Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Dr. Orhan AYDENİZ | 11 Ağustos 2019, Pazar

Yanlış çözümle adadaki barış ortamı bozulmamalı

Paylaş  
16
17
16

Tarihi belgeler 1878’den sonra ülkemizde,  aralıklarla toplumlar arası çatışmalar olduğunu göstermektedir.

1957 toplumlararası çatışmalardan sonra kurulan ve sadece 3 yıl yaşatılabilen 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti döneminde de silahlı çatışmalar olmamakla birlikte, iki halk arasında rekabet, sürtüşme ve bir biri üzerinde üstünlük kurmak çabası vardı.

Barış harekatı sayesinde 1974’den sonra her iki halkın da barış ve huzur içinde yaşama olanağına kavuştuğu inkar edilemeyen bir gerçektir.1974 öncesi ve sonrasındaki durum dikkate alındığı zaman, iki halkın yan yana yaşamasının en ideal seçenek olduğu anlaşılmaktadır.

Bu durumda halen barış  ve huzur içinde yan yana yaşayan iki halkın, hiçbir gerekçe ile yeniden birleştirilerek çatışma riski altına sokulması, iyi niyetli bir uyulama olamaz.

Atamız Atatürk’ün ‘Yurtta Sulh Cihanda Sulh’ ilkesi, yurt içinde barış, sükun, güven içinde yaşamayı, ayni zamanda uluslararası barış ve güvenliği hedef alır.

Son yıllarda orta doğunun kan gölüne dönüştürülmesine karşın, Kıbrıs’ta asırlardan beri bir biri  ile çatışan iki halk, Türkiye sayesinde  1974’den sonra barış içinde yaşamaktadır.

Normalde Kıbrıs’ta iki halkın barış, uyum, huzur ve işbirliği içinde yan yana yaşaması kimsenin karşı çıkmaması gereken güzel bir idealdir.

Yaşanan deneyimlere ve bazı yabancı devlet adamlarının bile, Kıbrıs’ta barışı sağlayan şimdiki iki bölgeli modeli başarılı bir örnek göstermesine karşın, Rum ve içimizdeki yandaşları yeniden birleşmeyi, eski günleri dönüşü ve böylece barışın bozulması yönünde yoğun faaliyetler içinde bulunuyor.

İşin acı ve ibret verici yanı; ülkemizde sözde solcu, barışsever, hürriyetçi ve ilerici geçinen bazı kişi ve kuruluşlar da, adadaki huzur ve barışın bozulmaması ve sürdürülmesi yerine,  eskiye dönüşe yol açacak birleşmeyi savunuyor.

Öte yandan uzun vadeli çıkarları nedeniyle adanın Yunanistan’a bağlanmasını ve  Türkiye’nin adadan uzaklaştırılmasını isteyen batılı emperyalistler ile güdümlerindeki kuruluşlar da iki halkı birleştirerek barışı bozmaya çalışıyor.

KKTC’de bazı siyasiler ile bunların güdümündeki ST֒ler ile kuruluş ve kişiler de, Rumların bizimle birleşmeye razı edilmesi için, tüm taleplerinin kabulünü ve anlaşma yapılamasını barış olarak gösteriyor.

Ancak yaşanan acı deneyimlere ve  son müzakerelerde verilen korkunç ödünlere rağmen, Rum tarafının dayattığı koşullarda  birleşmeyi savunanların, barışa hizmet etmediği aşikardır.

Bir çok kişi gibi ben de KKTC’de bazı siyasiler ile onların güdümündeki STÖ ve kişilerin, zamanla Kıbrıs’ın kuzeyinin Türkleşmesini, kökleşmesini istemedikleri için, her koşulda birleşik çözümü destekledikleri görüşündeyim.

Ancak Rum tarafının dayattığı birleşmenin kabulü; 1974’den sonra sağlanan barışı bozacak ,göçe, sefalete, acılara, çatışmalara  zemin hazırlayacak. Bu sonuçtan da, halen her koşulda birleşmeden yana olanlar da zarar görecektir.

Bu nedenle ‘barış’ diyerek, halen mevcut olan kalıcı barışı bozmak çabasında olanlar, çok geç kalmadan kötü bir çözümde başımıza gelebilecek felaketleri dikkate almalı ve daha sorumlu davranmalı.

Barış sloganı atarak birleşmek için eylemler yapanlar, artık gerçekleri görmeli ve ’barış’ diyerek barışı bozmağa çalıştıklarının farkına varmalı.

Tüm halkımıza; mutlu,  huzurlu ve barış içinde daha nice bayramlar dilerim.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
21 Ağustos 2019, Çarşamba    Şükretmek yerine vefasızlık ve nankörlük ayıplanmalı
18 Ağustos 2019, Pazar     Ağlamayan çocuğa emzik yok
15 Ağustos 2019, Perşembe    Anavatanın getirdiği suyu akılcı kullan
7 Ağustos 2019, Çarşamba    Bize dayatılan birleşme Girit tezgahını anımsatır
4 Ağustos 2019, Pazar    Acilen devleti koruyucu yasal düzenlemeler yapılmalı
24 Temmuz 2019, Çarşamba    Barış düşmanları
21 Temmuz 2019, Pazar    Kıbrıs sorununda onlar ve biz
14 Temmuz 2019, Pazar    Sürekli alttan almakla hak kazanılmaz
10 Temmuz 2019, Çarşamba    Bürokratik işlemler
7 Temmuz 2019, Pazar    Her konunun uzmanı olmak

banner
banner
banner
banner
banner

Şükretmek yerine vefasızlık ve nankörlük ayıplanmalı
Dr. Orhan AYDENİZ | 21 Ağustos 2019, Çarşamba
İçinde bulunduğumuz koşullar nedeniyle, bir oyunun devlet tiyatrolarında sahnelenmesinin uygun görülmemesi nedeniyle, bazı kişilerin yaptığı açıklamaların zamansız, gereksiz, yararsız ve sorumlu olmadığı görüşündeyim....
 Ağlamayan çocuğa emzik yok
Dr. Orhan AYDENİZ | 18 Ağustos 2019, Pazar
Geçmişten günümüze tüm Rum siyasiler, ulusal hedeflerine ulaşmak mücadelelerinde, daima hakkı olmayanı bile elde etmek için canla başla uğraşır;
Yabancıların daima kendilerinden yana olmasını  ve açıklama yapmasını i...
Anavatanın getirdiği suyu akılcı kullan
Dr. Orhan AYDENİZ | 15 Ağustos 2019, Perşembe
Suyun akılcı ve hesaplı yönetilmesi için gerekli adımlar atılmalıdır.
Geçmişten kalan belgeler, adamızda bir çokdefa şiddetli kuraklıklar yaşandığını ve bu nedenle insanların başka yerlere göç etmek zorunda kaldığını...