Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Erçin ŞAHMARAN | 10 Ekim 2018, Çarşamba

Herkesin ortak bir özlemi var "huzur ve güven"

Paylaş  
13
14
10

Şöyle bir düşünelim.

İktidar partileri veya muhalefet, ya da meclis dışı siyasi oluşumlar.

Topluma umut veriyor mu, toplumsal sorunlara çare üretebiliyor, eğitimden, sağlığa, güvenlikten, ekonomiye çözüm sunabiliyor mu?

Bugün için ülkede sorun olarak altını çizdiğimiz konular, toplumsal ihtiyaçlar, hepsi var oldukça elbette siyaset ve siyasi çözümler tükenmez.

Fakat eskisi yenisi hiçbir siyasi oluşum, kişisel beklentilerin girdabından kurtulamıyor.

Toplumsal umut ve beklentiyi besleyemiyor, büyütemiyor.

Aksi gelinen noktada siyaset toplumu törpülüyor, umudunu tüketiyor.

CTP, UBP, HP, DP, TDP, YDP ve diğer siyasi partiler, siyaset, politika, politikacı, bürokrat, geleceği planlayan vizyonlar geliştiremiyor.

Üzücüdür, siyasi parti kimlikleri yavaş yavaş bitiyor.

Hepsi, çıkar, günlük kazanç ve kişisellik merkezi haline dönüştü.

İdeoloji, buna bağlı politikalar, orta, kısa, uzun vadeli planlar, stratejik programlar, öngörüler yok.

Bunlara karşılık, vizyonsuz, kırk yıldır aynı cümleleri dile getiren politikacılar, siyasi parti içlerinde demokrasi karşıtı uygulamalar, çözülmeden, üstü kapatılan partisel sorunlar, ne yaparsa yapsın, partimdir, yanlışını da, doğrusunu da, desteklerim mantığında, parti destekçileri, hepsi beraber olunca, kaybeden toplum.

Oysa kazanmayı da, kaybetmeyi de, krizleri de, bolluğu da, aynı oranda benimsemek ve hayatın parçası olarak görmek gerek.

Her yaşanandan tecrübe çıkarmak, yüzleşmek, özeleştiri ile kendini geliştirmek şart.

Bunlar kişisel olabildiği gibi, ülkeler, devletler, toplumlar, siyasi kurumlar için de geçerlidir.

Yaşanılan zorluklara, darlıklara nasıl gelindiğini sorgulamak yanında, tekrarının olmaması için nerede, ne zaman, ne yapılabilir, bunların muhasebesini yapmak, bir sonrakine hazırlanmaktır.

Sorunlar olacaktır, sorunları gidermenin çarelerini ararken, onlardan nasıl faydalanılabilir, bunu bir fırsata dönüştürmek, eksikleri, yanlışları görmek, bir sonrasında daha tedbirli olmak, işte başarılı yönetim şekli budur.

En başta söyledim, tüm bunları bir araya getirecek siyasi partilerin durumu ortada.

Toplumu, umutsuzluktan, belirsizlikten, bölünmüşlükten, üretimsizlikten, bozulan toplumsal birliktelikten, çürüyen insan ilişkilerinden, yitirilen sevgiden, saygıdan, artan, korkutan, üzerine gidilmeyen adli olaylardan, bu toplumu kim kurtaracak?

Biz ve onlar diye bir toplumsal kavram yoktur.

Dar bir coğrafyada, kendi, kendiyle, var olan imkanlarla, yaşamaya, üretmeye, belli bir dinamikle yaşam koşulları oluşturmaya çalışan bu toplumun;

Bir özlemi var, ortak amaca, ortak sevince, umuda, huzura, güvene.

Bu özlemin içinde sağcı da var, solcu da var, siyasetten uzak olan, ideolojik takıntısı olmayan da var, herkes bu özlemi hissediyor.

Bu özlemi, erozyona uğratan ise karamsarlık, umutsuzluk, yalnızlık, sahipsizlik duygusudur.

En kötüsü, en tehlikelisi ise bunlardır.

Onca sıkıntı içinde artan adli olaylar hafife alınmasın.

Bu sorunun cevabı kuşkusuz yine toplumun kendisidir.

Fakat yol gösterici her ne kadar kendine faydası olmasa da siyasettedir.

Hakla, hukukla, adaletle, insani değerlerle, toplumsal barışla, siyaset bir köprü kurmalıdır.

Bu köprünün diğer tarafında da toplum olmalıdır.

Aynı noktada buluşmak için kimsenin düşüncesinden, ideolojisinden, inancından vazgeçmesi gerekmiyor.

Ve bunun başarılması yine siyasetin görevidir.

İlk başlangıç adımı ise toplumun her anlamda normalleştirilmesi, sağlıklı, güvenli bir yaşam kalitesinin oluşturulmasıdır.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
12 Aralık 2018, Çarşamba    Tarımsal verimliliği olmayan topraklar
10 Aralık 2018, Pazartesi    Yaratılan bir marka “Kıbrıs Postası”
10 Aralık 2018, Pazartesi    Fransız olmak veya Fransız kalmak
7 Aralık 2018, Cuma    Ersin Tatar'ın dezavantajı "heyecanı"
5 Aralık 2018, Çarşamba    25 kuruş ödense ne olur, ödenmese ne olur?
3 Aralık 2018, Pazartesi    İki devletliliğin anlamı nedir?
30 Kasım 2018, Cuma    Asım Akansoy; “Sayın Çavuşoğlu, Kıbrıs Rum tarafına koz veriyor”
28 Kasım 2018, Çarşamba    Sonuna kadar “susmamak”
26 Kasım 2018, Pazartesi    TRAKAYAD'ın isyanı
23 Kasım 2018, Cuma    Geçmişle kavga etmek

banner
banner
banner
banner
banner
banner

Tarımsal verimliliği olmayan topraklar
Erçin ŞAHMARAN | 12 Aralık 2018, Çarşamba
Kalkınma nedir, bir ülkenin kalkınması için neler gereklidir?
Eğitimden başlayarak, planlanmış, programlarla sınırlandırılıp, hedeflendirilmiş, maddi kaynaklarla, desteklenmiş gelişme, ilk akla gelen tanımlama olabil...
Yaratılan bir marka “Kıbrıs Postası”
Erçin ŞAHMARAN | 10 Aralık 2018, Pazartesi
Kıbrıs Postası gazetesinin 5, Kıbrıs Postası İnternet gazetesinin 17. Yılı.
Zaman çok hızlı geçiyor ve beraberinde birçok yeniliği getiriyor.
Teknoloji gelişiyor, hızlanıyor, beklentiler artıyor.
Haberde, tarafsızl...
Fransız olmak veya Fransız kalmak
Erçin ŞAHMARAN | 10 Aralık 2018, Pazartesi
Son yıllarda, büyüyen ve artan acıları, acımasızca yaşamaya başladık.

Nasılsa bizde olmaz diye diye, ciddiye almadık, doğru dürüst bir otorite oluşturmadık, üzerine gitmedik, üstünü örttük, şimdi ne ektikse, onu biçi...