Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Gökhan ALTINER | 28 Aralık 2018, Cuma

Umut illa ki umut!

Paylaş  
13
14
13

2018 Yılı herkes için zor bir yıl oldu Güzel getirileri de oldu tabii. Ancak hem siyasi açıdan hem de yaşanan sosyal patlamalar açısından tansiyonu yüksek bir yıl oldu.

2018 yılının en önemli olayları nedir diye sordum kendime; aklıma ilk gelen trafik kazalarında meydana gelen aşırı ölümler ve bu ölümlerin birçoğunun genç ölümler olması. Umarım 2019 yılında ölümler artık azalır, maalesef durmayacağını biliyoruz. Yılbaşı arifesinde açıkçası herkes gibi bende ölümü düşünmek dahi istemiyorum.

Aklıma gelen ikinci trajedi de birçok insanın işsiz olması, kendilerine iş bulmam konusunda o kadar çok insan beni aradı ki pek azına yardımcı olabilmenin rahatsızlığını hep içimde yaşadım. Ama bu kolay bir olay değil.

Umutsuzluk ve buna bağlı olarak mutsuz bir yaşamdan uzak kalmanın yollarını sürekli arayıp durduk, sanırım psikologlar iyi iş yapmıştır ancak kimlik bunalımını ve işe yararlılığını sorgulayan pek çok genç hala mutsuzdur. Hükümetin özellikle işsiz gençlere iş bulma ve onları sosyalleştirme yönünde ciddi adımlar atması gerektiği inancındayım. Evet bu başlı başına bir para ve kaynak işidir ancak her şeyden önce niyet işidir, ekip işidir. Muhalif diye geçinen herkes de buna yardımcı olmalıdır.

İlaçları bırakın depresif olmayın

Bilmem ne kadar farkındasınız ama antidepresanların oldukça yoğun kullanıldığı bir ülke durumundayız. Herkes hasta mı? Değil tabii ama herkes mutsuz. Evet hepimiz mutsuz bir şekilde yaşıyoruz hem de birçok şeye sahip olmamıza rağmen.

Kıbrıs Postası'nın bir süre önce açtığı intihar dosyasının verileri hala aklımda duruyor, rakamlar son derece korkutucu, böylesine küçük bir ülke için ortalama günde 18 kişinin intihara teşebbüs etmesi inanılır gibi değil. Anlayın artık ne durumdayız.

Ne poliyannacılık yapacağım ne de felaket tellallığı bu yazıda ama her ne sebepten yaşıyorsak yaşayalım ölmeyi tercih ediyoruz en sonunda. Bu nasıl bir cesarettir?

Bir gün Prof Dr Mehmet Çakıcı ile intihar vakalarını konuştuk, kendisi bu tür vakaların engellenmesi konusunda son derece başarılı olmuş bir kişidir, özellikle askeri vakalarda ve keza sosyal vakalarda.

Çakıcı intihar etmeyi düşünen kişinin tam edecekken vazgeçtirilmesi halinde intihar edecek olan kişinin bu teşebbüsten pişman olduğunu ve vazgeçtiğini anlatmıştı.

Devlet insanından uzak

Önemli bir gerçek bu. Devletin kendi insanının psikolojisiyle ilgilenmek gibi bir misyonu ya da derdi yok, diyeceksiniz ki onlarca psikolog var, o onlarca psikoloğun en az yarısı kendi işini yapmaya ehil değil, bu da işin bir başka gerçeği.

İngiltere de çok yaygın olduğunu duymuştum, devlet belli dönemlerde her eve bir psikolog gönderiyor diye, eğer günde 18 intihar vakası varsa Sağlık bakanlığının çoktan alarma geçmesi gerekiyordu.

İlaçlardaki korkunç patlama

Öyle pek de ucuz ilaçlar değil anti depresanlar, en az 8 ay kullanmanız gerekiyor ve depresyonunuzu ya da mutsuzluğunu aşamıyorsanız mutlaka bir psikiyatriste gitmeniz gerekiyor. Hiç kimse bundan kaçınmamalı çünkü tedavi edilmeyen depresyonlar ya aşırı mutsuzluklar ölümle ya da intihara teşebbüsle sonuçlanabiliyor ki daha bir gencimizi geçtiğimiz gün kaybettik.

Neyse ki ruh hastalıklarını tedavi etme konusunda bilim dünyası son derece iyi ilaçlar üretiyor artık.

Özellikle mutsuz olan gençler arasında hint kenevirinden öte bonzai türü uyuşturucu madde kullanımı son derece popüler oldu ve bunun yaşı 16’lara kadar düştü. İnanılmaz bir artış bu, birçok genç neredeyse hint kenevirini deniyor, serbest olmasını dahi savunanlar var, bu yetmezmiş gibi bonzai hortladı ve kontrolsüz bir şekilde büyüyor.

Gelin görün ki devletin bu yönde de bir politikası yok.

Eee peki ne olacak? Cevabı çok basit öleceğiz dostlar. Birçok eve giren bonzai gibi uyuşturucu kullanımının da ardında gençlerin kapıldığı içinden çıkılmaz depresyon ve aşırı mutsuzluk sendromu geliyor.

Kimse kusura bakmasın ama birinci görev ailelere düşüyor, kendi çocuklarına bu konularda pür dikkat kesilmesi gereken öncelikli olarak aileler.

Peki, aileler ne yapıyor, baba bir film anne bir film birçok ailede, kimse kırılmasın ama ne yazık ki aileler artık dağıldı, birbirlerine kenetlenemiyorlar ve herkes kendi hayatını yaşıyor.

Bakınız ne intihar ne de uyuşturucu bağımlılığı bir günde olmuyor, hepsinin bir süreci var, hepsinin kökleri var.

İpin dört ucunu goyverdik anlayacağınız…

NEYSE 2019 güzel geçsin dostlar. Umut ille ki umut!

2019 Yılının iş, aş, aşk ve huzur getirmesini diliyorum herkese.

*************

GÜNÜN SÖZÜ

Uykusuzluklar yıkıp geçmezdi, kısacık kestirmelerin ardından, dokunulası ipek ten bir o kadar uzakta olmasaydı eğer.

CAN YÜCEL

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
2
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
1
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
18 Ocak 2019, Cuma    Türkiye ne istediysek verdi... Ama...
17 Ocak 2019, Perşembe    Özersay’ın militanları saldırdığı sürece…
16 Ocak 2019, Çarşamba    Özersay bölünmüş Kıbrıs istiyor
15 Ocak 2019, Salı    Öde babam öde
14 Ocak 2019, Pazartesi    Anıtlar aşk yuvası olmasın!
11 Ocak 2019, Cuma    Elektrik faturalarına ne oldu böyle?
10 Ocak 2019, Perşembe    Polisin otoritesi sallanmasın!
9 Ocak 2019, Çarşamba    KKTC'ye gelmeyin! Ölebilirsiniz
8 Ocak 2019, Salı    Aman asgari ücrete dikkat!
7 Ocak 2019, Pazartesi    Vicdani ret gündem değiştirme mi?

banner
banner
banner
banner
banner
banner

Türkiye ne istediysek verdi... Ama...
Gökhan ALTINER | 18 Ocak 2019, Cuma
Türkiye ne istediysek verdi… Ama…
Uzun zamandır umutsuz yazılar yazdığımı fark ettim. İnsan hiç mi olumlu bir yazı yazmaz bu kadar güzel bir ülke de diye düşündüm.
Ülke güzel de insanlarının bir kısmında maalesef ha...
Özersay’ın militanları saldırdığı sürece…
Gökhan ALTINER | 17 Ocak 2019, Perşembe
Özersay’ın militanları saldırdığı sürece…
Ne kadar acıdır ki Kudret Özersay önderliğindeki Halkın Partisi umut olarak KKTC siyasetine doğmuş fakat yapılan onlarca stratejik hatadan dolayı bu çocuk yetişkin olamadan y...
Özersay bölünmüş Kıbrıs istiyor
Gökhan ALTINER | 16 Ocak 2019, Çarşamba
Dışişleri Bakanı Kudret Özersay bir süreden beridir Kıbrıs’taki Birleşmiş Milletler Barış Gücü’nün artık adadan çıkması için sürekli çağrı yapıyor. Açıkçası Özersay gibi Kıbrıs konusunu çok iyi bilen bir s...