Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Mehmet SAYDAM | 12 Eylül 2018, Çarşamba

“Yeter! Konuşuyoruz ama dinleyen yok”

Paylaş  
2
0
2

“Yeter! Konuşuyoruz ama dinleyen yok”

Yıl 2011, Yıl 2013

Ekonomi ile ilgili olarak her iki tarihte de verdiğim röportajlarda verdiğim mesaj net; “Döviz ile borçlanmayın!!! Lütfen herkes elindeki varlık ve borç durumuna göre Türk Lirası’na dönmek için uğraş versin. DÖVİZ İLE BORÇLANMAYIN…”

http://www.kibrispostasi.com/index.php/cat/50/news/63797

http://www.grs.com.tr/tr/component/content/article/13-flash-haberler/283-doviz-borctan-kurtulun.html

 

Yıl 2011 STG Kuru: 2,88 TL

Yıl 2013 STG Kuru: 3.32 TL

Sonuç, herkes bildiğini okudu. O zamanlarda şöyle bir görüş vardı. Döviz 4 olana kadar 5 olana kadar hala faiz oranı üzerinden kardayız…Peki bugün kur 8.65… Beklenen o gün geldi. Şimdi ne demememizi bekliyorlar? 2011 VE 2013 de bizi dinleyen oldu mu ki şimdi dinleyen olsun...Sadece Şikayet edip kendi bildiğimizi yapmaya devam ediyoruz...Başımız sıkışınca da hep bir suçlu arıyoruz...Genelde o da günün Hükümetleri oluyor ama hiç bir şekilde bizler suçlu olmuyoruz...Aynaya bakıp öz eleştiri bile yapmıyoruz...Ülke gerçekleri ortada iken dahi her türlü riski alıp sonrasında da suçu hep birilerine atıyoruz...

Halen halkta stg borçlanması revaçta. Açın Merkez Bankası raporlarına bakın. Halk halen stg borçlanıyor. Korkmuyoruz…Sonra da dönüp Hükümete “Ne Yapacağız” diyoruz…

Artık biraz aynaya bakma zamanımız geldi. Neden bu sürekli borçlanma…Sözüm Ticari olarak borçlananlarda değil. Sözüm kişisel olarak borçlanmamıza…

Ülke olarak bağımsız bir ekonomik yapımız yok. Herşeyden vaz geçtim var olan bir ekonomik politikamız da yok. Günübirlik yaşıyoruz…Ve günün sonunda TL/Döviz ekseninde dönüp dönüp dönemin Hükümetlerini suçluyoruz. Bireysel olarak hiç mi suçumuz yok? Neden Türk Lirası kazanırken Döviz cinsinden borçlanıyoruz. Neden bu riski alıyoruz?

Halk olarak, tüketici olarak neden var olan yanlış siteme ve yanlış ekonomik yapıya direnç göstermiyoruz. İlle de birinin aklına mı muhtacız? Kendi aklımızı neden kullanmıyoruz? Nedir bizi bu dövize bağımlı kılan? Neden arz kendini döviz olarak şekillendirir ve fiyatlarken bizler de buna ayak uyduruyoruz. Neden direnmiyoruz?

Lafa gelince mangalda kül bırakmıyoruz ama icraata yaptığımız hiçbir şey yok. Sadece kriz kapımıza dayanınca sosyal medyadan çağrı yapıp isyan ediyoruz. Soruyorum, peki ne yapıyoruz? Sadece yazı yapıp hiçbir adım atmıyoruz...

Ülke ekonomisi bireysel hareket etme zamanını çoktan aştı. Sadece Gümrükçü ve ek mesai için isyan edenlerin veya sadece Hayvancıların isyanına çözüm üretilecek bir dönemden geçmiyoruz. Ülke ekonomisinin kapsamlı çözümlere ihtiyacı var. Hiç kimse kendi sektöründe veya kendi ticaretinin öngördüğü şekilde haklı olamaz. Ülke gerçekleri var.

Dün ek mesailer, bugün hayvancılar, yarın öğretmenler ve sonrasında kendince ve kendi sektöründe haklı olacak olan herkes...Hükümet tek suçlu...

Be baylar, yok...Bitti… Deniz bitti...Artık adını zikretmesek de iflas noktasındadır KAMU MALİYESİ. Zamanında elde edilmiş tüm haklar ve teşvikler artık yeni ekonomik gerçeklikler ile uyuşmuyor. Ama herkes kendi derdinde kimse kapsamlı bir çözümü konuşmuyor. En çok bağıran kendi kişisel sektörü veya işi ile ilgili kazanımı elde ediyor. Gerisi umurunda bile değil. Herkes yine günü kurtarma derdinde kimse yapısal ve kapsamlı bir ekonomik modeli tartışmıyor...

“Kazanılmış Hak” dan taviz vermeyenler, ortak bir uzlaşı sağlayamayan Hükümet kadar beklentide olan birçok sektör ve sendika var sırada. En çok bağıran en çok haklıdır diye bir felsefe yok artık... Üretimden ithalata, yatırımdan istihdama bu ülkede verilen tüm hak ve özgürlükler genel bir ekonomik yapılanma içerisinde yeniden gözden geçirilmeli.

Siyasilerin bu konuda bütünleştirici ve bütünleyici olması gerek.  Dahası radikal reformular yapması gerek. Herkes kendi tehdidini savuruyor. Eylem yapan, grev yapan Hükümetleri dize getiriyor. Bugün muhalefet olup onlara destek olanlar yarın Hükümete geleceklerini hiç düşünmüyorlar.

Baylar,

Sistem çöktü...Kazanılmış hak, düzen artık hiçbirinin önemi yok. Sistem iflas ediyor. Herkes kendi gemisini kurtarmaya çalışıyor. Artık bir durun. Bir durun da ülkeyi halkı ve geleceği düşünün. Zorbalık ile, grev ile sistemi kilitleme ile hiçbir yere varamazsınız. Hükümetler veya Sendikalar haksız demiyorum. Herkes haksız. Herkes kişisel menfaatinin derdine. Biraz da bu halkı düşünün artık. Oturun bir masa etrafında...Eğitimden Sağlığa, gıdadan üretime, ithalattan mali siteme, teşviklere, yerel yönetimlere kamu istihdamlarına, ek mesai vardiya ya kadar herşeyi konuşun. Konuşun ve olası makul seviyelerde çözümler üretin. Yoksa bu gereksiz kavgalar bizi daha iyiye değil yok oluşa götürecek...

O yok oluş gelip de tükendiğimizde de herkes oturup ağlamayacak. 10974 den de geriye gideceğiz. Yok olacağız...Aklınızı başınıza toplayın...Bu ülke için her kesim taviz verecek...Ve her bir kişi...Adil ve adalete uygun yeni bir ekonomik model ile...Korumacılık olmaksızın....

Yeter...

Ya sağduyu ile bu ülkeyi bir yere taşımak için ortak bir masada oturur konuşmaya başlarız ya da herkes bir ucundan çekmeye devam eder ve hep birlikte kaybederiz...

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
7
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
18 Eylül 2018, Salı    Ekonomik olarak ölüm yerine sıtmaya razı olun!!!
29 Haziran 2017, Perşembe    İçimizdeki lejyonerler...
27 Temmuz 2016, Çarşamba    LTB, Ali Cengiz oyunu! -2
26 Temmuz 2016, Salı    LTB, Lefkoşa halkına hiç acımadı!
19 Temmuz 2016, Salı    Ekonomik olarak ödenecek olan bedel öngörülemez boyutlarda ağır olacak
5 Mayıs 2016, Perşembe    Zat-ı Şahaneleri Lefkoşa Valisi Harmancı ve Lefkoşa Belediyesi Mal Sahibi TDP'ye;
3 Mayıs 2016, Salı    Lefkoşalı olmanın maliyeti en az %1,5 ile %3 pahalılık...
2 Mayıs 2016, Pazartesi    Çözüm Süreci!!! - 4
29 Nisan 2016, Cuma    Çözüm Süreci!!! - 3
28 Nisan 2016, Perşembe    Çözüm Süreci!!! - 2

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Ekonomik olarak ölüm yerine sıtmaya razı olun!!!
Mehmet SAYDAM | 18 Eylül 2018, Salı
Ekonomik olarak ölüm yerine sıtmaya razı olun!!!
Kıbrıs Türk Ticaret Odası geçtiğimiz günlerde bir araştırma raporu yayınladı. Güney Kıbrıs ile Kuzey Kıbrıs arasındaki bazı ürünlerin fiyat farklarını. Raporun neden v...
İçimizdeki lejyonerler...
Mehmet SAYDAM | 29 Haziran 2017, Perşembe
Bugüne kadar ağırlıklı olarak ekonomi üzerine birçok yazılar yazdım, programlar yaptım görüşler verdim. Ancak son zamanlarda ülkemizde yaşanan süreçler ve ülke içi yaşanan sıkıntıları kendi özelimde ve kendi ifade şek...
LTB, Ali Cengiz oyunu! -2
Mehmet SAYDAM | 27 Temmuz 2016, Çarşamba
Lefkoşa Halkı ile Alay ediyorlar...”
Dün itibari ile Lefkoşa Halkı yeni suyunu kullanmaya başladı. Mevcut Lefkoşa içi su dağıtım boruları bu yeni basınçlı su karşısında ne kadar dayanır bilmem ama, yüksek basınç ile ...