Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Erçin ŞAHMARAN | 18 Temmuz 2018, Çarşamba

66 milyon zararı neden vatandaş ödüyor?

Paylaş  
35
12
35

Geçtiğimiz Pazartesi günü, hükümet, kabine üyeleri bir basın toplantısı düzenledi.

Mutlaka önemlidir, böylesi bir yaklaşım, bu tür toplantılar, buluşmalar, şeffaf, açık bir şekilde her şeyin anlatılması, sorulara cevap verilmesi.

Basın toplantısı ile ilgili yapılan bilgilendirmede, “ekonomik önlemler” açıklanacağı belirtilmişti.

Fakat daha çok hükümetin yaptığı, yapabildiği, yapabileceği ve devam edeceği anlatıldı.

Gereksizce, Türkiye ve Rum tarafı ile fiyat, ucuzluk, pahalılık karşılaştırılması yapıldı.

Türkiye de üretim var, güney Kıbrıs’tan ucuz olmamız zaten doğal, bunun sebebi döviz.

Yani daha ucuzuz diye, kendi ekonomik durumumuzu görmezden gelecek halimiz yok.

Bunlar vatandaşın gündemi veya anlayış göstereceği noktalar değil.

Toplantıdan çıkan sonuç;

KKTC’nin yapabilecekleri, hükümetlerin manevra alanının kısıtlı olduğu, özellikle döviz sorununun, ada dışında gelişen olaylardan dolayı yaşandığı, bir kez daha anlatıldı.

Her bakanlık kendi alanında ve genel olarak da hükümet 5 aylık çalışmaları özetledi.

İyi niyet, bir şeyler yapma, düzeltme çabası var, olmayansa, sorunları çözecek, yapıldığı söylenen çalışmaların sonuçlandırılamaması.

Elektrikte fiyat ayarlaması diye bir tanım yarattık, bunun adı kısaca zam, anlayamadığım bir nokta da başbakan Erhürman’ın iki kuruşluk akaryakıt zammının neden büyütüldüğünü anlayamadığını söylemesi.

Zammın büyüğü küçüğü var mı, sonuçta vatandaşın cebinden daha fazla para çıkacak.

Anlatılanların, yapılanların, çalışmaların ülkenin geneline, günlük hayata, vatandaşın yaşamına olumlu bir şeyler katmaması, hepsini anlamsız kılıyor.

Bu yöndeki beklentileri karşılama durumu var mı, yok mu?

Mesele bu, yoksa diğer meseleler biliniyor.

KKTC bütçesinin, %80’lik kısmının maaşlara gitmesi, yatırım için kaynak yetersizliği, birçok sorunun Türkiye ile çözülebileceği, üretmemenin ekonomiyi olumsuz etkilediği, turizm alanında çalışan KKTC vatandaşlarının oranının sadece %20 olduğu.

Bu devlet, hükümetler, okul yapamıyor, yol, köprü, hastane yapamıyor, et, insan, uyuşturucu kaçakçılığını önleyemiyor, çeşitlenen, artan adli olayları engelleyemiyor, kayıt dışı ekonomiyi kayıt altına alamıyor, adil bir vergi sistemini hayata geçiremiyor.  

Bunlar herkesçe biliniyor, imkân ve olanakların nereye kadar yettiğini herkes farkında.

Peki, ne yapalım, ne yapacağız, bu kader mi, yapılacak bir şey yoksa, bu çırpınma boşuna.

Kapatalım dükkanı, ışıkları söndürelim, devlet ve hükümet olma iddiamızdan da vazgeçelim.

Böyle mi kabul edelim, o zaman siyasetin, seçim dönemlerinde söylenenlerin değeri yok.

Kurduğumuz düzenin, altında eziliyoruz, yani kendimiz yaptık, kendimiz çekiyoruz.

Ama hayat, yaşam devam ediyor.

Acı da olsa, yapılacak ve yapılması gerekenler var.

Dünden başlansa, bugüne sonuç alınırdı.

Bunları kim yapacak, birilerinin yapması gerek, beklentiler boşu boşuna yükseltiliyor.

Maliye bakanı Serdar Denktaş’ın “KKTC vatandaşlarının ülkedeki kumarhanelere girişini yasal hale getirmek için çalışma yapıyoruz” açıklaması, her ne kadar Dış İşleri Bakanı Kudret Özersay tarafından “hükümetin böyle bir kararı yok” dense de, altı çizilecek iki açıklamadan biriydi.

Bir diğer önemli nokta ise, Ekonomi ve Enerji Bakanı Özdil Nami’nin “Kıb-Tek'in geçen yönetimi yasaya aykırı uygulama yaptı. Zarar 66 milyon TL. Gereken fiyat düzenlemesi yapılsaydı, kurumun şu anda kasasında 66 milyon TL daha fazla nakit olacaktı. Kurum şu an nakit açığından dolayı borçlanıyor. Bu borçların maliyeti tüketiciye yansıtılıyor.”

Yönetenler yanlış yapmıyorsa, bunun bir bedeli yok mu?

Bu bedeli neden vatandaş ödüyor?

Sanırım söylenecek başka bir şey yok.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
3
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
26 Nisan 2019, Cuma    Kudret Hoca bir dönem daha beklemeli
24 Nisan 2019, Çarşamba    24 Nisan ve neden AB?
22 Nisan 2019, Pazartesi    Serdar Denktaş: "Karakter katli ile karşı karşıyayım"
19 Nisan 2019, Cuma    Denizi geçtik, derede boğulduk
17 Nisan 2019, Çarşamba    Amaçsız, çabasız nesiller
15 Nisan 2019, Pazartesi    Burcu: "Kovboyculuğa özenmiş arkadaşlar var"
12 Nisan 2019, Cuma    Nereden başlarsak kârdır
10 Nisan 2019, Çarşamba    Tek bir ihtimal var "sorun siyasi"
8 Nisan 2019, Pazartesi    Özersay; "İş adamından avans alınması konusunda onayımız alınmadı"
5 Nisan 2019, Cuma    Maçoğlu ve yaptıkları örnek olsun

banner
banner
banner
banner
banner

Kudret Hoca bir dönem daha beklemeli
Erçin ŞAHMARAN | 26 Nisan 2019, Cuma
Siyaset ve siyasetçiye güven erozyonunun ortada durduğu bir dönemdeyiz.
Ve yine konuşulan, hükümet değişimi, mevcut dörtlü koalisyonun hükümet olduğu fakat iktidar olmadığı gerçeği.
7 Ocak seçimi sonrası, dörtlü koa...
24 Nisan ve neden AB?
Erçin ŞAHMARAN | 24 Nisan 2019, Çarşamba
CTP eski Başkanı, eski Başbakan Ferdi Sabit Soyer, ANNAN planı döneminde yaşananlardan bir kesit anlatmıştı.
Ve altı çizilmesi gereken şu cümleleri söylemişti;
“Bakın, ANNAN planı dönemi, yapılan mitingler, binlerce...
Serdar Denktaş: "Karakter katli ile karşı karşıyayım"
Erçin ŞAHMARAN | 22 Nisan 2019, Pazartesi
Yıllara, yanlışlara yayılmış bir sorunsal birikim var.

Toplumun gündemi çok farklı, boş yere harcanan enerji ve zamanla gerçek sıkıntıları unutuyor, unuttukça biriktiriyoruz.

İçinde bulunduğumuz zaman, böyle bir zam...