Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Gökhan ALTINER | 14 Eylül 2018, Cuma

Çözülüyoruz… Hem de hızla…

Paylaş  
66
76
60

Çözülüyoruz… Hem de hızla…

Eğitim Bakanlığı Müsteşarı Asım İdris görevinden istifa etti. Basına yansıyan gerekçelerin çok daha fazlasını biliyorum çünkü TDP içinde yaşananları çok iyi biliyorum. Ama bu konuyu Pazartesi günü daha geniş kapsamlı ele alacağım. Öyle görünüyor ki TDP siyasetteki misyonunu hızla tamamlıyor. Öylesine büyük iç kavga yaşıyor ki bu parti. Şahsen siyaset adına ben üzülüyorum.

Uzun zamandır yazmam konusunda okurlardan da talep aldığım madde bağımlılığını gündeme getireceğim. Ekonomik kriz konuşmaktan hepimiz usandık.

Ne zaman uyuşturucu üzerine bir yazı kaleme alacak olsam bir can sıkıntısı tutar beni. Çünkü boşuna yazdığım ya da boşuna nefes tükettiğimi hissederim. Trafikte de olduğu gibi Uyuşturucuda da sahnedeki emek sarfeden aktörler az ve belli. Hasan Karaokçu ve bir grup insan bu sorunla baş edebilmek için, farkındalık yaratabilmek için çalışıyor.

Karaokçu’yu tanıyanlar Karaokçu’nun mütevazi ve üzüm toplamak hevesinde biri olduğunu bilir. Yani Karaokçu’nu yadırgamıyorum, “bunu da başardık bereket versin” demiştir içinden.

Mücadelede son derece zayıfız

Şimdi eğri oturalım doğru konuşalım. Uyuşturucu her yerde; oturun haberleri bir bir inceleyin bu konuyla ilgili olarak polislerin dahi tutuklandığını görürsünüz. Yani işin ucunda çok ve tatlı para olunca uyuşturucu illeti her kapıdan içeri girebiliyor.

Satılması ve yaygınlaşması için sanki de adeta herkes seferber olmuş durumda. Yalnızca Eğitim Bakanlığına değil, Çalışma ve Sosyal güvenlik bakanlığına da ciddi işler düşüyor, askere ve polise de ciddi işler düşüyor. Bizim memlekette tonlarca yetişmediğine göre bu illeti birileri bir yerden getiriyor. Demem o ki istense bir dakikada bu işi bitirirler. Sizce bitirmek istemiyorlar mı ? belki bir parça evet bir parça da umurları değil diyelim.

Bağımlıları kim iyileştirecek?

Ağlamamız lazım biliyorum ama gülüyoruz; koca onkoloji hastanesini açtık onkoloğumuz yok, uyuşturucu bağımlılarını tedavi edecek bir merkez dahi yok. Anlıyor musunuz Sağlık Bakanlığı kronik sorunlar karşısında ne kadar aciz. Cezaevine düşen gençlerin yeniden pozitif olarak hayata döndürülmesi neredeyse imkansız. Sabaha kadar yazabiliriz eksiklikleri ve sıkıntıları. Haliyle iş hükümete düşüyor. Yani eğitim müfredatına koymakla bu iş bitmiyor, bitmeyecek de.

Düşünsenize yarın sabah Karaokçu uçağa binip bir başka ülkeye taşınsa kim yapacak bu işleri. Yapan birileri bulunur değil mi? !

Öyleyse niye bugüne kadar olmadı.

İlaç bağımlısı olduk

Bilmem ne kadar farkındasınız ama antidepresanların oldukça yoğun kullanıldığı bir ülke durumundayız. Herkes hasta mı? Değil tabii ama herkes mutsuz. Evet hepimiz mutsuz bir şekilde yaşıyoruz hem de birçok şeye sahip olmamız rağmen.

Kıbrıs Postası'nın bir süre önce açtığı intihar dosyasının verileri hala aklımda duruyor, rakamlar son derece korkutucu, böylesine küçük bir ülke için ortalama günde 18 kişinin intihara teşebbüs etmesi inanılır gibi değil. Anlayın artık ne durumdayız.

Ne polyannacılık  yapacağım ne de felaket tellallığı bu yazıda ama her ne sebepten yaşıyorsak yaşayalım ölmeyi tercih ediyoruz en sonunda. Bu nasıl bir cesarettir?

Bir gün Prof Dr Mehmet Çakıcı ile intihar vakalarını konuştuk, kendisi bu tür vakaların engellenmesi konusunda son derece başarılı olmuş bir kişidir, özellikle askeri vakalarda ve keza sosyal vakalarda.

Çakıcı intihar etmeyi düşünen kişinin tam edecekken vazgeçtirilmesi halinde intihar edecek olan kişinin bu teşebbüsten pişman olduğunu ve vazgeçtiğini anlatmıştı.

Devlet insanından uzak

Önemli bir gerçek bu. Devletin kendi insanının psikolojisiyle ilgilenmek gibi bir misyonu ya da derdi yok, diyeceksiniz ki onlarca psikolog var, o onlarca psikoloğun en az yarısı kendi işini yapmaya ehil değil, bu da işin bir başka gerçeği.

İngiltere de çok yaygın olduğunu duymuştum, devlet belli dönemlerde her eve bir psikolog gönderiyor diye, eğer günde 18 intihar vakası varsa Sağlık bakanlığının çoktan alarma geçmesi gerekiyordu.

Bakan Gulle bu konuda çok merak ediyorum hiçbir şey yapmayı düşündü mü ya da bir fikri var mı?

İlaçlardaki korkunç patlama

Öyle pek de ucuz ilaçlar değil anti depresanlar, en az 8 ay kullanmanız gerekiyor ve depresyonunuzu ya da mutsuzluğunu aşamıyorsanız mutlaka bir psikiyatriste gitmeniz gerekiyor. Hiç kimse bundan kaçınmamalı çünkü tedavi edilmeyen depresyonlar ya aşırı mutsuzluklar ölümle ya da intihara teşebbüsle sonuçlanabiliyor ki daha bir gencimizi geçtiğimiz gün kaybettik.

Neyse ki ruh hastalıklarını tedavi etme konusunda bilim dünyası son derece iyi ilaçlar üretiyor artık.

Bonzai vura devire geliyor

Özellikle mutsuz olan gençler arasında hint kenevirinden öte bonzai türü uyuşturucu madde kullanımı son derece popüler oldu ve bunun yaşı 16’lara kadar düştü. İnanılmaz bir artış bu , birçok genç neredeyse hint kenevirini deniyor, serbest olmasını dahi savunanlar var, bu yetmezmiş gibi bonzai hortladı ve kontrolsüz bir şekilde büyüyor.

Gelin görün ki devletin bu yönde de bir politikası yok.

Eee peki ne olacak? Cevabı çok basit öleceğiz dostlar. Birçok eve giren bonzai gibi uyuşturucu kullanımının da ardında gençlerin kapıldığı içinden çıkılmaz depresyon ve aşırı mutsuzluk sendromu geliyor.

Kimse kusura bakmasın ama birinci görev ailelere düşüyor, kendi çocuklarına bu konularda pür dikkat kesilmesi gereken öncelikli olarak aileler.

Peki, aileler ne yapıyor, baba bir film anne bir film birçok ailede, kimse kırılmasın ama ne yazık ki aileler artık dağıldı, birbirlerine kenetlenemiyorlar ve herkes kendi hayatını yaşıyor.

Bakınız ne intihar ne de uyuşturucu bağımlılığı bir günde olmuyor, hepsinin bir süreci var, hepsinin kökleri var.

İpin dört ucunu goyverdik anlayacağınız…

***************

GÜNÜN SÖZÜ

Mutluluğu sende bulan senindir, ötesi misafir

Mevlana

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
5
 
1
 
1
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
1
ONAY BEKLEYENLER
0
15 Eylül 2018, Cumartesi
UV         - Girne
Çok güzel yazı tebrikler !

YAZARIN SON 10 YAZISI
22 Temmuz 2019, Pazartesi    Hükümet davul çalıyor…
19 Temmuz 2019, Cuma    İşte tarihi belgeler!
18 Temmuz 2019, Perşembe    Paramız yok yemeye, tahtırevan ile gideriz gezmeye
17 Temmuz 2019, Çarşamba    Türkiye - AB dostluğu 165 milyar Dolar...
16 Temmuz 2019, Salı    Askerin yeri kışlası...
15 Temmuz 2019, Pazartesi    Rumlara bir şans daha...
12 Temmuz 2019, Cuma    Bu skandalı kim temizleyecek?
11 Temmuz 2019, Perşembe    Senin orada kalmayacağın kesin!
10 Temmuz 2019, Çarşamba    Polise ramak kala da ölebilirsiniz...
9 Temmuz 2019, Salı    Akıncı söz dinleyen biri değil...

banner
banner
banner
banner
banner

Hükümet davul çalıyor…
Gökhan ALTINER | 22 Temmuz 2019, Pazartesi
Başbakan Ersin Tatar ile Dışişleri Bakanı Kudret Özersay adeta bir hükümet bütünlüğünde açıklamalar yaptılar. “beşli zirve olacaksa federasyon dışındaki modeller de konuşulmalı”.
Belli ki aralarında bir fikir birliği...
İşte tarihi belgeler!
Gökhan ALTINER | 19 Temmuz 2019, Cuma
Cem Yılmaz’ın dediği gibi “fakirin fakire yaptığı zülüm gibisi yok”… Bu sözün anlamına birazdan geleceğiz. Kıbrıs Türkü’nün kurtuluşunun 45’nci yıl dönümü. Kimsenin tanımadığı, çoğu zaman bizim dahi beğenmediğimiz bir...
Paramız yok yemeye, tahtırevan ile gideriz gezmeye
Gökhan ALTINER | 18 Temmuz 2019, Perşembe
KKTC ekonomisi neden istenilen kalkınmayı sağlayamıyor ve neden kalkınamıyor; bu konular üzerine birçok insan kelam kesmiştir. Ekonomist dostum Görkem Çelebioğlu ile uzun bir aradan sonra buluşup bir kahve içtik. Bir ...