Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Radar REŞAT | 26 Haziran 2011, Pazar

Menfaat çelişkisine bürünmüş icraatlara kim dur diyecek?

Paylaş  
4
2
4

Son yazımda (27 Mayıs- Ekonominin Sesi- Havadis) da vurguladığım gibi, tüm sorunlarımızın temelinde yatan, “Politik yolsuzluk rüşvet ve partizanlığın, hukukun üstünlüğünü işlersiz kılacak kadar yoğunlaşması gerçeği ve buna ilaveten Yargının, Devlet’in  Yürütme Organı ile BÜTÜNLEŞMİŞLİĞİ” olduğu iddiamı yineleyerek, yazıma daha farklı örneklerlele devam edeceğim. ^

Günlük hayatı ve sosyal düzeni yerinden sarsan ve birçok mağduriyetin yaşanmasına sebep olan öylesine yasal boşluklar vardır ki, gündem yapılmaması için sanki birileri özel çaba göstermektedir.

NEDEN ACABA ?

İvedilikle bu boşlukları düzenleme yerine, onları  gündem dışı bırakma nedenleri neler olabilir? Bunları anlamak gerçekten çok zor.

i. Kişisel menfaat çelişkisi içine bürünmüş yolsuzlukları hizaya getirecek, adaleti sağlayacak  bir Yargı organının eksikliği de mi bu yüzden el dahi sürdürülmeden yıllar yılı hasır altı edildi ve hala ediliyor?
ii. Ekonomiyi canlandıracak girişimlerin yer almasında zaruri olan Güvenilirlik ortamının yaratılması amacına kişisel menfaat çelişkisi içine bürünmüş, icraatları uhdesinde yaşatmanın güven sağlayıcı değil, güven sarsıcı niteliği taşıdığını niye inkar eden bir tutum içindeyiz ki? 

Böylesine yaratılan  “Güvensiz Ortam”,  müspet olanı da kısa sürede etkisiz kılabildiği, yıkabildiği, bir virüsün vücudu sağlıksız hale dönüştürebildiği misali harab edebildiği içindir ki,  bu konuyu tekrar ele almayı uygun buldum.

*** Hükümetlerin, istikrarlı bir güven ortamı yaratması bir amaç ise, bu amaca ulaşabilme, onu, su geçirmez sarsılmaz ADALET temelleri üzerine oturtma görevi ve mükellefiyetinin idraki ve kaçınılmazlığı, niye alınması gereken ciddiyetle ele alınmamamakta ve ısrarla  göz ardı edilmek istenmektedir?
Halk, iktidarları, hükümetleri, bu güvenilir ortamı yaratacak  ve onu mümkün kılacak donanıma sahip, duyarlı yöneticiler olduğu inancı ile seçer ve yetkilendirir. Yetkilendirmedeki esas amaç budur kanısındayım.

ANA GÖREV

*** Güvenilir  bir sosyo-ekonomik ve sosyo- politik  adil düzen yaratma,
*** onu istikrarlı kılacak yasal yapılanmayı oluşturma,
*** doğru olandan ödün vermeden, bu amaca ulaşma hedefinden sapmaksızın güvenilirliği yerine getirme, tüm seçilmiş hükümetlerin ana görevidir.

Devlet yönetiminde sorumlu makamın, menfaat çelişkisinden arınmış olması  zaruriyetini hasır altı eden bir tutumla, yasal boşlukları nasıl doldurulabilir ki?

Yasal boşluklar doldurulmadan da, güvenilir ortam yaratma amacı bizi teğet geçer.

Daha da acı bir deyimle sadece çöldeki serap görüntüsü gibi kalır.

Evet tam da öyle. Güvenilir ortam yaratılması amacından sapmanın, başaramamanın ağır sosyal bedelini, maalesef  yaşayarak öğreniyoruz. 

Ancak,

Bu ağır bedelin faturasını ödeyen buna sebep olanlar, hesap vermesi gerekenler  değil de, yine mağdur olan halka ödetmek midir  hükümet olabilme? Değildir elbette ki! 

İşte sorun burda zaten. Genelden özele inecek olursak;
Makamların menfaat çelişkisi içine bürünmüş icraatlarına, mağdurlara bedel ödeterek devam etmelerini gözlemlemek gerçekten çok üzücüdür.

İşte bir başka  menfaat çelişkisi örneği daha:

BANKALARIN YÜKSEK FAİZ ORANLARI UYGULAMALARI.

Bankaların  FAHİŞ FAİZ ORANLARI uygulamaları, altından çıkılması her geçen gün daha da zorlaşan bir boyuta ulaşmış durumdadır. 

Altında inim inim inleyen bir borçlu kitlesi yaratılmıştır.

Bu konuyu özel olarak ele aldığım bir televizyon programında “yakında yepyeni bir FAİZZEDELER gurubuyla karşılaşabilirsiniz demiş, bu durumu öncelikle Maliye Bakanımızın gündeme getirmesi çağrısında bulunmuştum. Bu konu ile ilgili yasal boşlukların da ivedilikle hükümetimiz tarafından doldurulmasının kaçınılmazlığını ayrıca vurgulamıştım. Bu  çağrıları, altını çizerek yineliyorum.

Sanki 2001 bankalar krizi, mudiler sorunu yaşanmamış gibi hareket etme lüksümüz yoktur. Bu konuda ders almayı düşünmedik gibi. Serbest Piyasa koşullarını oluşturan yasal düzenlemeler bunca zaman yapılmamıştır.

Barolar birliği haykırmaktadır. Borç Hukuku, İcra İflas Hukuku, Borç Tahsil etme ile ilgili tüzükler ve yönetmenliklerin hala eksik olduğu bir ortamda,  faizlerin serbest bırakılması ve uygulamada her üç ayda bir %127 bileşik faiz uygulamalarına tabi tutulan borçluların getirildiği noktaya, bakınız yakında daha kimler getirilecektir? Devletin kendisi de maalesef o noktadadır. Yüksek faizden borçlanma yapmanın bedelini kim ödeyecektir? Cevap çok basit.

Durum nelere gebe olabilir ki? Pekala bütün bu yasal boşlukların doldurulması çalışmaları niye bunca zaman ihmal edilmiştir? O zaman, bu fahiş faiz durumun gündeme getirilmemesinin nedeni, makam sahiplerinin kişisel menfaatları doğrultusunda görev yapmalarını engelleyecek mevzuatın olmayışı, yasaların boşluğundan rant elde edildiği iddialarına yol açmaz mı? Takınılan tavırların, bu iddiaları doğrular mahiyette olduğu kuşkusuyla, bundan kaçınmamalarını da yorumsuz bırakıyorum.                                                                                                                   

YETKİLİLERE ÖNERİM

Yukarıda değindiğim FAİZZEDELER sorunu yaşanmadan bu durum kararlılıkla çözümlenebilir.
Tekerleği yeniden keşfetmeye gerek yoktur. 

Krediler için Anavatan Türkiye’nin para kurumunun  uyguladığı gösterge faiz oranlarını  KKTC’de baz alarak, faiz oranlarını bu çerçevede düzenleme yetkisini, kendi Merkez bankamızın yetkilendirilmesiyle, serbest piyasa koşullarına zemin olacak yasaları da geçirerek,  disipline edebiliriz diye düşünüyorum. Yukarıda değindiğim yasal boşlukları doldurup, serbest piyasa koşullarını bizlerin de oluşturup yürürlüğe koymamamızı engelleyen sebepler nelerdir?

Yüksek faiz uygulamalarının devamını isteyen menfaat gurupları kimler olabilir? Bu soruya cevaben bunlar içerisinde,

a. Banka sahipleri ve yan kuruluşları,
b. Tefeciler,
c. Banka ve tefeci kuruluşların reklamlarını yapan medya ve reklam şirketleri,
d. Bankaların muhasebe, murakabe ve denetçi kuruluşlar,
e. Hukuk müşavirliği yapan firmalar  veya özel statüdeki hukuk müşavirlerini sayabilir miyiz?

Menfaat çelişkisini yansıtan manzara ortadadır.

Durumu düzeltme mükelelfiyeti  Maliye Bakanı’nın öncülüğünde Hükümete kalmıştır.

Durumu düzeltecek, ek düzenlemeleri yapabilecek  uzman kişilerin toplumda  var olduğu gerçeğini de değerlendirerek, hükümetimizin kararlılıkla, bu sorunu gerektirdiği duyarlılık  içerisinde ve ivedilikle çözebileceği umudunu canlı tutuyorum. 

Bu sorun tamamen çözülünceye kadar, gündemimizde tutularak halkın rahatlamasını sağlamak, işin en doğru olanıdır.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
1
ONAY BEKLEYENLER
0
16 Temmuz 2011, Cumartesi
muhsin demirel         - lefkoşa
Çok haklısınız..Bu gerçeklere rağmen atletsizliğini üzerinden atamayan bizler degil miyiz..Neden doğrular harekete gecemiyoruz?rahatlık bir nevi uyuşturucudur buna sebep olanlar kimler ?

YAZARIN SON 10 YAZISI
14 Mayıs 2016, Cumartesi    Müşavirlik, popülizm ve kifayet
24 Eylül 2015, Perşembe    Tüm halkımıza mutlu bayramlar dilerim
18 Kasım 2014, Salı    Sorunu çözün, sorumluyu sonra bulursunuz
2 Temmuz 2012, Pazartesi    Olamaz olamaz olamaz olamaaazzz
25 Haziran 2012, Pazartesi    Vatan sevgisi ve vatanseverlik
25 Haziran 2012, Pazartesi    Vatan sevgisi ve vatanseverlik.
4 Ocak 2012, Çarşamba    Yeni sene mesajı
11 Aralık 2011, Pazar    Yönetimlerin görev ihmalkarlıklarının ağır bedellerini hep halk mi ödeyecek?
10 Ekim 2011, Pazartesi    Vijdanımızla sınav vermeye hazır mıyız?
29 Mayıs 2011, Pazar    Devlet yönetiminde etik ve ahlaki kurallar "olmazsa olmaz"ı ve bizdeki boşluk

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Müşavirlik, popülizm ve kifayet
Radar REŞAT | 14 Mayıs 2016, Cumartesi
Hasbelkader bir partiye yakın olmuş. Üst düzey yönetici görevine getirilmiş. Sonra da partisi hükümetten gidince hiçbir iş yapmadan devletten maaş alanların varlığı beni de rahatsız ediyor.
Hatta sinirlendiriyor dese...
Tüm halkımıza mutlu bayramlar dilerim
Radar REŞAT | 24 Eylül 2015, Perşembe
Bu gün bayram arifesindeyiz. Hepimizin,  sevdiklerimizle paylaşacağı, güzel anılar yadedeceği, büyüğümüzü küçüğümüzü bağrımıza basarak sevindireceği bir gün. Herkesin bayramını şefkat dolu duygularımla kutlarım. Mübar...
Sorunu çözün, sorumluyu sonra bulursunuz
Radar REŞAT | 18 Kasım 2014, Salı
Kıbrıs Türk Havayolları ve CAS Eski çalışanlarının durumu gerçekten sıkıntılı. Açlık grevi noktasına gelip bir mücadele vermek için gerçekten zor durumda ve kararlı olmak gerekir. Talep basit.
Onlar CAS’ta çalışmaya ...