Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Erçin ŞAHMARAN | 7 Eylül 2018, Cuma

Güven ruh gibidir

Paylaş  
24
20
22

Güven ruh gibidir

Aynı konular yıllardır gündem de.

Bir düzen, bir sistem, sağlıklı çalışan, güncellenen bir yapı oluşturamadık.

Şikayet etmeyen, böyle gitmez demeyen yok, kimse memnun değil.

Ama herkes kendine dokunulmadan bir değişim bekliyor.

Oysa bir korku var, yenilikten, yenilenmekten, değiştirmekten korkuluyor, günü kurtarmak hep ilk tercih.

Türkiye hep kullanıldı, bizim siyaset dahil tüm üretme alanımıza dâhil edildi.

Randevu verildi, verilmedi, görüştü, görüşmedi ve bu dört kelime içinde politika yapıldı, siyasi kazanç tek amaç haline getirildi.

Bir karşıtlık varsa, bu KKTC makamlarına karşı yapılmıştır.

Anlamak mümkün değil, bunu görememek, gözünü, kulağını, ağzını kapatmaktır.

Bu ülkenin iradesini, kurumlarını, düzenini, toplumsal dinamiklerini karıştırmak, kapanmayan yaralar tuz basmaktır.

Ülkeye ne getirdi bu anlayış, sırf ek kaynak alıp gelmek, dağıtmak tek başına sorun çözücü mü?

Bugünlerde herkes, her kesim, her sektör öneriler sunuyor, konuşuyor, savunuyor.

Önemli olan nokta, yapılabileceklerin, gerçekçi şekilde ortaya konması.

Bağırma, çağırma, kırma, dökme artık kazanç sağlamıyor.

Hak aramak, eylem yapmak, inandığı görüşü savunmak haktır.

Fakat kim yaparsa yapsın, ne kadar haklı olursa olsun, şiddet kabul edilemez.

Bu hak aramadan çıkar, anrşiye döner, artık herkes canının sıkıldığına, hakkının yendiğine inandığına kaba kuvvetle karşılık verir.

Herkes hakkını arayacak, gerek sokakta, gerek hukukta.

Geldiğimiz noktada, en önemli sorun, güvensizliktir.

Siyaset, kurumlar, yöneticiler, sendikalar, birlikler, dernekler güvenilir olmaktan çıktı.

Bunların yığınla sebebi var, bugün tıkanan her ne varsa, siyaset, sendika sorumluluğu eşit derecededir.

Dernek ve birlikleri de bu kapsam ve sorumluluk içine almalıyız.

Sil baştan bir anlayış gelişmeli, en başta güven kazanmak, bunun için adımlar atmak, ondan sonra toplumsal birliktelik, beraber hareket etme, hep beraber elini taşın altına koyma.

Vatandaşın desteğini almayan hiçbir adım başarılı olmaz.

Vatandaşı dışlayan, öncelik yapmayan, belli kesimleri, sektörleri, zümreleri koruyan icraatlar bir yere kadar gider.

Ekonomide de, siyasette de, toplumsal örgütlenme ve mücadelede de ilk beklenti ve harekete geçirici etken güvendir.

Kâğıt üstündeki önlemler, rakamsal veriler, istatistikî anlatımlar vatandaşın hayatına dokunmadıkça anlam ifade etmez.

Hükümetin açıkladığı önlem paketi, vatandaşa yansıdı mı?

Bunu belirleyen bir çalışma var mı?

Kimsenin “gözlerimi kapatırım, vazifemi yaparım” deme lüksü yoktur.

Söyleyen, ne güzel söylemiş;

"Güven ruh gibidir, terk ettiği bedene asla geri dönmez", güven ruhu çoktan gitti, toplumsal bedenden, ekonomiden, kurumlardan, sendikacılardan, derneklerden, birliklerden, politikacılardan.

Bunu düzeltmeden, geleceğe, belirsizliğe, istikrara nasıl hazırlık yapılabilir ki.

Yoksa günü kurtarmak yeterli mi?

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
3
 
0
 
0
 
1
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
15 Şubat 2019, Cuma    "Hiçbir yerin arka bahçesi olmayız"
13 Şubat 2019, Çarşamba    “Aynı yolu yürüyenler, farklı yerlere varamazlar”
11 Şubat 2019, Pazartesi    Mesele maaş katkısı mı, örgütlü çalışma hayatı mı?
8 Şubat 2019, Cuma    Erhan Arıklı: “Yolsuzluğa, yol verdiler”
6 Şubat 2019, Çarşamba    Ceza çocuklara mı, sisteme mi?
4 Şubat 2019, Pazartesi    Sarı saçlı, mavi gözlü kız "Aydın"
1 Şubat 2019, Cuma    Maliye Bakanı Denktaş: “Gizli Başbakan değilim”
30 Ocak 2019, Çarşamba    Kudret hoca ve bir adım önde olmak
28 Ocak 2019, Pazartesi    Çavuşoğlu'nun bıraktığı iz...
25 Ocak 2019, Cuma    "Özersay-Akıncı polemiği, çatlak olarak algılanmasın"

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

"Hiçbir yerin arka bahçesi olmayız"
Erçin ŞAHMARAN | 15 Şubat 2019, Cuma
Aile yasasındaki değişiklikler; 
“Aile (Evlenme ve Boşanma) (Değişiklik) Yasa Tasarısı, yasada daha önce yapılan değişikliklerle boşanan kişilerin soyadlarıyla ilgili yaratılan boşluğu düzenlemeyi amaçlıyor.
T...
“Aynı yolu yürüyenler, farklı yerlere varamazlar”
Erçin ŞAHMARAN | 13 Şubat 2019, Çarşamba
“Aynı yolu yürüyenler, farklı yerlere varamazlar”
Yarım yamalak adanın, bir yarısında, yarım yamalak hayatlarımız.
Bütünü bulamıyor, illaki bütün diyerek, yarımları birleştirmeden, elimizle itiyoruz.
Çevreye bir ba...
Mesele maaş katkısı mı, örgütlü çalışma hayatı mı?
Erçin ŞAHMARAN | 11 Şubat 2019, Pazartesi
Yıllarca şöyle bir inanış oldu.

Bu ülkeye yurt dışından gelip çalışan insanlar, kazandıkları parayı ülkelerine, ailelerine gönderiyorlar.

Parayı kazandıkları bu ülkede harcamıyorlar, para ülke dışına gidiyor.

Haklı...