Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Dr. Orhan AYDENİZ | 16 Haziran 2019, Pazar

Geçmişin hataları düzeltilmeli

Paylaş  
20
21
18

KKTC’de geçmişte yapılan hatalardan birinin de, Sivil Toplum konusunda olduğu görüşü yaygındır. Hangi örgütlerin Sivil Toplum kapsamına girdiği konusunda dünyada görüş birliği yoktur. Fakat batılı çağdaş ülkelerde; dernekler, sendikalar, vakıflar, Kooperatifler, birlikler, meslek kuruluşları Sivil Toplum Kuruluşu veya Sivil Toplum Örgütü kabul edilir.

Genellikle Sivil Toplum Kuruluşlarının, çoğulcu demokrasi ve katılımın sağlanmasında, vazgeçilmez unsurlar olduğu kabul edilir. Çünkü tek başlarına seslerini duyuramayan bireyler, belirli örgütlerin içinde yer alarak, düşünce ve isteklerini daha etkin bir şekilde duyurabilme olanağına kavuşur.

STK’ları kapsamında bir araya gelen kişiler; mesleki çıkarlarını ve sorunlarını daha kolay çözümleyebilirler.
Ayrıca, kuruluş tüzüklerinde belirtilen faaliyet alanları ile ilgili konularda, ülkenin çıkarına kararlar alınmasında, yasama ve yürütme üzerinde etkili olabilirler.

KKTC’de halen bazı ST֒ler, devletin ulaşamadığı bazı alanlarda açığı kapatmada, yararlı olmakta, toplumsal gelişmelere katkıda bulunmaktadır.

Yalnız ölçünün biraz kaçırıldığı ve gerekli gereksiz, çok sayıda STK kurulduğu inkar edilemeyen bir gerçektir.
Ayrıca bir çok kişi, bazı ST֒lerin tüzüklerinde belirtilen amaçlardan ve üyelerinin mesleki konulardan çok, siyasetle uğraştıkları görüşündedir.

Bir çok kişi de bazı STK’nın yerli yersiz, hükümetlerin faaliyetlerine karıştığı, ülke yararına kararlar üretmelerini zorlaştırdığı, engellediği, eylem ve grev hakkını da baskı aracı olarak kullandığı görüşündedir.

Hele yerli yersiz düzenlenen grev ve eylemler ile, yerleşim yerlerindeki trafik akışının aksatılması ve normal yaşamın zorlaştırması, halkın öfkesine sebep olmaktadır.

Ayrıca bazı STK’nın yabancı yöneticilerle görüşüp ülkemiz hakkında olumsuz faaliyetlerde bulunması , yabancı ülkelerde ve güneyde düzenlenen etkinliklerde ulusal davamız karşıtı görüşleri savunması, halkımızın ezici çoğunluğu tarafından hoş karşılanmamakta ve böyle tutumlar hakkında yasal işlem yapılması istenmektedir.

Hükümetin devlet memurlarının aidatlarını, maaşlarından kesmesi ve STK’nın hesaplarına yatırması, STK’nın ayakta durması bakımından büyük bir hizmettir.

Yalnız bir çok kişi, siyasi iktidarların popülizm nedeniyle STK’na gereğinden fazla haklar ve ayrıcalıklar tanıdığı görüşündedir.
Örneğin sendika yöneticilerinin görevli oldukları süre içinde, ödenekli izinli sayılması ve görev yapmadan bütçeden maaş alması, bir çok kişi tarafından doğru görülmemektedir.

Çünkü uygar ülkelerde yöneticilerin maaşlarını sendika öder. Tarafsızlıklarına gölge düşürülmemesi için de, sendikalar devletten yardım almayı kabul etmez.

Ülkemizde bir çok kişi, bazı STK’nın belirli siyasi partilerin kolu gibi hareket ettiği, gerekli gereksiz eylem ve grevler nedeniyle trafiği aksattığı, vatandaşların yaşamını zorlaştırdığı, Rum ulusal tezlerine arka çıktığı, KKTC’ni aşağıladığı, yürütmenin ülke yararına alabileceği kararları engellediği görüşündedir.

Geçenlerde Belçika’da düğün konvoyu ile trafik sıkışıklığına ve diğer sürücülerin sinirlenmesine sebep olmaları gerekçesi ile, 18 kişinin araçlarına el konuldu, 5 yıl trafikten men edildi ve 2000 Euro para cezasına çarptırıldı. Bu örnek, AB ülkelerinde eylemler nedeniyle, başkalarının yaşamını zorlaştırmanın demokratik hak kabul edilmediğini gösterir.

Bu nedenle, hükümetin STK’nın faaliyetlerini, grev ve eylem haklarını Avrupa mevzuatını dikkate alarak, yeniden düzenlemesinin gerekli ve yararlı olacağı görüşündeyim.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
21 Temmuz 2019, Pazar    Kıbrıs sorununda onlar ve biz
14 Temmuz 2019, Pazar    Sürekli alttan almakla hak kazanılmaz
10 Temmuz 2019, Çarşamba    Bürokratik işlemler
7 Temmuz 2019, Pazar    Her konunun uzmanı olmak
3 Temmuz 2019, Çarşamba    Disiplin ve devlet otoritesi
30 Haziran 2019, Pazar    Nüfus yoğunluğumuz fazla mı?
26 Haziran 2019, Çarşamba    Çözümsüzlüğün nedeni ve çaresi
23 Haziran 2019, Pazar    Anavatanla aramızı açmak bindiğimiz dalı kesmektir
19 Haziran 2019, Çarşamba    Acil gereksinimlere öncelik verilmeli
12 Haziran 2019, Çarşamba    Devlet otoritesi

banner
banner
banner
banner
banner

Kıbrıs sorununda onlar ve biz
Dr. Orhan AYDENİZ | 21 Temmuz 2019, Pazar
Rum-Yunan ikilisinin geçmişten günümüze değişmeyen hedefi, Kıbrıs’ın tümünü ele geçirmektir. Halen %66’sını ele geçirmelerine rağmen geriye kalan bölümünü de almak için yoğun mücadele içindedirler.
Rum- Yunanistan ik...
Sürekli alttan almakla hak kazanılmaz
Dr. Orhan AYDENİZ | 14 Temmuz 2019, Pazar
1948 tarihli Birleşmiş Milletlerin kabul ettiği insan hakları beyannamesine göre: ‘bütün insanlar özgür, onur ve haklar bakımından eşit doğarlar, akıl ve vicdana sahiptirler. İnsanlar birbirlerine karşı kardeşlik anla...
Bürokratik işlemler
Dr. Orhan AYDENİZ | 10 Temmuz 2019, Çarşamba
Devlet kuruluşlarındaki gereksiz ve mantığa aykırı bürokratik işlemler, vatandaşları boş yere sıkıntıya sokmakta ve devletinden soğumasına sebep olmaktadır.Ayrıca yatırımları zorlaştırmakta, tek tük gelen  yabancı yat...