Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Gökhan ALTINER | 3 Eylül 2018, Pazartesi

Hükümeti Ankara'da ne bekliyor?

Paylaş  
18
15
18

En nihayet beklenen randevular çıktı ve hükümetin üç ortağına Ankara yolu gözüktü. Tabii bu randevuların gecikme sebebini de biraz araştırmanın ardından net olarak öğrendik diyebiliriz. Ankara KKTC Hükümetine bazı konularda son derece kırgın. Birinci sebep olarak masanın üzerinde Milli Eğitim Bakanı Cemal Özyiğit’in, İslam dini konusunda yapmış olduğunu düşmanca davranışlar. Masanın üzerinde en önemli sıkıntı olarak bu duruyor.

Özellikle İlahiyat Koleji ile ilgili tutumları, baş örtüsü meselesi Ankara hükümetinin hayli canını sıkmış durumda. Belki bazılarına göre bu büyütülecek bir durum değil, ancak AK Parti Hükümeti başta olmak üzere, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a olan muhalif tutumu ve Türkiye Başkanlık seçimlerinde Muharrem İnce lehine ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan aleyhine yaptığı iddia edilen bazı söylemler, Ankara hükümetinde son derece negatif olarak algılanıyor.

Pazartesi günü özellikle Bakan Özyiğit net bir dille uyarılacak. Bazı uyarılar daha önce de yapılmıştı ama öyle anlıyoruz ki bu uyarılar kapalı kapılar arkasında daha sert bir şekilde yapılacak. Zira eğitimle ilgili, Ankara’nın şu an ki desteği ciddi anlamda düşmüş bulunuyor.

Bununla birlikte bazı gazetelerde Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik saldırılar ve hakaretlere karşın CTP Hükümetinin de pasif kalışı sürekli olarak kanayan yaraya tuz basıyor diyebiliriz.

Hükümetin bir türlü uygulamaya koyamadığı ekonomik protokolle birlikte Türkiye’den KKTC’ye kablo ile elektrik getirilmesi projesine,  KIB-TEK’teki yapıya dokunamayarak sadece söylemde “olursa iyi olur” denmesi ancak bu konuda her hangi bir adım atılmaması; hatta hatta bu konuyla ilgili Ankara’dan bizim hükümete verilen ev ödevinin yapılmaması, hep bunlar beklenen randevunun gelmesini geciktirdi.

Ya hükümet eli boş dönerse?

Asıl korkulan konulardan biri de bu aslında. Evet bu hafta bu görüşmeler gerçekleşecek ancak Hükümetin elinin boş dönmesi ihtimali de masanın üzerinde duruyor. Eğer ki Ankara bu hükümetin gitmesini istiyorsa kesinlikle hükümet eli boş dönecek ya da bir diğer deyişle ölmeyecek kadar kısıtlı oranda yardımlar yapılacak.

Eğer, Erhürman beklenen desteği bulamazsa işte bu noktada hükümetin ömrü son derece kısalacak ve büyük ihtimalle hükümet düşecek. Olası bir hükümetin bozulma senaryosunda kilit aktör Maliye Bakanı Serdar Denktaş olacak. Yeni bir hükümet için aslında tüm çalışmalar yapıldı, hatta hatta bu konuda bir başka partiye sirayet edecek istifalar da yaşanabilir. Ancak yeri gelmişken söylemekte fayda var, yeni hükümetin de kurulması öyle kolay gözükmüyor. Bu konuda UBP içinde de ciddi sıkıntılar yok değil.

Hükümetin devam edip etmeyeceği…

Anlayacağınız çarşamba günü Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Başbakan Erhürman arasında gerçekleşecek görüşme sonrasında yapılacak açıklamalar son derece önemli, alınacak yardımlar da son derece önemli.

Ankara’dan tam destek çıkarsa o zaman bu hükümet bozulmaz. Her şey çarşamba günü gerçekleşecek görüşmeye bağlı.

Erhürman’ın önemli ev ödevleri olacak

Çarşamba günü gerçekleşecek görüşmede Başbakan Erhürman, özellikle Cemal Özyiğit konusunda net bir dille uyarılacak ve bu konuda ki hassasiyetler yeniden hatırlatılacak diye duydum.

Şu an için hükümet ile Ankara’nın arasının açılmasına en çok sebep olan Bakan Özyiğit olarak görülüyor.

Öte yandan gerek mali protokolün uygulanması gerekse kablo ile elektrik getirilmesi ve İTÜ konusu masa üstündeki önemli konulardan sadece bir kaçı.

Yapılması istenen özelleştirmeler de bu beklentilerin süsü diyelim.

Ankara’nın şu an ki hükümete bakışı kesinlikle pozitif değil. Elimizde olan ve bize güvenilir kaynaklardan ulaşan bilgiler bu yönde, ancak bunun tam doğruluğunu hep birlikte çarşamba gününden sonra göreceğiz.

 CTP bu konularda oldukça sıkıntılı, hepimiz biliyoruz ki CTP’yi Tufan Erhürman yönetmiyor, CTP’yi yöneten partinin kendi parti meclisi. Yani bir diğer deyişle Başbakan olarak Erhürman mantıklı bulduğu ve yapmak istediği birçok şeyi CTP Parti meclisinden geçirmek zorunda. Gelin görün ki, Tufan hocaya karşı ciddi bir muhalefet var parti içinde, bu muhalefet yalnızca Erhürman’a karşı değil aynı zamanda Cumhurbaşkanı Erdoğan’a karşı.

Öncelikle imzalanmadığı ve CTP’yi hükümetten götüren ve UBP-DP hükümetinin kurulmasına zemin hazırlayan ve sonradan imzalanan Ekonomik protokol var. Bu protokol 2018 yılının sonuna kadar geçerliliğini koruyor. Ortada imzalanmış bir protokol var ama yine hepimizin bildiği gibi toplumsal ve sendikal tepkiden çekinildiği için UBP-DP hükümeti tarafından da uygulanmadı. İşte bu nedenle Türkiye’den KKTC ekonomisine enjekte edilecek olan hayli ciddi maddi yardımlar ve projeler hayat bulmadı. İşte bu hükümetin ilk adımda Ankara ile iyi ilişkiler kurabilmesi için bu yıl bitene kadar bu protokole mümkün mertebe sadık kalması ve protokolde yazanları hayata geçirmesi gerekiyor.

Özelleştirmeler ve reformlar ne olacak?

Bir diğer önemli konu ise hükümetten yapması beklenen özelleştirmeler var. Bunların başında Elektrik Kurumunun özelleştirilmesi geliyor. Her ne kadar buna özerkleştirme denilse de Türkiye’den KKTC’ye getirilen su projesi gibi, kablo ile de elektriğin gelmesi konusu var. Su konusunda CTP ile Ankara oldukça ters düşmüş ve ciddi krizler yaşanmıştı. Bildiğiniz gibi KIB-TEK’de örgütlü sendika CTP kökenli kişilerden oluşuyor ve özelleştirmeler konusunda CTP’nin çok ciddi alerjisi var. İşte bu durum Erhürman’ın hayli başını ağrıtacak.

Öte yandan telefonun özelleştirilmesi, belediyelerin sayısının azaltılması, vatandaşlık konusu, hep bunlar Ankara Hükümeti’nin üzerinde durduğu önemli konular. İlerleyen günlerde uzun uzun her birini inceleyeceğiz. CTP ilkesel olarak Ankara’nın bu beklentilerine karşı her zaman tepkili olmuştur. Keza TDP’nin de bu konularda tepkisi mevcut. Dahası Ankara’da İslam konusunda ılımlı ve hassas bir hükümetin olduğunu hepimiz biliyoruz. TDP bu konuda hükümetin başını çok ağrıtacağa benziyor. İşte bu ve bunun gibi başka önemli konularda Erhürman hükümeti, Ankara ile istemeden de olsa ters düşmüş durumda

Çarşamba olsun hayrolsun…

******************

GÜNÜN SÖZÜ

Belki sıkıca sarılabileceğimiz bir sevgilimiz olmadı, belki yalnızız; ama bilinsin ki adam gibi sevdiğimizdendir yalnızlığımız.

Aziz Nesin 

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
3
 
1
 
1
 
0
 
1
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
1
ONAY BEKLEYENLER
0
3 Eylül 2018, Pazartesi
Esat         - Gelincik
Biraz da dedikodunun dışına çıksan diyorum. İşin gücün hep palavra Gökhan.

YAZARIN SON 10 YAZISI
19 Temmuz 2019, Cuma    İşte tarihi belgeler!
18 Temmuz 2019, Perşembe    Paramız yok yemeye, tahtırevan ile gideriz gezmeye
17 Temmuz 2019, Çarşamba    Türkiye - AB dostluğu 165 milyar Dolar...
16 Temmuz 2019, Salı    Askerin yeri kışlası...
15 Temmuz 2019, Pazartesi    Rumlara bir şans daha...
12 Temmuz 2019, Cuma    Bu skandalı kim temizleyecek?
11 Temmuz 2019, Perşembe    Senin orada kalmayacağın kesin!
10 Temmuz 2019, Çarşamba    Polise ramak kala da ölebilirsiniz...
9 Temmuz 2019, Salı    Akıncı söz dinleyen biri değil...
8 Temmuz 2019, Pazartesi    Protokol, Çavuşoğlu yüzünden gecikti...

banner
banner
banner
banner
banner

İşte tarihi belgeler!
Gökhan ALTINER | 19 Temmuz 2019, Cuma
Cem Yılmaz’ın dediği gibi “fakirin fakire yaptığı zülüm gibisi yok”… Bu sözün anlamına birazdan geleceğiz. Kıbrıs Türkü’nün kurtuluşunun 45’nci yıl dönümü. Kimsenin tanımadığı, çoğu zaman bizim dahi beğenmediğimiz bir...
Paramız yok yemeye, tahtırevan ile gideriz gezmeye
Gökhan ALTINER | 18 Temmuz 2019, Perşembe
KKTC ekonomisi neden istenilen kalkınmayı sağlayamıyor ve neden kalkınamıyor; bu konular üzerine birçok insan kelam kesmiştir. Ekonomist dostum Görkem Çelebioğlu ile uzun bir aradan sonra buluşup bir kahve içtik. Bir ...
Türkiye - AB dostluğu 165 milyar Dolar...
Gökhan ALTINER | 17 Temmuz 2019, Çarşamba
Rum tarafının baskıları sonuç verdi ve önceki gün Avrupa Birliği bir açıklama yaparak Türkiye’ye bir yaptırım kararı üretti. Neden oldu peki bu durum bunu bir inceleyelim, sonrasında Rumların, Cumhurbaşkanı Akın...