Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Gökhan ALTINER | 10 Eylül 2018, Pazartesi

Başbakanın poliste işi ne?

Paylaş  
13
10
12

İlginç bir hafta geride kaldı. Hayvan üreticilerin eylemi haftaya damgasını vurdu. Hayvancılar hak ararken olayı şiddete döktüler; kamu malına zarar verdiler. Böyle de olunca haliyle polis tepki verdi. Polis teşkilatının devletin düzenini sağlama zorunluluğu var. Polis biber gazı kullandı diye olay oldu; bu olay o kadar bir büyüdü ki Başbakan Tufan Erhürman olaya müdahil oldu ve polisin bir daha biber gazı kullanmamasını istedi. Polis de biber gazı kullanmasını daha fazla cop kullanmamak için yaptığını açıkladı.

Peki günün sonunda kim haklı kim haksız oldu. Bu konuyu biraz eşelemek lazım.

Öncelikle hayvancılardan başlayalım.

Hayvancılar eylem yapma konusunda haklılar. Ama geçtiğimiz gün de dile getirdik, böyle eylem olmaz diye. Hak arama şiddete dönüşmemeliydi. Şiddete dönüştüğü için polisten benzer bir tepki aldılar. Peki kim haklı bu konuda? Elbette ki Polis haklı. Kimse kusura bakmasın. Eğer polis müdahale etmeseydi eylemciler Tarım bakanlığını talan edecekti, ki yaptılar da. Peki bunun olması daha mı doğruydu? Bakın açık söyleyeyim size; sokaktaki vatandaş hayvancıya bu tarz şiddet eylemlerinden dolayı hiç prim vermedi.

Dahası polis gerekli müdahaleyi yapmasaydı Başbakanlık’ta da aynı kırma dökmeler yaşanacaktı. Hayvancıların eylem tarzı bu çünkü.

 Polis nasıl tedbir alacak?

Başbakan, Polis Genel Müdürü Süleyman Manavoğlu’na biber gazı kullanmaması talimatını verdi. Peki bu ne anlama geliyor? Biber gazı öldürücü olabiliyor kullanılmamalı. Tamam buraya kadar anladık, peki polis nasıl kamu malını ve ülke yöneticilerini koruyacak? O zaman geriye klasik yöntem kalıyor; Polis kamu düzenini şiddetle bozmak isteyenlere copla karşılık verecek. Yani bir diğer deyişle dayak atacak. Aslında Başbakanın verdiği talimat bu kapıyı açtı.

“Biber gazı sıkmayın onun yerine basın copu”. Hangisi daha doğru oldu artık onu da Başbakanın kendisine sormak lazım.

Başbakanın poliste işi ne?

Çok yadırgadım hem de çok. Bir ülkenin başbakanın Lefkoşa Polis Müdürlüğünde ne işi var? Ne yapmaya gitti oraya? Bu ülkenin başbakanın polis genel müdürüne sözü geçmiyor mu ki, Polise gidip tutukluların serbest kalması için çaba sarf etti ya da bir diğer deyişle hayvancıya karşı dürüst, samimi olduğunu göstermek için bu hareketi yaptı. Bir diğer deyişle şov yapmış oldu diye de yorumlandı.

Siz Başbakansanız, ararsınız Polis Genel Müdürünü ve talimatlarınızı verirsiniz ama diğer yandan ortada eğer kamu malına zarar verme gibi bir durum varsa Başbakanın kesinlikle polisin işine karışmaması gerekirdi. Eğer siz bugün Polisin kamu düzenini sağlama noktasında buna engel olursanız ve bunu da bir güç gösterisi haline getirirseniz, Polis teşkilatının itibarını sekteye uğratırsınız. Günü gelince de polis yapması gerekeni yapmaz.

Başbakanlığın camı da kırılır, başbakan darp da edilir ve polis müdahale eder gibi yapar ama yapmaz.

Bizim ülkemizde kapı gibi geçici Onuncu madde var. Her ne kadar teorikte polis Başbakana bağlı gözükse de emir komutası Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanındadır.

Ama biz devletiz, hukuk sistemimiz var, demokratiğiz falan iş teorikte daha farklı yürüyor. Bunu yadırgamıyorum. Demokrasisi gelişmiş ülkelerde değil polis askerin en zirvesi dahi Başbakana bağlı olmalıdır ama bu KKTC için geçerli değil.

Mevcudun devamında sıkıntı yoktur; asker zaten siyasi yapıya gereken saygıyı gösteriyor.

Başbakan Erhürman’ın Hayvancılara siyasi mesaj vermek için yaptığı bu eylem aslında devletin hukuk sistemine ve nizamına yakışmadı. Başbakan bu hareketiyle yasaları da çiğnemiş oldu.

Hafızamı şöyle bir yokladım da bugüne kadar hiçbir başbakan, Erhürman’ın yaptığını yapmadı.

Yanlış oldu, tecrübesiz oldu.

Şimdi ne olacak?

Hayvancıların eylemi bugün de devam edecek. Umarım hayvancılar soğuk kanlı davranır ve şiddet eğilimine gitmezler. Diyelim ki gittiler, kırdılar döktüler, peki polis ne yapacak?

Başbakan açıklamasında kamu düzeninin korunması gerektiğine de dikkat çekti. Aslında hem nala hem mıha vurdu.

Olur da polis kamu düzenini sağlama konusunda zafiyet gösterirse bunun sorumlusu Polis Genel Müdürü Manavoğlu mu olacak yoksa Başbakanın kendisi mi?

Ama yeri gelmişken şunu da söylemekte fayda görüyorum; ne yazık ki birçok CTP’li Başbakan çoğu zaman Polisin itibarını sarsma ve iç dinamiklerini bozma noktasında önemli bir rol üstlenmiştir.

Bu yakıştırmayı Başbakan Erhürman için yapmak istemem. Başbakanı tanırım ve bu kategoriye sokmak istemem, Tanrı aşkına Başbakan da yasalara hem uysun polisin işine karışmasın hem de yapacağı bir hareket varsa bunu kalkıp polise giderek değil, Polis Genel Müdürüne telefonla talimat vererek yapsın.

Düşünsenize ben bir kabahat işlesem ve polislik olsam, başbakanın ya da polis genel müdürünün gelip beni içerden çıkarması ya da koruması sonucunda inanılmaz havam olurdu ama bu durum teşkilatın itibarını iki paralık yapardı.

Bunlara dikkat etmek lazım.

Hele hele Hayvan Üreticileri Birliği Başkanı Naimoğlulları, “Başbakan gelmesin burası güvenli değil” açıklamasını yapabiliyorsa, durum böylesine sıkıntılıysa, Başbakan Erhürman’ın Polisin işine hiç karışmaması gerekir.

**************

Günün Sözü

Neden yorgunsun sorusuna cevap aramaktan ve bunu sormasınlar diye gülümsemekten yoruldum…

Cemal Süreya

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
7
 
1
 
3
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
13 Kasım 2018, Salı    Federasyon yoksa kadife ayrılık baki!
12 Kasım 2018, Pazartesi    Hayata dönüş bileti "IQOS" !
8 Kasım 2018, Perşembe    "Ohi ohi mi me paratas”
7 Kasım 2018, Çarşamba    Harmancı - Çeler gerginliği büyüyor!
6 Kasım 2018, Salı    Fakirdik… Patates yoldaşımızdı!
5 Kasım 2018, Pazartesi    Rumlar, Erdoğan’ın gazabına uğrayacak!
2 Kasım 2018, Cuma    Özgür uyardı “Hükümet düşebilir”
1 Kasım 2018, Perşembe    Kadınları cinayetten kim koruyacak?
31 Ekim 2018, Çarşamba    Tatar mı kazandı yoksa Eroğlu mu?
30 Ekim 2018, Salı    İkinci turda ne olur?

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Federasyon yoksa kadife ayrılık baki!
Gökhan ALTINER | 13 Kasım 2018, Salı
Federasyon yoksa kadife ayrılık baki!
Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın basın toplantısını izledim. Akıncı’nın sürecin bugüne kadar nasıl işlediğini ve gelinen son aşamayı bir daha özetledi. Oldukça doğru kelimeleri s...
Hayata dönüş bileti "IQOS" !
Gökhan ALTINER | 12 Kasım 2018, Pazartesi
Üç gün süren bir İsviçre ziyaretinin ardından ülkeye geri döndük. Oldukça keyifli bir İsviçre gezisi oldu bizim için. Muhtemelen benim gibi diğer meslektaşlarım da bu geziyi kaleme alacaktır. Kaner Şirketler Grubu Dir...
"Ohi ohi mi me paratas”
Gökhan ALTINER | 8 Kasım 2018, Perşembe
"Ohi ohi mi me paratas”
Yazıya başlamadan kısa bir süreliğine yurt dışında olacağımdan Cuma günü yazım çıkmayacak. Allahın izni ile Pazartesi günü yine birlikte olacağız.
Akdenizde gerginlik devam ede dursun Rum Lid...