Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Gökhan ALTINER | 3 Eylül 2018, Pazartesi

Hükümeti Ankara'da ne bekliyor?

Paylaş  
7
6
7

En nihayet beklenen randevular çıktı ve hükümetin üç ortağına Ankara yolu gözüktü. Tabii bu randevuların gecikme sebebini de biraz araştırmanın ardından net olarak öğrendik diyebiliriz. Ankara KKTC Hükümetine bazı konularda son derece kırgın. Birinci sebep olarak masanın üzerinde Milli Eğitim Bakanı Cemal Özyiğit’in, İslam dini konusunda yapmış olduğunu düşmanca davranışlar. Masanın üzerinde en önemli sıkıntı olarak bu duruyor.

Özellikle İlahiyat Koleji ile ilgili tutumları, baş örtüsü meselesi Ankara hükümetinin hayli canını sıkmış durumda. Belki bazılarına göre bu büyütülecek bir durum değil, ancak AK Parti Hükümeti başta olmak üzere, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a olan muhalif tutumu ve Türkiye Başkanlık seçimlerinde Muharrem İnce lehine ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan aleyhine yaptığı iddia edilen bazı söylemler, Ankara hükümetinde son derece negatif olarak algılanıyor.

Pazartesi günü özellikle Bakan Özyiğit net bir dille uyarılacak. Bazı uyarılar daha önce de yapılmıştı ama öyle anlıyoruz ki bu uyarılar kapalı kapılar arkasında daha sert bir şekilde yapılacak. Zira eğitimle ilgili, Ankara’nın şu an ki desteği ciddi anlamda düşmüş bulunuyor.

Bununla birlikte bazı gazetelerde Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik saldırılar ve hakaretlere karşın CTP Hükümetinin de pasif kalışı sürekli olarak kanayan yaraya tuz basıyor diyebiliriz.

Hükümetin bir türlü uygulamaya koyamadığı ekonomik protokolle birlikte Türkiye’den KKTC’ye kablo ile elektrik getirilmesi projesine,  KIB-TEK’teki yapıya dokunamayarak sadece söylemde “olursa iyi olur” denmesi ancak bu konuda her hangi bir adım atılmaması; hatta hatta bu konuyla ilgili Ankara’dan bizim hükümete verilen ev ödevinin yapılmaması, hep bunlar beklenen randevunun gelmesini geciktirdi.

Ya hükümet eli boş dönerse?

Asıl korkulan konulardan biri de bu aslında. Evet bu hafta bu görüşmeler gerçekleşecek ancak Hükümetin elinin boş dönmesi ihtimali de masanın üzerinde duruyor. Eğer ki Ankara bu hükümetin gitmesini istiyorsa kesinlikle hükümet eli boş dönecek ya da bir diğer deyişle ölmeyecek kadar kısıtlı oranda yardımlar yapılacak.

Eğer, Erhürman beklenen desteği bulamazsa işte bu noktada hükümetin ömrü son derece kısalacak ve büyük ihtimalle hükümet düşecek. Olası bir hükümetin bozulma senaryosunda kilit aktör Maliye Bakanı Serdar Denktaş olacak. Yeni bir hükümet için aslında tüm çalışmalar yapıldı, hatta hatta bu konuda bir başka partiye sirayet edecek istifalar da yaşanabilir. Ancak yeri gelmişken söylemekte fayda var, yeni hükümetin de kurulması öyle kolay gözükmüyor. Bu konuda UBP içinde de ciddi sıkıntılar yok değil.

Hükümetin devam edip etmeyeceği…

Anlayacağınız çarşamba günü Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Başbakan Erhürman arasında gerçekleşecek görüşme sonrasında yapılacak açıklamalar son derece önemli, alınacak yardımlar da son derece önemli.

Ankara’dan tam destek çıkarsa o zaman bu hükümet bozulmaz. Her şey çarşamba günü gerçekleşecek görüşmeye bağlı.

Erhürman’ın önemli ev ödevleri olacak

Çarşamba günü gerçekleşecek görüşmede Başbakan Erhürman, özellikle Cemal Özyiğit konusunda net bir dille uyarılacak ve bu konuda ki hassasiyetler yeniden hatırlatılacak diye duydum.

Şu an için hükümet ile Ankara’nın arasının açılmasına en çok sebep olan Bakan Özyiğit olarak görülüyor.

Öte yandan gerek mali protokolün uygulanması gerekse kablo ile elektrik getirilmesi ve İTÜ konusu masa üstündeki önemli konulardan sadece bir kaçı.

Yapılması istenen özelleştirmeler de bu beklentilerin süsü diyelim.

Ankara’nın şu an ki hükümete bakışı kesinlikle pozitif değil. Elimizde olan ve bize güvenilir kaynaklardan ulaşan bilgiler bu yönde, ancak bunun tam doğruluğunu hep birlikte çarşamba gününden sonra göreceğiz.

 CTP bu konularda oldukça sıkıntılı, hepimiz biliyoruz ki CTP’yi Tufan Erhürman yönetmiyor, CTP’yi yöneten partinin kendi parti meclisi. Yani bir diğer deyişle Başbakan olarak Erhürman mantıklı bulduğu ve yapmak istediği birçok şeyi CTP Parti meclisinden geçirmek zorunda. Gelin görün ki, Tufan hocaya karşı ciddi bir muhalefet var parti içinde, bu muhalefet yalnızca Erhürman’a karşı değil aynı zamanda Cumhurbaşkanı Erdoğan’a karşı.

Öncelikle imzalanmadığı ve CTP’yi hükümetten götüren ve UBP-DP hükümetinin kurulmasına zemin hazırlayan ve sonradan imzalanan Ekonomik protokol var. Bu protokol 2018 yılının sonuna kadar geçerliliğini koruyor. Ortada imzalanmış bir protokol var ama yine hepimizin bildiği gibi toplumsal ve sendikal tepkiden çekinildiği için UBP-DP hükümeti tarafından da uygulanmadı. İşte bu nedenle Türkiye’den KKTC ekonomisine enjekte edilecek olan hayli ciddi maddi yardımlar ve projeler hayat bulmadı. İşte bu hükümetin ilk adımda Ankara ile iyi ilişkiler kurabilmesi için bu yıl bitene kadar bu protokole mümkün mertebe sadık kalması ve protokolde yazanları hayata geçirmesi gerekiyor.

Özelleştirmeler ve reformlar ne olacak?

Bir diğer önemli konu ise hükümetten yapması beklenen özelleştirmeler var. Bunların başında Elektrik Kurumunun özelleştirilmesi geliyor. Her ne kadar buna özerkleştirme denilse de Türkiye’den KKTC’ye getirilen su projesi gibi, kablo ile de elektriğin gelmesi konusu var. Su konusunda CTP ile Ankara oldukça ters düşmüş ve ciddi krizler yaşanmıştı. Bildiğiniz gibi KIB-TEK’de örgütlü sendika CTP kökenli kişilerden oluşuyor ve özelleştirmeler konusunda CTP’nin çok ciddi alerjisi var. İşte bu durum Erhürman’ın hayli başını ağrıtacak.

Öte yandan telefonun özelleştirilmesi, belediyelerin sayısının azaltılması, vatandaşlık konusu, hep bunlar Ankara Hükümeti’nin üzerinde durduğu önemli konular. İlerleyen günlerde uzun uzun her birini inceleyeceğiz. CTP ilkesel olarak Ankara’nın bu beklentilerine karşı her zaman tepkili olmuştur. Keza TDP’nin de bu konularda tepkisi mevcut. Dahası Ankara’da İslam konusunda ılımlı ve hassas bir hükümetin olduğunu hepimiz biliyoruz. TDP bu konuda hükümetin başını çok ağrıtacağa benziyor. İşte bu ve bunun gibi başka önemli konularda Erhürman hükümeti, Ankara ile istemeden de olsa ters düşmüş durumda

Çarşamba olsun hayrolsun…

******************

GÜNÜN SÖZÜ

Belki sıkıca sarılabileceğimiz bir sevgilimiz olmadı, belki yalnızız; ama bilinsin ki adam gibi sevdiğimizdendir yalnızlığımız.

Aziz Nesin 

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
3
 
1
 
1
 
0
 
1
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
1
ONAY BEKLEYENLER
0
3 Eylül 2018, Pazartesi
Esat         - Gelincik
Biraz da dedikodunun dışına çıksan diyorum. İşin gücün hep palavra Gökhan.

YAZARIN SON 10 YAZISI
16 Kasım 2018, Cuma    En hızlı manşetlerin, en gergin saatinde
15 Kasım 2018, Perşembe    Geleceğe borçlanmak
14 Kasım 2018, Çarşamba    Taçoy’un başkanlık yolu açılacak
13 Kasım 2018, Salı    Federasyon yoksa kadife ayrılık baki!
12 Kasım 2018, Pazartesi    Hayata dönüş bileti "IQOS" !
8 Kasım 2018, Perşembe    "Ohi ohi mi me paratas”
7 Kasım 2018, Çarşamba    Harmancı - Çeler gerginliği büyüyor!
6 Kasım 2018, Salı    Fakirdik… Patates yoldaşımızdı!
5 Kasım 2018, Pazartesi    Rumlar, Erdoğan’ın gazabına uğrayacak!
2 Kasım 2018, Cuma    Özgür uyardı “Hükümet düşebilir”

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

En hızlı manşetlerin, en gergin saatinde
Gökhan ALTINER | 16 Kasım 2018, Cuma
En hızlı manşetlerin, en gergin saatinde
Gazetemizin beşinci yaşını kutluyoruz. Kuzey Kıbrıs Postası önemli bir ses ve önemli bir farkındalık yaratmayı başardı beş yılın sonunda.
Kurulduğu günden bugüne çok şey deği...
Geleceğe borçlanmak
Gökhan ALTINER | 15 Kasım 2018, Perşembe
Geleceğe borçlanmak
Devletimizin kuruluş yıl dönümü kutlu olsun öncelikle. Bugün resmi tatil. Kıbrıs konusunda gergin günlerden geçiyoruz ve elimizdeki tek zenginliğimiz devletimiz.
Ancak Kıbrıs sorunuyla ilgili umu...
Taçoy’un başkanlık yolu açılacak
Gökhan ALTINER | 14 Kasım 2018, Çarşamba
Taçoy’un başkanlık yolu açılacak
UBP Genel Kurulunun ardından bugün 14.30’da UBP Parti Meclisi 110 üyesiyle genel sekreteri seçmek için toplanacak. UBP genel Sekreteri Dursun Oğuz ile UBP Lefkoşa Milletvekili Hasan T...