Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Erçin ŞAHMARAN | 18 Ocak 2019, Cuma

Kelle fiyatına hürriyet, esirlik bedava!

Paylaş  
22
906
18

Kelle fiyatına hürriyet, esirlik bedava!

Mevsim olarak soğuk ve yağışlı zamanlar yaşıyoruz.

Özellikle ısınma en önemli sorun, her kesimden insan, ayırım olmaksızın bu sorunu yaşıyor.

Isınmanın ekonomik yöntemlerini arıyoruz.

Elektrikle ısınmada, kullanım fazlalığı ve maddi harcama artış gösterdi.

Normalde bile astronomik olan elektrik faturaları, son zamanlarda tüketiciye katlanarak yansıyor.

Bu yansıma öyle ki, açıklaması bile mümkün değil.

Konu ile ilgili KIB-TEK’in ilk açıklaması;

“Faturalama periyodunun otuz gün yerine, otuz dokuz günlük olması, ayrıca havaların soğumaya başladığı bir döneme denk gelmesi nedeniyle bu durumdan etkilenen tüketicilerimizin faturaları alışılmış tutarların üzerine çıkmıştır. Yaşanan teknik sıkıntı nedeniyle faturalarını bu şekilde geç çıkardığımız tüketicilerimize verdiğimiz rahatsızlık için özür dileriz.”

Elbette bu açıklama tepkileri azaltmadı, bir açıklama daha yapıldı;

“Elektrik faturaları sonraki ayda ödenebilecek ve gecikme zammı uygulanmayacak”.

Açıklama, uygulama noktasında anlamlı olacak, belli miktar üzeri faura borçlarında elektrik enerjisi otamatik olarak kesiliyor.

Bunun olmaması için gereken önlem alındı mı?

Kamusal hizmetlerde faturalar ağırlaştı, piyasa zaten denetimsiz, net olarak geçim en önemli sorun.

Kamu maliyesinin yaklaşımı, nasıl yaparsan yap, yeter ki öde, yoksa zararı sana, böyle bir anlayış dünyanın hiçbir yerinde yok.

Ama vatandaşta, ne yapıyor, ne ediyor, ödüyor, ödeyemezse de kaderine razı geliyor.

Herkes, kişisel olarak sorunları çözme derdinde, toplumsal çözümler öncelik olamıyor.

Sonuç ortada, toplumsal tepki, hiçbir konuda, ortak bir nokta bulamıyor, buluşamıyor.

Sarı inek hikâyesini bilir misiniz?

“Aslanlar açlıktan yorgun, halsiz, güçsüz kalmışlar. Düşünüp taşınıyorlar, inek sürüsü kalabalık ve güçlü.

Aralarında konuşup anlaşıyorlar, içlerinden, ineklerin sürüsüne bir elçi gönderiyorlar.

Elçi, inek sürüsünün yanına gidip diyor ki;

Size saldırırsak ne olacağını biliyorsunuz. Mutlaka aranızdan birini alıp yiyeceğiz, buna engel olamazsınız. Gelin, ne kendinizi, ne bizi uğraştırmayın, aranızdan birinin rengi çok sarı, sizden de farklı, bizim de gözlerimizi alıyor. Onu bize verirseniz, size saldırmadan onu alıp gideriz ve bir daha gelmeyiz. Bundan sonra da güzel güzel geçiniriz.

En sonunda peki demiş inekler, bir inekten ne çıkar. Biz büyük bir sürüyüz, bize bir şey olmaz.

Vermişler sarı ineği, aslanlar da sarı ineği bir güzel yemişler, karınlarını doyurup kendilerine gelmişler.

Bir kaç gün sonra aslanlar gene acıkmışlar, yine gelmiş aslanların elçisi "Aranızda boynuzu kırık bir inek var, sinirimizi bozuyor, verin onu, ne kendinizi ne bizi uğraştırmayın" demiş.

Barış yanlısı inekler, ikinci tavizi vermişler, o inek de verilmiş.

Artık işi öğrenen aslanlar, benekli inek, kuyruğu kısa inek, şöyle inek, böyle inek deyip inekleri bir bir almışlar sürüden. Sürü de günden güne iyice azalmış.

Artık aslanlar elçiye gerek kalmadan açık açık saldırmaya, istedikleri ineği sürüden götürüp yemeye başlamışlar. Sürünün ileri gelen inekleri, panik içinde bilge ineğe koşmuşlar. “Biz nerede hata yapıyoruz, sürümüz yok olacak" demişler. Bilge inek cevabı vermiş, "Siz hatayı o sarı ineği verirken Yaptınız”.

Evet, hatayı çoktan yaptık, en kötüsü hala farkında olmamak.

Hala, günlük çıkar, menfaat, makam, kazanç öncelikli kişisel çıkarlar peşinde koşmak.

Sıranın kendine geleceğini bile bile, toplumsal kayıplara seyirci kala kala aynı hataları tekrarlamak.

Çözülebilecek ve toplumsal olmayan sorunları günlük siyasi çekişmeler içinde tüketmek, dedikodu ve sığ tartışmalarla her gün daha da erozyona uğramak.

Yasalar, kanunlar, uygulamalar, düzenlemeler, ekonomi kadar öncelikli değildir ve vatandaş ekonomik olarak inim inim inlemektedir.

Ülkede yaşam koşulları her gün daha da zorlaşıyor.

Vatandaş için bulunan çözümse, ne yap, nerden bulursan bul, hayatta kalmayı başar.

Bu ortamda sıkça aklıma gelen, Orhan Veli Kanık ve o güzel şiiri;

“Bedava yaşıyoruz, bedava,

Hava bedava, bulut bedava,

Dere tepe bedava,

Yağmur çamur bedava,

Otomobillerin dışı,

Sinemaların kapısı,

Camekânlar bedava,

Peynir ekmek değil ama

Acı su bedava,

Kelle fiyatına hürriyet,

Esirlik bedava,

Bedava yaşıyoruz, bedava.”

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
1
 
0
 
0
 
1
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
26 Nisan 2019, Cuma    Kudret Hoca bir dönem daha beklemeli
24 Nisan 2019, Çarşamba    24 Nisan ve neden AB?
22 Nisan 2019, Pazartesi    Serdar Denktaş: "Karakter katli ile karşı karşıyayım"
19 Nisan 2019, Cuma    Denizi geçtik, derede boğulduk
17 Nisan 2019, Çarşamba    Amaçsız, çabasız nesiller
15 Nisan 2019, Pazartesi    Burcu: "Kovboyculuğa özenmiş arkadaşlar var"
12 Nisan 2019, Cuma    Nereden başlarsak kârdır
10 Nisan 2019, Çarşamba    Tek bir ihtimal var "sorun siyasi"
8 Nisan 2019, Pazartesi    Özersay; "İş adamından avans alınması konusunda onayımız alınmadı"
5 Nisan 2019, Cuma    Maçoğlu ve yaptıkları örnek olsun

banner
banner
banner
banner
banner

Kudret Hoca bir dönem daha beklemeli
Erçin ŞAHMARAN | 26 Nisan 2019, Cuma
Siyaset ve siyasetçiye güven erozyonunun ortada durduğu bir dönemdeyiz.
Ve yine konuşulan, hükümet değişimi, mevcut dörtlü koalisyonun hükümet olduğu fakat iktidar olmadığı gerçeği.
7 Ocak seçimi sonrası, dörtlü koa...
24 Nisan ve neden AB?
Erçin ŞAHMARAN | 24 Nisan 2019, Çarşamba
CTP eski Başkanı, eski Başbakan Ferdi Sabit Soyer, ANNAN planı döneminde yaşananlardan bir kesit anlatmıştı.
Ve altı çizilmesi gereken şu cümleleri söylemişti;
“Bakın, ANNAN planı dönemi, yapılan mitingler, binlerce...
Serdar Denktaş: "Karakter katli ile karşı karşıyayım"
Erçin ŞAHMARAN | 22 Nisan 2019, Pazartesi
Yıllara, yanlışlara yayılmış bir sorunsal birikim var.

Toplumun gündemi çok farklı, boş yere harcanan enerji ve zamanla gerçek sıkıntıları unutuyor, unuttukça biriktiriyoruz.

İçinde bulunduğumuz zaman, böyle bir zam...