Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Cenk UZUNOĞLU | 2 Aralık 2018, Pazar

"Gevşek federasyon" yalnız bizim için mi?

Paylaş  
22
20
20

Yalnızca Kıbrıs’ta duymayacağız bu ‘’gevşek ya da desentralize federasyon’’ devlet modelini.

Bulunduğumuz bölgede birçok ülkede ne zaman son bulacağı meçhul kanlı savaşların sonunda ortaya konulacak yönetim modelinin adı bu ‘’gevşek federasyon’’ olursa şaşırmamak lazım.

Adada anlaşmaya en uzak duranlar nezdinde müşterisi olduğu tespitinden hareketle ilk Kıbrıs’ta denenmek isteniyor.

Buraya gelmekteki çıkış noktası gaz şirketlerinin bölgenin genelinde yapacakları yatırım karşılığında tarafların kabul edeceği sürdürülebilir bir siyasi anlaşmanın talep edilmesi. Buna ulaşmanın yolunun da bölgenin genelinde gevşek federasyon ile mümkün olabileceği varsayımı.

Birilerinin yalnızca Kıbrıs için değil bölge için bu yönetim modeli lansmanının duyurusunu yapması ve pandoranın kutusunu açması lazımdı.

Anastasiades ve Çavuşoğlu bu gevşek federasyonun duyurusunu yapmış oldular.

Öne sürülen fikir Denktaş’ın fikriydi.

Anlaşmaya ulaşmak için rahmetli Denktaş’ın fikir ve istikameti doğruydu ama konjonktür açısından zamanlaması yanlıştı.

Önce dile getirildiği dönemde asker nezdinde Kürt sorununa yapacağı çağrışıma dikkat çekildi. Hatta bizzat Denktaş’a niyetiniz buysa keşke devletin adına Türk koymayıp Kuzey Kıbrıs, bayrağını da ay yıldız değil zeytin ağacı yapsaydınız denildi. Buna ek olarak AKP’nin iktidara gelmesiyle ön plana çıkması başka hesaplaşmalardan dolayı istenmeyen bir liderin bu fikri öne sürmesi, bu sefer de başka bir sebepten dolayı fikri ölü doğurdu.

Özet olarak önceleri özne olarak içerik dertti, sonrasında bunu dile getiren sözcü dert oldu.

Bunun için hayat bulmadı.

***

Bir yere bunu not edin.

Kıbrıs’tan sonra Türkiye’nin sınırı olan ülkelerde kanlı savaş sonucunda oluşacak ülke içi sınır düzenlemeleri ile bu ‘’gevşek federasyon’’ sahneye konulursa sonra sıra Türkiye’ye gelecek.

Gevşek federasyon bugüne kadar konuşulan çerçevedeki ‘’Kıbrıslılık’’ temelinde oluşturulması istenen bir anlaşmaya göre kabul görme olasılığı çok daha yüksek bir çözüm modeli olur görüşündeyim.

Buna inanmakla beraber yakın geçmişten başlayarak yeni açılımlarla siyaseti devletin kuruluş ayarlarının üstüne koymakta istekli AKP hükümetlerinin sonrasında ‘’kandırıldık’’ listesine bu gevşek federasyon açılımının sonucunu da eklemesinin getireceği kaostan endişe duymamak elde değildir.

Bunun için gaza gelmeden ve en önemlisi kutuplaşmadan konuyu değerlendirmek esas olmalıdır. Örnek olarak ‘’Kıbrıslılık’’ esasında kurulacak bir devlet modeline inanmamakla beraber bunu savunanlara da ‘’Rum sevici’’ demenin bu tartışmaya herhangi bir faydası yoktur.

Gevşek federasyon açılımı ile şu an içinde bulunduğumuz durum bu kadar yıl yol aldıktan sonra çıkageldiğimiz yepyeni bir umut sokağı mı yoksa farkında olmadan kazarak gireceğimiz umutsuzluk çukuru mu temkinli bir şekilde değerlendirmeye muhtaçtır.

Türkiye’nin ezber bozarak Rum yönetimi ile direk temas kurması ve bu açılımının yapılmasına zemin hazırlaması yalnızca Kıbrıs’ta mı gevşek federasyon fikrine yeşil ışık yaktığı ile ilgili haklı yorumu gündeme getirmeye gebedir.

Adı farklı konsa da ortaya atılan fikir terör örgütü başı Apo’nun yakın geçmişte Kürt sorununu çözmek için TC devletine önerdiği konfederasyonu çağrıştırıyor. Bunun da ertelenmemesi ve tartışılarak bir açıklığa kavuşturulması lazımdır. Benzerlikteki çağrışım bir siyaset ya da talep haline dönüşecekse bundan Kıbrıs’ın anlaşma olsun ya da olmasın etkilenmemesi mümkün değildir.

Kürt sorununun çözümünde yer alan ‘’akil adamların’’ bir kısmının tekrar devreye girdiği ve Avrupa’nın çeşitli yerlerinde toplantılar yaptıkları ile ilgili haberlerin basına yansıması da Kıbrıs’taki bu ‘’gevşek federasyon açılımı ile denk zamana düşmesi de dikkat çekicidir.

Görüldüğü üzere bu pilav daha çok su kaldırır. Bunun için uyanmaya gerek yoktur uyumasak yeridir.

İçinden geçtiğimiz süreç toplumların bugüne kadar konuşulmamış bir çözüm içeriğine fikren hazırlanma dönemidir.

Bu hazırlık yalnızca Kıbrıs için değil parçası olduğumuz yakın coğrafyanın da geleceğinin hazırlığı olmaya adaydır.

Buradaki başarı ya da başarısızlıklarla ilgili öğretiler bulunduğumuz bölgeye de öyle ya da böyle ışık tutacaktır.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Maraş'ı niye açma zamanı geldi?
Cenk UZUNOĞLU | 21 Nisan 2019, Pazar
Rumların partiler üstü söyleminin temel taşlarından biri toprak, mal mülkünü geri almak üzerine olsa da pratiğe yansıyan ana siyaset maddi olarak kaybettiklerini kazanmaya yönelik olmadı.

Zamana yayarak Türkiye ve K...
Özersay'ın cevabını değerlendirmesi gereken soru: "Cui bono?"
Cenk UZUNOĞLU | 14 Nisan 2019, Pazar
Hemen cevap verelim.

Latincede ‘’cui bono’’, kimin yararına, bundan kim yararlanıyor anlamına geliyor.

Önünüzdeki problem ya da karar verilmesi gereken konu rasyonel hesaplamayı gerektirecek kadar karmaşık bir yap...
Özersay'ın zamanlama ile ilgili sınavı
Cenk UZUNOĞLU | 7 Nisan 2019, Pazar
"Zaman her şeyin ilacıdır. Sabırlı ol, bekle."

Günlük hayatımızda sık sık kullandığımız özdeyiştir bu.

Hoşgörü kültürümüzü temsil etmek ile beraber, içinde zor kararlarla yüzleşmekten kaçınmayı da barındırır.

Zor ...