Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Yılmaz PARLAN | 31 Ağustos 2017, Perşembe

Son bir cevap daha

Paylaş  
61
146
63

Ahmet Altan bir yazısında şöyle der: ''Yazı yazmak tehlikelidir. Ne yazarsan yaz, kaçınılmaz olarak iyi bir yazı insana ve hayata ait bir gerçeğe doğru yol alacaktır ve gerçeğin her zaman düşmanları vardır.Gerçeğe değdikçe düşmanların artar.'' İnsanlığı ve Kıbrıslıları net ifade eden bir cümledir bu. Fotoğrafı koyarsın, makbuzu yayınlarsın o hala inanmak istediğine inanır. Çünkü egosu, hırsı gerçeklerin önüne geçer.ve bir yalan makinesine döner.
Öncelike Hasan İnce beye zorlamayla da olsa kamuoyu önünde tartışmayı kabul ettiği için kendisine teşekkür ederim. Çünkü kamuoyu önünde yaptığınız her tartışmada siz farkında olmasanız da gerçekler eteklerinizden dökülür.bir anda çıplak kalırsınız!  
Bu  yüzden siyasetçiler de tartışmaları hep kapalı kapılar ardında yaparlar. Halbuki kamu adına yaptığını idiida ettiğin görüşmeye niye gizlilik uyguluyorsun?

Ortak yaşam alanlarından bahsediyor ama bizim olması gereken Restorantla ilgili  tek bir kelime bile etmiyor


Geçtiğimiz hafta  bu sayfada yayınlanan Hasan beyin yazısını dikkatle okudum. Öncelikle kendisinin bir algılama sorunu var! Kendisine yazımı dikkatlice bir  daha okumasını öneririm.  Kendini anlatmak yerine beni karalamak, huysuz ve uyumsuz biri gibi göstermek, herkesle kavgalı, yeşil düşmanı olarak lanse edlp bel altı vurup tu kaka göstermeye çalışmak kamuoyu önünde kendi hanesine yazılan eksi bir puan oldu. Ona tavsiyem fazla zorlanmasın çünkü kamuoyu her ikimizi de çok yakından tanıyor. Yalnız hatırlatmadan geçemeyeceğim ; bize evleri pazarlarken ‘’Bay Parlan sitede sizin gibi seçkin insanlara ihtiyaç var’’  demişti. Şimdi tu ka ka olduk.  Ahh  satış komisyonu ve para sen nelere kadirsin!
Ben bu yazıyı kaleme alırken üç ana konuya dikkat çektim: Çevreye, Sitelerdeki sorunlarla dönen  rantlara ve tabii ki beni siteden kaçırmak Için yapılan Tacize. Düşünün;  bir yurttaşın yaşam hakkına saygı  gösterilmeyip çalışanların bir tetikçi gibi kullanılmasıyla  sistematik bir şekilde tacizin envayi şekli yapılıyor ki bunu mafia babaları bile yapmaz.
Olayın toplumsal boyutunu da gözden kaçırmamak lazım. Hasan bey konuyu sadece  aidat sorununa indirgeyerek konuyu saptırmaya ve beni adi bir site sakini olarak göstermeye çalışarak  site kurallarına uymamakla suçluyor. Ama sitenin elektronik kapısı Türksal  hoca döneminde  hayata geçtiğinde bunu kabul etmeyerek kapıyı ilk kıran olduğunu da bir yerlere not etmek lazım. Böylelikle kimin kurallı yaşama  uyumlu olup olmadığı da ortaya çıkıyor..
Tabii Hasan bey beni karalarken kamuoyunun gözünden esası kaçırıyor , saklıyor ,ve cevap vermesi gereken soruların hiç birisine cevap vermiyor. Mesela Genel Kurulu neden herkesin sitede olduğu Temmuz ayında değil de herkesin siteyi çoktan terkettiği Ekim ayında en az katılımla yaptığını saklıyor. Gözlerden kaçırdığı diğer şey ise.  ortak yaşam alanlarından bahsediyor ama bizim olması gereken Restorantla ilgili  tek bir kelime bile etmiyor.  Bir sayfadan fazla  yazı yazıyor  ama onu Restorantla ilgili  tıs. yok! Neden acaba?

Toplamında  4 Mavi Selvi ağacı göbeğinden kesilmiş ve körlenmiş durumda


Halbuki bize evleri pazarlarken  restorantın  da bizim olduğu masalını ne güzel anlatıyordu, değil mi?
Bir de doğruları saptırıyor. Ağacın hasta olduğunu,  benim yurt dışında olduğumu ve bu yüzden müdahale edildiğini söylüyor.. Halbuki ben annemin rahattsızlığından dolayı ayda iki kez Londraya gidip gelmek zorundaydım. .Ülkeyi terketmedim yani. İstese bana çok rahattlıkla ulaşabilirdi ama amacı taciz etmek olduğu için bunu yapmadı ve  organize  bir şekilde beni siteden uzaklaştırmak adına hassasiyetimi de bildiğinden diğerleri gibi taciz etmeyi  tercih etti, Pekala yasal koruma altında olan  Mavi Selvi ağacı için ilgili makam olan Orman Dairesinden budamak için izin aldı mı? Hayır. Bunun yerine Orman Kanununu uyguladı. Kamuoyuna da ‘’Hastalandı ve diğer ağaçlar da tehlikedeydi’’ masalını anlattı. Toplamında  4 Mavi Selvi ağacı göbeğinden kesilmiş ve körlenmiş durumda. Sonra konu sadece benim bahçemdeki  ağaç değildi. Biz aslında onlarca ağacın keslip  fırın ve şöminelerinde meze olması ve yakılmasından bahsediyoruz.. Hasan bey yaptığı işlerden de uzun uzun bahsettti. Herhalde biri ona rakamlarla konuşursan inandırıcı olursun dedi ki, rakamlar da verdi.Ama söylediklerine kendinden ve yandaşlarından başkası da inanmadı. Kendini övdü durdu. İnsan birazcık müttevazi olur,  insanların takdirine bırakır. Komşusunun bir ağacına saygı göstermeyen bir insan  başka  işleri yapsa ne yazar, yapmasa ne yazar! Kaldı ki ev sahibi sana o ağacıma dokunma diye rica ediyor. Çünkü biliyorsun mesleğim sarraflık olduğundan senin öyle bir şey yapabileceğini önceden öngörebilmiştim.

Başkanlarımız evdeki heyecanı iyice kaybetmişe benziyor

Bu arada biz gazetelerde atışırken bunu bir ihbar olarak kabul eden Orman ve Tarım Dairesi siteye yaptığı denetimde   sırf Kay (makam) Bay Müfettiş yazısını yazdım diye site yönetimi tarafından kasıtlı şekilde meydan okurcasına göbeğinden kesilmiş olan bir mavi selvi ağacı ve beni taciz etmek adına 11 ayda tam dört defa budanıp körlenen bahçemdeki Hurma ağacı için kural tanımayan  site yönetimiine yeni cezalar keseceklerini söylediler…
Görülüyor ki Başkanlarımız evdeki heyecanı iyice kaybetmişe benziyor ve ağaç keserek ve kestirerek rahatlıyorlar.
Şimdi biz bu cezaları nereye koyacağız Hasan bey? Hani sizler ağaçları seviyor, suluyor ve bakıyordunuz?
Bunlar için mi bizden aidat istiyorsunuz?

Bu yüzden mi bir önce kesilen  cezayı, kullandığı tetikçisinin, pardon çalışanının üzerine yazdırdı?

Biliyorum siz şu anda ‘’Başkan olmadığınızı ve sorumlu tutulamayacağınızı’’ söyleyeceksinz . Gene de bir yerlerde bir tuhaflık bir yanlışlık yok mudur?  Ben 1 ay önce Kay-(makam) Bay Müfettiş diye bir yazı yazdım ve devletin idari makamları ile ülkedeki siteleri ve şu anki site başkanını eleştirdim,  Sizden de hiç bahsetmedim. Ne oldu ki bir anda onların sözcülüğüne  soyundunuz? Bırakaydınız da eleştirdiğim idari makamlar, site başkanları ve şu anki site başkanı  bana yanıt versin. Yoksa koskoca bir bankanın Genel Müdürü olan zat yanıt vermekten çok mu aciz?
Yoksa bir ağaç katili olarak kamuoyunda görülmek istenmiyor mu? Bu yüzden mi bir önce kesilen  cezayı, kullandığı tetikçisinin, pardon çalışanının üzerine yazdırdı? Biliyor musun Hasan bey, sadece bu davranışın bile sitede tüm yaşananların ne kadar organize olduğunu göstermekle kalmıyor, gizli başkanın da adresini gösteriyor..

Saadede gel ve bizim olması gereken restorantın izahını
ver 

Şimdi saadede gelelim: Benimle ilgili iki okka laf söyledin ve sitenin uygulanmayan politikalarını anlattın. Aba altından sopa gösterip aidatımı ödemezsem  tapumu alamayacağıma vurgu yaptın da bizim olması gereken restorant konusunda tek bir laf etmedin. Neden? Saadede gel ve bizim olması gereken restorantın izahını  ve bunun için bizden aldiğınız paraları nasıl iç ettiğinizi itiraf et! Bir aidatın peşine düştünüz de bizim olması gereken bir yeri site sakinlerine kazandırmak için niye mahkemeye gitmediniz? Halbuki restorant siteye kazandırılmış olsaydı oradan gelecek gelirle kimsenin  aidat ödemesine gerek kalmayacak, bugünkü sıkıntıların hiç birisi de yaşanmaycaktı. Bize evleri pazarlarken vaat ettiğiniz buydu. 
Değerli okurlar, site yönetiminin son numarası hafta içinde siteyi aydılatan ışıkların % 90’ının iptal edilip,  insanların gece feneri ile dolaşmaya mahkum edilmesidir. Amaç belli; beni site sakinlerine dövdürmek. ‘’Aidatını ödemiyor biz de böyle bir yönteme başvurduk’’ .  Yani koskoca sitenin aydınlatması benim aidatıma kalmış. Anlayın siz düştükleri durumu.

Hasan İnce beye kamuoyu önünde basit sorular sormak istiyorum

Geçenlerde sitede  yaşayan işmini şimdilik yazamayacağım  saygın bir  hanımefendi şöyle diyordu:  ‘’ Restorant konusunda hepimiz aldatıldık, söze inandık, geriye de üstünden bir bardak su içmek kaldı’’ Bunları da bil yani…
Dahası eğer amacı manipüle etmek değilse ciddi bir hafıza kaybı da yaşıyor Hasan bey.
Ben aidatlarımı Şaban bey döneminde ödedim. Sen başkan olduğunda da ödemeye devam ettim.Ta ki sen Mavi Selvi ağacını doğrayana kadar. Sana bu nedenle artık ödemeyceğimi de söyledim ve bunu sen dahil bir yazı ile tüm site sakinlerine bildirdim.Yok aksini iddia edersen, sana o makbuzları da o yazıyı da Yargıcın odasında eline veririm. Yüzün kızarır ve mahcup olursun! Hasan İnce beye kamuoyu önünde basit sorular sormak istiyorum: Eğer sizin döneminizde aidat ödemedim iddianız doğru ise, başkanlığınız döneminde niye beni mahkemeye vermediniz? Bu durumda görevinizi ihmal etmiş olmaz mısınız? Ya da şimdiki site yönetimi neden onca zaman beni mahkeye götürmekten imtina etti ve de ediyor? Bunları bir yanıtlasanız da kamuoyu da aydınlansa? Yoksa Yargıçlarımıza güvenmiyor musunuz?
Hade korkmayın gidin.Yalnız Yargıca aidatın tanımını yapmanız gerektiğini de unutmayın.
Mahkeme sürecinin kamuoyunda emsal olsun diye notlar halinde yayınlanacağını da unutmayın.
Davayı kazanırsanız ne ala, ama ya kaybederseniz bana 13 yıllık aidatımı da geri iade edecek misiniz?

Ağaç her yerde ağaçtır ve korunmalıdır
Unutmayın ben burayı alırken çevre politikasından ve sahip olacağımız restorant masalından etkilenerek almıştım. Şimdi ise her gelen başkandan sonra ağaçlar ya azaldı, ya körlendi. Hasan bey de satır aralarında çoğu ağacın ya kesildiğini, ya da denizi görmek için göbeğinden kesildiğini itiraf etti zaten. Ama suçu dönüp site sakinlerinin üzerine atarak başkanları aklamaya çalıştı ve perdeleme yaptı. Nasıl olur da sitenin o kadar çalışanı varken onca ağaç kesilir de  çalışanlar hiç birşeycik görmez ve duymaz?
Siz bizimle dalga mı geçiyorsunuz?
Hasan bey ayrıca ‘’orman yasalarının sitelerde’’ geçerli olamayacağını iddia ederken aslında Orman Kanununu kendilerinin uyguladığının farkında bile değil. Yani ayrıcalık istiyor bu arkadaşımız. Halbuki çağdaş ülkelerde evindeki ağacı bile kesemez vatandaş. Dalı için bile izin almak zorundadır. Ama bulunduğu site için ayrıcalık istiyor!  E oldu olacak  BMW’ların hız limitlerini de  artıralım da Hasan bey hız limitsiz da araba sürebilsin, normal vatandaştan bir farkı olsun yani. Ağaç her yerde ağaçtır ve korunmalıdır. Yeşilimize ancak böyle sahip çıkabiliriz.Sen onu bunu bırak, tek cümle ile bize Restoranta ne olduğunu söyle. Takdir kamuoyunun

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
1
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
5 Kasım 2018, Pazartesi    Derinya’da kapı aralanırken küçük esnaf
24 Ekim 2018, Çarşamba    Tohum Özgürlüğü ve GDO Yasası
9 Ekim 2018, Salı    Derinya Tiyatrosu ve BM
23 Temmuz 2018, Pazartesi    Erdoğan niye kaybetmiyor
14 Haziran 2018, Perşembe    Cümbez - Mağusa ve öneriler
6 Haziran 2018, Çarşamba    Cümbez - Mağusa ve yerel yönetim
12 Mart 2018, Pazartesi    Efgaliptoların yaşam kavgası
5 Şubat 2018, Pazartesi    Medya ve İfade özgürlüğü
11 Aralık 2017, Pazartesi    Boykot, seçim ve vaatler
16 Ağustos 2017, Çarşamba    Benden cevap istendi, işte cevap veriyorum

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Derinya’da kapı aralanırken küçük esnaf
Yılmaz PARLAN | 5 Kasım 2018, Pazartesi
Derinya’da kapı aralanırken küçük esnaf
Derinya’da kapı aralanırken tarihe not düşme açısından bu yazıyı kaleme alıyorum. Evet, kapı açılıyor ama insanlar çok çabuk unutuyor. Derinya kapısı için 3 buçuk yıldır mücad...
Tohum Özgürlüğü ve GDO Yasası
Yılmaz PARLAN | 24 Ekim 2018, Çarşamba
mecliste görüşülen tohum ve üretim materyalleri yasa tasarısı oybirliğiyle sesizce geçirildi ve resmi gazetede yayınlanmadığı gibi önceden neden halkın görüşüne sunulmadı? Neden resmi gazetede tüm yasa tasarıları yayı...
Derinya Tiyatrosu ve BM
Yılmaz PARLAN | 9 Ekim 2018, Salı
Gecen cuma günü öyle bir hava estirdiler ki '' 1-2 gün içerisinde derinya'yı açabiliriz'', inandırıcı olması içinde başbakanı ve ilgili bakanları ora taşıdılar. Oraya sırf iki külübe ve elektrik bağlandı diye herkes b...