Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Gökhan ALTINER | 8 Mart 2018, Perşembe

Akıncı'yı doğru anlamak lazım

Paylaş  
13
15
13

  • Sözcü Barış Burcu’nun da açıklamalarından anlıyorum ki Akıncı görüşmelerin bir şekilde başlamasını istiyor. Her ne kadar kötü bir sonla ara verilmiş olsa dahi görüşmelere unutulmaması gereken önemli bir ayrıntı var; o da geçtiğimiz yıl seçime hazırlanan Anastasiadis’in çözüm yapma lüksünün olmadığı gerçeğidir. Bu nedenle görüşmeler bir şekilde başlarsa Anastasiadis daha ılımlı bir tutum sergileyecektir. Bunun nedeni ise artık seçimlerini atlatmış olmasıdır. Önünde rahat bir zamanı var, bu nedenle olası bir çözüm denemesini yapabilecektir diye düşünüyorum. En azından bir referanduma gidilebilecek ve ya hat ya bat denemesi son kez yapılabilecektir diye düşünüyorum.Tabii burada unutulmaması gereken bir durum daha var ki; Rumların genel politikası zamana oynamak ve her zaman çözüm ister görünüp çözüm yapmamaktır. 

Hükümet, Ankara’da üst düzey ziyaretler gerçekleştirdi. Genel anlamıyla bu görüşmelerin olumlu geçtiği kanaatindeyim. Ama bir şeye daha eminim ki Başbakan Tufan Erhürman ile Başbakan Yardımcısı Kudret Özersay bazı konularda gerekli şekillerde uyarıldılar. Öyle tahmin ediyorum ki Külliyede Cumhurbaşkanı Erdoğan ile gerçekleşen görüşme hayli gergin başlayıp güzel son bulmuştur. Tayyip beyle çekilen fotoğrafta Başbakan Erhürman gülümsemeye çalışırken, Tayyip bey hayli ciddiydi. 

Kapalı kapılar ardında neler konuşuldu ilerleyen günlerde öğrenmeye çalışıp yazacağız. Basın önünde yapılan son derece pozitif açıklamalar bana hiçbir zaman inandırıcı gelmemiştir. Demiyorum ki Ankara zirvesi kötü geçmiştir, hayır kesinlikle böyle bir düşüncem yok ama bizim hükümetin de arkası sıvazlanıp “Afferin çocuklar böyle devam edin” de denmemiştir. Ankara her ne kadar bu hükümete güveniyor olsa dahi, ciddi beklentileri olduğunu ve bazı konularda gereken uyarıların dozu yüksek şekilde yapıldığına eminim.

Tabii iki ülkenin ilişkilerinin sağlıklı bir zeminde oluşturulabilmesi için Türkiye Lefkoşa Büyükelçisi Derya Kanbay’ın da hayli efor harcadığını düşünüyorum. Daha doğrusu duyumlarım da bu yönde. Sn. Büyükelçi elbette ki doğru olanını yapıyor. KKTC’nin mevcut yapısının ve ihtiyaçlarının doğru şekilde aktarılması ve kriz değil çözüm üretilmesi şart. İşte bu noktada Büyükelçi Kanbay son derece başarılı. 

Akıncı görüşmeye hazır ama ne görüşecekler

Son zamanlarda Cumhurbaşkanı Akıncı son derece sessiz. Sessiz olmasının nedeni ise Rum tarafının saçma sapan politikaları. Sessiz derken çözüm adına bir açılım yapma konusunda sessiz demek istiyorum. Gelin görün ki karşınızda abuk subuk hareketler yapan bir Rum tarafı var. Böyle bir yapı karşısında Cumhurbaşkanı ne yapabilir ki.

Ancak, Sözcü Barış Burcu’nun da açıklamalarından anlıyorum ki Akıncı görüşmelerin bir şekilde başlamasını istiyor. Her ne kadar kötü bir sonla ara verilmiş olsa dahi görüşmelere unutulmaması gereken önemli bir ayrıntı var; o da geçtiğimiz yıl seçime hazırlanan Anastasiadis’in çözüm yapma lüksünün olmadığı gerçeğidir. Bu nedenle görüşmeler bir şekilde başlarsa Anastasiadis daha ılımlı bir tutum sergileyecektir. Bunun nedeni ise artık seçimlerini atlatmış olmasıdır. Önünde rahat bir zamanı var, bu nedenle olası bir çözüm denemesini yapabilecektir diye düşünüyorum. En azından bir referanduma gidilebilecek veya hat ya bat denemesi son kez yapılabilecektir diye düşünüyorum.

Tabii burada unutulmaması gereken bir durum daha var ki; Rumların genel politikası zamana oynamak ve her zaman çözüm ister görünüp çözüm yapmamaktır. 

Bir kere ortada çözümsüzlük var. Yani tıkanmış bir durumla karşı karşıyayız. Görüşmelerde tüm şartlar zorlanmış fakat netice elde edilememiştir. Hâlihazırda hem Rum tarafının hem de Türk tarafının açıklamalarına baktığımızda her iki taraf da çözüme çok yakın olduklarını ancak çözümün gerçekleşmesini karşı tarafın engellediğini iddia etmektedirler.

Rum tarafı Türk tarafını suçlarken Türk tarafı da Rum tarafını suçlamaktadır,  gelin görün ki biz buna alışalı çok oldu.  Tabi asıl çözüm istemeyenin Rum tarafı olduğunu hepimiz biliyoruz, bu nedenle bunu ne konuşmanın ne de tartışmanın herhangi bir anlamı yok.

Biz Cumhurbaşkanı Akıncı’nın açıklamalarına odaklanalım. Bir kere orta yerde bir çözümsüzlük var ve Cumhurbaşkanı Akıncı yeni bir açılım yapmaya çalışıyor, en azından buradan bakılınca öyle görünüyor.  Bu açılımı da yapmaya çalışırken mantıklı düşünmesine rağmen gerçekleşmesi mümkün olmayacak beklentilere girdiğini görüyorum.

Evet çözümsüzlük kalıcı olduğu sürece adada iki devletin de varlığı kökleşecek. Zaten 40 yıldır 50 yıldır kökleşmedi mi?

Diyor ki Cumhurbaşkanı,  “Ya Kıbrıs'ta eşitliğe dayalı bizim de haklarımızı içeren bir çözüm yaparsınız ya da Avrupa Birliği bizi  iki ayrı devlet olarak içine almalı.’’ Çok güzel bir fikir olarak geliyor kulağa ama gelin görün ki gerçekler öyle değil;  yani siz Avrupa Birliği'nin tek başına üyesi olarak kabul ettiği “Kıbrıs Cumhuriyeti’ni” ikiye bölüp iki ayrı yapı olarak alacağını hayal edebiliyor musunuz?

Akıncı’yı doğru anlamak lazım

Akıncı’nın bugüne kadar yaptığı uyarıları doğru anlamak lazım. Tabii bir başka açıdan da bakmak lazım olaya. Kıbrıs'ta eğer çözüm olmazsa Kıbrıs'ın bölünmüşlüğü artık netlik kazanacak. Aslında Akıncı’nın burada yaptığı uyarıyı doğru anlamak lazım: “Gelin bir federal çözüm yapalım yoksa Kıbrıs tamamen bölünmüş olacak.” Anlatmaya çalıştığı, söylemeye çalıştığı buydu”.

Kıbrıs sorununun geldiği nokta Rumlar için sıkıntısız ama bizim için oldukça karanlık bir durumdur.

Kıbrıs'ın kuzeyindeki yapı kimsenin umurunda değil ne yazık ki; bunu bir daha anlamış olduk. Eğer dünya üzerinde geçerli bir kimlik istiyorsak ne yazık ki bunun tek çıkış yolu bütünlüklü bir çözümdür.

Rumlar buna yanaşırdı yanaşmazdı, o ayrı bir konu ama bizim tek şansımız bu, çünkü Kıbrıslı Türklerin diğer çıkış yolları kapalı.

Bütünlüklü çözüm gerçekleşmediği sürece Kıbrıs'ın hiçbir zaman tamamına sahip olamayacaklar ve Türk askeri ile Türkiye halkıyla ilelebet burun buruna komşuluk yapacaklar ama gelin görün ki uzun yıllardır da komşuluk yapıyorlar pekte bir rahatsız olmuş gibi değiller.

*************

Günün Sözü

Acı bir tütün gibi yakıyor genzimi, senden uzak olmak.

Atilla İlhan

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
3
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
1
YAZARIN SON 10 YAZISI
14 Aralık 2018, Cuma    Reform değil tasarruf hükümeti
13 Aralık 2018, Perşembe    Dr. Avcı “bu insanlar neden ölüyor? ”
12 Aralık 2018, Çarşamba    Çok çalışmayla değil, sadakatle...
11 Aralık 2018, Salı    Başbakan, Atakan’dan mı hesap soracak?
10 Aralık 2018, Pazartesi    Bu ülkede insanın değeri yok
7 Aralık 2018, Cuma    Henüz nişanlıydılar
6 Aralık 2018, Perşembe    Yağmur yağdı. Paralar gitti
5 Aralık 2018, Çarşamba    Yazgımız değişti!
4 Aralık 2018, Salı    Biz umuttan önce ölmeyelim hocam!
3 Aralık 2018, Pazartesi    Naylon gitti sakkulli geldi

banner
banner
banner
banner
banner
banner

Reform değil tasarruf hükümeti
Gökhan ALTINER | 14 Aralık 2018, Cuma
Reform değil tasarruf hükümeti
Maliye Bakanı Serdar Denktaş geçtiğimiz gün öyle bir açıklama yaptı ki aklıma rahmetli Bülent Ecevit’in başbakan olduğu günleri hatırlattı bana. Merhum Ecevit, başbakan seçildiğinde Tür...
Dr. Avcı “bu insanlar neden ölüyor? ”
Gökhan ALTINER | 13 Aralık 2018, Perşembe
Dr. Avcı “bu insanlar neden ölüyor? ”
Dr Avcı ile kazaların neden sürekli olduğunu ve bunun önüne geçilemediğini konuştuk. Avcı “bir kazanın oluş biçimiyle birlikte ardında yatan asıl nedeni de konuşmamız gerekiyor....
Çok çalışmayla değil, sadakatle...
Gökhan ALTINER | 12 Aralık 2018, Çarşamba
Bir bardak düşünün yarısı dolu yarısı boş. Siz hayata iyi tarafından bakmak isterseniz size yapılan en sık tavsiye, bardağın dolu tarafından bak önerisidir; değil mi?
Ama kimse sormuyor sen yarım bardak suyla doyar m...