Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Ertanç HİDAYETTİN | 17 Mart 2019, Pazar

Uzlaşı, barış ve nefret

Paylaş  
26
19
26

Uzlaşı, barış ve nefret. Birbirleri ile iç içe üç kavram.

Uzlaşı, veya anlaşmazlıkların çözümü, barış için atılan ilk adımdır çoğu zaman.

Anlaşmazlıklar çözülebilir, ama taraflar arasında barışa engel unsurların kaldırılması için çaba harcanmazsa, uzlaşı kısa vadeli olur.

Bu unsurlar nelerdir? Güvensizlik, bunların başında gelir. Güvensizliğin altında yatan en önemli neden ise tarafların birbirlerini tanımaması, bunu geçekleştirmek için yeterince çaba göstermemesidir.

Bu prensipler, mikro ve makro alanlarda değişmeyen prensiplerdir.

************************

Geçtiğimiz hafta, İngiltere’de yaşayan bizler, festival konusunda uzlaşıyı sağladık. KKTC Başbakanı Tufan Erhürman’ın aramızda bu uzlaşıyı sağlaması bizim büyük ayıbımızdır aslında.

60 yılı aşkın bir zamandır bu ülkede yaşayan bir toplum olarak kendimizin bu olgunluğu göstererek anlaşmazlıklarımızı çözümlememiz gerekirdi.

Tabi Kıbrıs dışında yaşayanların işlerine direkt olarak karışan, onları yönlendirmeye çalışan geçmiş KKTC hükümetlerinin aramızda anlaşmazlıkların körüklenmesinde büyük rolleri vardır.

Birçok devletler, diasporada yaşayan “vatandaşlarının” anavatanlarına bağlı kalmalarını arzularlar. Bunun en önemli nedeni ekonomik nedenlerdir.

Bu eğilim doğaldır. Ancak gözden kaçırılan nokta, diaspora toplumların geldikleri ülkelerle aralarındaki bağların aşırı bir şekilde pekiştirilmesi onların bulundukları ülkelere entegrasyonunu güçleştirir.

KKTC hükümetleri ile aramızda güçlü başların olması arzu ettiğimiz önemli bir şeydir. Ancak aramızda mesafe de olmalı. Bu ilişki karşılıklı saygı ve gerçek bir ortaklık ilişkisi olmalıdır.

Sayın Başbakan geçmişte yapılanın aksini yaparak bizi birleştirdi. Ancak bundan böyle bu birlikteliği korumak ve aramızdaki güvensizliği aşmak bizim asli görevimiz olmalıdır.

Çeşitli sorunlarla uğraşan toplumumuzun çıkarları için egoları bir kenara bırakıp ortak paydalarda buluşmamız gerekir.

**************************

Yine geçtiğimiz hafta, uzlaşı ve Barış yolunda bu kez Kıbrıslılar olarak önemli bir gelişmeye imza atıldı. “Movement for a United Cyprus” (Birleşik Kıbrıs İçin Hareket) grubu kuruldu.

Kıbrıs’ta başlatılan “İki Toplumlu Barış İnsiyatifi – Birleşik Kıbrıs” grubunu kopyalayan ve İngiltere’de yaşayan Kıbrıslıların kurmuş olduğu bu birliktelik kararlı bir şekilde Kıbrıs’ta çözüm, ve barışa destek vermek amacı ile başlatıldı.

Kıbrıslıtürk, ve Kıbrıslırumların biraraya gelip barışa katkı çabası göstermesi bir ilk değil. Ancak geçen akşam grubun ikinci toplantısında gözlemlediğim çok önemli değişik bir unsur vardı.

O da, toplantıda hatırı sayılır miktarda genç Kıbrıslıların olması idi ki, bu bir ilkdir.

Çoğu zaman biz “yorgun demokratlar”, anma törenlerinde, kutlamalarda biraraya gelip, küçük bir grup olarak konuşuruz.

Ama özellikle gençlerin kurulan komitede çalışmak için öne çıkması gayet önemli, sevindirici bir gelişmedir. Umarım güzel başlatılan bu birliktelik uzun süre, adamıza barış gelene kadar devam eder.

**************************

Ve nefret. Uzlaşı ve barışın olmadığı ortamlarda çoğu zaman nefretin ön plana çıktığına şahit olabiliriz.

Nefretin en önemli nedenleri arasında önyargılı yaklaşım ve günah keçisi bulma arzusu gelir.

Siyasetçilerin kendi çıkarları için önyargıları teşvik ettiklerine, veya bu önyargıları pısırıklıklarından dolayı sorgulamamalarına daima tiksinti ile izleriz.

Nefretin ise yol açabileceği olaylara çoğu kez tanık oluruz. Son olay, Yeni Zelanda’da gözü nefretle bürünmüş bir katilin camide ibadet eden 49 Müslümanı katletmesi idi.

Bu cinayetin en endişe verici yanlarından biri de katilin sosyal medyayı propaganda aracı olarak kullanması idi.

Brenton Tarrant isimli katil, kafasına taktığı kamera ile sosyal medyaya bağlanıp işlediği iğrenç cinayetleri görüntüledi.

Facebook katile övgü yağdıran yorumlarla doldu. Sosyal medya çok açık görülüyor ki sorumluluklarını yerine getirmiyor. Nefrete aracı oluyor.

Tüm okurlarıma barış, huzur ve sevgi dolu bir hafta dileyeceğim ama…

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
2
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
28 Nisan 2019, Pazar    Dinazorların son çırpınışı
24 Mart 2019, Pazar    Bu ne dünya kardeşim böyle
24 Şubat 2019, Pazar    Düşünmek
17 Şubat 2019, Pazar    Londra'da bardak nihayet taştı
10 Şubat 2019, Pazar    Emeklilik
3 Şubat 2019, Pazar    Kitap, okumak, öğrenebilmek
27 Ocak 2019, Pazar    Başarının sırrı - Entegrasyon  
20 Ocak 2019, Pazar    İki toplantıdan notlar
13 Ocak 2019, Pazar    Nenelerimiz, dedelerimiz
6 Ocak 2019, Pazar    Günah keçileri

banner
banner
banner
banner
banner
banner

Dinazorların son çırpınışı
Ertanç HİDAYETTİN | 28 Nisan 2019, Pazar
Dinazorlar 165 milyon yıl yaşadıktan sonra 65 milyon yıl önce nesilleri tükendi.
Bunlar hayvan cinsinden olan dinazorlar. Bir de insan olarak henüz aramızda yaşayan dinazorlar var ki, onlar da son zamanlarını yaşamak...
Bu ne dünya kardeşim böyle
Ertanç HİDAYETTİN | 24 Mart 2019, Pazar
Yeliz’in güzel şarkısı dünyamızın şu an içinde bulunduğu durumu iyi özetliyor.
Devletler, toplumlar, gruplar ve bireyler olarak hepimizin yaptığı şeylerin çoğunda çıkarlar ön planda olduğundan dünyamızın karşılaştığı...
Düşünmek
Ertanç HİDAYETTİN | 24 Şubat 2019, Pazar
O kadar konu var ki yazacak, karar vermek güç.
22 Şubat “Dünya Düşünce Günü” imiş.
Daha önce değerli dostum Dr. Nazım Beratlı, her gün sosyal medya sayfasında hangi gün ne kutlanır bilgisi verirdi. Çoktan yapmıyor. ...