Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Radar REŞAT | 14 Mayıs 2016, Cumartesi

Müşavirlik, popülizm ve kifayet

Paylaş  
14
15
11

Hasbelkader bir partiye yakın olmuş. Üst düzey yönetici görevine getirilmiş. Sonra da partisi hükümetten gidince hiçbir iş yapmadan devletten maaş alanların varlığı beni de rahatsız ediyor.

Hatta sinirlendiriyor desem yeridir.

Ülkedeki insanların çoğunluğunun, işe gidip gelmek için masraf yaptığı, iş yerinde insanın en değerli varlığı olan zamanını harcadığı, kılık kıyafet için para harcadığı, öğle yemekleri için kazancından pay ayırdığı ve varsa küçük çocuklarının bakımı için fedakarlıklar yaptığı bir ortamda, hiç işe gitmeden, dolayısıyla bu masrafları dahi yapmadan, devletin maaş skalasının en üst perdesinden maaş çeken insanların olması beni ifrit ediyor.

Bugünlerdeki “Müşavir yaratmama” tartışmasına bakarken ama daha fazla kızıyorum.

Öyle sinirleniyorum ki, bu yazıda beni mahkeme koridorlarında süründürecek ifadeler yazmamak için kendimi zor tutuyorum doğrusu.

Müşavir yaratmamak başka bir şeydir, müşavirlik hakkı vermemek başka bir şeydir. Önce bunu idrak etmemiz lazım.

CTP iktidara geldiğinde UBP ya da DP tarafından atanan müdür ve müsteşarlar görevden alınıp müşavir yapılmadı mı?

Aynı şekilde UBP iktidara geldiğinde ilk işi CTP’nin göreve getirdiği üst düzey yöneticileri görevden alıp evlerine, herkes işe yetişmek için telaş ederken, maaşlarını aldıkları halde pijamaları ile Serhat İncirli’yi seyretmek üzere göndermedi mi?

Müşavirlik hakkı vermemek için mevcut müşavirlerden üst düzey yönetici atamak tabi ki akıl karıdır.

Zaten maaşını ödüyoruz bari karşılığını alalım mantığı tabi ki doğrudur.

Ancak atama yöntemlerine bakıldığı zaman ve daha yakın geçmişe kadar işi yapıp yapamayacağı değil, parti rozetine bakılarak yapılan üst düzey atamalar sonrasında oluşan müşavirlerin sırf müşavir yaratmamak adına getirilecekleri yeni görevlerdeki yetersizlikleri hala bakidir.

Yani sırf müşavirdir diye, mevcut işi yapabilecek biri dururken, işi laikiyle yapabilecek olanı değil de halihazırda maaşı çeken birisini o spesifik yere atamak ne kadar doğru olur?

Aslolan işin yapılması ve bürokrasi ile birlikte devlet işlerinin yürütülmesi değil midir?

Bu bir tercih meselesidir.

Ya işi yapabilecek olanı atayacaksınız, bir başka ifadeyle liaykata, kifayete bakacaksınız, ya da işin yapılmasını boş verip, popüler bir söylem haline gelen “müşavir yaratmama” dalgasına kapılıp kim varsa onu atayacaksınız.

Bugün yapılan “müşavir yaratılıyor” söylemi popülizmden başka bir şey değil.

II Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ı dün sabah izlerken, sanki bu ülkede hiç ülke yönetimine gelmemiş ve bir üçlü kararnameye hiç imza atmamış ve hiç müşavir hakkı vermemiş birisini dinliyor gibiydim. Son 8,5 aylık hükümette bunu yapmamış olmak geçmişte yapılmış olanları temizlemiyor ki.

Lideri bulunduğu partinin yarattığı müşavirlerin listesini çıkarıp yayınlayalım mı yani?

Popülizm aldı başını gidiyor vesselam.

Sayın Talat halkı bu konuda isyan etmeye çağırırken, Cumhurbaşkanı Akıncı’ya da “Ben olsam imzalamazdım” diyerek üstü kapalı bir çağrı daha yapıyor.

Bıraksak bu işleri artık diyorum.

Tabi bu hükümetin de suçu yok değil.

Hükümet programını yazarken, bu popülist trende dahil olmayıp, “Mümkün olduğu kadar müşavirlik hakkı vermemeye özen göstereceğiz ancak liyakat ve kifayet üst düzey atamalarımızda esas olacaktır” şeklinde bir ifade bu tartışmaları başlamadan bitirecekti.

Ve bir boşuna yazılmış, kimsenin okuyup da “ya bu adam doğru söylüyor dikkate alalım” demeyeceği, “CTP düşmanı ne olacak” diye yaftalayıp yazılanları değersiz kılmaya çalışacağı bir yazının sonuna geldik. Herkese bu ortamda mümkün olduğu kadar iyi bir haftasonu diliyorum.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
24 Eylül 2015, Perşembe    Tüm halkımıza mutlu bayramlar dilerim
18 Kasım 2014, Salı    Sorunu çözün, sorumluyu sonra bulursunuz
2 Temmuz 2012, Pazartesi    Olamaz olamaz olamaz olamaaazzz
25 Haziran 2012, Pazartesi    Vatan sevgisi ve vatanseverlik
25 Haziran 2012, Pazartesi    Vatan sevgisi ve vatanseverlik.
4 Ocak 2012, Çarşamba    Yeni sene mesajı
11 Aralık 2011, Pazar    Yönetimlerin görev ihmalkarlıklarının ağır bedellerini hep halk mi ödeyecek?
10 Ekim 2011, Pazartesi    Vijdanımızla sınav vermeye hazır mıyız?
26 Haziran 2011, Pazar    Menfaat çelişkisine bürünmüş icraatlara kim dur diyecek?
29 Mayıs 2011, Pazar    Devlet yönetiminde etik ve ahlaki kurallar "olmazsa olmaz"ı ve bizdeki boşluk

banner
banner
banner
banner
banner
banner

Tüm halkımıza mutlu bayramlar dilerim
Radar REŞAT | 24 Eylül 2015, Perşembe
Bu gün bayram arifesindeyiz. Hepimizin,  sevdiklerimizle paylaşacağı, güzel anılar yadedeceği, büyüğümüzü küçüğümüzü bağrımıza basarak sevindireceği bir gün. Herkesin bayramını şefkat dolu duygularımla kutlarım. Mübar...
Sorunu çözün, sorumluyu sonra bulursunuz
Radar REŞAT | 18 Kasım 2014, Salı
Kıbrıs Türk Havayolları ve CAS Eski çalışanlarının durumu gerçekten sıkıntılı. Açlık grevi noktasına gelip bir mücadele vermek için gerçekten zor durumda ve kararlı olmak gerekir. Talep basit.
Onlar CAS’ta çalışmaya ...
Olamaz olamaz olamaz olamaaazzz
Radar REŞAT | 2 Temmuz 2012, Pazartesi
Bu nasıl başlık. Nedir bu “olamaaaazzz” dediğim diye soracaksınız tabii ki.
Yanıtım, “SORUMSUZLUĞUN BU DENLİSİ OLAMAZ”.  İzahını hemen yapıyorum.
Keşke soru ve sorun, “Kimin Sorum...