Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Cenk UZUNOĞLU | 10 Temmuz 2019, Çarşamba

Akıncı'nın "değerli yalnızlığının" düşündürdükleri

Paylaş  
16
13
17

2015’te halktan alınan yetki belli ki Crans Montana’dan sonra pratikteki işlevselliğini her geçen gün kaybetmiştir.

2015 seçimlerinde BM parametreleri içinde federasyona dayalı çözüm için müzakere etme yetkisi almıştı Akıncı.

Bugün AB çatısı altında iki devletli çözümü konuşmaya 2015’in şartlarında aldığı yetkiyi sebep göstererek mesafe koymaktadır.

Akıncı’ya karşı da görüşmeci olarak hem muhatabı Rum lider hem de T.C. devleti en yumuşak ifade ile diplomasinin dili ile mesafe koymuştur.

Cumhurbaşkanlığı görevininpratikteki en önemli unsuru olan müzakerecilik görevini yerine getirmek için gerekli olan en önemli iki muhatabın,Akıncı’ya açıkça tavır koyduğu ayan beyan ortadadır.Günden güne de örnekleri artarak devam etmektedir.

Değişen konjonktür karşısında Kıbrıs dışında Akıncı’nın federasyon konusundaki ısrarlı duruşuna destek çıkan herhangi bir kurum ya da ağırlığı olan bir siyasetçi de yoktur.

“Değerli yalnızlık” duygusu ile görev süresinin dolmasını beklemeye itilmiştir Akıncı.

Bunun için vakit kaybetmemek adına halkın iradesinin hangi yönde ağır bastığını Nisan 2020’yi beklemeden bir an önce öğrenmekte fayda vardır.

Akıncı’nın deyimi ile genel ruh halini de temsil ettiğini düşündüğüm “sineye çekmemek” ve “dik durmak” da erken seçim çağrısını yapmayı gerektirir.

Erken seçim çağrısı yapılması beklentimiz yalnızca Akıncı’dan değildir. Akıncı’yı iki devletli çözümün görüşülmesinin önünde engel görenleriçin de geçerlidir.

Onların da bu çağrıya olumlu cevap vermelerini hatta ayni yöndeki erken seçim çağrısını Akıncı’yı beklemeden yapmalarını bekliyoruz.

Bu kesime göre Rum lider yıllardır konuşula gelen federasyon parametreleri dışında iki devletli çözüm de dahil farklı çözüm modellerini konuşabilmek için arayış içinde beklediği ifade ediliyor.

Federasyon dışında çözüm önerilerini konuşmak için Kuzeyde muhatabını bir türlü bulamıyor diye de arada gidip gelen gayrı resmi aracılara da serzenişte bulunuyormuş Rum lider.

Rum liderin bu beklentisine paralel, bunu doğrulayandavranışlar ve gelişmeler kamuoyuna da yansımıştır.

Örneğin, geçtiğimiz ay federasyonun hayal olduğunu iddiasında olan Özersay’ın Rum lider ile sosyal içerikli bir yemekte buluşması. Diğer bir örnek mahkumların karşılıklı iadesi konusundaRum liderin Özersay’a desteği.

Tüm bunlar Rum liderin hem kendi isteği hem de Türkiye’nin beklentisi yönünde hareket ettiği görüntüsünü vermektedir.

Kıbrıs dahil tüm dünyaya Özersay hem Erdoğan’ın hem de Anastasiades’in tercihidir mesajı verilmektedir.

Bu ‘’kutsal ittifakı’’oluşturan ‘’üçlünün’’ buluştuğu ortak nokta konuşulagelen federasyon parametrelerinin dışında iki devletli çözüm de dahil başka modellerin de konuşulmasıdır. Bu son derece önemli bir gelişmedir. Temkinli ama bir o kadar da hızlı bir şekilde üstüne gidilmelidir.

Yakın geçmişte Özersay etrafında oluşan bu gelişmelerdeki hedef,yüzeyde görünenamacın önüne geçmiştir.

Yapılan sosyal içerikli yemek ve kolektif aklın yolu mahkumların iadesi medeni birer adım mı yoksa Özersay’ı onore etmek, parlatmak için yapılan bir algı operasyonu mu tartışmaya açıktır.

Rum liderin Crans Montana’da otel odasında Çavuşoğlu’na söylediklerinden itibaren gösterdiği yaklaşımının samimi olup olmadığı sorgulanmaya elbette muhtaçtır.

Bunu da ancak diğer çözüm modellerini müzakere etmeye başlayarak gerçek düşüncesinin ne olduğunu ve bunu yapmaya gücünün yetip yetmediğini test ederek anlayabiliriz. Unutmayın Anastasiades Rum tarafında ancak 25% destek bulmuş Annan planını da desteklemişti.

Anastasiades’in niyetini anlamak için bizim Cumhurbaşkanlığı makamını itibarsızlaştırarak bunu yapmaya yeltenmek tutarlı olmak adına tasvip edilecek bir durum değildir.

Biz her şeyden önce, o makamda oturan kişiden ve görüşlerinden bağımsız devletin yaşatılmasını savunuyoruz.

Bunun da devletin en tepesindeki makamın ekarte edilerek yapılmasıkarşısında ortak tavır koymamız hangi görüşten olursanız olun ortak paydamız olmalıdır.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
1
 
0
 
1
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
15 Eylül 2019, Pazar    Musevi-Rum lobilerinin koalisyon lideri Biden'a dikkat
8 Eylül 2019, Pazar    İnadımız
1 Eylül 2019, Pazar    Niye "ben" yerine, niye "o" seçilmesin?
26 Ağustos 2019, Pazartesi    Ayrışma noktasında muhasebe yapma ihtiyacı
18 Ağustos 2019, Pazar    'Sıkışmışlığın' çaresi öngörebilmekten geçer
11 Ağustos 2019, Pazar    Ergenlerle sohbet konuyu nerelere getirdi?
9 Ağustos 2019, Cuma    Yine "yütülme" olmasın
4 Ağustos 2019, Pazar    Gerçeklerin inatçı olma huyu
28 Temmuz 2019, Pazar    İki devlete giden yoldaki "deli" sorular
21 Temmuz 2019, Pazar    İki farklı anlayış ve CB adayı tercihi

banner
banner
banner
banner
banner

Musevi-Rum lobilerinin koalisyon lideri Biden'a dikkat
Cenk UZUNOĞLU | 15 Eylül 2019, Pazar
Büyük bir sürpriz olmazsa önümüzdeki yıl Trump’ın karşısına Demokrat Partinin adayı olarak Obama döneminin başkan yardımcısı Joe Biden çıkacak.
Joe Biden geçmişten beri Kıbrıs’a yakın ilgi duymuş olan bir siyasetçi.
...
İnadımız
Cenk UZUNOĞLU | 8 Eylül 2019, Pazar
Kıbrıs sorunu dediğimiz sorunun çözülememesinin bir sebebi de Kıbrıs Türkünün kimliğini yalnızca ‘’Kıbrıslılık’’ ile ya da yalnızca ‘’Türklük’’ arasında terk etmek istememesi yatmaktadır.
Bu sorunun uzamasındaki etke...
Niye "ben" yerine, niye "o" seçilmesin?
Cenk UZUNOĞLU | 1 Eylül 2019, Pazar
Bayram sonrası on günü kızımız Didem Seda’yı hayali olan üniversitede eğitimine başlatmak için gittiğimiz ABD’de geçirdik. 
Bulunduğumuz süre içerisinde televizyon programlarında 2020 Kasım ayında yapılacak olan başk...