Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Yılmaz PARLAN | 29 Haziran 2015, Pazartesi

Katliam aşkı

Paylaş  
58
150
62

Ağaç katliamı devam ediyor. Mağusa Vergi Dairesi’nin hemen yanında bulunan asırlık Efgalipto ağaçları Çevre Dairesi’ne bağlı Orman Dairesi tarafından vatandaşların “Kesmeyin” uyarısına rağmen katledildi. Bu katliama dur diyecek vicdan sahibi bir yetkili yok mudur?

Adanın ve kentin sembolü olan Efgalipto ağaçları artık yok
. Tüm Mağusa’nın başı sağolsun!

Önce İskele Boğaz’da, sonra adanın diger yerlerinde ve şimdi de Mağusa da. İngiliz döneminde hemen Limana yakın yerde ekilen asırlık ağaçlar Çevre Bakanlığı tarafından kıyıma uğradı. Tüm Mağusa’nın başı sağolsun! Tabii ki Çevre Bakanlığı’nın bu ilk vukuatı değil. İngiliz döneminde liman işçilerini yaz güneşinden korusun diye ekilen, tozları emen, etrafı serin tutan, bozulan ekolojiyi dengeleyen, Adanın ve kentin sembolü olan Efgalipto ağaçları artık yok. Bu gidişle ülkede gölgesinden faydalanacağımız asırlık ağaç kalmayacak!

Reisi Cumhur Mustafa Akıncı’ya çağırımdır: Onlar atarsa siz onaylamayın!

Çevre Kültürümüzün bir parçası olan Efgalipto ağaçlarımızı çoğaltmak yerine, her fırsatta kesen ve kesilen keresteleri ensesi kalınlara satarak rant elde eden siyaseti ve ormanı gelir kaynağı gören bir zihniyeti protesto eder, Sn. Bakanı vatandaş olarak istifaya davet eder, esas işi olan doktorluk mesleğine geri dönmeye davet ederim. Yeni oluşacak kabinede Başbakan’a ve Başbakan Yardımcısı’na çağırımdır: Yeni kabinede ülkenin kültür ve tabiat varlıklarını gözetmeyen kişilere yer vermeyin. Seçim kampanyası boyunca Çevreye duyarlı politikalar izleyeceğini söyleyen Reisi Cumhur Mustafa Akıncı’ya çağırımdır: Onlar bu tarz isimleri atarsa siz onaylamayın! Efgalipto ağaçlarının vicdanı olun. Tüm uyarı ve şikayetlere rağmen asırlık ağaçları koruyamayan birine böyle bir bakanlığın verilmesi suç ortaklığıdır. Yakın tarihte de İskele Boğazdaki ağaçların katledilmesi vatandaşların büyük tepkisini çekmiş, kamuoyunda infial yaratmıştı. İskele Boğaz’da, Boğaz Otel’in talebi doğrultusunda yapılan kesimde Çevre Bakanı’nın otel sahibine yakınlığı herkesin malumu olmakla birlikte, Mağusadaki kesimde ise doğranan ağaçların Sn. Bakan’ın ailesinin sahip olduğu işyerinin avlusunda olması kayda değerdir. Ada içinde küçük bir tur atmaya çıksak, yüzlerce Efgalipto ağacının kuruyan dallarını göreceksiniz ama her nedense onlar Orman Dairesi’nin dikkatini çekmiyor da 120 yıllık devasa ağaçları gözlerini kırpmadan kesebiliyorlar. Ayrıca KIBRIS gazetesinin kesilen Efgalipto ağaçları için Orman Dairesi yetkililerini mesai saatleri içinde arayıp görüş istemesine rağmen hiçbir yetkilinin telefonlara çıkmaması suçluluk piskolojisinin bir başka açık kanıtıdır da. Ama emin olun işin içinde reklam olmuş olsaydı, çağrılan muhabir gelmezse gazete yönetimi’ne anında bildirilirdi. 

Asırlık ağaçlarımızı, dağlarımızı koruyamayanlar bugünlerde Lefke’deki Maden ocaklarına göz diktiler

Seçim döneminde bu olayla ilgili kendisi ile tartışma fırsatı bulduğum Orman Dairesi Müdürü İsa Direk ve Çevre Bakanı Hakan Dinçyürek, Efgalipto ağaçlarının kırılgan olduğunu iddia etmiş, yürüyenlere tehlike arzediyordu, şikayet vardı deyip bu bahanenin arkasına saklanmışlardı. Soralım o zaman bu ağaçlar 120 yıl boyunca tehlike arzetmiyordu da siz göreve gelince mi tehlike arz etti? Mantığınız buysa eğer, o zaman vatandaşlar olarak trafiğe de çıkmayalım. Yoksa yolda kaza yapma tehlikesi var, kaza yapar ölürüz. Bir ağaç tehlike arzediyorsa, sadece kuruyan dallarını kesersiniz; öyle köküne yakın değil. Uzmanlar böyle kesilen bir ağacın tekrardan büyümesi için tam 80 yıla ihtiyaç olduğunu söylüyorlar; o da açarsa tabii… Üstelik kestikleri yerlere macun sürmediklerinden, ağaçlar korumasız kalıp çoğu zaman kuruyor. Tamamen kökten kesilmemelerinin sebebi ise, Efgaliptoların yasal koruma altında olmalarından kaynaklanmaktadır.

Dağlardaki taş ocaklarını da sakın unutmayın. Bu konuda da yıllardır iyiye yönelik hiçbir adım atılmamış, dağlar oyula oyula nerdeyse Mesarya’dan Girne görülecek hale getirilmiştir. Tarıma elverişli toprakların yap-satçılara peşkeş çekilmesini de eklediğinizde, yarın Mesarya’da deniz manzaralı inşaatlara başlarlarsa şaşırmayınız.

Asırlık ağaçlarımızı, dağlarımızı, tarımsal arazimizi koruyamayanların bugünlerde Lefke’deki Maden ocaklarına göz dikip tekrardan hayata geçirmek istemesi ülkemiz için bir felaket olacaktır. Aman gözünüzü dört açın Lefkeli kardeşlerim. Hatırlayınız; bir önceki eski Çevre Bakanı Maden şirketinin parası ile ziyaret ettiği ülkeye gittiği ortaya çıkınca ne demişti: “Ülkemizin bayrağı o maden şirketinin bayrak direğinin üzerinde dalgalanıyor”.

Asırlık ağaç kesmenin cezası 200 TL.’dir ama lale kesmenin cezası 3.400 TL.’ dir. Kara mizah bu olsa gerek!

Çevre Bakanlığı ve Politikaları çok ciddi bir iştir. Ülkeye şekil verdiğiniz gibi, en büyük rantın döndüğü   Bakanlıklardan da biridir. Kendileri koruması gereken ağaçları korumadıkları gibi, başkaları bu suçu işleyince verdikleri para cezası da sadece 200 TL.’dir ama laleleri kesmenin cezası 3.400 TL.’ dir. İşte bu, kara mizah değil de nedir, söyler misiniz? Pekala, devletin kendisi ve baş sorumluları bu suçu işleyince ona cezayı kim verecek, söyler misiniz?

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
5 Kasım 2018, Pazartesi    Derinya’da kapı aralanırken küçük esnaf
24 Ekim 2018, Çarşamba    Tohum Özgürlüğü ve GDO Yasası
9 Ekim 2018, Salı    Derinya Tiyatrosu ve BM
23 Temmuz 2018, Pazartesi    Erdoğan niye kaybetmiyor
14 Haziran 2018, Perşembe    Cümbez - Mağusa ve öneriler
6 Haziran 2018, Çarşamba    Cümbez - Mağusa ve yerel yönetim
12 Mart 2018, Pazartesi    Efgaliptoların yaşam kavgası
5 Şubat 2018, Pazartesi    Medya ve İfade özgürlüğü
11 Aralık 2017, Pazartesi    Boykot, seçim ve vaatler
31 Ağustos 2017, Perşembe    Son bir cevap daha

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Derinya’da kapı aralanırken küçük esnaf
Yılmaz PARLAN | 5 Kasım 2018, Pazartesi
Derinya’da kapı aralanırken küçük esnaf
Derinya’da kapı aralanırken tarihe not düşme açısından bu yazıyı kaleme alıyorum. Evet, kapı açılıyor ama insanlar çok çabuk unutuyor. Derinya kapısı için 3 buçuk yıldır mücad...
Tohum Özgürlüğü ve GDO Yasası
Yılmaz PARLAN | 24 Ekim 2018, Çarşamba
mecliste görüşülen tohum ve üretim materyalleri yasa tasarısı oybirliğiyle sesizce geçirildi ve resmi gazetede yayınlanmadığı gibi önceden neden halkın görüşüne sunulmadı? Neden resmi gazetede tüm yasa tasarıları yayı...
Derinya Tiyatrosu ve BM
Yılmaz PARLAN | 9 Ekim 2018, Salı
Gecen cuma günü öyle bir hava estirdiler ki '' 1-2 gün içerisinde derinya'yı açabiliriz'', inandırıcı olması içinde başbakanı ve ilgili bakanları ora taşıdılar. Oraya sırf iki külübe ve elektrik bağlandı diye herkes b...