Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Dr. Orhan AYDENİZ | 27 Haziran 2018, Çarşamba

Davar zararları durdurulmalı

Paylaş  
20
17
20

Kırsal alanlarda asayişin sağlanmamasından cesaretlenen bazı sorumsuz çobanların sorumsuzca tutum ve davranışları nedeniyle, vatandaşlar malına malım diyememekte.

Çünkü bazı sorumsuz çobanlar, izin almadan pervasızca hayvanlarını başkalarının bağına, bahçesine ve arazilerinde otlatmakta ve maddi zarar yapmaktadır.

Bazı çobanlar ,etrafı baklavalı tel ile örülmüş arazideki ağaçları bile hayvanlara yedirerek zarara uğratmakta yeni dikilmiş plantasyonları ise yok etmektedir.

Kırsal alanların sahipsiz olmasından cesaretlenen bazı çobanlar devletin ve Sivil Toplum örgütlerinin ağaçlandırdığı alanlara bile hayvanları sokarak maddi zarar yapmaktan çekinmemektedir.

Sonuçta kırsal alanlardaki çoban terörü nedeniyle, vatandaşlar tapulu arazilerini ağaçlandırmıyor.

Ağaçlara karşı büyük sevgisi olduğu için her türlü riski göze alarak ve büyük maddi yatırım yaparak arazisini ağaçlandıranlar da çobanların saldırıları nedeniyle, ağaç diktikleri için pişman ediliyor.

Aslında çobanların izin almak gereği duymadan başkalarının arazilerinde hayvanlarını otlatması, mala tecavüz suçudur.

Hükümet, ormanlarda ve özel kişilerin arazilerinde izinsiz olarak hayvanlarını otlatarak hayvancılık yapanlara, mali destek sağlamamalı.

Devlet yardımları verilirken de, mutlaka  hayvan başına belirli miktarda mera tesisi ve ot yetiştirilmesi şart koşulmalı.

Hiç yem bitkisi yetiştirmeden ve otlatacak arazisi olmayan kişilerin, arpa ve kuru ot balası satın alarak hayvancılık yapması ekonomik olamaz.

Atık suların hayvancılık için yem bitkileri yetiştiriciliğinde değerlendirilmesinin sağlanması durumunda, verimlilik artırılacak, üretim maliyeti ile  et fiyatları makul bir düzeye indirilebilecektir.

Her şeyin üzerinde hayvanların ormana salıverilmesi ve başkalarının tarım alanlarında otlatma uygulamasıve buna bağlı hayvan zararları azalacaktır.

Çoban terörünün durdurulabilmesi için Fasıl 287 Destebanlar yasasının 4. Maddesi uyarınca her köye veya gruba bir Desteban atanması sağlanmalı..

Destebanlar’ın görevleri ise , Yasasının29(a) maddesine göre ‘Herhangi bir suç işlendiğinde, kendisine bildirilmesi veya suç işlendiğini öğrenmesi halinde, durumu en yakın polis karakoluna rapor eder. 29(1)Suçların önlenmesinde ve ortaya çıkarılmasında ,polise yardımcı olmak’ olarak gösterilir.

Destebanlar yasasının 34.(1) maddesine göre ‘Herhangi bir hayvan ekilmiş veya sürülmüş bir araziye veya bağa veya bahçeye tecavüz ederken  veya herhangi bir kişinin malına zarar verirken bulunursa, hem mal sahibi ,hem de eğer varsa mala tecavüz eden veya zarar veren hayvandan sorumlu olan kişi, suç işlemiş olur ve mahkumiyeti halinde, mala zarar veren veya tecavüz eden her hayvan için, bin Türk Lirasına kadar para cezasına çarptırılabilir ve böyle bir suçla itham edilen herhangi bir kişiyi yargılama yetkisine sahip her Mahkeme, zarar ziyan olarak uygun göreceği bir tazminatın ödenmesini emredebilir.

Kısaca belirtmek gerekirse et fiyatlarının makul bir düzeye indirilmesi, tarım alanlarına, ormanlara ve doğaya yapılan zararlarının önlenmesi ve üretim maliyetlerinin azaltılması için, yem bitkisi yetiştirilmesi ve otlak tesis edilmesi teşvik edilmelidir.Ayrıca çoban terörünün önlenmesi için de Desteban atanması sağlanmalı.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
24 Temmuz 2019, Çarşamba    Barış düşmanları
21 Temmuz 2019, Pazar    Kıbrıs sorununda onlar ve biz
14 Temmuz 2019, Pazar    Sürekli alttan almakla hak kazanılmaz
10 Temmuz 2019, Çarşamba    Bürokratik işlemler
7 Temmuz 2019, Pazar    Her konunun uzmanı olmak
3 Temmuz 2019, Çarşamba    Disiplin ve devlet otoritesi
30 Haziran 2019, Pazar    Nüfus yoğunluğumuz fazla mı?
26 Haziran 2019, Çarşamba    Çözümsüzlüğün nedeni ve çaresi
23 Haziran 2019, Pazar    Anavatanla aramızı açmak bindiğimiz dalı kesmektir
19 Haziran 2019, Çarşamba    Acil gereksinimlere öncelik verilmeli

banner
banner
banner
banner
banner

Barış düşmanları
Dr. Orhan AYDENİZ | 24 Temmuz 2019, Çarşamba
Bir çeşit federasyon olan iki halklı 1960 Cumhuriyetinin başarılı olmadığı, üstelik büyük can ve mal kayıplarına da sebep olduğu inkar edilemeyen bir gerçektir. İki halk arasında rekabet terk edilmedi. Yapıcı ve samim...
Kıbrıs sorununda onlar ve biz
Dr. Orhan AYDENİZ | 21 Temmuz 2019, Pazar
Rum-Yunan ikilisinin geçmişten günümüze değişmeyen hedefi, Kıbrıs’ın tümünü ele geçirmektir. Halen %66’sını ele geçirmelerine rağmen geriye kalan bölümünü de almak için yoğun mücadele içindedirler.
Rum- Yunanistan ik...
Sürekli alttan almakla hak kazanılmaz
Dr. Orhan AYDENİZ | 14 Temmuz 2019, Pazar
1948 tarihli Birleşmiş Milletlerin kabul ettiği insan hakları beyannamesine göre: ‘bütün insanlar özgür, onur ve haklar bakımından eşit doğarlar, akıl ve vicdana sahiptirler. İnsanlar birbirlerine karşı kardeşlik anla...