Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Yılmaz PARLAN | 6 Nisan 2016, Çarşamba

Esnaf Düşmanlığı

Paylaş  
67
164
69

Değerli okurlar, sizin de izlediğiniz gibi uzunca bir süredir özellikle CTP hükümetleri döneminde her yıl sonu 13’üncü maaş tartışma konusu yapılıp piyasaya öldürücü darbeler vurulmaktadır. Bu tabii ki bilinçli bir Politika olup çıtası sürekli yükseltilerek bir santaj silahı haline dönüştürülmüştür. Aralık, Ocak, Şubat ve Mart ayı ile birlikte toplamında tam 4 aydır ayni Politika tekrarlanmakta olup küçük Esnafı tamamen devre dışı bırakmaya yönelik bir davranış biçimidir. Bunun özellikle kendisini ‘’Emeğin Partisi’’ diye lanse eden 1 Parti tarafından hayat bulması acı gerçeğimizdir. Bir defa girişimcilik; istikrarsızlığı, güvensizliği, kuralsızlığı sevmediği gibi maaş konusunun her ay tartışma konusu yapılmasını da kaldırmaz. Bu uygulama ekonomik kural ve kaideler ile taban tabana zıttır. Böylesi bir ortamda yatırım ya da iş yapamadığınız gibi kimseye para da harcatamazsınız. Çünkü konu salt maaş konusu değildir. Burada Şark kurnazlığı yapılarak 4000 TL üzerini eksik ödeyeceğiz demek, insanları kutuplara ayırdığı gibi küçük esnafı da Politikanın ana hedefi durumuna getirmektedir.

Siyaset sorun çözme sanatıdır ama onlar nedense bunu hep görmezden gelmektedirler


Ekonomik örgütlerin KTEZO, TİCARET ODASI ve SANAYİ ODASI’nın hükümetlerin kontrollerinde olduğu ise herkesin malumudur. Böyle bir durumda tepki göstermeleri gerekekirken tümünün kuzuların sessizliğine bürünmesi kendi varlık nedenlerine de aykırı olup ticaret erbabına yapılmış bir ihanettir de. Zaten Ekonomik Örgütlerin hükümetlerin uydusu olduğu bir düzende  sağlıklı yaşayabilir bir ekonomiden de bahsedemezsiniz. Ayni şekilde Ekonomi Bakanı’nın da sessizliği Esnafın her taraftan kuşatıldığının göstergesidir. Her fırsatta ekonominin iyi olduğu söylenmektedir. Özelleştirmenin faydalarını saymakta ama nedense maaşları bile ödeyememektedirler. Siyaset sorun çözme sanatıdır ama onlar nedense bunu hep görmezden gelmektedirler.

Maaş tartışmaları hastanın yoğun bakımdan hiç çıkmaması için ısrarla gündeme getirilmektedir

Esnaf zaten  büyük işletmelerin haksız rekabeti ve faiz sarmalında boğulmakta olup, koma halindeyken bilinçli bir politika haline dönüştürülen maaş tartışmaları hastanın yoğun bakımdan hiç çıkmaması için adeta ısrarla gündeme getirilmektedir. Ekonominin temel kuralı olan anti-tekel, anti-damping ve haksız rekabet yasalarının olmaması Kabul edilebilir değildir.

Peşkeşin fotoğrafı o kadar nettir

Halbuki sözü geçen yasalar yerli sermayeyi gerek TC gerek yabancı sermayeye karşı koruyacak yasalardır ve bir gün tüm ticaret erbabına gerekli yasalardır.  Unutulmasın ki Ekonominin temel direği dünyanın her yerinde küçük ve orta boy işletmelerdir. Onların olmadığı yerde devletten de bahsedemezsiniz. İnanın ben ve Esnaf arkadaşlarım ekonomik örgütlerimizin varlığından da sessizliğinden de, onlara zorunlu üyeliğimizden de hicap duymaktayız. Rahmetli Denktaş döneminde bile ekonomi böylesine tahrip edilmemiş bir gün böylesi bir mukayese yapacağım aklımın ucuna dahi gelmemişti. Evet, Kıbrıs konusunda talimatlar Ankara üzerinden gelse de ekonomik olarak insanlar hiç bu kadar ezilmemiş ve haksızlığa uğramamıştı. Bunlarsa, hem talimatları oradan alıyorlar hem de ekonomik bedelin tümünü bize ödettiriyorlar. Peşkeşin fotoğrafı o kadar nettir. Buna rağmen bazı çevrelerin maaşların zaten iyice erimiş olmasına rağmen çalışan kesmi hedef alması ise ibret vericidir. ‘’E özgürlük istiyorsak bu kesintilere katlanmalıyız’’ diyen çevrelere bir sorum var: Memur olsun, Emekli olsun veya olmasın maaşlardan kesinti olduğu, ikide birde eksik ödendiği ve tartışma konusu yapıldığı bir ortamda ekonomik ve siyasi vesayetin kalkacağı garantisini verebiliyor musunuz? Tabii ki veremezsiniz. Söyledikleri  herşeyin tersini yapanlara inanmıyoruz zaten.

Kapı işini ağırdan almaları Esnafın  özgürleşmesini ve para kazanmasını istememelerindendir

Esnafı rahatlatacak hiçbir ekonomik tedbiri hayata geçirmeyen, liderlerin sözde karar alıp herkesin mutabık kaldığı, Esnafınsa son çare olarak gördüğü, hatta parasını AB’nin peşin ödediği Derinya -Aplıç kapılarını açıp güneyden gelecek turistle esnafını rahatlatamayan insanlardan, ne ekonomik sorunları ne de Kıbrıs sorununu çözmelerini asla beklemeyin. Bırakın kapıları açmayı, açılış için bir tarih bile vermekten acizdirler. Statüko statüko diyorlar ama aslında statükonun ta kendisidirler. Kapı işini ağırdan almaları Esnafın  özgürleşmesini ve para kazanmasını istememelerindendir.İşte tablo bu kadar hazindir. Görülüyor ki ekonomik ve siyasi akıl Kıbrıs’ın kuzeyinde harakiri yapmış ve de uzun bir tatile çıkmıştır….

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
23 Temmuz 2018, Pazartesi    Erdoğan niye kaybetmiyor
14 Haziran 2018, Perşembe    Cümbez - Mağusa ve öneriler
6 Haziran 2018, Çarşamba    Cümbez - Mağusa ve yerel yönetim
12 Mart 2018, Pazartesi    Efgaliptoların yaşam kavgası
5 Şubat 2018, Pazartesi    Medya ve İfade özgürlüğü
11 Aralık 2017, Pazartesi    Boykot, seçim ve vaatler
31 Ağustos 2017, Perşembe    Son bir cevap daha
16 Ağustos 2017, Çarşamba    Benden cevap istendi, işte cevap veriyorum
11 Temmuz 2017, Salı    Kay-(Makam) – bay müfettiş!
12 Haziran 2017, Pazartesi    Rant ve Üniversiteler

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Erdoğan niye kaybetmiyor
Yılmaz PARLAN | 23 Temmuz 2018, Pazartesi
Cumhurbaşkanı Erdoğan izlediği yol haritası gereği bir kez daha seçimlerden galip çıkmıştır. Kabul etmeliyiz ki Erdoğan toplum mühendisliğini en iyi kullanan siyasi liderlerdendir. Gücü ne kadar pervazsızca kullansa d...
Cümbez - Mağusa ve öneriler
Yılmaz PARLAN | 14 Haziran 2018, Perşembe


Geçen hafta Mağusa Belediyesine yaptığım eleştirilere okuyuculardan gelen olumlu tepkilerle birlikte şu soru da geldi: ‘’Esnaflar olarak önerileriniz varmı?’’  Cevabım, Evet var! Esnaflar olarak önerilerimizi Mağu...
Cümbez - Mağusa ve yerel yönetim
Yılmaz PARLAN | 6 Haziran 2018, Çarşamba

24 Haziran’da yapılacak yerel seçimler için siyasi partiler ve adaylar sahne alacak. Yerel seçimler toplumsal muhalefetin örgütlenmesi açısından bir platforum olduğu gibi belediyecilik de çok ciddi bir iştir. Sonuçt...