Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Erçin ŞAHMARAN | 15 Ağustos 2018, Çarşamba

Ombudsman raporu ve seçmeli Din dersi

Paylaş  
16
11
16

Daha önce de çok tartışıldı.

Okullarda din dersi seçmeli mi olsun, zorunlu mu olsun.

Hatta tarih kitapları, koleje giriş sınavları, bitmez, tükenmez tartışma konusu ve siyasi malzemedir.

Dön dolaş aynı noktaya gel, sığ, üretmeyen, gelişmeyen, ilerlemeyen, dar bir çerçeve içinde aynı konular.

Yıllar içinde devletin oluşturması gereken, değişmeyen, iktidarların oyuncağı olmaması gereken, en önemli politika ve denetim mekanizması kurulması gereken konu eğitim.

Kendi ülkenizi, tarihinizi, geçmişinizi, kültürünüzü, dünyayla, güncel gelişmelerle, ilimle, bilimle, sanatla, sporla, dünya tarihiyle harmanlayarak, eğitim sistemine katmanız gerekir.

Dünyayı bilmeyen nesiller, kendine güvenmez, rekabet etmez, cesur adımlar atmaz, kısacası gelişmez.

Dünyayı tanımakla başlayacak her şey.

Fakat biz yıllardır, aynı konuları istismar ederek, gelecekten çalıyoruz.

İnsanları, hep bir noktada tutarak, hassas, manevi duyguları kullanarak etkilemeye ve siyasi kazanç elde etmeye çalışma hastalığı var.

Bu siyaset üretmek değil.

Haziran 2009’da yine aynı konuları bu köşeye taşımışım.

“Öncelikle okullarda din dersi verilmesi konusuna bakacak olursak, dinin herhangi bir şekilde herhangi bir amaçla kullanılmasına şiddetle karşı olduğumu belirtmek isterim ve sadece kendi ülkemde değil, dünyanın hiçbir yerinde insanların inançları yüzünden kullanılmalarını istemem.

Okullarımızda din dersi elbette verilmeli, benim okul dönemlerimde de din dersleri vardı ve bunun zararını hiç görmedim. Başka bir deyişle bu hayatımı olumsuz yönde etkilemedi.”

Yine aynı noktadayım, ama ülkenin geldiği noktada yaşanmışlara, yapılmak istenenlere baktığımda, devletin denetim ve kontrolünün önemini görmek gerek.

Din dersinin seçmeli olması konusunda, Talim ve Terbiye Dairesi Müdürü Salih Sarpten;

“Bu derse gerçek değerini vermek için yapılmış bir uygulamadır, sanılanın aksine olumsuz bir bakış açısıyla yapılmış bir uygulama değildir. Bunun yapılmasının temel nedeni okullarımızda çok sayıda yabancı uyruklu öğrencilerin olmasıdır" dedi.

Din dersi yasaklanmadı, tercihe bırakıldı, isteyen alır, istemeyen de bu dersi almaz.

Almak isteyenin hakkı korunduğu gibi, istemeyenin hakkıda korunacak.

Yeri gelmişken şunu da eklemek isterim, Yunanca dersinin okullarda öğretilmesi de beni rahatsız etmiyor.

Oğlum devlet okulunda okuyor ve bu yıl ortaokul üçün sınıf öğrencisi oldu.

Hem İngilizce, hem Yunanca öğreniyor, gayet normal.

Bu korku mu, kendine ve bu topluma güvensizlik mi?

Her türlü değişimden, farklılıktan bu korku niye, gerçekten anlamıyorum.

Tartışma gerekli mi, uzlaşı şart mı?

Her iki soruya da evet, ama sırf siyasete malzeme yapmak, suiistimal etmek, bunlara hayır.

Eğitim bu kadar önemli mi, elbette önemli, peki, Ombudsman raporuna göre;

Öğrenci taşımacılığında usulsüzlükler ve tehlike mevcut, bunu niye kimse tartışmıyor, kınamıyor, öğrenciler, çocuklar sadece rol model yapılacak robotlar mı?

Çocuklar, çocuklarımız, söz konusu, onların hayatları.

Bundan daha önemli bir şey mi var?

Ne diyor Ombudsman raporu;

“Öğrencilerin güvenli bir şekilde okullarına gidiş, dönüşlerinden ve Anayasal bir hak olan eğitim hakkından yararlanmalarından, birinci derecede sorumlu, Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı görevini yerine getirirken göstermesi gereken dikkat ve ihtimamı göstermiyor.

Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı gerekli trafik önlemlerini titizlikle almalı ve yeni okul dönemi başlamadan önce öğrencilerin güvenliğini koruma altına almak için tüm ‘T’ izinleriyle birlikte zorunlu olarak çıkarılması gereken Sigorta, Seyrüsefer ve Muayene Belgelerini kontrol etmeli ve yeniden araç izinlerine uygun bir düzenleme yapmalıdır”.

Ayrıca, okulların, altyapı eksikliklerinin durumu nedir, yapılan tamiratlar, yeni döneme yetişecek mi?

Bu konular, bunca gereksiz tartışmadan daha önemlidir.

Çocukların hayatı, güvenliği, eğitimi söz konusu.

Çok merak ediyorum, bu konularla ilgili de birileri bir şeyler söyleyecek mi.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
3
 
0
 
0
 
0
 
1
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
18 Şubat 2019, Pazartesi    Şiddet, popülizm, EL-SEN, dik duruş
15 Şubat 2019, Cuma    "Hiçbir yerin arka bahçesi olmayız"
13 Şubat 2019, Çarşamba    “Aynı yolu yürüyenler, farklı yerlere varamazlar”
11 Şubat 2019, Pazartesi    Mesele maaş katkısı mı, örgütlü çalışma hayatı mı?
8 Şubat 2019, Cuma    Erhan Arıklı: “Yolsuzluğa, yol verdiler”
6 Şubat 2019, Çarşamba    Ceza çocuklara mı, sisteme mi?
4 Şubat 2019, Pazartesi    Sarı saçlı, mavi gözlü kız "Aydın"
1 Şubat 2019, Cuma    Maliye Bakanı Denktaş: “Gizli Başbakan değilim”
30 Ocak 2019, Çarşamba    Kudret hoca ve bir adım önde olmak
28 Ocak 2019, Pazartesi    Çavuşoğlu'nun bıraktığı iz...

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Şiddet, popülizm, EL-SEN, dik duruş
Erçin ŞAHMARAN | 18 Şubat 2019, Pazartesi
Sebebi, tarafları ne olursa olsun, şiddetin her türlüsüne karşıyım.

Şiddetle çözülecek sorun yoktur, şiddet yönelimi, kanunsuzluğu, yasa tanımazlığı, herkesin kendi adaletini yaratmaya çalıştığı düzenleri besler.

Ya...
"Hiçbir yerin arka bahçesi olmayız"
Erçin ŞAHMARAN | 15 Şubat 2019, Cuma
Aile yasasındaki değişiklikler; 
“Aile (Evlenme ve Boşanma) (Değişiklik) Yasa Tasarısı, yasada daha önce yapılan değişikliklerle boşanan kişilerin soyadlarıyla ilgili yaratılan boşluğu düzenlemeyi amaçlıyor.
T...
“Aynı yolu yürüyenler, farklı yerlere varamazlar”
Erçin ŞAHMARAN | 13 Şubat 2019, Çarşamba
“Aynı yolu yürüyenler, farklı yerlere varamazlar”
Yarım yamalak adanın, bir yarısında, yarım yamalak hayatlarımız.
Bütünü bulamıyor, illaki bütün diyerek, yarımları birleştirmeden, elimizle itiyoruz.
Çevreye bir ba...