Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Cenk UZUNOĞLU | 18 Ağustos 2019, Pazar

'Sıkışmışlığın' çaresi öngörebilmekten geçer

Paylaş  
31
11
31

‘’Son dönemde’’ ifadesi aslında Kıbrıs Sorunu söz konusu olduğunda hiçbir zaman ‘’son dönemden’’ ibaret olmamıştır.

Karşılıklı hamleler sonucunda bir bakıyorsunuz sıkışmışınız.

Gelinecek noktayı önceden öngörüp hamle yapamadığınız ortaya çıkıyor.

Örneğin federasyon olmazsa ne olur ile ilgili bırakın detaylı bir planı herhangi bir fikirsel hazırlık olmamış.

Rum lider bunu ilk defa dile getirdiğinde yolun ortasında arabanın şavkına maruz kalmış tavşan gibi kulaklar dikili gözler açık şaşkın şaşkın kala kalmışsın.

Rum kamuoyunun partiler üstü iradesini bilip ‘’ille de federasyon’’ diye sonuna kadar zorlayanlar için değil yalnızca bu şaşkınlık.

Benzeri şaşkınlık iki devlet diye belli ki hazırlıksız hamaset nutukları atanlar için de geçerlidir.

Federasyon 50 yıldır olmadı.

Ya olmazsa ne olacak sorusunun cevabı üzerine kafa yorulmamış.

Belli ki her iki görüşü savunanlar da iki devletli çözümün olacağına ihtimal vermediği için bunun zorluğu tembelliğe maske olmuş.

Her iki görüşü savunanların da bu aralar bu sıkışıklığı hissettiklerini ancak tahmin edebiliriz.

Bilinmesi gereken içine düşülen durum son yapılan hamlelerle alakalı değildir.

Öncesinde yapılan hamlelerin sonuçlarını öngörmek için çaba harcamadığınız için karşılıklı hamleler örgüsünde bir de bakıyorsunuz “sıkışmışsınız.”

Ne oldu?

Gelinecek noktayı önceden öngörüp, karşı hamle yapamadınız.

Öyle mi oldu, tabii ki tartışılabilir.

Ama bakıyorum onu da yapan yok.

Herkes bu konudan olabildiğince uzak farklı kişisel dert ve sebeplerden dolayı aday olmaya çalışıyor.

Başka türlü olabilir miydi, böyle bir sıkışıklığa mahkûm mu idik, bu sıkışıklık içinden çıkmak için imkanlarımız var mı, bunların hepsi konuşulabilir.

Ama yok. Ara ki bulasın bunun cevaplarını.

***

Konuyu nasıl bir noktada olduğumuzu anlatmak için açalım.

Örneğin Türkiye’nin Kıbrıs’a yaptığı 74 müdahalesi kaç hamleden sonra gerçekleşti?

Olana kadar Rum buna ihtimal verdi mi?

‘’Bekledin de gelmedi’’ şarkısını akıl ettiler ama ‘’bir gece ansızın Ayşe’nin daimî olarak tatile gelebileceğini’’ akıl edemediler.

Halbuki hamleler ardı ardına geliyordu.

Bizim içimizde de askeri müdahaleye gerçekten kaç kişi inandı?

Kaç kişi bunun olabileceğine ihtimal verip nasıl ve ne zaman olacağını bilmeden hazırlık yaptı?

Bu ikinci sorunun cevabı vardır. Denktaş ve onun etrafında toplanan ‘’hayal ortakları’’ bunun bir gün olabileceğine inanarak ve toplumu hazırlayıp inandırarak hareket ettiler. Yeri geldi Türkiye devletini eksikleri dile getirip yönlendirdiler, yeri geldi motive ettiler.

Bak işte son derece sıkışık bir durumdan öngörülü hazırlık yaparak nasıl çıkıldığına bundan büyük örnek olur mu?

Başka bir zaman diliminden başka bir örnek verelim.

Kıbrıs Rum kesiminin AB ye girişi kaç hamleden sonra gerçekleşmiş oldu?

Bizim ve Türkiye’nin yaptığı hatalar var mıydı? Rum hatalarımızı fırsata nasıl çevirdi?

Bir düşünün kaç yılı buldu bu süreçler?

Ve bu süreçlerin adım adım ‘’güçlerin yeter hale gelmesinin örgüsünü’’ hazırlama süreci olduğunu da not edin.

Gelelim bugüne.

Acaba AB çatısı altında iki ayrı devletli çözüm için kaç hamle lazım?

Bunu okuduğunuzda hemen 'Olur mu böyle şey' demeyin sakın.

Evet doğrudur, ne de olsa dışarıdan bakarak olan biteni okumaya çalışıyoruz ama bu yöndeki hamleler ve gelişmeler ne olabilir diye düşünmekte ve buna yönelik adım atanlara kulak vermekte hatta piknik ateşini yakmak için destek vermekte fayda vardır.

Buna yönelik adımlar atılıyor şu an.

İşleri zor mu?

Evet çok zor.

Rum’un da onay vermesi gerekeceği bir şeyi konuşuyoruz ve bizim tarafta bu yönde bir birlik yok.

Bunun yerine küçük hesap yapanlar var.

Ayni safta olduğunu söyleyip Küçük hesaplarla büyük hayaller gerçekleşmez!

Büyük hayalleri olanların ise küçük hesapları olmaz.

Tarih ise kimin hangi yolu tercih ettiğini not etmektedir.

Daha önce olduğu gibi…

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
1
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
15 Eylül 2019, Pazar    Musevi-Rum lobilerinin koalisyon lideri Biden'a dikkat
8 Eylül 2019, Pazar    İnadımız
1 Eylül 2019, Pazar    Niye "ben" yerine, niye "o" seçilmesin?
26 Ağustos 2019, Pazartesi    Ayrışma noktasında muhasebe yapma ihtiyacı
11 Ağustos 2019, Pazar    Ergenlerle sohbet konuyu nerelere getirdi?
9 Ağustos 2019, Cuma    Yine "yütülme" olmasın
4 Ağustos 2019, Pazar    Gerçeklerin inatçı olma huyu
28 Temmuz 2019, Pazar    İki devlete giden yoldaki "deli" sorular
21 Temmuz 2019, Pazar    İki farklı anlayış ve CB adayı tercihi
14 Temmuz 2019, Pazar    "Sineye çekme", seçimi erkene çek

banner
banner
banner
banner
banner

Musevi-Rum lobilerinin koalisyon lideri Biden'a dikkat
Cenk UZUNOĞLU | 15 Eylül 2019, Pazar
Büyük bir sürpriz olmazsa önümüzdeki yıl Trump’ın karşısına Demokrat Partinin adayı olarak Obama döneminin başkan yardımcısı Joe Biden çıkacak.
Joe Biden geçmişten beri Kıbrıs’a yakın ilgi duymuş olan bir siyasetçi.
...
İnadımız
Cenk UZUNOĞLU | 8 Eylül 2019, Pazar
Kıbrıs sorunu dediğimiz sorunun çözülememesinin bir sebebi de Kıbrıs Türkünün kimliğini yalnızca ‘’Kıbrıslılık’’ ile ya da yalnızca ‘’Türklük’’ arasında terk etmek istememesi yatmaktadır.
Bu sorunun uzamasındaki etke...
Niye "ben" yerine, niye "o" seçilmesin?
Cenk UZUNOĞLU | 1 Eylül 2019, Pazar
Bayram sonrası on günü kızımız Didem Seda’yı hayali olan üniversitede eğitimine başlatmak için gittiğimiz ABD’de geçirdik. 
Bulunduğumuz süre içerisinde televizyon programlarında 2020 Kasım ayında yapılacak olan başk...