Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Dr. Orhan AYDENİZ | 9 Eylül 2018, Pazar

'Birleşik federal çözüm' her derde deva mı?

Paylaş  
2
2
2

Bazı kişiler çeşitli nedenlerle, ‘Birleşik federal çözümün’  yani federasyon aldatmacası altında Rum ile birleşmemizin, her derde deva olacağını ileri sürmektedir. Yoğun beyin yıkama kampanyaları ile aldatılan saf vatandaşlar da birleşik çözümün her derde deva olacağı masalına inanıyorlar.

Kuşkusuz müzakerelerin ilelebet uzatılması ve bir anlaşma yapılmaması, kimsenin çıkarına değildir. Yaklaşık yarım asırdan beri sürdürülen müzakerelerde Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak ele alınmayan hiçbir konu kalmamıştır. Her iki halkın beklentileri ve nasıl bir çözüm istedikleri de biliniyor. Bu nedenle Kıbrıs sorununun artık çözümlenmesi gerekir.

Yalnız yarım asırdan beri birleşme zemininde sürdürülen müzakerelerde olumlu sonuç alınamadı. Yarım asırlık zaman kaybına rağmen, hala daha ‘federe birleşik’ çözüme saplanıp kalmak sadece zaman kazanarak bizi içerden çökertmek beklentisi içinde olan Rum ulusal davasına hizmet etmek demektir.

‘Federal birleşik’ çözüm üzerinde anlaşamadığımıza göre, bu seçenek üzerinde yarım asır daha zaman kaybetmemiz mantıklı bir tutum olamaz. Bu nedenle bundan sonra ayrı devlet, anavatana bağlı özerk devlet gibi diğer çözüm seçeneklerine yönelmeliyiz.

Aksi halde Annan planı veya Guterres önerileri zemininde yapılacak ‘Birleşik federal çözüm’ Girit Türklerinin kaderini paylaşmamıza sebep olacak.

Bilinen bu gerçeklere rağmen son günlerde dövizdeki artış nedeniyle ortaya  çıkan sıkıntılardan kalıcı olarak  kurtulmamızın tek çaresinin, ‘Birleşik Federal çözüm’ olduğu masalının anlatılması geçerli akçe olamaz.

1960-63 birleşik yönetimin başarısız olması ve 1974 sonra oluşan iki devletli yapının her iki halka da  refah , barış ve huzur getirmesi, birleşik federal çözümde ısrar edilmesinin yanlış olduğunu gösterir.

Gerçekte ‘federal bileşik çözüm’ aldatmacası ile Guterres önerileri zemininde kabul edilecek bir çözümde Türk tarafı, kesinlikle kaybeden taraf olacak ve Kıbrıs da Girit gibi kaybedilecektir.

Rum’la birleşmeyi her derde deva gösterenler, genellikle çözüm sayesinde dünya ile bütünleşeceğimizi, uluslararası hukukun parçası olacağımızı ileri sürmektedir.

,Ancak  ‘birleşik federal çözümde’ Rumların bizi ekonomik  tahakkümleri altına alacaklarını ve Filistin Araplarının durumuna düşüreceğini ideolojik saplantıları nedeniyle göremiyor veya söyleyemiyorlar.

Kıbrıs Türk halkı için ekonomik kalkınmanın tek çaresinin federal birleşik çözüm olduğunu ileri sürenler acaba neye dayanarak bu görüşü savunuyorlar?

Halen 20 bin dolayında olan memur sayımızın olası çözümden sonra AB kriterlerine uyum sağlanabilmesi için13500 azaltılacağını neden göz ardı ediyorlar?

Bizi anlaşmaya ikna etmek için hoş görünmeleri gereken yaşanan dönemde bile güneye giden Türklere saldırılması, araçlarının tahrip edilmesi ve iki toplumlu barış şenliklerine katılan Türk müzik sanatçısının bıçaklanması olaylarına rağmen, Rumların bize karşı düşmanca duygularının çözümden sonra  değişebileceğini kabul etmek saflık olmaz mı?

KKTC’den alındığı için bir anıtta kullanılan mozaiklerin tepkiler sonucu sökülmesi, Rum çiftçilerin KKTC den patates alınmasına tepki göstermesi, Rum yönetiminin KKTC’deki Üniversitelere ve turistik tesislere ambargo uygulanması için yabancı ülkeler nezdinde girişimlerde bulunması ve benzeri düşmanca faaliyetleri karşısında, çözümden sonra bizi ekonomik kıskaç altına alarak şimdikinden de daha kötü duruma düşüreceklerini anlamak için kahin olmak mı gerekir?

Sonuç olarak olası federal birleşik çözümden sonra Rumların değişeceğini, bizimle yapıcı ve samimi işbirliği içinde olacağı, sorunlarımızın hallinde bize destek olacağını düşünmemizi haklı gösterecek herhangi bir mantıklı gerekçe gösterilemez.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
16 Eylül 2018, Pazar    Yasalara uymamak demokratik hak sayılmamalı
2 Eylül 2018, Pazar    Dünya Barış Günü
26 Ağustos 2018, Pazar    Ekonomik sıkıntılarımızın sebeplerinden biri de nüfusumuzun az olmasıdır
19 Ağustos 2018, Pazar    Hatalı ve zararlı kararlardan vazgeçilmeli
15 Ağustos 2018, Çarşamba    Döviz ve ekonomik sıkıntılardan kurtulmanın çaresi
12 Ağustos 2018, Pazar    Demokrasi başı bozukluk değildir
8 Ağustos 2018, Çarşamba    Hükümet popülist harcamalardan vazgeçilmeli
5 Ağustos 2018, Pazar    Guterres'in garanti önerisi Girit senaryosunu hatırlatır
1 Ağustos 2018, Çarşamba    Seçilmişlerin görevi hizmet etmektir
29 Temmuz 2018, Pazar    Orman yangınlarının önlenmesi için acilen önlem alınmalı

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Yasalara uymamak demokratik hak sayılmamalı
Dr. Orhan AYDENİZ | 16 Eylül 2018, Pazar
KKTC’de çevrenin kirletilmesi, KKTC ve TC ile yetkililerine hakaret edilmesi, genel olarak bir çok yasaya uyulmaması ve yasaların uygulanmaması, işin kolay ve zahmetsiz tarafından bilinçsizliğe ve eğitimsizliğe bağlan...
Dünya Barış Günü
Dr. Orhan AYDENİZ | 2 Eylül 2018, Pazar
Birleşmiş Milletler genel kurulu 1981’de, Genel kurulun açılış günü olan her eylül ayının 3.Salı gününü, Uluslararası Barış Günü ilan etmiştir. 2001’de  ise yine BM Kurulunun  kararı ile 21 Eylül, Barış Günü kabul edi...
Ekonomik sıkıntılarımızın sebeplerinden biri de nüfusumuzun az olmasıdır
Dr. Orhan AYDENİZ | 26 Ağustos 2018, Pazar
Siyasi nedenlerin de etkisi ile,  dövizdeki anormal ve hızlı artış, TL kullanmamız nedeniyle bizi de olumsuz yönde etkilemiştir. Fakat geçmişte yaşanan deneyimlerden de bilindiği gibi dövizden kaynaklanan sıkıntılar g...