Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Radar REŞAT | 4 Aralık 2010, Cumartesi

Ekonomik kalkınma da Huzur verici düzen de Bizi teğet geçmekte? Neden?

Paylaş  
5
3
5

Medyada iç açıcı, umit verici haberler göremiyor işitemiyoruz. Nedeni de kanımca, hep hatalarımıza sadık kalmışlığımızdır.

Ayni düşünce, davranış ve uygulamaların dışına çıkamadan neticenin farklı olmasını bekleriz. Yani biz “sebep-sonuç” mütalaası yapmadan mantık dışı davranışlarımızda ısrarlı oluyor sonra da sonuçtan şikayetçi oluyoruz.

Ekonomi çöktü diyoruz. Sistem çöktü diyoruz. Eğitim yerlerde sürünür diyoruz. Sağlık yüz karası diyor eğitimde de sağlıkta da içinde bulunulan aciz durumu düzelteceğimize çareyi Güneyde buluyoruz.

Kaybedilen sadece finans kaynağı değildir elbette. Kendi onurumuzu kaybediyoruz beceriksizliğimizi sergilerken. Bunu bayrak vatan millet sakarya nutukları ile ört bas edemeyiz.

Bundan çıkmanın yolu üzerinde durma tartışma zamanı çoktan geçmiş ama daha da geciktirme lüksümüz yoktur.

Bilimsellikten uzak, sadece populist uygulamalarla gelinen nokta gözümüzün önündedir. Bu zihniyetle düze çıkmak imkansızdır. Sorunlarımızın  nereden kaynaklandığı sorusunun cevabını beraberce bulmak ve tedbirini almak boynumuzun borcudur. Benliğimiz, toplumsal onurumuz adına bunu yapmak zorundayız.

İçtenlikle inandığım kişisel bir görüş beyan etmek isterim. Kimseyi target (hedef) almıyorum. Ancak yönetici konumunda olan iktidar için söylenmesi gerekenler vardır. Mevcut hükümetin partisi, en çok iktidarda kalmış olan bir partidir.

Temsil ettiği zihniyet toplumu isteyerek veya istemeyerek etkisi altına almıştır. Bu gün yaşananlardaki sorumluluk payı şüphesiz ki büyüktür.

Şu an gözümüz  önünde sergilenen bir durum var. Onu incelersek pandoranın kutusunu açmış olacağız diye düşünüyorum.

Çıkmazdan kurtulma yolunu bulmak için önce şu soruları cevaplayalım:

a) Arzu ettiğimiz adil, güvenilir bir hukuk düzeninin işlerlik kazandığı Sosyo –Ekonomik düzen nasıl sağlanır ve kimler sağlar?

b) Bu düzeni sağlayabilme bilincine sahip yetenekli “Nüve” veya  ekip  kimlerden oluşur?  “Nitelikleri nelerdir”?

c) Bilgisizlik, deneyimsizlik ve donanımsızlık, ilkesizlik yanında bir de hesabı verilmeyen ve sorulmayan “yolsuzluk” bu nitelikler içerisinde olabilir mi?

Elbette olamaz.

Pekala bizdeki manzaraya bakalım.

Bilgi ve deneyime sahip, donanımlı olduğu kadar ilke sahipliği karakteriyle bütünleşmiş kişilerin, POLİTİK PARTİLER İÇERİSİNDE BİR PROFESYONEL NÜVE OLUŞTURMA YOLU AÇIK MIDIR? Hayır.

OLUŞTURMAK İÇİN ÇABA VAR MI? Hayır.

BU YOL TAMAMEN TIKANMIŞ MIDIR? Katiyetle evet. 

Pekala nasıl ve kimler tarafından bu yol tıkanmıştır diye soralım ve cavaplayalım.

*** Çıban başı kanımca buradadır.

Kimler tıkamaktadır sorusunun cevabını şu an çok berrak bir şekilde görme imkanımız var. Ne imiş o?

UBP Parti Başkan seçimine bakın.

*** Gündem aylardır ne olmuştur? Cevap hiç kuşkusuz,

“PARTİ KURULTAY DELEGELERİ AVCILIĞI”.

*** Adayların vizyonu hakkında bir bilgi var mı? Hayır. Yani karanlıktayız.

*** Yine adayların ÖNCELİKLE neleri nasıl hangi kaynaklarla hangi PROFESYONEL NÜVE ile ve yeni filizlenmiş düşüncelerle, o özlemlenen geleceğin ümit ufuklarını açacağı ve gerçekleştireceği mesajları var mı? Hayır!

Konuşuluyor mu? Yine hayır!.

Pekala karar neye göre verilecek? Kimler tarafından verilecek?

İşte kastettiğim ve  sözünü ettiğim,
menfaat karşılığı AVLANABİLEN kişi konumuna yerleştirilmiş, mukadderatımızı  elinde tutan  yetkilendirilmiş parti DELEGELERİ.

Onları taraflarına çekmek için vaadler verilerek ve verilen vaadleri iletme uğruna neler yapılmadı?

*** Devlet mekanizmasına takoz kondu,

*** Mecliste Nisab sağlanma engellendi ve oturumlar aksadı,

*** bu yetmiyormuş gibi Bakan’lar  Millet Vekilleri KÖY KÖY SEFERBER edildi.

Ne için?

*** Rant peşinde olan delegeler esas rantçılara çanak tutsun diye. 

Şimdi hep beraber soralım.

BU YARIŞ fikir ve vizyon yarışı değil. Bunlardan yoksun KİŞİLERİN  yarışı olmadı mı?

Yani,

1. Her şeyi durduracak,sorunların çözümünü erteletecek,

2. Meclis Toplantılarını engelleyerek Vekilleri , Bakanları “Parti Delegeleri” avına seferber eden ZİHNİYETİN MİMARLIĞINI yapmış olanların bir yarışına dönüşmedi mi?

3. Hiç kuşkusuz cevap yine evet değil mi? Sorgulamaya devam edelim o halde.

4. Acaba Toplum Geleceğinin daha güzel ve refaha kavuşturulmasında gerekli ve hakim olunması gereken zihniyetin bu olduğunu mu zan ediyoruz?

5. Toplumun kendisini sıfırlayarak bu duruma getirenin, tam ters bu zihniyetin devam etmiş olması, yani bizi mahkum eden  kanserojenin  bu rant sağlama ve sağlatma zihniyeti olduğunu idrak edememiş miyiz hala?
6. Bu zihniyetin devamından RANT SAĞLAYANLAR  Toplum  Geleceği’ni adeta ipoteğine almış durumdadır. Durum bu iken  geleceğimizi ipoteğine alanlara çanak tutanlar içerisinde kendi kişisel menfaatlerini de ön planda tutanlar kim acaba diye hiç kendimizi sorguladık mı?

7. Bu rantçılara çanak tutanlar içinde geleceğimizi ve mukadderatımızı ellerine teslim ettiğimiz güç kaynağı  Parti Delegelerinin rolü hakkında ne kadar düşünüldü?  

8. Bütün bunlar yanında yukarıda sözünü ettiğim YAPICI, YARATICI, DONANIMLI ilke sahibi ve ilkelerine bağımlılığı bilinen kişilerden oluşabilecek  NÜVENİN Parti içerisinde oluşumu yolunun TIKANILMASINDA yine bu parti delegelerinin rolünün olumsuzluğunu sorguladık mı?

9.  “BUNLARI İDARE EDEMEYİZ”  behanesiyle sözü edilen yetenek gurubunun oluşması yolunun TIKANMASINA  çanak tutarak RANT SAĞLAYICILARI  galip kılan, onların ihtiraslarına teslim eden   BU PARTİ DELEGELERİ kimmiş acaba diye üzerinde durduk mu?

Sorgulamadık.

Parti hiyerarşisine ve onların ihtiraslarına terk ettik.

Sorunlarımızın çözümü işte buradan başlar sevgili okurlar.

Bu konu benim için temel bir sorun. Teferruata girmeyi gelecek yazıma saklıyorum.

                                                             ********************

Yazıma son vermeden, yazdıklarıma biraz ışık tutacak bir diğer konuya da değinmek isterim. O da birkaç hafta önce Kalkınma Bankasının bu güne kadar yapmış olduğu 215 milyon dolarlık krediden sadece 15 milyon kadarının  geri ödendiğine dair basında yer almış olan haber. Kredilerin %95 geri dönmedi denilmekte.

Ben Kalkınma bankasının tutumu hakkında geçmişte birkaç yazı yazmış, o zamanki KB Yönetimini şeffaflığa davet etmiştim.

Kişi bazına gitmeden, sadece verilen kredilerin sektör bazında yıllara göre dağılımını ve yine yıllara göre geri ödenen miktarların  halkla paylaşılması talebinde bulunmuştum. Tarih 11.07.2006.

Tabii bu bilgilere ilaveten yine sektor bazında yıllar itibarıyla verilen kredilerin ne kadarının bağışlandığı veya silindiği, bu kararların hangi yasalara dayandığının belirlenmesi talebinde de bulunmuştum.

O dönemki yönetimden tatmin edici cevaplar alamadığım için akabinde de

“KKTC Halkı Kültür Mantarı Değildir” diye bir ikinci yazı yazmıştım. 

Kültür mantarının nasıl beslendiğini ve yetiştirildiğini biliyorsunuz.

Karanlık ortam ve……

BU NE İŞ ADAMI AHLAKIYLA NE DE MESLEK AHLAKIYLA BAĞDAŞIR.
Aldığını geri verme ilkesini benimsememiş, başkalarına da olanak sağlamanın önünü kestiği duyarsızlığıyla, iş adamı ahlakıyla bağdaşmayan bir tutum, ve yolsuzluk kapısını kındırık tutarak bu “vurguna” çanak tutan bir düzen. Bunu yapan “İş Adamı” olarak tanımlanamaz. 

O sözünü ettiğim Yaratıcı profesyonel nüvenin oluşumu yolunun tıkanması işte bu sonuçları beraberinde getirir. Yasal boşlukların nedeni ne olabilir? Siz söyleyin.

O gurubun yolunu tıkayanlar, tıkanmasına alet olanlar topluma yaptığı zararların bedelini tekrar halka ödetmesini durdurmak mecburiyetinde olduğumuzu da hiç unutmayalım.

Tabii eğer İçi boş bir politik parti düzeni istemiyorsak ve 
eğer “kalkınma” ve “ huzurlu düzen”in  bizi teğet geçmesini de hazmedemiyorsak…..

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
14 Mayıs 2016, Cumartesi    Müşavirlik, popülizm ve kifayet
24 Eylül 2015, Perşembe    Tüm halkımıza mutlu bayramlar dilerim
18 Kasım 2014, Salı    Sorunu çözün, sorumluyu sonra bulursunuz
2 Temmuz 2012, Pazartesi    Olamaz olamaz olamaz olamaaazzz
25 Haziran 2012, Pazartesi    Vatan sevgisi ve vatanseverlik
25 Haziran 2012, Pazartesi    Vatan sevgisi ve vatanseverlik.
4 Ocak 2012, Çarşamba    Yeni sene mesajı
11 Aralık 2011, Pazar    Yönetimlerin görev ihmalkarlıklarının ağır bedellerini hep halk mi ödeyecek?
10 Ekim 2011, Pazartesi    Vijdanımızla sınav vermeye hazır mıyız?
26 Haziran 2011, Pazar    Menfaat çelişkisine bürünmüş icraatlara kim dur diyecek?

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Müşavirlik, popülizm ve kifayet
Radar REŞAT | 14 Mayıs 2016, Cumartesi
Hasbelkader bir partiye yakın olmuş. Üst düzey yönetici görevine getirilmiş. Sonra da partisi hükümetten gidince hiçbir iş yapmadan devletten maaş alanların varlığı beni de rahatsız ediyor.
Hatta sinirlendiriyor dese...
Tüm halkımıza mutlu bayramlar dilerim
Radar REŞAT | 24 Eylül 2015, Perşembe
Bu gün bayram arifesindeyiz. Hepimizin,  sevdiklerimizle paylaşacağı, güzel anılar yadedeceği, büyüğümüzü küçüğümüzü bağrımıza basarak sevindireceği bir gün. Herkesin bayramını şefkat dolu duygularımla kutlarım. Mübar...
Sorunu çözün, sorumluyu sonra bulursunuz
Radar REŞAT | 18 Kasım 2014, Salı
Kıbrıs Türk Havayolları ve CAS Eski çalışanlarının durumu gerçekten sıkıntılı. Açlık grevi noktasına gelip bir mücadele vermek için gerçekten zor durumda ve kararlı olmak gerekir. Talep basit.
Onlar CAS’ta çalışmaya ...