Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Erçin ŞAHMARAN | 3 Eylül 2018, Pazartesi

Tek sebep ekonomik kriz ve pahalılık mı?

Paylaş  
17
11
16

Yaz rehaveti bitti.

Eylül ayı geldi, artık her konuya, her alana hareketlilik gelecek.

Aslında son bir aydır, ülkede bir canlılık var, ama bu biraz da yazın gölgesinde kaldı.

Eylül geldi ya, birkaç hafta sonra, okullar, yollar, siyasi arena, yoğunlaşacak.

Tabi ki belirsiz bir ekonomi ve belirsizlik içinde bir mücadele de devam edecek, üstelik durmadan, yavaşlamadan.

Üniversiteler, okullar eğitime başlayacak.

“Üniversitelerin KKTC’ye katkısı nedir? ” diye bir soru sorsanız, bu sorunun ilk cevabı, ekonomik değerlerle, yani ülkeye, ülke ekonomisine kattıkları maddi girdilerle gelir.

Böyle olunca, üniversiteler birer işletme, öğrencilerde müşteri durumundadır.

Anlayış böyle olursa, eğitimi nereye koyacağız?

Hem eğitim, hem gelen öğrenci, yani insan profili, hem de ülkeye kaliteli katkı sağlamayı başarmak gerek.

KKTC bir üniversite ülkesi olacaksa, ya da olduğu iddia ediliyorsa, bunun etkisi sadece ekonomik mi olmalıdır?

Üniversitelerin bulundukları şehirlere, KKTC gibi küçük, neredeyse bütünü bir şehir olan ülkeye, sosyal yönden katkıları hiç konuşulmuyor.

Bu konu bir tabu gibi gizleniyor.

Oysa konu sadece para değil, sadece para kısmını konuşursanız, bu eğitimden, ilimden, bilimden çıkar, sadece ticarete döner.”

Bu satırlar daha önceki bir yazımdan alıntı.

Yeni eğitim yılı yaklaşırken, üniversite sektörünü bekleyen, ciddi sorunlar var.

En başta bozulan ekonomi, Türk Lirasının değer kaybı ve sektörün doğru planlanması için atılmayan adımlar.

Elbette birçok etken aynı anda sayılabilir.

Ben yine aynı noktaya vurgu yapayım, kaliteli bir eğitim altyapısı ve “eğitim turizmi” anlayışının benimsenmesiyle bu alanda yapılanlar daha olumlu sonuçlar verecektir.

Ciddi planlama, altyapı, imaj ve algı, tüm bunlar gerçekçi adımlarla başarılabilir.

Bu yıl KKTC’deki üniversitelere 8 bin 178 Türkiye kökenli öğrenci kayıt hakkı kazandı, 9 bin 623 ise kontenjan boş kaldı.

Bu rakam geçen yıl 10 bin 795 idi, ciddi bir düşüş var.

Ülkede yaşanan ekonomik sıkıntı, günlük yaşamla beraber ilk başta üniversite sektörünü etkiledi.

Başka etkenler olduğunu da söyledim, neydi bunlar?

Kaliteye bakılmaksızın artan üniversite sayısı, eğitimi değil, para kazanmayı öncelik yapan anlayış, bir apartmanda sıkışan üniversite yerleşkeleri, doğru dürüst taşımacılık yok, sosyal hayat yok, dövize dayalı ev kiraları, mahalle aralarında sıkışan kültürel farklılıklar, hepsi plansızlığın olumsuz getirileri.

Kaç öğrenci gerçek anlamda eğitim için burada, kaçı kaçak çalışma hayatının içinde bilen yok.

En başta sektörün planlaması, denetlenmesi, kontrollü büyümesi sağlanmalı.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
1
 
0
 
0
 
0
 
0
 
1
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
15 Şubat 2019, Cuma    "Hiçbir yerin arka bahçesi olmayız"
13 Şubat 2019, Çarşamba    “Aynı yolu yürüyenler, farklı yerlere varamazlar”
11 Şubat 2019, Pazartesi    Mesele maaş katkısı mı, örgütlü çalışma hayatı mı?
8 Şubat 2019, Cuma    Erhan Arıklı: “Yolsuzluğa, yol verdiler”
6 Şubat 2019, Çarşamba    Ceza çocuklara mı, sisteme mi?
4 Şubat 2019, Pazartesi    Sarı saçlı, mavi gözlü kız "Aydın"
1 Şubat 2019, Cuma    Maliye Bakanı Denktaş: “Gizli Başbakan değilim”
30 Ocak 2019, Çarşamba    Kudret hoca ve bir adım önde olmak
28 Ocak 2019, Pazartesi    Çavuşoğlu'nun bıraktığı iz...
25 Ocak 2019, Cuma    "Özersay-Akıncı polemiği, çatlak olarak algılanmasın"

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

"Hiçbir yerin arka bahçesi olmayız"
Erçin ŞAHMARAN | 15 Şubat 2019, Cuma
Aile yasasındaki değişiklikler; 
“Aile (Evlenme ve Boşanma) (Değişiklik) Yasa Tasarısı, yasada daha önce yapılan değişikliklerle boşanan kişilerin soyadlarıyla ilgili yaratılan boşluğu düzenlemeyi amaçlıyor.
T...
“Aynı yolu yürüyenler, farklı yerlere varamazlar”
Erçin ŞAHMARAN | 13 Şubat 2019, Çarşamba
“Aynı yolu yürüyenler, farklı yerlere varamazlar”
Yarım yamalak adanın, bir yarısında, yarım yamalak hayatlarımız.
Bütünü bulamıyor, illaki bütün diyerek, yarımları birleştirmeden, elimizle itiyoruz.
Çevreye bir ba...
Mesele maaş katkısı mı, örgütlü çalışma hayatı mı?
Erçin ŞAHMARAN | 11 Şubat 2019, Pazartesi
Yıllarca şöyle bir inanış oldu.

Bu ülkeye yurt dışından gelip çalışan insanlar, kazandıkları parayı ülkelerine, ailelerine gönderiyorlar.

Parayı kazandıkları bu ülkede harcamıyorlar, para ülke dışına gidiyor.

Haklı...