Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Dr. Orhan AYDENİZ | 23 Eylül 2018, Pazar

Din dersi okutulmalı mı?

Paylaş  
4
3
3

Ayni adada yaşadığımız Rumların dinlerine aşırı derecede bağlı olduğu, çocuklarını da koyu Elen ve Hristiyan olarak yetiştirmeye olağanüstü önem verdiği inkar edilemeyen bir gerçektir.

Bilinen bu gerçeğe rağmen KKTC’de misyonerlerin gençlerimizi Hristiyanlaştırma faaliyetlerine ses çıkarmayan kişilerin, köylerimize cami yapılmasını ve okullarımızda din dersi öğretilmesini engellemeye çalışması ,iyi niyetli bir davranış olamaz.

Dinin siyasete karıştırılması, çıkar aracı  olarak kullanılması veya dinin arkasına saklanılarak çeşitli entrikalar çevrilmesinin yanlış ve ayıp olduğu inancındayım.

Dinin kişilere göre yorumlanması, kutsal kitabımızda yer almayan bir takım çağdışı, dayanaksız yanlış davranışların  Müslümanlığa atfedilmesinin de karşısındayım.

Arap’ça sureleri ezberletmek şeklindeki din derslerinin de, hiç bir faydası olmayacağı görüşlerine katılıyorum.

Din derslerinde gericiliğin ve Atatürk düşmanlığının körüklenmesini veya dinimizle ilgisi olmayan gerçek dışı davranışların benimsettirilmesini de onaylamıyorum.

Ancak Müslüman olduğumuza göre, çocuklarımıza dinimiz hakkında gerekli bilgilerin verilmesinin  şart olduğu görüşündeyim.

Avrupalıların geçmişte olduğu gibi yaşanan dönemde de dinlerine aşırı derecede bağlıdır. Güneydeki komşularımızın da, dinlerine aşırı derecede bağlı olduğu ve din adamlarının çok etkili güce sahip olduğu biliniyor.

Dini inancın, herkesin hür iradesine bağlı olması gerektiği ve imanın yaratan ile kul arasında olduğu yadsınamaz.Ancak yeni nesillerimizi din bilgisinden yoksun bırakmamız, kolayca başka dinsel veya satanizm gibi sapık akımların etkisi altına girmelerine yol açacaktır.

Son zamanlarda bazı din karşıtlarının basında yansıtılan görüşlerinde, tıpa tıp Hristiyanlığı yayan misyonerlerin İslam dinini kötüleyen sözcüklerin ve örneklerin aynini kullanmaları, bazı gençlerin boyunlarına haç takmaları, bu konudaki faaliyetlerin artık, KKTC’deki çocuklarımız üzerinde ne kadar zararlı olmağa başladığının kanıtıdır.

Hele bazı din eğitimi karşıtlarının, sanki Kıbrıs Türkleri Müslüman değilmiş gibi, okullarda din dersi okutulacaksa diğer dinlerin de öğretilmesi gerektiğini ve  öğrencilere zorla İslam dininin benimsettirilmesinin doğru olmayacağını ileri sürebilmesi, ibret vericidir.

Bazı kimselerin işi daha da ileriye götürerek, okullarımızda din dersi okutulmamasını ve çocuklarımızın istedikleri dini seçmelerine olanak tanınması gerektiğini ileri sürmeleri, yeni nesillerimizin dini bakımdan topluluğumuzdan uzaklaştırılmasının istendiği kuşkunu güçlendiriyor.

Keşke yaşanan dönemde, dünyadaki ve Kıbrıs’taki koşullar şimdikinden farklı olsa da; din, millet paydaşlığı yerine duygusal bir ortaklığı ön plana çıkarabilseydik.

Ancak, halen adanın bir bütün olarak Rumlaştırılması ve bizim de azınlık durumuna düşürülmemiz için Türk halkına karşı yoğun ve sistemli bir mücadele sürdürülüyor. Yalnız yaşanan dönemde, silahla sonuca varılamayacağı bilindiğinden, din ve ulusumuzdan koparılmamız ve kolayca asimile edilebilecek duruma getirilmemizin sağlanmasına çalışılıyor.

Bu planlı ve sistemli kimliksizleştirme faaliyetleri ve saldırılarında, zaman zaman basına da yansıdığı gibi, batılı misyonerlerin de KKTC’de yoğun uğraş içinde olduğu biliniyor.

Bütün bu gerçekler karşısında, okullarımızda din dersi okutulmaması, çocuklarımızın sadece yabancıların etkisi altına girmelerine yarayacaktır.

Bu nedenle çocuklarımıza din dersi okutulmasının isabetli olacağı görüşündeyim.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
1
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Dere Yatakları Bozularak, Sel Felaketine Zemin Hazırlanmaktadır
Dr. Orhan AYDENİZ | 9 Aralık 2018, Pazar
Dereler, yağmur sularının zararsız bir şekilde aktığı yüzlerce yıl içinde oluşan, doğal kanallardır.Derelerin yapısında, çok uzun zaman içinde ‘kendiliğinden oluşan doğal taşkın önleme kapasiteleri’ bulunduğundan, çev...
Dağınık yapılaşma doğal alanların yok edilmesine sebep olacaktır
Dr. Orhan AYDENİZ | 5 Aralık 2018, Çarşamba
Dağınık yapılaşma doğal alanların yok edilmesine sebep olacaktır
Ülkemizde benimsenen ve devletin de yasalarla yönlendirip zorladığı alçak, yaygın ve dağınık yapılaşma, kıt olan topraklarımızın gereksiz yere israf ed...
Müzakerelerde sürekli karşı tarafın tatmin edilmesine çalışılması yanlıştır
Dr. Orhan AYDENİZ | 2 Aralık 2018, Pazar
Kıbrıs sorununda hakkı yenen taraf biz olduğumuz halde maalesef çözüm uğruna sürekli olarak Rum taleplerinin karşılanmasına ve birleşmeye razı edilmesine çalışılması çözüm ve barış yanlısı olmak değil, teslimiyetçilik...