Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Erçin ŞAHMARAN | 28 Ocak 2019, Pazartesi

Çavuşoğlu'nun bıraktığı iz...

Paylaş  
18
23
17

Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, KKTC’yi ziyaret etti.

Çavuşoğlu ziyaretini tamamladı ve ayrıldı, ama arkasında fırtınalı bir tartışma ortamı bıraktı.

Kıbrıs sorununa dair müzakere süreci yok, müzakerelerin başlaması gibi bir beklenti de yok.

Aynı konuların, aynı tekrarların, yine, yeni, yeniden anlatılması, tartışılması da çok gerekli değil.

Yıllardır süren müzakerelerin, Kıbrıs konusunun, Kıbrıs, Türkiye,

Kıbrıslı Türkler açısından, önemi, ortak dava olarak isimlendirilmesi, yeni olan bir gelişme de değil.

Elbette Türkiye’nin çıkarları doğrultusunda hassasiyetleri var, bunun yanında Kıbrıslı Türklerin de çıkarları için hassas olduğu noktalar var.

Bunlar normal, bunlar yıllar içinde ister istemez oluşmuş, her alanda yaşanan bağımlılıkla, gelişmiş, büyümüş, kırmızıçizgi olmuş.

Önemli olan ortak noktaların önemi, büyüklüğü ve çoğaltılması.

Türkiye, kuzey Kıbrıs’tan, KKTC’den sadece Kıbrıs konusuyla ilgili beklentiler içinde mi, Kıbrıslı Türkler yaşanan bağımlılık derecesi ile Türkiye’den sadece Kıbrıs sorunu değil, yaşamsal alanlarda da beklenti içinde.

Bu işbirliğinden çok, bağımlılık politikasının ortaya çıkardığı bir gerçektir.

Mevlüt Çavuşoğlu’nun ziyaretinde, Kıbrıs sorunu ile ortaya çıkan tek farklı söylemi;

“Tüm seçenekler konuşulur, iki devletli çözüm de, federasyon da, konfederasyon da, ya da başka bir model de. Evet, Anastasiadis bu fikri sadece benle değil, Cumhurbaşkanı Akıncı ile de paylaştı.

En son New York’taki görüşmeden sonra çelişkili konuşmalar geldi. Gevşek federasyondur ve sair. Biz samimiyet istiyoruz” söylemi oldu.

İki devletlilik fikri, KKTC Cumhurbaşkanı Akıncı ile de paylaşılmış, üstelik Anastasiadis tarafından.

Bu, bugüne kadar neden seslendirilmedi?

Konuyla ilgili daha önce duymadığımız tek farklı konu bu.

Türkiye Dışişleri Bakanı ve tabi ki başka yetkililer KKTC’ye geliyor, gelecektir de.

Bu ziyaret için sebep aramak gereksiz, ama alışıldık teamüle baktığımızda, nezaket ziyaretleri ile siyasi öneme haiz zamanlarda yapılan ziyaretlerin farkını anlayabiliyorum.

Bu ziyaret Kıbrıs sorununda siyaset değişikliğinin yaşandığını, bunun sebebinin Anastasiadis’in iki devletlilik fikrini dile getirdiğini ve illaki federal çözüm düşünülmediğini, KKTC Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinin başlamasına yakın farklı söylemler de olacak, hatta bugün de farklı söylemler dile getiren adaylara vardır, amaç bu adaylara zemin hazırlamaktır.

Akıncı iki devletlilik fikrini biliyor ve bunu saklıyor, imajı da bu açıklamalarla oluşturulmuştur.

Ortada aday olması ihtimal isimlere baktığımızda, KKTC Dışişleri Bakanı Kudret Özersay’ın adaylığı bu ziyaretle tescillenmiştir.

Bu ziyaretler artacak ve zaman zaman, aynı eksende yapılacaktır.

Cumhurbaşkanlığı seçim süreci başlamıştır, Kudret hoca adaydır, muhtemel isimler vardır, fakat henüz olayı netleştirmemişlerdir.

Çavuşoğlu’nun ziyaretinde Kıbrıs sorununda farklı söylemleri olmamakla beraber, KKTC’de eğitim ve reformlarla ilgili söylemlerini de altını çizerek not etmek gerek.

Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu;

“Eğitim konusunda ciddi bir görüş ayrılığımız yok. Hala Sultan Koleji açıldı, laiklik elden gidiyor anlayışı ortaya çıktı, bu anlayış geçmişte Türkiye’deki yasakçı anlayıştır. Buradaki halk, Hala Sultan gibi bir tane daha istiyor. İsteyen çocuğunu istediği okula göndersin”.

Eğitim, Kıbrıs konusu gibi ortak hareket gerektiren bir konu değil ki, görüş ayrılığı veya görüş birliği olması son derece gereksiz.

Bu bir iç konu değil mi, sonra Hala Sultan gibi bir okuldan buradaki halk bir tane daha istedi de, buradaki yöneticilerin haberi yok mu, bu konudaki görüşleri nedir?

Mesela, yeni bir hastane istemiyor bu halk, neden bu öncelik değil, önemsenmiyor.

Kim, kimden, nasıl istekte bulunuyor ki, burayı yönetme iddiasında olanların haberi yok

İlginç, ihtiyaçlar ideolojiye göre değişiyor mu?

Türkiye karşıtlığı söylemi;

Türkiye yönetimiyle ilgili Türkiye içinde bile eleştiriler olmuyor mu?

Oluyor, bu gayet doğal, herkes aynı fikrin peşinden gitmek zorunda değil.

Bu durum kuzey Kıbrıs için de geçerli.

Yanlış bilgi edinmeler, algı oluşturmalar, yönlendirmeler, bunlardan siyasi kazanç elde etmeyi ummalar var.

Yaşanmışlar gösteriyor ki, yine ters tepecek.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
5
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
22 Şubat 2019, Cuma    "Döviz kredisi kullanımı yasaklanmadı"
20 Şubat 2019, Çarşamba    Birileri avaz avaz bağırıyor “kral çıplak”
18 Şubat 2019, Pazartesi    Şiddet, popülizm, EL-SEN, dik duruş
15 Şubat 2019, Cuma    "Hiçbir yerin arka bahçesi olmayız"
13 Şubat 2019, Çarşamba    “Aynı yolu yürüyenler, farklı yerlere varamazlar”
11 Şubat 2019, Pazartesi    Mesele maaş katkısı mı, örgütlü çalışma hayatı mı?
8 Şubat 2019, Cuma    Erhan Arıklı: “Yolsuzluğa, yol verdiler”
6 Şubat 2019, Çarşamba    Ceza çocuklara mı, sisteme mi?
4 Şubat 2019, Pazartesi    Sarı saçlı, mavi gözlü kız "Aydın"
1 Şubat 2019, Cuma    Maliye Bakanı Denktaş: “Gizli Başbakan değilim”

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

"Döviz kredisi kullanımı yasaklanmadı"
Erçin ŞAHMARAN | 22 Şubat 2019, Cuma
Geçtiğimiz Ağustos ayından bu yana ciddi bir ekonomik kriz var.
Tabi ki ekonomik zorluk her dönemin sorunu.
Fakat son dönemde, ülke genelinde, tüm sektörlerden, vatandaşın günlük yaşamına kadar, ekonomik darlık hiss...
Birileri avaz avaz bağırıyor “kral çıplak”
Erçin ŞAHMARAN | 20 Şubat 2019, Çarşamba
Birileri avaz avaz bağırıyor “kral çıplak”
Geçen hafta az biraz konuşuldu.
Ama ülkenin gerçek gündemi olması gerekirken olmadı.
Üniversite sektörü, ciddi bir ekonomik itiş gücü, doğru planlansa, sistematik büyüse v...
Şiddet, popülizm, EL-SEN, dik duruş
Erçin ŞAHMARAN | 18 Şubat 2019, Pazartesi
Sebebi, tarafları ne olursa olsun, şiddetin her türlüsüne karşıyım.

Şiddetle çözülecek sorun yoktur, şiddet yönelimi, kanunsuzluğu, yasa tanımazlığı, herkesin kendi adaletini yaratmaya çalıştığı düzenleri besler.

Ya...