temsilcimiz olarak görmelerinin getirdiği olumsuzluk hala bizleri etkiliyor.

Şimdi dahi bundan ders almayıp Konseyin KKTC Hükümeti ve Londra Temsilcisi tarafından desteklendiğini iddia edenler var. Umarım bu bir yanılgıdır. Çünkü yeni kurulan oluşumlar onları affetmeyecektir.

Festivallerle ilgili ileride daha söylenecek, yazılacak çok şeyler olacaktır.

Umarım ileriki yıllarda iki değil, dört festival düzenlenir. Aynı güne rasgelirse daha da iyi. Halkımız sabah birine, akşam ötekine gider, kültürümüzü doya doya yaşarlar.  

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
5
 
0
 
6
 
0
 
2
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
28 Nisan 2019, Pazar    Dinazorların son çırpınışı
24 Mart 2019, Pazar    Bu ne dünya kardeşim böyle
17 Mart 2019, Pazar    Uzlaşı, barış ve nefret
24 Şubat 2019, Pazar    Düşünmek
10 Şubat 2019, Pazar    Emeklilik
3 Şubat 2019, Pazar    Kitap, okumak, öğrenebilmek
27 Ocak 2019, Pazar    Başarının sırrı - Entegrasyon  
20 Ocak 2019, Pazar    İki toplantıdan notlar
13 Ocak 2019, Pazar    Nenelerimiz, dedelerimiz
6 Ocak 2019, Pazar    Günah keçileri

banner
banner
banner
banner
banner
banner

Dinazorların son çırpınışı
Ertanç HİDAYETTİN | 28 Nisan 2019, Pazar
Dinazorlar 165 milyon yıl yaşadıktan sonra 65 milyon yıl önce nesilleri tükendi.
Bunlar hayvan cinsinden olan dinazorlar. Bir de insan olarak henüz aramızda yaşayan dinazorlar var ki, onlar da son zamanlarını yaşamak...
Bu ne dünya kardeşim böyle
Ertanç HİDAYETTİN | 24 Mart 2019, Pazar
Yeliz’in güzel şarkısı dünyamızın şu an içinde bulunduğu durumu iyi özetliyor.
Devletler, toplumlar, gruplar ve bireyler olarak hepimizin yaptığı şeylerin çoğunda çıkarlar ön planda olduğundan dünyamızın karşılaştığı...
Uzlaşı, barış ve nefret
Ertanç HİDAYETTİN | 17 Mart 2019, Pazar
Uzlaşı, barış ve nefret. Birbirleri ile iç içe üç kavram.
Uzlaşı, veya anlaşmazlıkların çözümü, barış için atılan ilk adımdır çoğu zaman.
Anlaşmazlıklar çözülebilir, ama taraflar arasında barışa engel unsurların kal...