Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Cenk UZUNOĞLU | 2 Temmuz 2018, Pazartesi

Kaçacağımız yerin hayalive pazarlığı

Paylaş  
44
13
44

Öyle bir yer ki.

Sessiz sakin olsun.

Vasıta olsun ama trafik olmasın.

Yol olsun ama duble olmasın.

Hem denize hem de dağa yakın olsun.

Ahım şahım bir ev olmasına gerek yok.

Yeter ki damı akmasın.

Hava soğuduğunda, yağmur yağdığında hasta edecek kadar üşüyüp ıslanmayalım.

Hava sıcak olduğunda da serinlemek için cereyan yapacak konumda sineklikli penceresi, kapısı olsun.

Yeter kibirlikte vakit geçirmekten keyif aldıklarımızla  birlikte olalım. En önemlisi sağlıklı olalım. Kahkahalarımız eksik olmasın.

Hayatımızın merkezinde whatsapp, facebook, instagram değil ağaçların koyu gölgesi altında etrafında toplaşacağımız kocaman ahşap bir masa olsun.

Vaktimizin büyük bölümü orada geçsin.

Elektrik olsunama müzik dinlemek, gerektiğinde ısınmak ve yemek yapmak için kullanalım.

Aydınlanmak için ışık olmasın mesela.

Gerekirse kamp ateşi yakalım.

Güneşin batmasıyla uyuyalım.

Ertesi gün güneşin doğuşuyla uyanalım.

Böylelikle akşam yemeklerini de geç yememiş oluruz.

Radyo olmasın.

Gazeteler de bir ay sonra toplu olarak postayla gelsin.

Ve evet internet erişimi de olmasın.

Günü gününe haber almayalım.

Ne oluyor bitiyor Kıbrıs’ta Türkiye’de ya da dünyada bilmeyelim.

Haberlerde iyi olan bir şey yok zaten.

Olanlar da hem içerik hem de sayı olarak insan aklının sınırlarını katlayarak artıyor.

Biz ise havada tüy misaliyiz.

Kabul edelim, varlığımız var ama ağırlığımız yok şu dünyada.

Bizim höşgürü kültürümüze de uygun olacak şekilde pasif direniş yapalım.

Dünya liderlerinin söyleyip yaptıkları ile sebep olduklarını takip etmeyelim.

Onlar konuştukça benim aklım bloke oluyor zaten.

Dinliyorum ama ilk cümlelerinden sonra duyamıyorum söylediklerini.

Tek adamihtirasıyla‘’ben yaptım oldu’’ diyen liderlerin tümünün ayni zaman dilimine denk gelmesi tarih adına nasıl bir tesadüftür?

Ya da tümünün ayni zaman diliminde buluşması neyin habercisidir belki çok daha doğru bir soru.

Bu durum olacak olanlara bir sebep midir yoksa demokrasinin de bir maliyeti olduğunun yoklaması mıdır?

Bu ‘’seçilmiş’’liderlerin yön vermeye çalıştığı dünyadan umut dolu, hayırlı bir gelecek çıkar mı?

Kaçıp sığınacağımız yerde her biri numunelik olan bu liderlerin söyleyip yaptıklarından uzaklaşıp onları takip etmeyeceğimiz bir dünya kuralım derim.

İnsanı bilmediği şey rahatsız etmezmiş derler. Haber almayalım bunlardan.

Başka türlü rahat yok yoksa bize.

Ha ille de kaçacağımız yerde TV seyredilecekse deçok daha rasyonel olan başka canlıları seyredelim mesela.

Yalnızca hayvanlar alemi ve tabiata yönelik yayın yapan TV kanallarına erişim olsun.

Hayvan ve bitkilerin hayat yolculuğunu ve maceralarını seyredelim.

İstediğimiz kadar kitap olsun. Eksildikçe de posta yoluyla isteyelim gelsin.

Tavla ve oyun kâğıtları olsun.

Pirili olsun. Yıllar oldu elim değmedi.

Uçurtma yapacak malzeme olsun.

Kamışları, kâğıdı, kuyruğunu kendimiz göz kararı kesipölçüp yapalım.

Kâğıdını da sulandırdığımız un ile yapıştıralım.

Uçurtmayı gökyüzünde yükseklere çıkartıp uyur hale getirmek için elimizde bol bol ıspaho olsun.

Oltalarımız ve kıyıdan biraz açılmak istersek diye küçük bir teknemiz olsun.

Ahım şahım bir yemek beklentisi olmasın hayatımızda.

Teferruattan uzak basit yapılan yemekler yiyelim.

Velespitle makul bir sürede ulaşım mesafesinde olan bir köy bakkalı ve kasabı olsun.

Yeter ki büyük yerleşim yerlerinden uzak olalım.

Yetecek kadar kâğıt ve bir tane de daktilo olsun.

Yazıları gazeteye göndereceğimiz bir de postane olsun yakınlarda. Bakkalın ya da kasabın hemen yanında.

***

Niye yazdım tüm bunları?

Gönyeli ’de olan vahim olaydan sonra içime kurt düştü.

Zamanını bilmeden kaçacak yer olarak bilinçaltındasakladığım adamız bu yaşanan travma ile iyice elimizden kayıp gidiyor diye düşündüm. Her gelişimizde yabancılaştığımı görüyordum ama bu son olay sanki de bardağı taşıran son damla oldu.

Bu adada bunu da mı görecektik diyehayıflandım kendi kendime.

Bu düşüncelerle bir de baktım ki kaçacağım yerin hayaliyle çocukluğuma yürüdüm bu yazıyı yazarken.

Bu yürüyüşü yaparken yoruldum.

Ayaklarımın altı acıyor şimdi.

Sığınacağımız yer arayışında bir anda internetin ve gelişen teknolojinin insan hayatına sunduğunimetlerinolmadığı dünyaya, çocukluğuma yürümüşüm.

Az yol değil.

30-40 yıl öncesine yürüdüm.

Birçoğumuz gibi etrafımızda olup bitenden kaçıp sığınacak yerin arayışında ve hayalindeyiz.

Bir tarafta Gönyeli deki vahim olayın travması diğer tarafta da Türkiye’deki 24 Haziran seçim sonuçları duruyor.

Görüldüğü üzere birçok konuda da pazarlığa açığım. 

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Naif bir çağrı için şartlar oluşmadı mı?
Cenk UZUNOĞLU | 17 Mart 2019, Pazar
Rum lider siyasi eşitlikten ne anladığını 40 yılı aşkındır sanki de hiç konuşulmamış ve mutabık kalınmamış gibi her fırsatta aksini açık açık saydırdıkça saydırıyor.
Mecbur muyuz buna yalnızca karşı demeç vermekle ye...
Çözüm arayışında fikri tükenmişliğe doğru
Cenk UZUNOĞLU | 10 Mart 2019, Pazar
Çözüm arayışında son 4-5 ayda konuşulanlara bakarak Kıbrıs Türkü neyi düşünüyor olabilir diye bir ufuk turu atalım.
Hala daha federasyonun olabileceğine inananlar var.
İki liderin bir önceki hafta yaptığı toplantı s...
Yeni "çekim gücü" fay hattını harekete geçirirse
Cenk UZUNOĞLU | 3 Mart 2019, Pazar
Salı günü iki lider bir araya geldi ama geçtiğimiz haftaya damgasını vuran, tarihe milat olarak geçecek nitelikteki haber Rum tarafında Exxon üst yönetimi ile yapılan ortak basın duyurusu ile gazın tahmini miktarının ...