Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Erçin ŞAHMARAN | 16 Nisan 2018, Pazartesi

"Euro'ya geçmek hayal"

Paylaş  
7
4
7

Savaş ortamı sadece güvenliği veya yaşandığı coğrafyayı etkilemez.

Dünyayı, küresel anlamda ekonomiyi de etkiler.

Silahlanmayı, güvenlik harcamalarını artırır, kaynakların önemli bir kısmı güvenlik ve askeri yatırımlara gider.

ABD, İngiltere ve Fransa ittifakı, Suriye’ye askeri müdahalede bulundu.

Kıbrıs adası ve Kıbrıslılar iradesi dışında kendini bu askeri müdahalenin tarafı olarak buldu.

Elbette savaş, askeri hareketlilik bize yansımadı, böyle bir tehlike yaşamadık.

Fakat son zamanlarda bağlantılı olarak farklı bir mücadele, farklı bir savaş veriyoruz.

Ekonomi, özellikle dövizle, Türk Lirasının değer kaybetmesiyle boğuşuyoruz.

Konu ciddinin de ötesindedir.

Ülkede ciddi anlamda bir kriz vardır.

Tüm sektörler bu durumdan olumsuz etkilendi ve etkilenmeye de devam ediyor.

KKTC devletinin, hükümetin, döviz patlaması, Türk Lirasının değer kaybetmesi karşısında yapabileceği bir şey var mı?

ADA TV de ekonomistler Vedat Yorucu, Okan Veli Şafaklı ve Avukat Orhan Arsal ile hukuk ve ekonomi açısından ülke gündemini konuştuk.

Müşavirlik konusu, konuyla ilgili yeni yasa değişikliği ve döviz krizi konuları ön plana çıktı.

Avukat Orhan Arsal;

 “Aslında görevden alınan üst kademe yöneticileri tekrardan görevlendirilebilir. İlgili Bakanlıklarda, başka yerlerde görev verilebilir. Değişiklik önerisine göre bazı kişiler görevden alınsalar da müşavir olacaklar.

Bence yeni yasa etkili olacak. Yeni atanacak olanlar iki yıldan fazla görev yapıp, görevden alınsalar da eski görevlerine dönecekler. Eski baremlerini onlara artı olarak görev yaptıkları sürenin barem artışını alarak eski görevlerine dönecekler. Burada esas sorun kadro fazlası olma durumu oluşursa nasıl olacak, yine görev verilmeyecek. Buna rağmen ortaya siyasi bir irade konularak, olumlu bir adım atılmıştır.”

Ekonomist Okan Veli Şafaklı;

“Bürokrat devletin çalışanı olacak, hükümetin çalışanı değil. Tüm siyasi partiler öyle bir yapı kurdular ki hükümet değişti mi sekreterden, şoföre herkes değiştiriliyor. Bu yanlıştır. Hükümet bir başlangıç yaptı. Bu bir adımdır. Toplum olarak bu adımı desteklemeliyiz.

Elektrik kurumunda bir şoför aldığı maaşla tartışılıyor. Kişileri suçlamamak lazım. Pandoranın kutusu açılsın. Orada bir çiftlik kuruldu. Bir düzen var. Parayı veren kim?  Bir yönetim kurulu üyesinin şoförü neden olur, neden arıza bakmaya gider, ihaleler tartışmalı, her iktidar döneminde alınan malzemeler ve alındıkları yerler değişiyor neden? Orada bir istismar var. Elektrik kurumunun son yapılan bilançoları 2005 yılına ait. 2018 yılındayız, ayıp bize.

Üniversite sektörü kuru sabitliyor. Hızlı bir şekilde karar alabiliyor. Devlet bunu yapamıyor. Hızlı hareket edemiyor. Devlet dövize çare olarak kendi alacaklarından vazgeçmez. KKTC’nin Euro’ya geçmesi ise hayaldir.”

Ekonomist Vedat Yorucu;

“Ortada kangren olmuş bir hastalık var. Eski dönem ve yasalara bakarsak, İngiliz döneminde bürokratlar işin uzmanı kişilerdi ve görevden alınmazlardı.

Biz yasaları değiştirerek, kişiselleştirerek hepsini bozduk. Kökten halledelim müşavirlik konusunu. Zorunlu emeklilik yasası çıkartılsın. Bir kurumu özelleştirir gibi ortaya şartları koyarsınız, tazminatları öder, görevlerini sonlandırırsınız.

Burada esas sorun bütçenin %88’nin kamuya gitmesidir. Mesele,  kamu reformunu ve maliyenin reforme edilmesidir. Verimlilik, liyakat kamuda yok oldu. Bunların yeniden işlevsel hale getirilmesi gerek.”  

Döviz krizi önemli ve bir kriz masası oluşturulmalı.

Devletin, hükümetin yapabilecekleri mutlaka vardır.

Devletin bazı hizmetleri dövizledir, bunlar yeniden düzenlenmeli.

Bunların, ekonomik önlemler yanında, yolsuzluk dosyalarının üzerine gidilip, sonuçlandırılması şarttır.

Kimse töhmet altında kalmasın, suçluysa da, suçsuzsa da, gereken yapılıp, ortaya sonuç konmalıdır.

Gerisi teferruat, gerisi laf kalabalığı, icraatın yerini hiçbir söylem doldurmaz.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
3
 
0
 
1
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
10 Aralık 2018, Pazartesi    Yaratılan bir marka “Kıbrıs Postası”
10 Aralık 2018, Pazartesi    Fransız olmak veya Fransız kalmak
7 Aralık 2018, Cuma    Ersin Tatar'ın dezavantajı "heyecanı"
5 Aralık 2018, Çarşamba    25 kuruş ödense ne olur, ödenmese ne olur?
3 Aralık 2018, Pazartesi    İki devletliliğin anlamı nedir?
30 Kasım 2018, Cuma    Asım Akansoy; “Sayın Çavuşoğlu, Kıbrıs Rum tarafına koz veriyor”
28 Kasım 2018, Çarşamba    Sonuna kadar “susmamak”
26 Kasım 2018, Pazartesi    TRAKAYAD'ın isyanı
23 Kasım 2018, Cuma    Geçmişle kavga etmek
21 Kasım 2018, Çarşamba    Taçoy; “UBP olarak, bazı yanlış işleri, görmezden geldik”

banner
banner
banner
banner
banner
banner

Yaratılan bir marka “Kıbrıs Postası”
Erçin ŞAHMARAN | 10 Aralık 2018, Pazartesi
Kıbrıs Postası gazetesinin 5, Kıbrıs Postası İnternet gazetesinin 17. Yılı.
Zaman çok hızlı geçiyor ve beraberinde birçok yeniliği getiriyor.
Teknoloji gelişiyor, hızlanıyor, beklentiler artıyor.
Haberde, tarafsızl...
Fransız olmak veya Fransız kalmak
Erçin ŞAHMARAN | 10 Aralık 2018, Pazartesi
Son yıllarda, büyüyen ve artan acıları, acımasızca yaşamaya başladık.

Nasılsa bizde olmaz diye diye, ciddiye almadık, doğru dürüst bir otorite oluşturmadık, üzerine gitmedik, üstünü örttük, şimdi ne ektikse, onu biçi...
Ersin Tatar'ın dezavantajı "heyecanı"
Erçin ŞAHMARAN | 7 Aralık 2018, Cuma
Ersin Tatar, UBP Genel Başkanlığına ısındı.
Örgütler, bölgeler ziyaret ediliyor, ortaya gerçek anlamda bir enerji koyuyor.
Ersin Tatar’ın en büyük dezavantajı “kontrolsüz heyecanıdır”.
Ersin Tatar...