Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Dr. Orhan AYDENİZ | 7 Ekim 2018, Pazar

Gerçekler unutturulmamalı

Paylaş  
18
20
16

1571’de Kıbrıs’ı on binlerce  şehit vererek ve büyük maddi harcamalar yaparak vatan parçası yaptık ;

Kıbrıs adası tarih boyunca hiç  Yunanistan’ın olmadı ve  Osmanlı Türkleri adayı Venediklerden aldı;

Venediklilerin adadan ayrılması ile ortaya çıkan nüfus boşluğu Anadolu’dan getirilen atalarımız tarafından dolduruldu ve böylece buradaki yaşam tekrar normale döndürüldü;

Venedik döneminde Kıbrıs’ta yaşayan Ortodoks Rumlara,  mülk edinme hakkı tanınmazdı. Bu nedenle adanın tüm taşınmaz mallarının mülkiyeti Türklere ait oldu;

1571’de Türk yönetimi Ortodoks kilisesine özgürlük tanıdı, maddi yardımda bulundu,  bir çok ayrıcalıklar tanıdı;

1878’de Türklerin zor durumundan yararlanan İngiltere, Kıbrıs adasının kendisine kiralanmasını sağladı;

Birinci Dünya savaşında da Türkiye’nin karşı tarafta yer alması ve mağlup olması gerekçesi ile, hiç savaşmadan ve bedel ödemeden adayı ilhak etti.

İngiltere adayı ilhak ettikten sonra, Türklere ait taşınmaz malları, yasalara aykırı olarak Rumlara dağıttı ve baskılarla Türklerin göçünü sağladı;

Türkiye 1974’de tekrar şehit vererek ve ağır bedel ödeyerek, Kıbrıs’ın yaklaşık % 36’lık bölümünü özgürleştirdi;

Anavatanımız 1974’den sonra  Kıbrıs Türklerinin  korunması ve ekonomik kalkınması amacı ile, çok büyük harcamalar yaptı.

Halen de KKTC’nin  güvenliğinin sağlanması ve ekonomik kalkınması için, büyük fedakarlıklar yapmaktadır.

Yunanistan ise 2004’te güney Kıbrıs Rum yönetiminin Avrupa Üyesi olmasını sağlayarak, adanın % 66’sını hiçbir bedel ödemeden ve savaşmadan bedavadan örtülü olarak ilhak etti;

Rum-Yunan ikilisi ve arkasındaki emperyalist ülkelerin, aynen Girit ve Makedonya senaryosu ile Türk ordusunun ayrılmasını sağlayarak, Türkiye’yi adadan uzaklaştırmak ve burada yaşayan Türk halkını da azınlık durumuna düşürerek göç ettirmek amacında olduğu inkar edilemeyen açık bir gerçektir;

Yaşanan dönemde Türkiye’nin adadan silah gücü ile uzaklaştırılmasının güç olması nedeniyle, Türk halkının anavatandan koparılması ve korumasız bırakılarak yok edilmesine çalışılmaktadır;

Kıbrıs Türk halkının içerden çökertilmesi faaliyetlerini, maalesef çeşitli nedenlerden dolayı içimizdeki bazı gaflet delalet hatta , ihanet içinde olanlar da pervasızca desteklemektedir;

Rum ulusal davasına hizmet edilmesini önlemekle yükümlü olan bazı siyasi yetkililer de, maalesef devletimizin yıkılması ve halkımızın Rum boyunduruğu altına sokulması yönünde sürdürülen faaliyetleri demokratik hak olarak kabul ederek engellemek yerine, yüreklendirmektedir;

Maalesef sapık  ideolojik saplantıları nedeniyle KKTC’de kilit yerleri işgal eden bazı kişiler de Rum ulusal tez ve davasına hizmet edenlere arka çıkmaktadır;

Bu durumda Türkiye’nin KKTC’nin yıkılması ve Türk halkının içerden çökertilmesi faaliyetleri karşısında daha fazla sessiz kalmaması kaçınılmazdır.

Aksi halde Kıbrıs Türk halkı içerden çökertilecek ve adadaki Türk varlığı aynan Girit’te olduğu gibi yok edilecektir.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
25 Mayıs 2019, Cumartesi    Federasyona takılıp kalmamız zararımızadır
22 Mayıs 2019, Çarşamba    Toplumsal yaşamda hiçbir şey sınırsız değildir
19 Mayıs 2019, Pazar    Bağımlı olacağız masalı
15 Mayıs 2019, Çarşamba    Biz ve onlar
12 Mayıs 2019, Pazar    Hükümetin bozulması
8 Mayıs 2019, Çarşamba    Yasalara uyulmalı
5 Mayıs 2019, Pazar    Basiret
1 Mayıs 2019, Çarşamba    1 Mayıs İşçi bayramı
28 Nisan 2019, Pazar    İhmal felakete sebep olacak
24 Nisan 2019, Çarşamba    Asayiş konusuna önem verilmeli

banner
banner
banner
banner
banner
banner

Federasyona takılıp kalmamız zararımızadır
Dr. Orhan AYDENİZ | 25 Mayıs 2019, Cumartesi
Rum’un ada etrafındaki denizaltı kaynaklarını tek yanlı sahiplenmek istemesi , Fransa’ya üs vermesi, sürekli  silahlanması, yabancı ülkelerle askeri tatbikatlar yapması, federasyon tezgahı ile masada oyalanarak zarara...
Toplumsal yaşamda hiçbir şey sınırsız değildir
Dr. Orhan AYDENİZ | 22 Mayıs 2019, Çarşamba
Dünyanın hiçbir uygar ülkesinde başkalarını aşağılamak, kişiliğine gölge düşürmek, hakaret etmek ve küfretmek,demokratik hak ve ifade özgürlüğü olarak yutturulamaz.
KKTC’de demokrasinin yanlış yorumlanması ve bazı ar...
Bağımlı olacağız masalı
Dr. Orhan AYDENİZ | 19 Mayıs 2019, Pazar
Bazı kişiler maalesef ideolojik saplantıları nedeniyle komik duruma düşme pahasına, halkımızı slogan ve görüşlerle anavatandan koparmağa çalışmaktadır.

Tek dayanağımız olan ve büyük fedakarlıklarla bize ait bir bölg...