Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Erçin ŞAHMARAN | 31 Ağustos 2018, Cuma

"Boşanmalarda patlama olacak"

Paylaş  
26
14
24

Sıkıntılı bir dönem yaşandığı gerçek.

Bu dönem, konuşmayı ertelediğimiz pek çok şeyi gündeme getirdi.

Kamusal harcamaları, tasarrufu, sıkça gündeme gelen ek mesai konusunu açıkça tartışıyoruz.

Önemli olan sonuca gitmek, sorunları bir bütün olarak ele alıp çözmezsek, bir daha bu denli yaklaşım olmayacak.

Yılların yanlışları, görmezlikten gelinerek düzeltilmez.

Elbette tüm kesimlerin memnun olması mümkün değil.

Önemli olan çoğunluğun, dar gelirlinin, sosyal kesimin memnun olmasıdır.

HAK-SEN Başkanı İzzet Türkmen ve Avukat Muhabbet Mevsimler ADA TV de program konuğum oldu.

Sendikal beklenti nedir, ekonomik buhran aile hayatını, ikili ilişkileri nasıl etkileyecek?

HAK-SEN Başkanı İzzet Türkmen;

“ En başta sorunların kabul edilmesi gerek. Hükümetin en büyük yanlışı, sorunları genel olarak kabullenmiyorlar. Kendi aralarında sıkıntılar var. Önümüzdeki günler farklı siyasi değişimler yaşanabilir.

Türk Lirası eriyor. Bunu bizim engellememiz mümkün değil. Ama kendi içimizde en yukardan başlayarak yapılabilecekler vardır. Maddi düzenlemeler yapılabilir. Artık bolluk dönemi yok. Bu ortamda siyasi partilerin milyonlarca yardım alması doğru değil. Mademki tasarruf yapacağız, siyasi partiler de yapsın.

Yıllardır doğru vergi toplanmıyor, her şeye teşvik veriliyor. Bunlara müdahale edilmiyor. Her fırsatta çalışanların cebine el atılıyor. Bizim itirazımız bunlara. 52 milyon TL seyrüsefer alacağı var devletin. Toplanamıyor.

Kamuda beş farklı çalışan var. Geçici işçiler altı ay sonra kadrolanıyor, üstelik memurluk yapıyor. Memur olarak alınan kadrolanmıyor. Kamudaki geçici çalışanların yasallığı tartışılıyorsa, bu arkadaşları çalıştıranlar da, maaş ödeyenler de suçlu değil mi? Biz diyoruz ki bir münhal yapılmalı, dışarıdan girenlerle yarışmalı. Mesleki tecrübe sebebi ile bir artıları olmalı. 

Sendikacı olarak siyasi istikrar istiyorum. Sendikacılıkta da sıkıntılar var. Yıllardır başkan olan, genel kurulu toplamayan, hesaplarını sunmayan sendikalar var. Bizim kimseyle, hiçbir bakanla sorunumuz yok. Beklenen karşılığı görmedik.

Cezaevi binasının bitiyor olmasına sevinemiyorum. Sadece daha insani bir bina olacak. Bu anlayışla gidilirse yeni cezaevinin hiçbir faydası olmayacak. 800 kişilik cezaevinin yüz kişilik alanı açık cezaevi olacak. Bunun için yasa gerekli, niyet yok. Yeni cezaevinde bin tane kamera olacak, bu kadar kameraya bakacak sayıda bile personel yok.”

Avukat Muhabbet Mevsimler;

“Bu ülkede yıllardır hep aynı konular konuşuluyor. Hükümet her anlamda çöktü. Resmen havlu attılar. Sıkıntılar var belli ki. Kiralarla ilgili yapılan tek taraflı kur sabitlemesi, anayasaya aykırıdır.

Ekonomik sıkıntı tabi ki hukuku, hukuksal durumları da olumsuz etkileyecek. Alacak-verecek davaları, boşanmalar. Sadece bugün bana üç boşanma davası geldi. Bin iki yüz avukat var. Düşünün artık, bir yoğunluk, bir patlama var ve artacak.

Alışkanlıklar, ekonomik durum, zorlanan aileler, bunlar için yapılması gerekenler var. Toplumsal birliktelik için genel olarak ne yapıldı? Konu bu, herkesi kapsayacak tedbirlerin olması gerek.

Sendikalar da artık eski alışkanlıklarından vazgeçmeli. Bu ülkeye siyasilerle beraber en büyük kötülüğü sendikalar yaptı. KKTC, 120 milyon ek mesai ödeyebilir mi, üstelik bu şartlarda. Kimsenin gözü yaşına bakılmamalı. Ne işadamı, ne sendikacı, ne siyasetçi.

Kıbrıslı Türkler bugün her şeyi biliyor, görüyor, farkında ve her şeye hakkı da vardır. Ülkenin nüfusunu bilen yok, kaç öğrenci var bilen yok. Gelecek, güvenlik, refah, huzur, sağlık istiyor bu toplum. Zenginlik istemiyor.

Ülkeyi yönetenler sokağa çıkmıyor. Kim ne yapıyor, yasalara kimler uymuyor, çocuklar sokaklarda sahipsiz kimsenin çabası yok. Çocuklar okullardan kaçıyor, uyuşturucu artıyor, nerde devlet?

Hepsi ülkenin deniz kenarlarında, dağlık yerlerinde villalar alıp, yerleştiler. Bir de vatandaşı anlıyoruz diyorlar, böyle siyasetçi olunmaz.

Çekildiler, boşalttılar ülkenin merkezlerini, sonra da yabancılaşıyor Surlariçi, tabi yabancılaşır, terk ettik.

Toprak aynı yerde duruyor, ama elli kişi giderse, iki yüz elli kişi gelir yerlerine, kaybettik, kaybetmeye devam ediyoruz.

Hiçbir konuda politikamız yok. Türkiye ile güney Kıbrıs arasında sıkıştık. Şuan ülkede 98 bin sabıka almış insan var. Bu önemli ciddi bir rakamdır. Gençler cezaevine tıkılıyor. Sanık hakkı, insan hakkı çiğneniyor. Avukatlar zanlının yanına giremiyor. Polis teşkilatında, şiddet sadece narkotikte kaldı. Devlet vatandaşına gülen yüzünü göstermelidir.”

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
7
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
15 Şubat 2019, Cuma    "Hiçbir yerin arka bahçesi olmayız"
13 Şubat 2019, Çarşamba    “Aynı yolu yürüyenler, farklı yerlere varamazlar”
11 Şubat 2019, Pazartesi    Mesele maaş katkısı mı, örgütlü çalışma hayatı mı?
8 Şubat 2019, Cuma    Erhan Arıklı: “Yolsuzluğa, yol verdiler”
6 Şubat 2019, Çarşamba    Ceza çocuklara mı, sisteme mi?
4 Şubat 2019, Pazartesi    Sarı saçlı, mavi gözlü kız "Aydın"
1 Şubat 2019, Cuma    Maliye Bakanı Denktaş: “Gizli Başbakan değilim”
30 Ocak 2019, Çarşamba    Kudret hoca ve bir adım önde olmak
28 Ocak 2019, Pazartesi    Çavuşoğlu'nun bıraktığı iz...
25 Ocak 2019, Cuma    "Özersay-Akıncı polemiği, çatlak olarak algılanmasın"

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

"Hiçbir yerin arka bahçesi olmayız"
Erçin ŞAHMARAN | 15 Şubat 2019, Cuma
Aile yasasındaki değişiklikler; 
“Aile (Evlenme ve Boşanma) (Değişiklik) Yasa Tasarısı, yasada daha önce yapılan değişikliklerle boşanan kişilerin soyadlarıyla ilgili yaratılan boşluğu düzenlemeyi amaçlıyor.
T...
“Aynı yolu yürüyenler, farklı yerlere varamazlar”
Erçin ŞAHMARAN | 13 Şubat 2019, Çarşamba
“Aynı yolu yürüyenler, farklı yerlere varamazlar”
Yarım yamalak adanın, bir yarısında, yarım yamalak hayatlarımız.
Bütünü bulamıyor, illaki bütün diyerek, yarımları birleştirmeden, elimizle itiyoruz.
Çevreye bir ba...
Mesele maaş katkısı mı, örgütlü çalışma hayatı mı?
Erçin ŞAHMARAN | 11 Şubat 2019, Pazartesi
Yıllarca şöyle bir inanış oldu.

Bu ülkeye yurt dışından gelip çalışan insanlar, kazandıkları parayı ülkelerine, ailelerine gönderiyorlar.

Parayı kazandıkları bu ülkede harcamıyorlar, para ülke dışına gidiyor.

Haklı...