Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Radar REŞAT | 4 Ocak 2012, Çarşamba

Yeni sene mesajı

Paylaş  
6
6
5

Tüm halkımızın Yeni Yılını  kutlar ve mutluluklar dilerim.

Bu iyi dilek mesajımla yetinemeden,  uzun süreden beri yoğunlaşan halkın moral düşüklüğünü gözlemlemiş olmam, bir ilave  yapmayı yerinde buldum. 

Yeni Yılda  yeniliklerle, yeni beklentilerle mutluluğu yakalama amacına ulaşmamız mümkün mü? Tabii ki mümkün. Mümkün olanı mümkün kılma görev ve sorumluluğu da bizlerin olduğunu da biliyoruz. Bunu başarmanın yolunun, mutsuzluğumuza  neden olan unsurları etkisiz kılmakla,  bir daha bizleri rahatsız etmeyecek şekilde ortadan kaldırmakla mümkün olacağı inancındayım.

Bunu başarmakta gerekli olan azim ve karalılığın bizde mevcut olduğunu vurgulayarak, bu konudaki inancımızı kendimize yeni yıl girişinde yinelemenin ve  hatırlatmanın tam zamanıdır diye düşünüyorum. 

Gelin,hep beraber,

“İlkesiz ve Kirlenmiş Politikalarla” ve Kötü Yönetim ile yönetilmenin emsallerini tekrar tekrar görmeye de, bedel ödetilerek huzursuz  yaşamaya da, moral çöküntüsüne de son verme mücadelesi için uğraşıda bulunacağımız vaadımızla  and içelim. 

Bu meyanda, demokratik haklarımız ve adalete olan bağımlılığımıza sadık kalarak,   gereğini yapacak güç ve iradeyi ortaya koymaya  davet ediyorum.

Yeni yıl mesajımız ve parolamız,

“SİL BAŞTAN YAPILANMAK” olsun.

Gerekçesi de şu:

Bir bina düşünün. İnşaatın temelleri standard dışı kalitesi düşük dayanıksız malzeme kullanılarak yapılmış.

Bu yetmiyormuş gibi binayı ayakta tutan beton sütunları da  yine standartlara uyulmadan inşa edilmiş. Ana  malzemelerinde  hile ve sahtekarlık mevcut.  Duvarlar ise ha keza öyle.

Böylesine inşa edilmiş bir bina tasavvur edin. 

Sadece, güzelce sıvanarak bütün kusurlar kapatılmış. Sanki o sıva, örtülmeye çalışılan kusurları ortadan kaldıracak yok edecekmiş.

Sanki zaman aşamasında o kusurlar, o kapatılmaya çalışılan utanç kaynağı usulsüzlükler, sahtekarlıklar yüze çıkmayacak, ilelebet örtülü kalacakmış. Mümkün mü?

Yıllık sıva, binanın önünden geçen herkesi aldatsa  dahi,  hileli standard dışı  malzemelerle donanmış temeller ve  sütunlarla  oluşan o binayı, o kapatılmaya çalışılan kusurlar,  ergeç içten kemirerek  yıkıma mahkum etmeyecek mi? Elbette  “Çökertecektir”.

Tamiri imkansız kılınmış, çökertilmeye mahkum edilen bu binayı yine ısrarla,  mesleki ahlak ve  etiği dışlayan , usulsüzlük ve sahtekarlıklara da yer verebilen, bilimselliği kenara atmış, üstelik hesap vermemeyi de yeğleyen zihniyete  yeniden inşa etmek yetkisi verilir mi? 

Vermek, ABESLE İŞTİGALİN tam kendisi olmaz mı?   O zaman alternatif, binayı sil baştan yeniden, yep yeni bir anlayışla inşa etmektir.

YENİDEN YAPILANMADA  TEMEL İLKELER.

** bilimsel yaklaşımın dikte ettiği esaslar ve prensiplerden ayrılmamak,

**  meslek  etiği ve ahlak kurallarına  şaşmadan  tüm şeffaflığıyla riayet etmek temel ilkelerdir.

**  Özverili gayretlerle, sözü edilen ilkere bağımlı kalarak,  binanın gerek yapısal güvenilirliği, gerekse ikamet edenlerine  sağlanan hizmetlere olan güveni ön safhada tutan yaklaşım ve zihniyetle tasarlanarak inşa etmek, elbette işin doğru olanıdır.
Yaşayanlarının, ikamet edenlerinin  huzuru, mutluluğu ve yaşam kalitesini ön safhada tutan bir zihniyetle inşa edilecek bir bina ile Devlet inşa etmedeki paralellikten söz ediyorum takdir ettiğiniz gibi.

“Devlet nedir” sorusuna gelince,

Devlet, Vatandaşlarının huzur içinde yaşadığı  “Büyük” ve  “Kutsal” bir mekandır. Yani,

Devlet, Vatandaşın mekanının mekanıdır. Barınağıdır.

Öyle bir barınak ki:

** Her Vatandaşı için var olan bu “Mekan’da” kayıtsız  şartsız herkes, ayni kanun karşısında eşit olduğu gibi,

 kimsenin hukuk üstünlüğünün olmadığı ve  olamayacağı, 

 Adaletin böylesine sağlandığı ve de güven altına alındığı,

 yaşamını huzur  ve güvenle sürdürebildiği gibi her zaman da sürdürebileceği inancının herkesce paylaşıldığı bir mekandır.

Öyle bir mekan ki:

** Vatandaşının yaşam kalitesini, hayat standardını yükseltme amacına ulaşmada kişide var olan yapıcı ve yaratıcı yeteneklerini, çalışma azmi ve rekabet edebilirliğine olan  özgüveni sonucu üretebildiği, ürettiğini de sergileyebildiği bir mekanıdır, Bununla da kalmadan,

**  ürettiğinin de sergilediğinin de maddi ve manevi karşılığını,  adil yöneticilik  anlayışının  mevcut kılınmışlığıyla  görebildiği ve ileride de görebileceğine inandığı  bir mekanıdır.

Onun bu inancının arkasında olan da, her zaman sözünü ettiğim,  Güven ve Güvenilirlik Ortamı ve Düzeninin yaratılmış olmasıdır.

Böylesine bir ortamı yaratabilen zihniyetlerin yetkili kılınmaları sonucu elbette.

Eğer, böylesi bir Devlet inşa etmek istiyorsak,

 ** Ayrıcalıklardan  arınmış,  halkı tümüyle  kucaklayan politikaları tanzim ederek,

• Politik iradenin yargı denetimiyle   sınırlandırılmasını sağlayan,

•  yolsuzluklara fırsat vermeyen adalet ve hukuk düzeniyle halkı kucaklayan,

• vatandaşını değer yaratmaya motive eden politikalar güderek,

** liyakat ve başarının mükafatlandırıldığı,

** ayırımcılığın kanun dışı edildiği,

**kanun dışı davrananların şimdi olduğu gibi korunduğu  hatta taltif edildiği değil,  tekdir edildiği, cezalandırıldığı,

** sahtekarların yargılanarak  adalete olan güvenin böylece sağlandığı bir Mekan  bir Devlet inşa etmeyi yaratmayı amaçlıyorsak, bunu inşa etme yolunu da, ilkelerini de prensiplerini de denetim ve kontrol mekanizmalarını da, yargıyı etkili kılacak ve Adaleti sağlayacak oluşumu da tekrar gözden geçirerek  belirlemek mecburiyetindeyiz.

KİM Mİ YAPACAK sorusuna cevaben

“iyi ile kötüden, doğru ile sahtekardan ayni mesafede kalarak kendi iktidar olma amacının  ötesini görmeyen ve düşünmeyen,
bilimsellikten uzak, usulsüzlük yetmiyormuş gibi sahtekarlığı da yolsuzlukları da uhdesinde yaşatan ve yaşatırken de toplumda yarattığı huzursuzluğu idrak edemeyen, bilgi düzeyinin en çok YÜZEYSEL kelimesiyle tanımlayacağmız, sergilediği  yüzeyselliğinin  farkında dahi olmayan çökertici yöneticilik zihniyetini, bu zihniyetin rantcılarını yetkilendirerek inşa edemeyiz” diyorum.

Bu nedenle tekrar tekrar mevcut düzene tümüyle SİL BAŞTAN diyorum.

“Devlet” denildiği zaman, “Devlet Yöneticiliği” denildiği zaman, benim anladıklarım bunlardır.

Yarım asıra yakın zaman harcadığım üç ülkedeki fiilen yaşadığım tecrübelerimi kaleme almaktayım şu an. 

Toplum sevgisi ve saygısının varlığının kanıtı,  bunları gerçekleştirmekten geçer.

Bunu,  toplumunun  tümünü ayrıcalıksız kucaklayamayanlarla  gerçekleştiremeyiz.

Ayrıcalığın mimarlarının neleri, ne pahasına hangi amaç için yaptıklarını yeterince görmedik mi?

O zaman soruyorum:

Buna HAZIR MIYIZ? Devleti yeniden düzenleme görevini üstlenmeye, Yeniden yapılanmada elimizi taşın altına koymaya hazır mıyız?

Cevap EVET mİ? Gerisi kolay.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
14 Mayıs 2016, Cumartesi    Müşavirlik, popülizm ve kifayet
24 Eylül 2015, Perşembe    Tüm halkımıza mutlu bayramlar dilerim
18 Kasım 2014, Salı    Sorunu çözün, sorumluyu sonra bulursunuz
2 Temmuz 2012, Pazartesi    Olamaz olamaz olamaz olamaaazzz
25 Haziran 2012, Pazartesi    Vatan sevgisi ve vatanseverlik
25 Haziran 2012, Pazartesi    Vatan sevgisi ve vatanseverlik.
11 Aralık 2011, Pazar    Yönetimlerin görev ihmalkarlıklarının ağır bedellerini hep halk mi ödeyecek?
10 Ekim 2011, Pazartesi    Vijdanımızla sınav vermeye hazır mıyız?
26 Haziran 2011, Pazar    Menfaat çelişkisine bürünmüş icraatlara kim dur diyecek?
29 Mayıs 2011, Pazar    Devlet yönetiminde etik ve ahlaki kurallar "olmazsa olmaz"ı ve bizdeki boşluk

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Müşavirlik, popülizm ve kifayet
Radar REŞAT | 14 Mayıs 2016, Cumartesi
Hasbelkader bir partiye yakın olmuş. Üst düzey yönetici görevine getirilmiş. Sonra da partisi hükümetten gidince hiçbir iş yapmadan devletten maaş alanların varlığı beni de rahatsız ediyor.
Hatta sinirlendiriyor dese...
Tüm halkımıza mutlu bayramlar dilerim
Radar REŞAT | 24 Eylül 2015, Perşembe
Bu gün bayram arifesindeyiz. Hepimizin,  sevdiklerimizle paylaşacağı, güzel anılar yadedeceği, büyüğümüzü küçüğümüzü bağrımıza basarak sevindireceği bir gün. Herkesin bayramını şefkat dolu duygularımla kutlarım. Mübar...
Sorunu çözün, sorumluyu sonra bulursunuz
Radar REŞAT | 18 Kasım 2014, Salı
Kıbrıs Türk Havayolları ve CAS Eski çalışanlarının durumu gerçekten sıkıntılı. Açlık grevi noktasına gelip bir mücadele vermek için gerçekten zor durumda ve kararlı olmak gerekir. Talep basit.
Onlar CAS’ta çalışmaya ...