Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Cenk UZUNOĞLU | 24 Şubat 2019, Pazar

Erken Cumhurbaşkanlığı seçimi şartları oluşmadı mı?

Paylaş  
20
19
21

Akıncı’nın çözüm modeli olarak ille de konuşula gelen federasyondaki ısrarı, CTP tabanını mobilize etmeye ve partiye aday çıkarmaması yönünde gözdağı vermeye yöneliktir.

CTP’nin aday göstermesinin önüne geçmek veya CTP aday gösterirse de bir önceki seçimde olduğu gibi onu birinci turda geride bırakmaya yönelik hesabın da etkisi vardır bu ısrarda. 

Seneye yapılacak seçimleri düşünmüyorum dese de etrafındakilerin de etkisi ile Akıncı’nın muhatabının tavrına rağmen ille de federasyon yönünde yaptığı tercih ile elini kolunu bağlamasının altında bu lokal reel politik gerçek yatmaktadır.

Buna ek olarak da CTP’nin AKEL ile olan yakın diyaloğundan dolayı partinin aday belirleme noktasındaki etki edebilme olasılığını da devrede tutmak istemektedir.

Crans Montana’ya hem giden süreçteki hem de sonrasındaki ‘’son şans’’ diye özetlediği uyarısı ve tespiti ile birlikte iyi niyetli ve çözüme ulaşmaya yönelik duruşundan dolayı Akıncı’ya partiler üstü destek verilmiştir.

Şimdi anlaşılıyor ki, Akıncı’nın ‘’son şans’’ dediği kalıbını aşan meşhur demecinin esas amacı meğerse ne olursa olsun yalnızca federal çözüm modelinde ‘’sonuna kadar kendi şansını’’ zorlamaktan başka bir şey değilmiş.

Bundan dolayı Kıbrıs Türkü, Akıncı’nın onunla eşit olarak ortaklık kurmak istemeyen ve ikinci kez seçim kazanmış Rum lider ile ille de konuşula gelen federasyon temelinde anlaşma yapmak ısrarının nasıl bir psikoloji olduğunu anlamakta zorlanıyor.

Bu ruh haliyle önümüzdeki hafta, adına ne denirse densin tekrar müzakere masasına oturulacak olması, sebep olabileceği sonuçlar açısından düşündürücüdür.

Düşündürücü olmasının sebebi de yeni bir süreç başlarken ilk defa Rum liderin başlık olarak da olsa ortaya attığı alternatiflerin olması ve buna karşılık da Akıncı’nın çözüm modeli olarak federasyondaki inadı ve kendi toplumu ile iddialaşmasıdır.

Önümüzdeki salı günü muhatabı kendi toplumunun siyasi eşitlik ve dönüşümlü başkanlık ile ilgili gerçeklerini ve devletin çalışmaz olacağı ile ilgili gerekçelerini son günlerde basına yansıttığı gibi söylediğinde Akıncı buna ne diyecektir? 

Kıbrıs Türkü’nün çıkarlarını, Anastasiades’in de ifade ettiği, başka bir alternatifte aramak olduğunu söyleyebilecek mi?

Yoksa bunun yerine, Anastasiades’i konuşula gelen federasyon bazında anlaşmaya ikna etmek ve bu bazda bir anlaşma olmazsa Türkiye’nin onlar için tehdit oluşturacağını anlatır duruma mı geçecek?

Bu ikilemlerle yoğrulmaya müsait ruh hali Akıncı’yı ne olursa olsun federasyon bazında bir anlaşmaya ulaşmak için daha fazla taviz vermeye uygun kıvama getirmeye müsaittir.

Gerek Akıncı’nın gerekse de ona destek vermek adına yorum yapanların Rum kamuoyuna yaptıkları göndermelerin satır aralarında bu yaklaşım ve çağrı vardır.

Akıncı’nın çözüm modelinde kendi toplumu ile iddialaşması bundan sonra bir şeyi daha farklı kılacaktır. Akıncı’nın müzakere sürecinde ters bir durum söz konusu olduğunda gurur meselesi yapmadan olanı idrak etmesi düne göre zor olacaktır.

Rum lider ile diyaloğunu kendi toplumuna eskisi gibi anlatmakta zorlanacaktır çünkü ‘’biz sana söylememiş miydik?’’ cevabı günden güne çok daha gür bir şekilde hazır ol da bekler durumda olacaktır.

Bundan dolayı siyasi geleceği için elini esnek tutmak adına son yılını müzakere masasında geçirmek eğilimde olan Akıncı’nın yapabilecekleri ile hem müzakere masasında hem de oradan yansıyacaklarla toplumu hem kendi içinde hem de Türkiye ile çatışmaya sürükleyecek derecede tehlikeli bir yola girilebileceği için endişeliyiz.

Akıncı’nın söylemlerindeki iddialaşma eğiliminin sebep olacağı taviz ve çatışma risklerini görüp uyanmaya gerek yoktur, uyumasak yeridir. Bunu da bir tehdit olarak değil, Kıbrıs Türk’ünün geçmişe göre değişen toplumsal dinamiklerine dayalı bir gözlem olarak aktarıyorum. Endişeliyim.

Bundan dolayı da yaklaşan olası tehlike karşısında geri çekilip farklı bir değerlendirme yapmak gerekliliğine inanıyorum.

***

4 yıl önce Eroğlu ve Akıncı arasında yapılan tercihin bir amacı vardı.

Bu amaca ulaşmanın aracısı da Akıncı oldu.

Akıncı’ya seçimi kazandıran unsura da, ‘’niye Akıncı’’ sorusu yerine, seçmenin ‘’niye Eroğlu olmasın’’ diye özetlenecek şekilde pozisyonlanan siyasi tercih sonucu ulaşıldı.

O dönemde daha partisi olmayan Özersay’ın bu denklemin içine dahil olması için öncesinden başlayarak TC tarafından yeri geldikçe onore edilerek cesaretlendirilmesi de bunun parçasıydı.

Bu amaca Rum ile federasyon yapılamayacağını Talat’tan sonra Akıncı ile de ulaşılamadığı gösterilerek Crans Montana da varılmış oldu.

Akıncı, Crans Montana sonrası yaptığı tercih ile bunun devamında Türkiye’nin ve Kıbrıs Türkü’nün büyük bir bölümünün federasyondan farklı bir yönde yapmasını beklediği liderliği yapmayı reddetti.

Buna katılmasak da saygı duyulması gerekir ama bu durum şu gerçeği değiştirmez.

Bundan sonra inadından vazgeçmezse artık yalnızca toplumun endişesi Sn. Akıncı’nın yanında olacak ve günden güne yalnızlaşacaktır. Kısa gibi gelen son 14 ay ona çok uzun gelecektir.

Bunun ilk sinyalini de kapalı meclis toplantısında CTP Başkanından hafif yollu olsa da aldığı eleştiridir.

Akıncı’nın anayasal süresi dolmamış olmasına rağmen hem göreceli olarak gelinen kritik noktadan dolayı, hem de mecliste konu ile ilgili aritmetiğe dayalı karşı görüş karşısında erken başkanlık seçimine gidilmesini kendisinin talep edip aday olması ve seçmenden yetki istemesi bir çıkış yoludur.

Diğer yol da Akıncı’nın aday olmayarak, başarısızlıkla sonuçlanan Crans Montana’dan hemen sonrasında ifade ettiği gibi çözüm arayışını bir sonraki nesile devrettiğini açıklamasıdır.

İçine yavaş yavaş sürüklendiğimiz girdaptan onurlu çıkış yolu bu seçenekler olabilir.

Gelinen kritik noktadan dolayı halktan seçimlere 14 ay kalmasına rağmen tekrar yetki istemek gelişmiş demokrasilerde benzeri durumlarda başvurulan bir yöntemdir. Kıbrıs Türkünü bu coğrafyada farklı kılan demokrasi anlayışının içinde de yeri vardır.

Böyle bir erken seçim için şartlar oluşmuştur.

Baskın bir erken Cumhurbaşkanlığı seçimine kim ne kadar hazırdır bu apayrı bir konudur.

Bu vesileyle müptelası olduğumuz siyasi mastürbasyonu da bir yıl öne çekip zaman kazanıp çıkan sonuca göre bize yakışan şekilde toplum olarak konsolide olup yolumuza devam ederiz.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
1
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
19 Mayıs 2019, Pazar    Suyun 99 derecedeki ruh hali...
12 Mayıs 2019, Pazar    Küçük-Denktaş hayal ortaklığından Tatar-Özersay ittifakına
5 Mayıs 2019, Pazar    Koalisyonun ömrü ile Türkiye'nin dertleri
28 Nisan 2019, Pazar    En zoru üçüncü seçeneği tartışabilmek
21 Nisan 2019, Pazar    Maraş'ı niye açma zamanı geldi?
14 Nisan 2019, Pazar    Özersay'ın cevabını değerlendirmesi gereken soru: "Cui bono?"
7 Nisan 2019, Pazar    Özersay'ın zamanlama ile ilgili sınavı
31 Mart 2019, Pazar    Bir gün hepimiz CTP'li olur muyuz?
24 Mart 2019, Pazar    Siyasi mastürbasyon sezonu açıldı
17 Mart 2019, Pazar    Naif bir çağrı için şartlar oluşmadı mı?

banner
banner
banner
banner
banner
banner

Suyun 99 derecedeki ruh hali...
Cenk UZUNOĞLU | 19 Mayıs 2019, Pazar
Bilinen o ki, toplumsal patlamanın ya da daha yumuşak deyişle değişimin öncesine dayanan bir ömrü vardır.

Bu da çoğu zaman olan olduktan sonra anlaşılır.

Bunun sonucu bazen ilkbahar bazen de sonbahar olur.

Toplum...
Küçük-Denktaş hayal ortaklığından Tatar-Özersay ittifakına
Cenk UZUNOĞLU | 12 Mayıs 2019, Pazar
Ersin Tatar UBP genel başkanlığı adaylığı sürecinden itibaren Başbakanlığa aday olduğunu söyledi.

Çok rahat bir şekilde en büyük partinin başkanıyım ben de Cumhurbaşkanlığına adayım dese ikinci tura kalacak ikinci k...
Koalisyonun ömrü ile Türkiye'nin dertleri
Cenk UZUNOĞLU | 5 Mayıs 2019, Pazar
Bu hükümet ortakları marifeti 4’lü koalisyonu kurmakta ve ne olursa olsun devam ettirebilmekte bulmuşlar.

Neredeyse ‘’kolay mı öyle 4’lü hükümet kurmak ve devam ettirmek’’ diye bunun bir hükümet icraatı olduğunu bil...