Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Dr. Orhan AYDENİZ | 22 Temmuz 2018, Pazar

Ucu açık müzakerelerin sürdürülmesi Rum ulusal davasına yardımcı olur

Paylaş  
11
13
9

Yaklaşık yarım asırdan beri sürdürülen toplumlararası müzakerelerde Rum tarafının bizimle eşit siyasi ortaklıktan yana olmadığı açık bir şekilde anlaşılmıştır.

Rum tarafının gizlemek gereği bile duymadığı değişmeyen hedefi adanın kuzeyini de egemenliği altına almaktır.

Müzakerelerde bizim her koşulda federasyon ve birleşme saplantımızdan yararlanarak  talep ettikleri ödünler, egemenliklerini kuzeye yayabilmelerine olanak veren bir anlaşma yapmak çabasında olduklarını net bir şekilde ortaya koymaktadır.

Kuşkusuz bizim müzakerecilerin her koşulda birleşme saplantısından yararlanarak elde ettikleri ödünler nedeniyle, özellikle de Türk ordusunun ayrılmasını sağlamaları durumunda Rumlar olası anlaşmayı Girit’te yaptıkları gibi enosis’e sıçrama tahtası olarak kullanacaklardır.

İşte bu art niyetleri nedeniyle Rumlar, hedeflerine ulaşmalarını önleyebilecek olan Türk ordusunun adada bulunmasını ve garanti anlaşmasının devamını istememektedir.

Sade vatandaşların bile bildiği Rum niyetlerine rağmen, garanti sistemi ile Türk ordusunun adadan ayrılmasının tartışmaya açılmasının kabul edilmesi, yapılabilecek hataların en büyüğüdür.

Bu nedenle müzakerelerde Türk tarafı olarak  hiçbir koşulda garanti hakkımızdan ve Türk ordusunun adada bulunmasından ödün veremeyeceğimizi peşinen açıklamamız kaçınılmazdır.

Yakın geçmişte batılıların dayatması ile Girit adasında yapılan anlaşmadan sonra oluşturulan Türk –Rum ortak yönetiminin,  Türk ordusunun ayrılmasından sonra bozulduğu ve oradaki Türklerin katledildiği unutulmamalı.

Ayrıca 1960 ortaklık yönetiminin sadece 3 yıl yaşatılabildiği ve Rumların anlaşma koşullarının uygulanabilir olmadığını ileri sürerek  bozduğu deneyiminden gerekli derslerin alınması kaçınılmazdır.

Yugoslavya’nın parçalanmasından sonra sırf Türkiye’ye yakınlıkları ve Müslüman olmaları nedeniyle, Avrupa’nın göbeğinde yüzbinlerce Boşnak’ın katledilmesini Birleşmiş Milletler ile Avrupa Birliği büyük bir pişkinlikle seyirci kalmıştır.

Komşu ülkelerden Irak ve Suriye’de, savaş nedeniyle  milyonlarca kişi ülkelerinden göç etmek zorunda kalmış ve Akdeniz adeta mezarlık olmuştur.

Halen İsrail’in Filistin Araplarının elinde kalan toprakları da almak için uygulamakta olduğu insanlık dışı baskılara hiçbir uluslararası kuruluşun durduramadığı da biliniyor.

Rum tarafı ulusal çıkarlarına hizmet etmesi nedeniyle müzakerelerin başlamasını ve ucu açık şeklide sürdürülerek devam edilmesini ister.

Çünkü müzakere masasında bizi oyaladığı süre içinde:

Kıbrıs Cumhuriyeti olanaklarından sadece Rum toplumunun yararlanmasının sürdürülmesi sağlanıyor;

İki toplumlu bir devlet olan 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti adına, yabancı ülkeler ve yatırımcılar ile  sadece Rum halkının çıkarlarına olan çeşitli anlaşmalar yapıyor;

Öte yandan da bizim Kıbrıs Cumhuriyeti olanaklarından yararlanmamız engellenmekte ve dayanaksız ambargolar ile cezalandırılmamızın sürdürülmesi ve Rumlarla birleşmek dışındaki çözüm seçeneklerinin gerçekleştirilmesi önleniyor.

Bu gerçekler ışığında normal olarak bizim de müzakerelere başlamak için,  izolasyonlara son verilmesini, Rumların KC adına yabancılarla hiçbir anlaşma yapmamalarını  ve görüşmelerde yine anlaşma sağlanamaması durumunda devletimizin tanınmasını şart koşmalıyız.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
23 Eylül 2018, Pazar    Din dersi okutulmalı mı?
16 Eylül 2018, Pazar    Yasalara uymamak demokratik hak sayılmamalı
9 Eylül 2018, Pazar    'Birleşik federal çözüm' her derde deva mı?
2 Eylül 2018, Pazar    Dünya Barış Günü
26 Ağustos 2018, Pazar    Ekonomik sıkıntılarımızın sebeplerinden biri de nüfusumuzun az olmasıdır
19 Ağustos 2018, Pazar    Hatalı ve zararlı kararlardan vazgeçilmeli
15 Ağustos 2018, Çarşamba    Döviz ve ekonomik sıkıntılardan kurtulmanın çaresi
12 Ağustos 2018, Pazar    Demokrasi başı bozukluk değildir
8 Ağustos 2018, Çarşamba    Hükümet popülist harcamalardan vazgeçilmeli
5 Ağustos 2018, Pazar    Guterres'in garanti önerisi Girit senaryosunu hatırlatır

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Din dersi okutulmalı mı?
Dr. Orhan AYDENİZ | 23 Eylül 2018, Pazar
Ayni adada yaşadığımız Rumların dinlerine aşırı derecede bağlı olduğu, çocuklarını da koyu Elen ve Hristiyan olarak yetiştirmeye olağanüstü önem verdiği inkar edilemeyen bir gerçektir.
Bilinen bu gerçeğe rağmen KKTC’...
Yasalara uymamak demokratik hak sayılmamalı
Dr. Orhan AYDENİZ | 16 Eylül 2018, Pazar
KKTC’de çevrenin kirletilmesi, KKTC ve TC ile yetkililerine hakaret edilmesi, genel olarak bir çok yasaya uyulmaması ve yasaların uygulanmaması, işin kolay ve zahmetsiz tarafından bilinçsizliğe ve eğitimsizliğe bağlan...
'Birleşik federal çözüm' her derde deva mı?
Dr. Orhan AYDENİZ | 9 Eylül 2018, Pazar
Bazı kişiler çeşitli nedenlerle, ‘Birleşik federal çözümün’  yani federasyon aldatmacası altında Rum ile birleşmemizin, her derde deva olacağını ileri sürmektedir. Yoğun beyin yıkama kampanyaları ile aldatılan saf vat...