Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Dr. Orhan AYDENİZ | 9 Eylül 2018, Pazar

'Birleşik federal çözüm' her derde deva mı?

Paylaş  
14
11
14

Bazı kişiler çeşitli nedenlerle, ‘Birleşik federal çözümün’  yani federasyon aldatmacası altında Rum ile birleşmemizin, her derde deva olacağını ileri sürmektedir. Yoğun beyin yıkama kampanyaları ile aldatılan saf vatandaşlar da birleşik çözümün her derde deva olacağı masalına inanıyorlar.

Kuşkusuz müzakerelerin ilelebet uzatılması ve bir anlaşma yapılmaması, kimsenin çıkarına değildir. Yaklaşık yarım asırdan beri sürdürülen müzakerelerde Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak ele alınmayan hiçbir konu kalmamıştır. Her iki halkın beklentileri ve nasıl bir çözüm istedikleri de biliniyor. Bu nedenle Kıbrıs sorununun artık çözümlenmesi gerekir.

Yalnız yarım asırdan beri birleşme zemininde sürdürülen müzakerelerde olumlu sonuç alınamadı. Yarım asırlık zaman kaybına rağmen, hala daha ‘federe birleşik’ çözüme saplanıp kalmak sadece zaman kazanarak bizi içerden çökertmek beklentisi içinde olan Rum ulusal davasına hizmet etmek demektir.

‘Federal birleşik’ çözüm üzerinde anlaşamadığımıza göre, bu seçenek üzerinde yarım asır daha zaman kaybetmemiz mantıklı bir tutum olamaz. Bu nedenle bundan sonra ayrı devlet, anavatana bağlı özerk devlet gibi diğer çözüm seçeneklerine yönelmeliyiz.

Aksi halde Annan planı veya Guterres önerileri zemininde yapılacak ‘Birleşik federal çözüm’ Girit Türklerinin kaderini paylaşmamıza sebep olacak.

Bilinen bu gerçeklere rağmen son günlerde dövizdeki artış nedeniyle ortaya  çıkan sıkıntılardan kalıcı olarak  kurtulmamızın tek çaresinin, ‘Birleşik Federal çözüm’ olduğu masalının anlatılması geçerli akçe olamaz.

1960-63 birleşik yönetimin başarısız olması ve 1974 sonra oluşan iki devletli yapının her iki halka da  refah , barış ve huzur getirmesi, birleşik federal çözümde ısrar edilmesinin yanlış olduğunu gösterir.

Gerçekte ‘federal bileşik çözüm’ aldatmacası ile Guterres önerileri zemininde kabul edilecek bir çözümde Türk tarafı, kesinlikle kaybeden taraf olacak ve Kıbrıs da Girit gibi kaybedilecektir.

Rum’la birleşmeyi her derde deva gösterenler, genellikle çözüm sayesinde dünya ile bütünleşeceğimizi, uluslararası hukukun parçası olacağımızı ileri sürmektedir.

,Ancak  ‘birleşik federal çözümde’ Rumların bizi ekonomik  tahakkümleri altına alacaklarını ve Filistin Araplarının durumuna düşüreceğini ideolojik saplantıları nedeniyle göremiyor veya söyleyemiyorlar.

Kıbrıs Türk halkı için ekonomik kalkınmanın tek çaresinin federal birleşik çözüm olduğunu ileri sürenler acaba neye dayanarak bu görüşü savunuyorlar?

Halen 20 bin dolayında olan memur sayımızın olası çözümden sonra AB kriterlerine uyum sağlanabilmesi için13500 azaltılacağını neden göz ardı ediyorlar?

Bizi anlaşmaya ikna etmek için hoş görünmeleri gereken yaşanan dönemde bile güneye giden Türklere saldırılması, araçlarının tahrip edilmesi ve iki toplumlu barış şenliklerine katılan Türk müzik sanatçısının bıçaklanması olaylarına rağmen, Rumların bize karşı düşmanca duygularının çözümden sonra  değişebileceğini kabul etmek saflık olmaz mı?

KKTC’den alındığı için bir anıtta kullanılan mozaiklerin tepkiler sonucu sökülmesi, Rum çiftçilerin KKTC den patates alınmasına tepki göstermesi, Rum yönetiminin KKTC’deki Üniversitelere ve turistik tesislere ambargo uygulanması için yabancı ülkeler nezdinde girişimlerde bulunması ve benzeri düşmanca faaliyetleri karşısında, çözümden sonra bizi ekonomik kıskaç altına alarak şimdikinden de daha kötü duruma düşüreceklerini anlamak için kahin olmak mı gerekir?

Sonuç olarak olası federal birleşik çözümden sonra Rumların değişeceğini, bizimle yapıcı ve samimi işbirliği içinde olacağı, sorunlarımızın hallinde bize destek olacağını düşünmemizi haklı gösterecek herhangi bir mantıklı gerekçe gösterilemez.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
21 Nisan 2019, Pazar    En temel sorunumuz
17 Nisan 2019, Çarşamba    Zeytin ağacının önem ve değeri
14 Nisan 2019, Pazar    Tanınma katalizatör olacak
10 Nisan 2019, Çarşamba    Çözüm, barış, birleşme
7 Nisan 2019, Pazar    Halkın oyları ile makamlara getirilenler hizmet etmekle yükümlüdür.
3 Nisan 2019, Çarşamba    Sel felaketi hesap sorma mekanizmasının işletilmemesinin sonucudur
31 Mart 2019, Pazar    İrademize müdahale masalı
27 Mart 2019, Çarşamba    Sağlıklı bir çevre için ağaç varlığımızı artırmalıyız
24 Mart 2019, Pazar    Kıbrıs'ta varlığımızı sürdürebilmemiz nüfusumuzun artmasına bağlıdır
20 Mart 2019, Çarşamba    Son pişmanlığın faydası olmaz

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

En temel sorunumuz
Dr. Orhan AYDENİZ | 21 Nisan 2019, Pazar
KKTC’de devletimizin istenen ve gereken düzeyde  verimli olamamasının en temel sorunu, görevlilerin  ofislerde kalması olduğu görüşündeyim.
Bir çok kişi ülkemizdeki yönetimi başka ülkelerle ve güney ile mukayese etme...
Zeytin ağacının önem ve değeri
Dr. Orhan AYDENİZ | 17 Nisan 2019, Çarşamba
Tarihi kayıtlar, zeytin ve zeytinyağının ilk çağlardan beri mükemmel, yararlı ve şifalı bir ürün olarak tanındığını ve yararlanıldığını gösterir.
Eski Mısır ve Yunanlılarda zeytinyağını, ışık, besin ve dini ayinlerde...
Tanınma katalizatör olacak
Dr. Orhan AYDENİZ | 14 Nisan 2019, Pazar
Yaklaşık yarım asır müzakere tezgahı ile oyalanmamızdan sonra,  Anastasiadis’in son açıklamaları, birleşmek ve federasyon zemininde bir çözüm yapılamayacağını kanıtlamıştır.
Rumların gizlemediği niyetine rağmen, ‘bir...