Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Cenk UZUNOĞLU | 26 Mayıs 2019, Pazar

Temeli sağlam gibi gözüküyor ama...

Paylaş  
22
27
20

Geçtiğimiz Eylül ayında yaklaşmakta olan UBP kurultayına atıfta bulunarak Ersin Tatar seçilirse UBP-HP koalisyon hükümetinin önündeki engelin kalkacağını ve bunun da siyasete ve ekonomiye istikrar getirecek yegâne çıkış yolu denemesi olduğunu yazdım.

Bunu Ersin’in yazdırdığını söyleyen de oldu, hayal diyen de oldu.

Hayal diye tabir edilen durum değerlendirmesine dayalı o öngörü geçen hafta gerçek oldu.

***

Bu hükümetin kurulmasının ada dışında bir haber değeri varsa bu öncelikli olarak Kıbrıs sorununa çözüm arayışına yapacağı etkinin ne olacağı ya da etkisinin olup olmayacağıdır.

TMT’nin arda kalan gölgesi ve ruhu üzerinde kurulan bu hükümetin Türkiye devleti ile Kıbrıs sorununa yaklaşımda ayni çizgide uyumlu bir şekilde yürüyeceği aşikardır.

Bu hükümet kapanan bir devrin ardından açılan yeni dönemin ilk hükümetidir.

Bu yeni dönemin siyasetçileri olarak Tatar ve Özersay’ın temelini attığı siyasi ittifak olarak Türk dış siyasetinin Kuzeyde arayışında olduğu ihtiyacı karşılamaktadır

Crans Montana’dan sonra gelinen noktada, Tatar ve Özersay’ın federal çözüm dışındaki alternatifleri düşünmek ve bu yönde çaba harcamak için ikna edilmelerine gerek yoktur.

Her ikisi de bu konuda hemfikirdir ve yek vücuttur.

Bu tespit bu hükümetin kuruluşunun temelinin çimentosudur.

Bu yeni siyasetin halkta karşılığı vardır. Somut adımlarla pekiştirilmesi gerekmektedir.

Sözcüleri olarak da hem Tatar hem de Özersay dış dünya ile çok rahat diyalog kurabilecek, liberal ekonominin gereklerini bilen kendilerini iyi yetiştirmiş, yetkin iki siyasetçidir.

Burada önemli olan bu sağlam temelin üzerine ekonomiden başlayarak devletin genel işleyişine fark yaratacak şekilde yansıyacak ‘’bina inşa etme’’ becerisinin gösterilip gösterilemeyeceğidir.

Bu hükümet Ankara ile yalnızca Kıbrıs sorununa çözüm arayışında sağlanacak uyum ile sınırlı kalmamalıdır.

Bununla yetinilirse sürdürülebilir olmaz. 10 ay sonraki Cumhurbaşkanlığı seçiminde sınıfta kalır.

Herhangi bir yapının temeli stratejik öneme sahiptir ama tek başına temelin derinliklerinde yaşam olmadığı unutulmamalıdır.

Tek parti ve koalisyon hükümetlerinin karşılaştığı gibi bu hükümet de kendi içinde ve dışındaki gelişmelerle zaman içinde sınanacaktır.

Temelin sağlam olması ancak bina inşa edilebilirse sarsıntı ve hatta deprem ve çeşitli doğal afetlere karşı ayakta durması açısından faydalı olur.

Aksi takdirde üzerine bina inşa edilemeyen temeli sağlam olan bir hükümet denemesi diye ‘’tapu kadastroda’’ yarım kalmış inşaat diye kayıt düşülür.

Bizim siyasi tarihimizde böyle yarım kalmış ‘’tapu kadastro’’ kayıtları vardır.

Bundan dolayı bu hükümetin kurulmasıyla ortaya çıkan resmi Türkiye’nin de doğru okuması gereklidir.

İddialı bir söylem olacak ama kurulan bu hükümet, Türkiye devleti için de son fırsattır.

Bu hükümetin başarılı olmaması durumunda Kuzeyde siyaset artık adaya 1974 öncesi gelenlerle sonra gelenlere dayalı bir eksene kayacaktır.

Bu da Türkiye devletinin çıkarına bir durum değil, hatta en son isteyeceği siyasi tartışma eksenidir.

Bundan dolayı Tatar ve Özersay’ın Türkiye için ‘’uzun yol politikacısı’’ konumuna geçmesi için Türkiye’nin Kıbrıs Türkü nezdinde kendi konumunu ‘’ağalıktan’’ ‘’ağabeyliğe’’ indirgemesi gerekmektedir.

Elbette söylemden başlayarak yaklaşım ve davranışlara yansıması gereken değişim yalnız Türkiye devletinin iradesini temsil eden siyasi ve bürokrasi ile sınırlı değildir.

Öncelikle Tatar-Özersay liderliğindeki kabinenin özellikle ekonomi ve Türkiye ile ilişkiler alanında atması gereken zor olan adımlar vardır.

Hükümet programını gördükten sonra aklımızdaki ‘’zor olan’’ adımlarla ilgili nasıl bir davranış ve yaklaşım değişikliğine ihtiyaç olduğunu da yazarız.

Tatar-Özersay koalisyon hükümeti geçmişte bir türlü başarılamamış zor olan adımları atmayı denemezse işlerinin zor olacağı kesindir.

Daha dedikodusu yapılmadan bu hükümetin kurulmasını hayal etmiş olmamız eleştirmeyeceğimiz anlamına gelmez.

Bugünlük bu kadar ile yetinelim. Şimdilik temeli sağlam gibi gözüken yeni hükümetin yolunun geniş ve açık olmasını dilemekle yetinelim.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
2
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
20 Ekim 2019, Pazar    Merkezin "çatı aday" algoritması
13 Ekim 2019, Pazar    Memleketimin farklı "yol" dertleri
6 Ekim 2019, Pazar    Marifet "ümmetin" bölünme arzusunda
29 Eylül 2019, Pazar    Demokrasinin maliyeti
22 Eylül 2019, Pazar    Oldu olacak "UBP’li Özersay'ı" aday yapın
15 Eylül 2019, Pazar    Musevi-Rum lobilerinin koalisyon lideri Biden'a dikkat
8 Eylül 2019, Pazar    İnadımız
1 Eylül 2019, Pazar    Niye "ben" yerine, niye "o" seçilmesin?
26 Ağustos 2019, Pazartesi    Ayrışma noktasında muhasebe yapma ihtiyacı
18 Ağustos 2019, Pazar    'Sıkışmışlığın' çaresi öngörebilmekten geçer

banner
banner
banner
banner

Merkezin "çatı aday" algoritması
Cenk UZUNOĞLU | 20 Ekim 2019, Pazar
Kıbrıs Türkü Kıbrıs sorununun müzakere sürecinde inisiyatifin Türkiye’nin elinde olduğunu bilerek hareket ediyor.

Toplum o görüşmeci görevine seçtiği kişinin hata yapmasının, yeni fikirler ortaya koymasının, konjonk...
Memleketimin farklı "yol" dertleri
Cenk UZUNOĞLU | 13 Ekim 2019, Pazar
Kimisi pek azına nasip olan siyasi yolculuktan sonra yolun sonuna geldiğini inkâr eder.

Ona verilmiş olan ‘’onurlu’’ köşede gerektiğinde ağabeylik yapmayı kabullenemez.

Ağabeylik değil de ağalık yapmak ister.

Yok,...
Marifet "ümmetin" bölünme arzusunda
Cenk UZUNOĞLU | 6 Ekim 2019, Pazar
Federasyonu savunanların yolundan gitmeyi peşinen kabul etmek Crans Montana’dan sonra geçen 2 yılı aşkın sürenin bir 5 yıl daha devamı olur.

Farklı bir şey beklemeyin.

Kıbrıs sorununun çözümsüzlüğü bizim için hast...