Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Erçin ŞAHMARAN | 10 Ekim 2018, Çarşamba

Herkesin ortak bir özlemi var "huzur ve güven"

Paylaş  
23
23
20

Şöyle bir düşünelim.

İktidar partileri veya muhalefet, ya da meclis dışı siyasi oluşumlar.

Topluma umut veriyor mu, toplumsal sorunlara çare üretebiliyor, eğitimden, sağlığa, güvenlikten, ekonomiye çözüm sunabiliyor mu?

Bugün için ülkede sorun olarak altını çizdiğimiz konular, toplumsal ihtiyaçlar, hepsi var oldukça elbette siyaset ve siyasi çözümler tükenmez.

Fakat eskisi yenisi hiçbir siyasi oluşum, kişisel beklentilerin girdabından kurtulamıyor.

Toplumsal umut ve beklentiyi besleyemiyor, büyütemiyor.

Aksi gelinen noktada siyaset toplumu törpülüyor, umudunu tüketiyor.

CTP, UBP, HP, DP, TDP, YDP ve diğer siyasi partiler, siyaset, politika, politikacı, bürokrat, geleceği planlayan vizyonlar geliştiremiyor.

Üzücüdür, siyasi parti kimlikleri yavaş yavaş bitiyor.

Hepsi, çıkar, günlük kazanç ve kişisellik merkezi haline dönüştü.

İdeoloji, buna bağlı politikalar, orta, kısa, uzun vadeli planlar, stratejik programlar, öngörüler yok.

Bunlara karşılık, vizyonsuz, kırk yıldır aynı cümleleri dile getiren politikacılar, siyasi parti içlerinde demokrasi karşıtı uygulamalar, çözülmeden, üstü kapatılan partisel sorunlar, ne yaparsa yapsın, partimdir, yanlışını da, doğrusunu da, desteklerim mantığında, parti destekçileri, hepsi beraber olunca, kaybeden toplum.

Oysa kazanmayı da, kaybetmeyi de, krizleri de, bolluğu da, aynı oranda benimsemek ve hayatın parçası olarak görmek gerek.

Her yaşanandan tecrübe çıkarmak, yüzleşmek, özeleştiri ile kendini geliştirmek şart.

Bunlar kişisel olabildiği gibi, ülkeler, devletler, toplumlar, siyasi kurumlar için de geçerlidir.

Yaşanılan zorluklara, darlıklara nasıl gelindiğini sorgulamak yanında, tekrarının olmaması için nerede, ne zaman, ne yapılabilir, bunların muhasebesini yapmak, bir sonrakine hazırlanmaktır.

Sorunlar olacaktır, sorunları gidermenin çarelerini ararken, onlardan nasıl faydalanılabilir, bunu bir fırsata dönüştürmek, eksikleri, yanlışları görmek, bir sonrasında daha tedbirli olmak, işte başarılı yönetim şekli budur.

En başta söyledim, tüm bunları bir araya getirecek siyasi partilerin durumu ortada.

Toplumu, umutsuzluktan, belirsizlikten, bölünmüşlükten, üretimsizlikten, bozulan toplumsal birliktelikten, çürüyen insan ilişkilerinden, yitirilen sevgiden, saygıdan, artan, korkutan, üzerine gidilmeyen adli olaylardan, bu toplumu kim kurtaracak?

Biz ve onlar diye bir toplumsal kavram yoktur.

Dar bir coğrafyada, kendi, kendiyle, var olan imkanlarla, yaşamaya, üretmeye, belli bir dinamikle yaşam koşulları oluşturmaya çalışan bu toplumun;

Bir özlemi var, ortak amaca, ortak sevince, umuda, huzura, güvene.

Bu özlemin içinde sağcı da var, solcu da var, siyasetten uzak olan, ideolojik takıntısı olmayan da var, herkes bu özlemi hissediyor.

Bu özlemi, erozyona uğratan ise karamsarlık, umutsuzluk, yalnızlık, sahipsizlik duygusudur.

En kötüsü, en tehlikelisi ise bunlardır.

Onca sıkıntı içinde artan adli olaylar hafife alınmasın.

Bu sorunun cevabı kuşkusuz yine toplumun kendisidir.

Fakat yol gösterici her ne kadar kendine faydası olmasa da siyasettedir.

Hakla, hukukla, adaletle, insani değerlerle, toplumsal barışla, siyaset bir köprü kurmalıdır.

Bu köprünün diğer tarafında da toplum olmalıdır.

Aynı noktada buluşmak için kimsenin düşüncesinden, ideolojisinden, inancından vazgeçmesi gerekmiyor.

Ve bunun başarılması yine siyasetin görevidir.

İlk başlangıç adımı ise toplumun her anlamda normalleştirilmesi, sağlıklı, güvenli bir yaşam kalitesinin oluşturulmasıdır.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
20 Şubat 2019, Çarşamba    Birileri avaz avaz bağırıyor “kral çıplak”
18 Şubat 2019, Pazartesi    Şiddet, popülizm, EL-SEN, dik duruş
15 Şubat 2019, Cuma    "Hiçbir yerin arka bahçesi olmayız"
13 Şubat 2019, Çarşamba    “Aynı yolu yürüyenler, farklı yerlere varamazlar”
11 Şubat 2019, Pazartesi    Mesele maaş katkısı mı, örgütlü çalışma hayatı mı?
8 Şubat 2019, Cuma    Erhan Arıklı: “Yolsuzluğa, yol verdiler”
6 Şubat 2019, Çarşamba    Ceza çocuklara mı, sisteme mi?
4 Şubat 2019, Pazartesi    Sarı saçlı, mavi gözlü kız "Aydın"
1 Şubat 2019, Cuma    Maliye Bakanı Denktaş: “Gizli Başbakan değilim”
30 Ocak 2019, Çarşamba    Kudret hoca ve bir adım önde olmak

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Birileri avaz avaz bağırıyor “kral çıplak”
Erçin ŞAHMARAN | 20 Şubat 2019, Çarşamba
Birileri avaz avaz bağırıyor “kral çıplak”
Geçen hafta az biraz konuşuldu.
Ama ülkenin gerçek gündemi olması gerekirken olmadı.
Üniversite sektörü, ciddi bir ekonomik itiş gücü, doğru planlansa, sistematik büyüse v...
Şiddet, popülizm, EL-SEN, dik duruş
Erçin ŞAHMARAN | 18 Şubat 2019, Pazartesi
Sebebi, tarafları ne olursa olsun, şiddetin her türlüsüne karşıyım.

Şiddetle çözülecek sorun yoktur, şiddet yönelimi, kanunsuzluğu, yasa tanımazlığı, herkesin kendi adaletini yaratmaya çalıştığı düzenleri besler.

Ya...
"Hiçbir yerin arka bahçesi olmayız"
Erçin ŞAHMARAN | 15 Şubat 2019, Cuma
Aile yasasındaki değişiklikler; 
“Aile (Evlenme ve Boşanma) (Değişiklik) Yasa Tasarısı, yasada daha önce yapılan değişikliklerle boşanan kişilerin soyadlarıyla ilgili yaratılan boşluğu düzenlemeyi amaçlıyor.
T...