Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Cenk UZUNOĞLU | 7 Nisan 2019, Pazar

Özersay'ın zamanlama ile ilgili sınavı

Paylaş  
28
19
28

"Zaman her şeyin ilacıdır. Sabırlı ol, bekle."

Günlük hayatımızda sık sık kullandığımız özdeyiştir bu.

Hoşgörü kültürümüzü temsil etmek ile beraber, içinde zor kararlarla yüzleşmekten kaçınmayı da barındırır.

Zor kararları almayı zamana sığınarak ertelemek yalnızca bize özgü değil insan psikolojisinin parçasıdır.

Zaman aslında nötrdür.

Lehine de işler aleyhine de.

Püf noktası tahmin edileceği üzere zamanı kullanmak adına kişinin ne yaptığı ile ilişkilidir.

Bir şeyi ne kadar istediğin, bunun için risk almak ve gerekirse bedel ödemeyi göze almakla da alakalıdır.

İş işten geçtikten sonra geriye dönüp baktığında başarı ile başarısızlık arasındaki çizginin çoğu zaman zamanlama ile ilişkili olduğu görülür.

Özersay’ın hedefi 2020 Cumhurbaşkanlığını kazanmaksa, tam da bu günlerde Özersay’ın hükümet üyesi olarak üstlendiği sorumluluklarının ötesinde iç siyasete yönelik zamanını nasıl kullandığını düşünmesinde fayda vardır.

***

Özersay, Kıbrıs Türkünde hasret kaldığımız değerleri siyasete yansıtan söylemleri ve yaşanmış ortak acı ve tecrübeleri de temsil eden bir geçmişe sahiptir.

Bundan dolayı da Kıbrıs Türkünün bütününü oluşturan birçok unsuru temsil eden kendini iyi yetiştirmiş bir birey olarak saygı ve kabul görüyor.

İmkânsızı değilse bile zoru başarıp rol modeli olacak bir sivil toplum hareketini siyasi bir partiye dönüştürerek de aktif siyasete güçlü bir giriş yaptı.

Geçen bu süre içerisinde tabiri caizse 17-18 yaşında A takımına çıkmış genç forvet misali yaptığı, söylediği her şey büyük ölçüde sempati ile karşılandı.

Siyasette dürüstlüğün yalnızca dürüst olduğunu söylemekle, ya da olmakla değil dürüst de gözükmekle alakalı bir yönetim şekli olmasına yönelik söylemleri onu partiler üstü bir statüye taşıdı.

Bundan dolayı ona ve onun görüşlerine sıcak bakmayanlar bile onun aktif siyasetin içinde olması gerektiğini teslim etti.

Cumhurbaşkanlığı ile ilgili ilk denemesinde hatırı sayılır oy aldı.

İkinci siyasi denemesinde de lideri olduğu Halkın Partisi hatırı sayılır vekil çıkartarak meclise ve koalisyona girmeyi başardı.

Küçümsenecek bir başarı değildir tüm bunlar.

Geriye dönüp bakarsa bu noktaya kadar zamanı son derece efektif ve lehine kullanarak geldi Özersay.

Koalisyon hükümetini Hüseyin Özgürgün liderliğindeki UBP ile kurmayarak doğruyu da yaptı.

Toplumun giderek yozlaşan değerlerini bir yerden başlayarak onarmak adına siyasetten başlayarak birilerinin bir duruş sergilemesi gerekiyordu.

Özersay bu görevi de seçim propaganda döneminden başlayarak sürdürdü ve Türkiye’nin telkinlerine rağmen kulpunu bulup kolayı seçip geri adım atmadı.

4’lü koalisyon hükümeti kurulduysa Özersay’ın bu tavır ve duruşundan dolayı kuruldu.

Geçen iki yıllık süre içerisinde görüldü ki onu Başbakan Yrd. ve Dışişleri bakanı olma noktasına taşıyan yürüttüğü siyaset onu bundan sonra gitmek istediği hedefe götürmeye engel.

Ortaya çıkan bu durumun topluma da bir faydası yok. Diğer bir değişle bu hükümetin devamı topluma bir faydası olacağı ile ilgili en ufak bir umut emaresi ortada yok.

Buna karşın Özersay’ın atacağı adımlarla yol açacağı yeni hükümete bu toplumun ihtiyacı var.

Özersay artık genç bir siyasetçi değil.

Başlangıçtaki hoşgörüyü artık bulamayacaktır.

Yalnız onun değil diğer hükümet ortaklarının yaptığı, yapmadıkları ve yapamadıkları onun için de ciddi eleştiri konusu olacaktır.

Büyük umutlarla kurulmuş olan 4’lü koalisyonun bugüne kadar elle tutulur bir başarı hikâyesi olmadığı ve olmayacağı da ortadadır.

Temiz siyaset söylemi yalnızca temiz ama boş bir tabak ile sınırlı kaldığı ve üretken olamadığı için bir yere kadar sürebilir.

Ama nereye kadar?

Zaman kaybetmeden buna karar vermesi gereken Ersin Tatar’dan ziyade Özersay değil midir?

Bir sonraki yazıda bu sorunun cevabını da vererek bu konuyu yazmaya devam edeceğiz.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
14 Temmuz 2019, Pazar    "Sineye çekme", seçimi erkene çek
10 Temmuz 2019, Çarşamba    Akıncı'nın "değerli yalnızlığının" düşündürdükleri
7 Temmuz 2019, Pazar    Seçenekler ihtiyacın ne olduğuna işaret ediyor
30 Haziran 2019, Pazar    Federasyona hayal diyenlere düşündürtülmemesi gereken
23 Haziran 2019, Pazar    "Kayserilinin bilet hayaline" benzemesin
16 Haziran 2019, Pazar    Biri tescillenmiş "hayal ürünü" diğeri beklemede
10 Haziran 2019, Pazartesi    Kolayı varken...
2 Haziran 2019, Pazar    Hayal ettim...
27 Mayıs 2019, Pazartesi    Zor olan denenmezse işleri zor
26 Mayıs 2019, Pazar    Temeli sağlam gibi gözüküyor ama...

banner
banner
banner
banner
banner
banner

"Sineye çekme", seçimi erkene çek
Cenk UZUNOĞLU | 14 Temmuz 2019, Pazar
Teamüllere uygun olmayan davranışlarla hem T.C. hem de buna ayak uydurmayı marifet sayan kraldan kralcı yerli işbirlikçileri tarafından Akıncı’yı yalnızlaştırma ve yıldırma amacı güdülüyor.

Halbuki hiç bu yola başvu...
Akıncı'nın "değerli yalnızlığının" düşündürdükleri
Cenk UZUNOĞLU | 10 Temmuz 2019, Çarşamba
2015’te halktan alınan yetki belli ki Crans Montana’dan sonra pratikteki işlevselliğini her geçen gün kaybetmiştir.
2015 seçimlerinde BM parametreleri içinde federasyona dayalı çözüm için müzakere etme yetkisi almışt...
Seçenekler ihtiyacın ne olduğuna işaret ediyor
Cenk UZUNOĞLU | 7 Temmuz 2019, Pazar
İki devletli çözüm modelinin, gaz ile ilgili belirsizlik devam ederken Rum kamuoyunu ve AB’yi de içine çekecek şekilde tartışılmasına ve tüm taraflar için bunun hayal olup olmadığının anlaşılmasına ihtiyaç var.

Çözüm...